İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAFMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2024/78 K.2026/288

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

Esas2024/78Karar2026/288Tarih19 Şubat 2026Okuma11 dk · 2.185 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
19 Şubat 2026
Dosya no
2024/78
Karar no
2026/288
İncelenen kararın mahkemesi
İstanbul Anadolu 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
Tarihi
07/09/2023
Numarası
2021/34 E. - 2023/156 K.
Davanın konusu
Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali
İstinaf karar tarihi
19/02/2026
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.185 kelime·11 dk okuma·3 bölüm

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Tarafların İddia ve Savunmaları:

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ulusal ve uluslararası çapta lojistik ve taşımacılık işinde faaliyet gösteren nitelikli, tanınmış, saygın, itibarlı ve yüksek iş hacmi olan ticari bir kurum ve kuruluş olduğunu, müvekkili şirketin kullanmakta olduğu markalaşmış "..." unvanı ile ulusal ve uluslararası piyasada tanındığını ve bilindiğini, müvekkilinin 11/01/2013 tarihli ve ... sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ...

ŞTİ unvanı ile yayımlanarak fiilen ve hukuken ticaret hayatına atıldığını, davalı ...

ŞTİ ise aynı iş kolunda faaliyet gösteren yani, uluslararası lojistik ve taşımacılık işi yapan, 20/01/2020 tarihli ve ... sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayımlanarak 2020 yılında kurulmuş bir şirket olduğunu, müvekkili şirketin işinde deneyimli, muteber bir kuruluş olduğunu, bu camiada "..." unvanı ile tanındığını ve bilindiğini, yakın zamanda kurulan davalı şirketin müvekkilinin fiilen yıllardır kullandığı,

tanıttığı "..." unvanını kullanarak piyasada bir karışıklığa, kargaşaya ve iltibasa sebebiyet verdiğini, durumun davalı şirkete nezaketen ikaz edildiğini ve davalı şirketten "..." unvanının iltibasa ve kargaşaya mahal olması hasebiyle, "..." isminin, markanın logo ve web adresinden çıkartılarak, karışıklığın bertarafı rica olunduğunu, davalı şirketin olumsuz cevabı üzerine mahkemeye başvurma zorunluluğunun hasıl olduğunu, tüm bu nedenlerle, yenilik vasfı taşımadığı halde, davalı şirketin tescilini yaptırdığı "..." markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP /Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin "..." markasını TPMK nezdinde ... no ile tescil ettirdiğini, 28.02.2020 tarihinden bu yana 6769 sayılı SMK'nun sağladığı tescil korumasından faydalandığını, davacı firmanın ise "..." ibaresini markasal anlamda kullanmadığını, bu ibareyi piyasada ilk kullananın müvekkili şirket olduğunu, davacı şirketin ticaret unvanında yer alan ibaresinin "..." olduğunu, bu ibareyi de sarı ve turuncu tonlarında oluşturduğu bir logo ile kullandığını, markaların okunuşlarının da farklı olduğunu, markalar arasında tüketiciler nezdinde karışıklığa sebep olacak bir benzerlik bulunmadığını,

benzerliğin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiği, tüketicinin bilgili tüketici olduğundan karıştırma olmayacağını, lojistik sektöründen bir kişinin bilirkişi olarak inceleme yapmasının önemli olduğu, müvekkili şirketin markasına bugüne kadar 418.000,00 TL yatırım yaptığını, yatırımların her geçen gün arttığını, verilen ihtiyati tedbir kararı nedeniyle müvekkilinin zarara uğrayacağını, hatta kapanmanın eşiğine geleceğini, bu nedenlerle ihtiyati tedbirin kaldırılmasını, icrasının durdurulmasını, mahkeme aksi kanaatte ise, teminat karşılığı tedbirin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı ile. "Davanın KABULÜNE,Davalının... tescil numaralı "..." markasının tescilli olduğu tüm mal ve hizmetler için İPTALİNE VE SİCİLDEN TERKİNİNE,karar verilmiştir.

İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin davacının dava dilekçesinde dayanmadığı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 6/3. maddesi uyarınca re’sen değerlendirme yaparak taleple bağlılık ilkesini ihlal ettiğini, davacının "..." ibaresini markasal anlamda kullanmayıp yalnızca yasal zorunluluk gereği fatura ve belgelerde ticaret unvanı olarak zikrettiğini, tarafların hitap ettiği tüketici kitlesinin profesyonel ve bilinçli olması sebebiyle karıştırılma ihtimalinin (iltibas) hukuken mümkün olmadığını,

bilirkişi raporunda davacının 39. sınıftaki birçok alt hizmet grubunda faaliyetinin bulunmadığı tespit edilmesine rağmen davanın tümden kabul edilmesinin hatalı olduğunu, davacının kullandığı "..." ibaresi ile müvekkiline ait "..." markasının görsel, işitsel ve anlamsal olarak bütünsel incelemede benzerlik taşımadığını, dosyaya sunulan uzman mütalaasının ve itirazların mahkemece değerlendirmeye alınmadığını, müvekkilinin markasına ciddi yatırımlar yaparak dürüstçe kullandığını ve kötü niyet iddiasının ispatlanamadığını belirterek, usul ve yasaya aykırı yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, davalı adına tescilli ... tescil numaralı " ... + ŞEKİL" markasının hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. Davacı vekili; müvekkilinin lojistik ve taşımacılık alanında faaliyet gösterdiğini, “... ŞTİ.” unvanıyla 07.01.2013 tarihinde tescil edildiğini, “...” ibaresiyle tanındığını, davalının aynı sektörde faaliyet gösterip “...” ibaresini marka olarak tescil ettirerek iltibasa yol açtığını beyanla davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili; müvekkilini “... + ŞEKİL” markasını 28.02.2020 tarihinden itibaren tescil koruması altında kullandığını, davacının “...” ibaresini markasal anlamda kullanmadığını, davacının kullandığı ibarenin “...” olduğunu tüketici kitlesinin bilinçli olduğunu, karıştırılma ihtimali olmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.... numaralı “... + ŞEKİL” markasının 39. sınıfta"Kara, deniz ve hava taşımacılığı hizmetleri ve kara, deniz ve hava taşıtlarının kiralanması hizmetleri, tur düzenleme, seyahat için yer ayarlama, seyahat ile ilgili bilet sağlama, kurye hizmetleri.

Araba parkları hizmetleri, garaj kiralama hizmetleri. Tekne barındırma hizmetleri. Boru hattı ile taşıma hizmetleri. Elektrik dağıtım hizmetleri. Su temin hizmetleri. Taşıt ve malları kurtarma hizmetleri. Malların depolanması, paketlenmesi ve sandıklanması hizmetleri.

Çöplerin depolanması ve taşınması hizmetleri, atıkların toplanması ve taşınması hizmetleri." için davalı adına 19.08.2020 tarihinde tescilli edildiği , davacı adına tescilli marka bulunmadığı görülmektedir.Ticaret sicil kaydına göre, davacı şirketin “... ŞİRKETİ” Ünvanı ile 07.01.2013 tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır. 25.07.2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda; davacı şirketin 07.01.2013 tarihinde “...

ŞTİ.” unvanı ile ticaret siciline tescil edilerek faaliyete başladığı, ticaret unvanındaki “...” ibaresini kuruluş tarihinden itibaren düzenlediği faturalar, antetli kağıtlar, web sitesi görselleri ve yurt dışına düzenlenen ticari belgeler üzerinde şekil unsuru ile birlikte kullandığı, davalı şirketin ise 28.02.2020 tarihinde “... + ŞEKİL” markasını 39. sınıfta tescil ettirdiği, tarafların her ikisinin de lojistik ve taşımacılık alanında faaliyet gösterdiği,

davacının sektördeki faaliyet geçmişinin daha eski olması nedeniyle “...” ibaresiyle bilinirliğinin davalıdan önce oluştuğu, davalının markayı özellikle davacının aktif olarak hizmet verdiği taşımacılık alanlarında kullanmasının tüketici nezdinde karışıklığa yol açabileceği, davacının davalı markasının tescil tarihinden önce tescilsiz kullanım nedeniyle hak elde ettiği yönünde görüş bildirilmiştir.Bilirkişi ek raporlarında ise, tarafların hizmet sunduğu tüketici kitlesinin bilinçli ve profesyonel nitelikte olduğu,

hizmet alınacak firmanın genellikle seçilerek belirlendiği , lojistik faaliyetlerin belge, evrak ve operasyon süreçlerine dayalı olması nedeniyle, her ne kadar tüketici bilinçli olsa dahi iş akışı sırasında firmaların karıştırılma ihtimalinin tamamen ortadan kalkmadığı, 39. sınıfta yer alan alt hizmetler yönünden, davacının kullanımının ağırlıklı olarak kara, deniz ve hava taşımacılığı hizmetleri ile sınırlı olduğu, kurye hizmetleri, araç kiralama, depolama, paketleme, atık taşıma ve benzeri bazı alt sınıflar bakımından davacı adına marka veya işaret kullanımına rastlanmadığı,

tarafların temel faaliyet alanlarının taşımacılık ve lojistik olması, hizmetlerin benzer iş kolunda yer alması ve davacının önceye dayalı fiili kullanımı dikkate alınarak, davalı markasının tescilli bulunduğu ana faaliyet alanları bakımından karıştırılma ihtimalinin bulunduğu ve davacının tescilsiz kullanım nedeniyle kazanılmış hak sahibi olduğu belirtilmiştir.

Mahkemece ; davacının 2013’ten beri “...” ibaresini kullandığı ve davalının 2020 tarihli tescili karşısında davacının tescilsiz kullanım nedeniyle hak elde ettiği gerekçesi ile davanın kabulüne, davalının... numaralı markasının tescilli olduğu tüm mal ve hizmetler yönünden iptaline ve sicilden terkinine karar verilmiştir.

Bu karara karşı davalı vekili istinafa başvurmuştur.6100 sayılı HMK'nun 33. maddesi hükmü uyarınca olayları bildirmek taraflara hukuki nitelendirmeyi yapmak ve ona uygun yasal düzenlemeyi tayin ve tespit ederek uygulamak mahkemeye aittir. Hakim tarafların bildirdikleri vakıalar ile bağlıdır. Davanın sebebi davacının bildirmiş olduğu vakıalardır yoksa bildirdiği hukuki sebepler değildir.

Bu itibarla dava dilekçesinin içeriği ve iddianın ileri sürülüş biçiminden; " müvekkil şirket, bütün reklamlarında, iletişim araç ve gereçlerinde, bilcümle resmi ve özel kaydi belge ve evraklarda, faturalarda bu unvanı adeta bir alamet, işaret ve marka olarak hep kullanagelmiştir. "..." unvanının davacı müvekkil tarafından 2013 yılında kamuya sunulduğu,

o yıldan bu yana kullanılageldiği ve müvekkilin bu isim ile markalaştığı bir vakıadır." şeklinde beyan edildiği üzere davanın “...” ibaresinin 2013’ten beri davacının ticaret unvanı ve piyasada markasal kullanım nedeniyle eskiye dayalı öncelik hakkı bulunduğu vakıasına dayalı açıldığı dolayısıyla davanın SMK m.6/3 ve 6/6 kapsamında değerlendirilmesi gerektiği , davalının ileri sürdüğü üzere HMK m.26 anlamında taleple bağlılık ilkesinin ihlalinin söz konusu olmadığı anlaşılmıştır.

Dosya kapsamına göre ,davacı şirketin “...

ŞİRKETİ” unvanı ile 07.01.2013 tarihinde ticaret siciline tescil edilerek faaliyete başladığı, ticaret unvanının çekirdek unsuru olan “...” ibaresini kuruluş tarihinden itibaren kesintisiz şekilde ticari faaliyetleri kapsamında düzenlediği fatura ve belgeler üzerinde, antetli evraklarında, internet sitesi görsellerinde ve yurt dışı taşımacılık faaliyetlerine ilişkin belgelerde kullandığı, bu kullanımın hizmet sektöründe markasal kullanım olduğu, dava konusu ... numaralı “... + ŞEKİL” ibareli markanın 39. sınıfta tescil edildiği,

markanın kapsamına “kara, deniz ve hava taşımacılığı hizmetleri” başta olmak üzere lojistik alanına giren hizmetlerin dahil olduğu sabittir. Tarafların taşımacılık ve lojistik sektöründe faaliyet yürüttüğü, faaliyet alanlarının örtüştüğü anlaşılmaktadır.

Taraflara ait markaların esas unsurunun "G" ibaresi olduğu devamında yer alan... ve şekil ibarelerinin ayırt ediciliği bulunmayan tanımlayıcı ve tali unsurlar oldukları dolayısıyla taraf markalarının esas unsur itibariyle yüksek derecede benzer olduğu, davacının 2013 yılından itibaren , davalının marka tescil tarihinden önce tescilsiz markasal kullanım suretiyle taşımacılık ve lojistik sektöründe bilinirlik kazandığı,

ilgili hizmetler bakımından öncelik hakkı elde ettiği ve bu kullanımın davalı markasının tescilli bulunduğu hizmetlerle sınıfsal olarak örtüştüğü, bu itibarla, her ne kadar bilirkişi raporunda markaların hitap ettiği tüketici kesiminin bilinçli tüketici olduğu belirtilmiş ise de , taşıma -kargo hizmetlerinin toplumun geneline hitap eden hizmetler olduğu ve taraf markaları arasındaki yüksek benzerlik nedeniyle tüketici nezdinde ilişkilendirme dahil karıştırılma ihtimaline sebebiyet vereceği, SMK’nın 6/3 maddesi uyarınca,

davalının sonraki tarihli marka tescilinin taşımacılık ve lojistik sektörü ile bağlantılı hizmetler bakımından tescilinin hükümsüzlüğü şartlarının oluştuğu anlaşılmıştır.

Davacının ticaret unvanının 07.01.2013 tarihinde tescil edilmiş olduğu, ticaret unvanının çekirdek unsuru olan “...” ibaresinin davalı tarafından aynen marka olarak, davacının faaliyet alanı ile aynı veya benzer hizmet sınıflarında tescil ettirildiği, SMK 6/6 maddesindeki düzenleme uyarınca, markanın başkasına ait önceki tarihli ticaret unvanını içermesi ve faaliyet alanı ile tescil sınıfının örtüşmesi iltibasa neden olacağından hükümsüzlük için yeterli olup, ticaret unvanının ayrıca markasal olarak kullanıldığının ispatı aranmaz.

Bu husus, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 19.06.2025 tarih, 2024/6823 Esas – 2025/4338 Karar sayılı ilamında da açıkça vurgulanmıştır. Kaldı ki, dosya kapsamından davacının ticaret unvanını faaliyet alanı olan taşımacılık hizmetlerinde markasal olarak da kullandığı, şirketin tescil edilen ana sözleşmesindeki faaliyet alanının davalı markasının 39. Sınıf tescil kapsamına dahil "Boru hattı ile taşıma hizmetleri. Elektrik dağıtım hizmetleri.

Su temin hizmetleri." dışındaki tescilli sınıfları kapsadığı sabit olduğundan SMK’nın 6/6 maddesi uyarınca hükümsüzlük koşullarının oluştuğu anlaşılmaktadır.Sonuç olarak; davacıya ait önceki tarihli tescilsiz kullanım ve ticaret unvanı karşısında davalının sonraki tarihli marka tescilinin iltibasa neden olacağı davalı markasının şirketin faaliyet alanı ile örtüşen hizmetler bakımından davalı markasının hükümsüz kılınması gerektiği, bu kapsamda ... numaralı “... + ŞEKİL” markasının 39. Sınıfta Boru hattı ile taşıma hizmetleri.

Elektrik dağıtım hizmetleri. Su temin hizmetleri. dışında kalan davacı faaliyet alanıyla aynı veya benzer, ilişkili olduğu görülen "Kara, deniz ve hava taşımacılığı hizmetleri ve kara, deniz ve hava taşıtlarının kiralanması hizmetleri, tur düzenleme, seyahat için yer ayarlama, seyahat ile ilgili bilet sağlama, kurye hizmetleri. Araba parkları hizmetleri, garaj kiralama hizmetleri. Tekne barındırma hizmetleri. Taşıt ve malları kurtarma hizmetleri.

Malların depolanması, paketlenmesi ve sandıklanması hizmetleri.

Çöplerin depolanması ve taşınması hizmetleri, atıkların toplanması ve taşınması hizmetleri." yönünden davalı markasının kısmi hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerekirken mahkemece markanın tescilli olduğu tüm hizmetler bakımından hükümsüzlüğe karar verilmesi doğru görülmemiş, davalı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü gerekmiştir.Davalı vekilinin İstinaf başvurusunun kısmen kabulü ile HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına,

yeniden esas hakkında davanın kısmen kabulüne , davalıya ait ... numaralı “... + ŞEKİL” markasının 39. Sınıfta "Kara, deniz ve hava taşımacılığı hizmetleri ve kara, deniz ve hava taşıtlarının kiralanması hizmetleri, tur düzenleme, seyahat için yer ayarlama, seyahat ile ilgili bilet sağlama, kurye hizmetleri. Araba parkları hizmetleri, garaj kiralama hizmetleri. Tekne barındırma hizmetleri. Taşıt ve malları kurtarma hizmetleri.

Malların depolanması, paketlenmesi ve sandıklanması hizmetleri. Çöplerin depolanması ve taşınması hizmetleri, atıkların toplanması ve taşınması hizmetleri." yönünden kısmi hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davalı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,

2-İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 07/09/2023 tarih ve 2021/34 E. 2023/156 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,

3-Davalıya ait ... numaralı “... + ŞEKİL” markasının 39. Sınıfta "Kara, deniz ve hava taşımacılığı hizmetleri ve kara, deniz ve hava taşıtlarının kiralanması hizmetleri, tur düzenleme, seyahat için yer ayarlama, seyahat ile ilgili bilet sağlama, kurye hizmetleri. Araba parkları hizmetleri, garaj kiralama hizmetleri. Tekne barındırma hizmetleri. Taşıt ve malları kurtarma hizmetleri. Malların depolanması, paketlenmesi ve sandıklanması hizmetleri. Çöplerin depolanması ve taşınması hizmetleri, atıkların toplanması ve taşınması hizmetleri." yönünden KISMİ HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, karar kesinleştiğinde bir örneğinin TPMK' na gönderilmesine,

-Fazlaya ilişkin talebin reddine,

4-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;

4/a-Kabul edilen hükümsüzlük talebi yönünden 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu harçtan peşin alınan 59,30 TL 'nin mahsubu ile bakiye 672,70 TL maktu harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,

4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 59,30 TL başvurma harcı, 59,30 + 59,40 -TL peşin ve ıslah harcı, 8,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 186,50 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

4/c-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 4.900,00 TL bilirkişi ücreti, 350,00-TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 5.250,00 TL yargılama giderinden kabul ret oranına göre 2.625,00 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,

4/d-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan, 10,00 TL posta giderinden kabul red oranına göre 5,00 TL'sinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,

4/e-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen marka hükümsüzlüğü yönünden 55.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,

4/f-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre red edilen marka hükümsüzlüğü yönünden 55.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,

5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;

5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,

5/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 738,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 190,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 928,00 TL'nin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,

5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

6-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 19/02/2026

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2024/78, K. 2026/288, 19 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Dava
  5. Gerekçe
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/78
Karar No
2026/288
Tarih
19 Şubat 2026

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2024/80 K.2026/376
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2024/80 K.2026/228
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2024/81 K.2026/311
  • İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/81 K.2026/143
  • İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/81 K.2026/81
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2024/81 K.2026/229

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.