KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 4 Temmuz 2024
- Dosya no
- 2024/951
- Karar no
- 2024/1245
- İncelenen ek kararın mahkemesi
- İstanbul 2. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 28.03.2024
- Numarası
- 2017/348 E.
- Davanın konusu
- Fikir Ve Sanat Eseri (Manevi Tazminat İstemli.)|Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli
- İstinaf karar tarihi
- 04/07/2024
Karar Metni
696 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİDÜŞÜNÜLD Ü
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... adlı eserinin 1997 yılında Kültür Bakanlığı'nın standında ... Kitap Fuarı'nda İngilizce olarak tanıtıldığını, davalının ...isimli eserinde ana tema, yayılış ve bunun ritme dönüşünü, ana tema zinciri ve karakterleriyle müvekkilinin eserinden kopyalayarak oluşturduğunu, müvekkilinin eserden kaynaklanan haklarının ihlal edildiğini ileri sürerek, tecavüzün men'i ve ref'ini talep ettiği anlaşılmıştır.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde. Davacıya ait kitap ile davalı eser ... filminin senaryosu arasında intihalin söz konusu olamayacağını, filmin senaryosunun davacının kitabının yayınlanmasından çok önce yazıldığını, senaryonun 02.07.1996 yılında senarist ... ile yapılan sözleşme ile sabitlendiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir. İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 28/03/2024 tarihli, 2017/348 Esas sayılı duruşma ara kararıyla.
"1-Dosya kapsamında mevcut bilirkişi raporuna yapılan itirazların teknik açıdan değerlendirilmediği anlaşılmakla, hukuki dinlenilme hakkı da gözetilerek tarafların tüm iddia, savunma ve beyanları doğrultusunda yeni bir heyetten rapor alınmasına, bu kapsamda bilirkişi raporuna yapılan itirazların da değerlendirilmesine, bilirkişi heyetinin akademisyen; bir FSEK uzmanı, bir edebiyatçı ve bir senarist (bilim kurgu uzmanı) bilirkişiden oluşturulmasına, bilirkişilere ayrı ayrı 4.000'er TL ücret takdirine, toplam 12.000 TL ücretin davacı vekili tarafından 2 haftalık kesin süre içerisinde yatırılmasına,
ücret yatırılmadığı takdirde mevcut delil durumuna göre değerlendirme yapılabileceğinin ihtarına, 2- Bilirkişinin haber verme yükümlülüğünü düzenleyen HMK m. 275 kapsamında, davacının ve davalının dosya kapsamında bulunan tüm itiraz ve beyanları ile mevcut rapora karşı tüm itiraz ve beyanlarının tek tek ve gerekçeli olarak yanıtlanarak değerlendirilmesi, inceleme konusu maddi vakıaların açıklığa kavuşturulması ve tespiti için, uzman kimliği bulunan başka bilirkişiler ile işbirliğine ihtiyaç duyulduğu hususu mevcut ise bu durumun 1 hafta içinde bilirkişilerce mahkememize bildirilmesine," şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin 01.04.2024 tarihli dilekçesi ile bilirkişi heyetinde yer alması ön görülen uzmanların dosyayı inceleme yeteneğini haiz olmadığı, bilirkişi heyetinde Jeofizik, Bilim Felsefesi ve Jeoloji alanında uzman olan akademisyenlere yer verilmesinin dosya akıbeti için daha yararlı olacağına dair dilekçe ibraz ettiği anlaşılmıştır.
Mahkemenin dosyayı ele aldığı 24.04.2024 tarihli ara kararı ile bilirkişi incelemesi yapılmasına ilişkin mahkeme ara kararından rücu edilmesine, vesayet davasının kesinleşmesinin beklenilmesine, kesinleşmeden sonra değerlendirme yapılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Davacı vekili istinaf dilekçesi ibraz ederek bilirkişilerin uzmanlık alanlarının yeterli olmadığını ileri sürerek mahkemenin 24.04.2024 tarihli kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemenin 30.04.2024 tarihli ara kararıyla dosya kapsamında vesayet davası sonucunun beklendiği, mahkemenin 24.04.2024 tarihli ara kararı neticesinde dosyanın bilirkişi incelemesi aşamasında bulunmadığının anlaşıldığı, mahkeme ara kararlarına karşı ancak nihai hükümle birlikte istinaf yoluna başvurulabileceği gerekçesiyle davacının dosyanın istinaf mahkemesine gönderilmesi talebinin reddine karar verilmiştir.
GEREKÇE; Davacı ... tarafından mahkemenin 28.03.2024 tarihli ara kararına yönelik olarak istinaf başvurusunda bulunulmuştur. 6100 sayılı HMK 341/1 maddesinde istinaf yoluna başvurulabilen kararlar sayılmış, nihai kararlar ve geçici koruma tedbirlerine ilişkin ret kararları ile kabul kararlarına karşı itiraz üzerine verilen kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabileceği düzenlenmiştir. Mahkemelerin ara kararları istinaf kanun yoluna başvurulabilen kararlardan olmadığı gibi, ilk derece mahkemesince 24/04/2024 tarihli ara karar ile duruşma ara kararından da rücu edildiği anlaşılmakla, davacı asil tarafından yapılan istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2024/951, K. 2024/1245, 4 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama