KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 2 Şubat 2026
- Dosya no
- 2025/1599
- Karar no
- 2026/152
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 12/09/2025
- Numarası
- 2025/150 E. - 2025/158 K.
- Davanın konusu
- Tespit (D.İş
- İstinaf karar tarihi
- 02/02/2026
Karar Metni
856 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Tedbir ve tespit isteyen vekili dilekçesinde özetle.
Karşı yana ait ''...'' adresinde faaliyet gösteren ''... ''isimli iş yerinde Müvekkiline ait marka hakkına tecavüz eden ... marka ve diğer logolu ürünleri, bilirkişi tarafından tespit sırasında görülmesi halinde bu ürünlere tespit anında tedbiren el konulmasını veya muhafaza altına alınmasını, bu işlemin zaten tecavüz sonucu zarara uğrayan müvekkili yönünden teminatsız olarak karara bağlanmasını, Tespit sırasında el konulan ürünlerin tespit işlemine katılacak bilirkişi marifetiyle, Marka Hakkına Tecavüz edip etmediği hususlarında incelettirilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 12/09/2025 tarihli kararıyla; taraflar arasında görülmekte olan açılmış bir dava olmamak kaydıyla. Tespit isteyenin hukuki yararının bulunduğu anlaşılmakla, HMK 400 ve devamı maddeleri nazara alınarak tespit talebinin kabulüne, karar verilmiştir.İlk derece mahkemesinin 30/09/2025 tarihi kararıyla.
Mahkemece alınan 18/09/2025 tarihli bilirkişi raporu kapsamına göre ihtiyati tedbir talebinin reddine, karar verilmiştir.İlk derece mahkemesinin 23/12/2025 tarihli ara kararı ile, Tedbire itirazın sunulup rapor içeriği dikkate alınarak reddine, istinaf yolu açık olmak üzere karar verilmiştir.Talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle;
dosyaya konu uyuşmazlığın müvekkili adına tescilli "..." markasının taklitlerinin satışı ve depolanmasına ilişkin olduğunu, 16.09.2025 tarihli tespitte 34 adet taklit ürün bulunmasına rağmen bilirkişinin teknik bilgisi dahilinde yapması gereken karşılaştırmalı orijinallik incelemesini yapmayarak raporu eksik bıraktığını, bilirkişinin ürünlerin sahteliğini saptamak yerine fatura sunulması gerektiği yönündeki görüşünün uzmanlık alanıyla bağdaşmadığını ve yetersizliğini gösterdiğini, ürünlerin faturalı olmasının onların orijinal olduğu anlamına gelmeyeceğini ve taklit ürünler için de fatura düzenlenebileceğini,
ürünlerin temin edildiği belirtilen firma hakkında başka mahkemelerde de taklit ürün satışı nedeniyle işlem yapıldığının sabit olduğunu, yerel mahkemenin mali bilirkişi incelemesi eksikliğine dayalı ret gerekçesinin marka hakkı ihlalinin tespiti noktasında esasa etkili olmadığını belirterek ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbirin reddine dair kararının kaldırılmasını, davanın yeniden görülerek tedbir talebinin kabulünü, aksi halde yeni bir marka uzmanı bilirkişi atanarak yeniden delil tespiti yapılmasını ve tecavüz konusu ürünlere teminatsız olarak tedbiren el konulmasını talep etmiştir.
GÖRÜŞ
İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İstinafa konu karar 23/12/2025 tarihli ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara karardır.Talep eden vekili, karşı tarafa ait adreste inceleme yapılarak davacıya ait marka hakkına tecavüz teşkil eden, Markasal kullanın olup olmadığı, satışının yapılıp yapılmadığının bilirkişi marifetiyle tespitine karar verilmesini talep etmiştir.Marka-Patent vekili tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda özetle.
16.09.2025 tarihinde Tespit mahalinde gerçekleştiri incelemede ... markalı 34 adet kedi-köpek tüy toplayıcısı/tarak satış reyonunda perakende satışa hazır şekilde kapalı ambalaj içinde tespit edilmekle birlikte tespit sırasında ürünlerin ambalajlarının vakumlu şekilde kapalı olması nedeniyle, dış muayeneden ürünlerin taklit olup olmadığı anlaşılamamıştır.
Bu nedenle, ürünlerin orijinalliğinin veya sahteliğinin belirlenebilmesi için, ürün üzerinde ilgili sektörden uzman bir bilirkişi tarafından inceleme yapılması gerektiği, Ayrıca, tespit esnasında karşı taraf yetkilisi tarafından ürünlerin ... adlı 3. bir firmadan satın alındığı beyanı karşısında ürünlerin sahte olma ihtimalinin tespit için ürünlerin alış faturalarının dosyaya sunulması halinde bu faturalardan üreticisinin/satıcısının kim olduğunun tespiti mümkün olduğu " belirtilmiştir.
Somut olayda talep eden vekili tarafından ihtiyati tedbir talebinde bulunulduğu, bilirkişi raporunda, karşı tarafa ait adreste ... markalı 34 adet kedi-köpek tüy toplayıcısı/tarak satış reyonunda perakende satışa hazır şekilde kapalı ambalaj içinde tespit edilmekle birlikte tespit sırasında ürünlerin ambalajlarının vakumlu şekilde kapalı olması nedeni ile dış muayeneden ürünlerin taklit olup olmadığının anlaşılamadığı, talep eden vekilince istinaf dilekçesinde orijinal ürün ile karşılaştırılması ve yeni bir bilirkişi incelemesi yapılması talep edilmiş ise de, ihtiyati tedbir talebinin Değişik İş dosyasından istendiği,
karşı tarafça fatura ibraz edildiği anlaşılmakla, tarafların iddia ve savunmalarının yargılamayı gerektirdiği, bu aşamada yaklaşık ispatın gerçekleşmediği, mahkemece verilen kararın dosya kapsamına göre yerinde olduğu anlaşılmıştır.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine,
dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde, tedbir talep eden vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2025/1599, K. 2026/152, 2 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama