KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 2 Nisan 2026
- Dosya no
- 2025/72
- Karar no
- 2026/557
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 01/10/2024
- Numarası
- 2017/541 E. - 2024/681 K.
- Davanın konusu
- İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan Semenin Tenzili
- İstinaf karar tarihi
- 02/04/2026
Karar Metni
3.181 kelime·16 dk okuma·2 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ....
A.Ş.'nin 17/03/2017 tarihinde iş yerinde yapılan hırsızlık neticesinde çeklerinin çalındığını, hırsızlık neticesinde Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2017/5032 hazırlık dosyası ile soruşturmanın açıldığını, alınan çeklerin ödenmemesi ve çeklerin bankaya ibraz edilmesi halinde en yakın kolluk kuvvetine bildirilmesi için ilgili banka şubelerine müzekkereler yazıldığını, bankaların haberdar edildiğini, Bakırköy 6. Ticaret Mahkemesi'nin 2017/263 esas sayılı dosyası ile açılan zayi nedeni ile çek iptali davasında ödemeden men yasağı verildiğini,
mahkemenin 26/05/2017 tarihli inceleme kararında çeklerin istirdadı için dava açmak üzere taraflarına 2 haftalık süre verildiğini, bu sebeple işbu davayı açtıklarını, iade konusu olan çeklerin ... ... Şubesi üzerinde keşide edilen ve keşidecisi ... Şti.
Olan 10/05/2017 keşide tarihli ve 25.000,00 TL olan ... numaralı ve 13/05/2017 keşide tarihli 25.000,00 TL bedelli olan ... numaralı 2 adet çek olduğunu, hırsızlığa konu olan çeklerin davacı adına yazıldığını, ancak çek arkasındaki ilk cironun davacıya ait olmadığını, ciroların sahte olarak cirolandığını, söz konusu çeklerin davalıdan alınıp davacıya verilmesini arz ve talep etmektedir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu çeklerin davalı şirket bünyesinde bulunmadığını, ...
T.A.Ş takasına ibraz edilmiş ve takas istemi esnasında ilgili çeklere savcılık kararı gereği el konulduğunu, bunun yanı sıra davalının faktoring ilişkisinin gerektirdiği dikkat ve özeni yerine getirdiğini, ciro zincirinin düzgün olduğunu, çeklerin temlik alındığı tarihinde göz önüne alındığında davacı yanın soyut ve mesnetsiz iddialarla ikame ettiği davanın reddinin gerektiğini, davalının üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirmiş olduğunu, çekin yasal, iyi niyetli ve meşru hamili olduğunu,
işbu nedenlerle davalı şirketten çeklerin iadesinin talep edilebilmesi için davlı şirketin kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğunun kesin ve yazılı deliller ile davacı tarafça kanıtlanması gerektiğinin, söz konusu çeklerin bütün şekli unsurlarının tam, ciro zincirinin hukuka uygun olduğunun açık olduğunu, dava konusu çekin davalı şirket ile ... A.Ş. Arasında yapılan Faktoring sözleşmesine binaen ... A.Ş. İle ciranta .... A.Ş.
Arsaıdan düzenlenen fatura ile de tevsik edildikten sonra davalı şirket tarafından devralındığını, davalı şirket faktoring şirketlerinin kuruluş ve çalışma esasları yönetmeliğine uygun davranarak alacağını fatura ile tevsik ettiğini, dava konusu çekin rıza dışında elden çıktığına ilişkin işlemlerin davalı tarafından çekin temlik alınması sonrasında gerçekleştirildiğini, sonuç olarak haksız ve mesnetsiz iddialarla açılan davanın reddine karar verilmesini arz ve talep etmektedir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...davanın hırsızlık neticesinde davalı tarafa geçen çekin istirdadına ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Senede karşı mutlak defiler, senet hamili olan herkese karşı ileri sürülebilir.Gerek doktrinde ve gerekse uygulamada “imzanın sahte olması”, “senet metninde sahtekarlık (tahrifat) yapılmış olması”, “borçlunun borçlanma ehliyetinin bulunmaması” “senette zorunlu şekil koşullarının bulunmaması”, “imza sahibinin temsil yetkisinin bulunmaması”, “senedin zamanaşımına uğramış bulunması” vb. defiler senedin hükümsüzlüğüne yönelik olup, her hamile (iyiniyetli olsa dahi) karşı ileri sürülebilen mutlak def’i olarak kabul edilmektedir.
Borçlunun hamil/alacaklıya karşı senet metninde imzaya ilişkin iddiası mutlak def’idir. "Senetteki imzanın inkarı halinde, imzanın borçluya ait olduğunu ispat yükü belgeyi elinde bulunduran senet alacaklısına aittir.
İmzada sahtecilik iddiası kambiyo senetlerinde mutlak defi olup, lehdar ve ciro yolu ile hamil olan cirantalara ve son hamile karşı ileri sürülebilir..." (Yargıtay 11. HD 2020/5093 E. 2021/5318 K.)Somut olayda davacının imza itirazına binaen davacının imza örneklerinin bulunduğu kurumlardan gerekli evraklar celp edilmiş ve davaya konu çekin üzerinde imza incelemesi yaptırılmış, yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu aldırılan ve mahkemece de kabul ve itibar gören bilirkişi raporuna göre de, dava konusu çekteki imzanın davacı şirket yetkilisinin elinin ürünü olmadığı tespit edilmiştir.
Bu durumda çekte sahtecilik iddiası mutlak defi olarak herkese karşı sürülebileceğinden, ispat yükünün çekteki imzanın davacıya ait olduğunu iddia eden tarafa ait olacağı açık olup, davalı tarafça senet altındaki imzanın davacıya ait olduğu kanıtlanamamıştır.Yine davalı taraf, dava konusu çek nedeni ile iyiniyetli meşru hamil konumunda olduğunu, dava konusu çekin kendisine Faktoring Sözleşmesine istinaden ve ciro yoluyla geçtiğini, müşterisi ...A.Ş ile arasında Faktoring Sözleşmesi imzalandığını, müşteriden önceki ...
A.Ş arasında düzenlenmiş fatura ile belgelendirildiğini, ayrıca temlik alınan faturaların ödeme aracı olarak teslim alınan çekler karşılığında müşterisine ödeme yaptığını, çeklerin çalıntı olduğunu bilerek çekleri temlik almış ve müşteriye ödeme yapmış olmasının kabulünün mümkün olmadığını, bu durumun hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, çeklerin iadesinin talep edilebilmesi için kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğunun kesin ve yazılı delillerle davacı tarafça kanıtlanması gerektiğini, üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, yetkili ve meşru hamil sıfatına sahip olduğunu,
söz konusu çekler incelendiğinde bütün şekli unsurların tam, ciro zincirinin hukuka uygun olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiş ise de; kullandırılan kredinin dava dışı .... A.Ş'ne ödendiğine ilişkin her hangi bir somut belge ibraz edilmediği, davalı şirketin ...Şubesi çalışanı (Kredi ve Risk Yönetmeni) ...'ın dava dışı Faktoring müşterisi ...
A.Ş hakkındaki şikayetine ilişkin İstanbul C.Başsavcılığı 2017/66246 Soruşturma dosyasına verdiği ifadesinde, ''...söz konusu çek karşılığını şüpheliyle imzalamış olduğumuz Faktoring sözleşmesi gereği elden peşin olarak burada ödedik...'' şeklindeki beyanından dava dışı .... A.Ş “ne elden ödeme yapılmış olduğunun beyan edildiği, davalı ...
A.Ş tarafından Dava dışı ...., A.Ş'ne bu şekilde elden ödeme yapılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, ayrıca bu şekildeki ödemenin VUK ve ilgili diğer mevzuata uygun bir ödeme şekli olmadığı, bu tutarda bir ödeme mutlaka Banka Sistemi üzerinden yapılması gerektiği, dava dışı Faktoring Müşterisi olan ....
A.Ş nin Alanya'da kurulu şirket olduğu, işbu şirket ile ilgili olarak dosyaya sunulan Ticaret sicil kayıtlarında belirtilen ticari ikametgah adresindeki böyle bir şirketin varlığına rastlanmadığı, yine Alanya ATM'ye yazılan talimat ile bilirkişi raporu aldırılmasına karar verildiği halde, belirtilen adreste bilirkişinin böyle bir şirket olmadığından bahisle inceleme yapamadığı, davalı şirketin müşterisi ile sözleşme yaptığı tarihte ve faktoring işlemine dayanak fatura tanzim tarihlerinde müşterisinin vergi dairesinde terkin edilmiş bir firma olması sebebiyle yeterli mali araştırmanın yapılmadığı,
faktoring sözleşmesine konu fatura tarihlerinin 17.03.2017 ve 23.07.2020 olduğu, Faktoring işleminin de aynı tarih 23.07.2017 tarihinde gerçekleştirilmiş olması birlikte değerlendirildiğinde, mal tesliminin gerçekleşme ihtimalinin, olmadığının kabulü gerektiği, işbu hususların tamamı birlikte değerlendirildiğinde, davalı temlik aldığı fatura ve teminatına aldığı çek ile ilgili gerekli istihbari çalışmayı yapmış olması halinde söz konusu fatura konusu mal veya hizmetin ifasının gerçekleşmediğini tespit edebileceği,
dolayısıyla söz konusu fatura ve teminatına konu çeklerin çalıntı çek olduğu bilgisini çek keşidecesinden kolaylıkla öğrenebileceği, dolayısı ile davalı tarafın çalıntı olan çekte her ne kadar şeklen meşru hamil olarak görünse de, açıklandığı üzere, söz konusu dava dışı şirketin bulunmaması, konu kredi ödemesinin hayatın olağan akışına aykırı olacak şekilde, kurumsal bir firma tarafından yasal mevzuata aykırı olacak şekilde elden ödenmesi, faktoring işlemine dayanak fatura tanzim tarihlerinde müşterisinin vergi dairesinde terkin edilmiş bir firma olması,
yapılacak basit bir araştırma ile dahi çekin çalıntı olabileceği bilgisine ulaşabileceği hususları birlikte değerlendirildiğinde davalı tarafın çeki elinde bulundurmakta ağır kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır.Açıklanan nedenlerle davanın kabulü ile davaya konu ...bank ... Şubesine ait 10/05/2017 keşide tarihli 25.000 TL bedelli..... numaralı ve ... ...
Şubesine ait 13/05/2017 keşide tarihli 25.000 TL bedelli ve ...numaralı çeklerin davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;
-Davacı vekilinin davaya konu çeklerin davacıya ait işyerinde yapılan hırsızlık neticesinde çalındığını, Çorlu Cumhuriyet Savcılığı'nca soruşturma açıldığını, dava konu çekler ile ilgili zayi nedeni ile çek iptali davası açıldığını, ödemeden men yasağı verildiğini ve mahkemenin inceleme kararında çeklerin istirdatı için dava açmak üzere kendilerine 2 haftalık süre verildiğinden işbu davanın açtıklarını izah ettiklerini, çeklerin müvekkili şirket bünyesinde bulunmamakta olup...
T.A.Ş. takasına ibraz edildiğini ve takas işlemi esnasında ilgili çeklere savcılık kararı gereği el konulduğunu, müvekkilinin faktoring ilişkisinin gerektirdiği dikkat ve özeni yerine getirdiğini, ciro zincirinin düzgün olduğu ve çeklerin temlik alındığı tarih de göz önüne alındığında davacı yanın soyut ve mesnetsiz iddialarla ikame ettiği davanın reddi gerektiğini, Müşteri ... A.Ş.
İle müvekkili şirket arasında Faktoring Sözleşmesi imzalandığını ayrıca alacağın müşteri dava dışı ... A.Ş. ile müşteriden önceki ciranta ....
A.Ş. arasında düzenlenmiş fatura ile belgelendirildiğini, temlik alınan faturaların ödeme aracı olarak teslim alınan çekler karşılığında müvekkili şirketçe müşterisine ödeme yapıldığını, davacının iddiaları mesnetsiz olup ciro silsilesinin görünüşte düzgün olduğunu, müvekkili şirketin üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, yetkili ve meşru hamil sıfatına sahip olduğunu, kötüniyetli ve ağır kusurlu olmadığını, TTK’nın 687.
Maddesinde ve 6361 sayılı kanunun 9/3. maddesinde de keşideci ve önceki hamiller arasındaki ilişkilere dayalı def’ilerin poliçeyi iktisap ederken borçlunun zararına hareket etmediğini, iyiniyetli yetkili hamile karşı ileri sürülemeyeceği de açık şekilde hüküm altına alındığını,davacının ne çek üzerindeki imzanın sahte olması ne de diğer davalı ile var olan ticari ilişkisinin bozulduğu yönündeki şahsi defileri müvekkiline karşı ileri süremeyeceğini, müvekkili şirketin alacağını yasa ve yönetmeliklere uygun olarak tevsik etmiş olup dava konusu çeke ilişkin tüm kontrol yükümlülüklerini yerine getirdiğini,
Çeki iktisap ettiği tarihte çekler hakkında ödeme yasağı vb. tedbir kararının alınmamış olması sebebi, çek hakkında el koyma kararı bulunması hususunu öğrenir öğrenmez yükümlülükleri gereği suç duyurusunda bulunmuş olduğu da göz önüne alındığında müvekkilinin kötüniyetli ve kusurlu olduğundan bahsedilemeyeceğini,
-çekin müvekkili şirket ile ... A.Ş. arasında yapılan faktoring sözleşmesine binaen ... A.Ş. ile ciranta ....
A.Ş. arasında düzenlenen fatura ile de tevsik edildikten sonra müvekkil şirketçe devralındığını, Müvekkili şirketin 23.03.2017 tarihinde Alacak Bildirim Formu ile ilgili çekleri temlik aldığını ve bu doğrultuda 23.03.2017 tarihli faktoring sözleşmesini imzaladığını, ödeme yasağına ilişkin müzekkere 29.03.2017 tarihli, savcılık tarafından yazılan müzekkere ise 03.04.2017 tarihli olduğunu, bu doğrultuda müvekkili şirketin ilgili çekleri temlik aldığı ve faktoring sözleşmesi imzaladığı tarihte çalıntı olduğu iddia edilen çeklerle ilgili bu durumdan haberdar olmadığı ve çeklerin iktisap tarihi itibariyle kötü niyetinden bahsedilemeyeceğini,
ayrıca müvekkili tarafından dava konusu çekin temlik alınması akabinde çekin çalıntı olduğuna ilişkin iddiaların öğrenilmesi sonucu müvekkilinin uğraması muhtemel zararların önüne geçmek ve faktoring şirketi olması dolayısıyla sahip olduğu yükümlülükler sebebiyle 11.04.2017 tarihinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na müşterisi ve muhtemel şüpheliler aleyhine 2017/66246 Soruşturma numarası ile suç duyurusunda da bulunulduğunu,
-Müvekkili şirketin iş bu çekleri temlik alması akabinde müşterisine ödeme yapmış olup çeklere takas işleminde el koyulması akabinde zarara uğramış çekler hakkında icra takibi yapma imkanı elinden alındığını, ilgili mevzuat kapsamında yüklenen başkaca kontrol edimi de bulunmadığını, kanun ve yönetmelik hükümleri gereği sadece ciro zincirinin kopuk olup olmadığını kontrol etme ve alacaklarını fatura ile tevsik etme yükümlülüğü bulunduğunu,
-Çek hakkında ödemeden men yasağı verilmesinin, hamilin ihtiyati haciz kararı talep etmesine engel olmadığı gibi müvekkil şirketin iyiniyetini de ortadan kaldırmadığını, çeklere ilişkin zayi nedeniyle iptal davası açılmış olmasının, tek başına, çeki elinde bulunduran davalı bankanın çeki kötü niyetle iktisap ettiğini veya iktisapta ağır kusurlu olduğunu göstermeyeceğinden yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığından kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle;
davalı şirketin ...Şubesi çalışanı (Kredi ve Risk Yönetmeni) ...'ın dava dışı Faktoring müşerisi ... A.Ş hakkındaki şikayetine ilişkin İstanbul C.Başsavcılığı 2017/66246 Soruşturma dosyasına verdiği ifadesinde, ''...söz konusu çek karşılığını şüpheliyle imzalamış olduğumuz Faktoring sözleşmesi gereği elden peşin olarak burada ödedik...'' şeklindeki beyanından dava dışı .... A.Ş “ne elden ödeme yapılmış olduğunun beyan edildiğini, davalı ...
A.Ş tarafından Dava dışı ..., A.Ş'ne bu şekilde elden ödeme yapılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, ayrıca bu şekildeki ödemenin VUK ve ilgili diğer mevzuata uygun bir ödeme şekli olmadığını, bu tutarda bir ödeme mutlaka Banka Sistemi üzerinden yapılması gerektiğini, dava dışı ... Müşterisi olan ....
A.Ş nin Alanya'da kurulu şirket olduğu, işbu şirket ile ilgili olarak dosyaya sunulan Ticaret sicil kayıtlarında belirtilen ticari ikametgah adresindeki böyle bir şirketin varlığına rastlanmadığı, yine Alanya ATM'ye yazılan talimat ile bilirkişi raporu aldırılmasına karar verildiği halde, belirtilen adreste bilirkişinin böyle bir şirket olmadığından bahisle inceleme yapamadığı, davalı şirketin müşterisi ile sözleşme yaptığı tarihte ve faktoring işlemine dayanak fatura tanzim tarihlerinde müşterisinin vergi dairesinde terkin edilmiş bir firma olması sebebiyle yeterli mali araştırmanın yapılmadığı,
faktoring sözleşmesine konu fatura tarihlerinin 17.03.2017 ve 23.07.2020 olduğu, Faktoring işleminin de aynı tarih 23.07.2017 tarihinde gerçekleştirilmiş olmasın birlikte değerlendirildiğinde, mal tesliminin gerçekleşme ihtimalinin, olmadığını tespit ettiğini, Davalı ...
A.Ş cevap dilekçesi ekinde sunmuş olduğu ve ....A.Ş tarafından müvekkiline kestiği iddia edilen faturanın tarihi 17.03.2017 olduğunu, yani şirketin re'sen terkin edildiği tarihten sonra olduğunu, Davalı ... firması işi gereği faturanın gerçek olup olmadığını araştırabilecek bir durumda olduğunu, bu durumda iki ihtimal ortaya çıktığını,Dava konusu çeklerin Müvekkili adına kesilmiş ancak çek arkasındaki cirolar müvekkili şirket yetkililerine ait olmadığını ağır kusurlu bir hareket yaptığından istinaf isteminin reddine karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme,
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, zayi olan çek nedeniyle çek istiradatı istemine ilişkindir.Davalı faktoring şirketi olup, uyuşmazlığın çözümü bakımından ; takip konusu çekin ile akdedilen faktoring sözleşmesine istinaden fatura ile tesvik edilen alacak sebebiyle teslim alınıp alınmadığı, çekin iktisap tarihinde çek hakkında ödeme yasağı kararı bulunup bulunmadığı,
çek hakkında araştırma yapılıp yapılmadığı,davalı faktoring şirketinin tabi olduğu yasal mevzuattan kaynaklanan gerekli istihbari işlemleri yapıp yapmadığı bu kapsamda çekin iktisabında ağır kusurlu olup olmadığının tespiti gereklidir.Dosya 3 Grafoloji uzmanı bilirkişi heyetine tevdi edilerek düzenlenen 25/05/2022 tarihli raporda özetle; ''...
İmzalar üzerlerinde grafolojik, grafometrik ve kaligrafik yöntemlerle inceleme yapılmış gerekli optik araçlardan, UV- ışık kaynağı, looptan da yararlanılarak değişik yön ve açılardan ışık ışınları, büyüteç, binoküler stereo mikroskop, ..., ..., ... cihazları, bio stereo mikroskop ile ve yeterli mikroskobik büyütme uygulanmış, bilgisayar ortamında değişik programlar kullanılarak incelenebilir duruma getirilmiş ve elde edilen görüntülerin inceleme sonuçları tablo halinde rapor içeriğinde sunulmuştur.Detaylı ve kapsamlı olmak üzere objektif grafolojik kriterler esas alınarak yapılan analitik incelemede edilen bulgular,
oluşan kanaat ve varılan sonuçlar aşağıda belirtilmektedir.
1.Davacı ...'e ait mevcut imza örneklerinin el yazısı formunda “E” harf ögesi ve ayrık şekilde sağında “Y” ve “n” harfleri arasında grama örgüsünden meydana geldikleri görülmektedir.Davacıya ait mevcut mukayese imza örneklerinin kendi aralarında kısmen polimorf yapıları, ortalama tutarlılık ve işleklik dereceleri ile kendi aralarında doğal varyasyonlar dışında istikrarlı oldukları ve incelemeye elverişli oldukları tespit edilmiştir.
2.Davacı ...'e ait mevcut imza örneklerinin el yazısı formunda “J” harf ögesi benzeri başlangıç ve bitiminde altta eliptik dönüş yapılıp sağında grama örgüsü ve en sağda oblik sağa yukarı çizgi uzatılarak sonlandırıldıkları görülmektedir.
Davacıya ait mevcut mukayese imza örneklerinin kendi aralarında kısmen polimorf yapıları, ortalama tutarlılık ve işleklik dereceleri ile kendi aralarında doğal varyasyonlar dışında istikrarlı oldukları ve incelemeye elverişli oldukları tespit edilmiştir. 3.Davacı ...'e ait mevcut imza örneklerinin solda epsilon biçimi, grama örgüsü ve üçgen biçimi yapılıp aşağı çizgi uzatılarak sonlandırıldıkları görülmektedir.
Davacıya ait mevcut mukayese imza örneklerinin kendi aralarında kısmen polimorf yapıları, ortalama tutarlılık ve işleklik dereceleri ile kendi aralarında doğal varyasyonlar dışında istikrarlı oldukları ve incelemeye elverişli oldukları tespit edilmiştir.4.Davacı ...'e ait mevcut imza örneklerinin solda elyazısı formunda “E” harf ögesi, sağında grama örgüsü içerisinde 1 adet büyük ebatlı ilmek şekli ve en sağda büyük ebatlı tepe şeklinden meydana geldikleri, bir kısmında sağına nokta eklendiği görülmektedir.
Davacıya ait mevcut mukayese imza örneklerinin kendi aralarında kısmen polimorf yapıları, ortalama tutarlılık ve işleklik dereceleri ile kendi aralarında doğal varyasyonlar dışında istikrarlı oldukları ve incelemeye elverişli oldukları tespit edilmiştir. 5. İnceleme konusu 2 adet çek aslı arka yüzünde davacı şirket yetkilisi adına atfen atılmış 1.ciro imzası ile Davacılar ..., ..., ... ve ...”'e ait mevcut imza örnekleri karşılaştırıldığında.
Genel biçimsellikle işleklik derecesi, alışkanlıkları, tersim biçimi, alışkanlık vasıfları, ebat, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi gibi grafolojik tanı unsurları itibari ile adı geçen yetkililere aynı elden çıktığını gösterir nitelik ve oranda uygunluk ve benzerlikler elde edilememiştir.
HÜKÜ
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/10/2024 tarih ve 2017/541 E., 2024/681 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.415,50-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 853,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.561,60-TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,
6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 02/04/2026
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2025/72, K. 2026/557, 2 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama