KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2023
- Dosya no
- 2020/2047
- Karar no
- 2023/1818
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Esas no
- 2017/100 Esas
- Karar no
- 2020/10
- Karar tarihi
- 17/01/2020
- Dava
- Tazminat (Rücuen Tazminat
Karar Metni
3.006 kelime·15 dk okuma·3 bölüm
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirket nezdinde Can Sağlığı Sigortası Poliçesi kapsamında sigortalı buunan ... 11.05.2013 tarihinde ... Cad. ... Hanı No: ... Taksim-Beyoğlu adresinde bulunan 1 nolu davalı ... Limited şirketinin işletmecisi, 3 nolu ...
A.Ş nin ... nolu KTK zorunlu Mali Sorumluluk sigortacısı, 2 nolu davalı ...'ın otopark görevlisi olarak çalışanı olduğu ... aracını teslim ettikten sonra aracını teslim almaya geldiğini, park görevlisinin 2 nolu davalı ... aracı teslim etmek üzere dik yokuştan hızla getirdiğini, sigortalının arabaya binmeye çalışırken aracın yokuş aşağı kayması ile arabanın koluna eli sıkışan dava dışı sigortalının düştüğünü, bir süre yokuş boyunca sürüklendiğini,
2 nolu davalının dikkatsizliği sonucu 1 nolu davalı konumundaki otopark işletmecisi şirketin sorumluluk sahası içerisinde meydana gelen iş bu kaza sebebiyle dava dışı sigortalının sol el bileğinde kırık, iki dişinde kırık, boyun ve belde zedelenme yüz sağ-sol kolda yaralanma ve morarma kafatası ile alın arasında iç kanama gibi pek çok yaralanma meydana geldiğini ve bu yaralanmalar sebebi ile tedavi görmesi gerektiğini, yapılan iş bu tedavi giderlerinin karşılığı olarak da müvekkili şirketçe 15.258,52 TL ödendiğini,
bu nedenlerle müvekkil şirketçe ödenen toplam 15.258,52 tedavi giderinin fazlaya ilişkin talep dava hakları saklı kalmak kaydıyla ödeme tarihlerinden itibaren işlemiş ve dava tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizleri ile birlikte davalılardan müştereke ve müteselsilen rücuen tahsiline, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin de davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ...
A.Ş vekili cevap dilekçesi ile; davacının müvekkili sigorta şirketine rücu edebilmesi için öncelikle sigortalısının hukuki haklarına kanunda öngörülen şekilde halef olduğunu kanıtlaması gerektiğini, davacının talebine konu tedavi giderinin 6111 sayılı yasanın 59. maddesi ile değiştirilen KTK 98 düzenlemesi gereği, müvekkili sigorta şirketi değil Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumlu olduğunu, kazanın oluşumunda davacının sigortalısının kusurlu olup olmadığının her halükarda tespit edimesi gerektiğini, bu nedenlerle haksız ve hukuka aykırı şekilde açılan davanın reddine,
yargılama özel sağlık sigorta poliçesi ya da mecburi mali mesuliyet sigorta poliçesine istinaden sigorta şirketlerine halefiyet yolu ile geçmesinin mümkün olmadığını, dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın iş bu davayı açarak talep etmiş olduğu rücuen tazminat talebinin zamanaşımına uğradığını, sağlık sigorta poliçesi kapsamında davacı şirkete sigortalı bulunan ...'nın geçirmiş olduğu trafik kazasıyla ilgili olarak davacı sigorta şirketinin poliçe kapsamındaki sorumluluğunun saklı olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı SGK vekili cevap dilekçesi ile; iş bu davada İstanbul İş Mahkemelerinin görevli olduğunu, kurumlarınca verilen sağlık hizmetleri ile ilgili olarak sağlık hizmeti sunucuları ve sağlık hizmeti alanların kuruma yönelik bu talep hakkının özel sağlık sigorta poliçesi ya da mecburi mali mesuliyet sigorta poliçesine istinaden sigorta şirketlerine halefiyet yolu ile geçmesinin mümkün olmadığını, dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın iş bu davayı açarak talep etmiş olduğu rücuen tazminat talebinin zamanaşımına uğradığını, kanun, yönetmelik ve genelge hükümleri çerçevesinde,
trafik kazası nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin (tedavi, tıbbi malzeme, ilaç, refakatçi ve yol giderleri) Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) kapsamında müvekkili Kurumca karşılanmakta olup; iş göremezlik, maddi-manevi tazminat ve bakıcı giderleri gibi müvekkili tarafından karşılanmayan talepler için sigorta şirketlerinin sorumluluklarının devam ettiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. Davalılar ... ile ... Ltd. Şti cevap dilekçesi sunmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, " ... 11.03.2013 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde dava konusu yaralanma nedeniyle yapılan tedavinin, davacının sağlık sigorta poliçesi teminat kapsamında olduğu, TTK 1418. Maddesine gereği halefiyet değerlendirildiğinde, tedavinin gerçekleştiği, ödemenin davacı tarafından sigortalıya yapıldığı buna göre davacının sigortalının haklarına halef olduğu, davalı ...'ın işletmeci olarak sorumluluğu, davalı ...
A.Ş.'nin ... sigortacısı olarak KTK Zorunlu Mesleki Sorumluluk Sigortası nedeniyle, davalı ... kazadaki kusuru nedeniyle sorumlulukları var ise de, meydana gelen kazanın trafik kazası olması nedeniyle, 6111 sayılı kanun ve bu kapsamda düzenlenen 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. Maddesi ve 104.
Maddesi ile bu kanun kapsamında çıkarılan yönetmelik ve genelgeler gereği zararın davalı Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanması ve davalıların kusur durumu nedeniyle, davanın red sebebinin yasal olması dikkate alınarak reddedilen davalılar lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi gerektiği " gerekçesiyle davalılar ..., ... yönünden davanın reddine, SGK yönünden davanın kabulü ile 15.258,52-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı SGK'dan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; söz konusu dosyada, davalı ... Limited Şirketi araç işleteni değil, otopark işleteni, ... otopark görevlisi, ...
A.Ş. de trafik sigortacısı değil KTK Zorunlu Mali (Mesleki) Sorumluluk Sigortacısı olduğunu, mevcut olay kararda da belirtildiği üzere, trafik kazası olarak değerlendirilse de, bu husus davalı SGK'nın sorumluluğu bakımından önem taşıdığını, ancak, ilgili davalıların sorumluluklarının dayanağı ise tamamen farklı olup davalı ...Limited Şirketi'nin, Türk Borçlar Kanunu 66. Maddesi "adam çalıştıran, çalışanın, kendisine verilen işin yapılması sırasında başkalarına verdiği zararı gidermekle yükümlüdür..." hükmü gereği, davalı ...’ın, 49. Maddesi, "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren,
bu zararı gidermekle yükümlüdür..." hükmü gereği ve davalı ...
A.Ş.'nin de, KTK Zorunlu Mali (Mesleki F.) Sorumluluk Sigorta poliçesi özel ve genel şartları çerçevesinde sorumluluğu bulunduğunu, dolayısı ile, mevcut mevcut yasal düzenlemeler çerçevesinde, tedavi giderlerinden tüm davalılar müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını tüm davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı SGK vekili yasal süresinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde;
davacının sigortalısının trafik kazası nedeni ile almış olduğu sağlık hizmetinden müvekkil kurumun SUT kapsamı ile sorumlu olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı ...
A.Ş. vekili yasal süresinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; davacının davalıya husumet yöneltmesi neticesinde reddolunan miktar üzerinden vekalet ücretine hükmedilmemesi usul ve yasaya aykırı olduğu olduğunu, davacının, müvekkil şirkete husumet yöneltmesinde, davalı müvekkil şirketin kusuru bulunmadığını, o halde müvekkil şirket açısından davanın reddine karar verildiği ve müvekkil şirketin vekil ile temsil edildiği göz önünde bulundurulduğunda, lehe vekalet ücretine hükmedilmemesi hatalı belirterek kararın, vekalet ücreti yönünden kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde. Dava, "Grup Sağlık Sigorta Poliçesi" kapsamında trafik kazası nedeniyle karşılanan tedavi giderinin rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Dosya kapsamına göre; davacı sigorta şirketi ile dava dışı sigortalı ... arasında 01.02.2013/2014 vade tarihli Sağlık Sigorta Poliçesi düzenlendiği, sigortalının 11.05.2013 günü davalı ...
Otopark işletmesine park ettiği ... plakalı aracını teslim almak üzere otopark görevlisi tarafından getirildiği sırada aracı yokuş aşağı kaydırması sonucu sigortalının eli kapıya sıkışarak sürüklenmesi sonucu yaralandığı, davacı sigorta şirketinin poliçe kapsamında 11.05.2013 tarihinde 1.181,81 TL, 26.06.2013 tarihinde 2.475,00 TL, 29.08.2013 tarihinde 1.135,00 TL ve 15.07.2013 tarihinde 10.466,71 TL tarihinde toplam 15.258,52 TL ödeme yaptığı, ödediği bedellerin rücuen tazmini istemiyle eldeki davayı açtığı anlaşılmıştır.
Dava, rücuan tazminat istemiyle açılmış olup, rücu ve halefiyet Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 22/03/1944 Tarih E. 37, K. 9, R.G. 3.7.1944 sayılı kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir.
Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır. 6102 sayılı TTK'nun "Halefiyet" başlığı altındaki 1472.maddesinde ise "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder." hükmüne yer verilmiştir.
Buna göre; davacı sigorta şirketinin sigortalısı hangi görevli ve yetkili mahkemede dava açacak idi ise, sigorta şirketinin de halefiyet gereğince, aynen sigortalı gibi o mahkemede dava açabileceğine işaret edilmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2016/6949 Esas, 2017/6806 Karar sayılı ve 2019/18 Esas, 2019/11892 Karar sayılı ilamlarında; "...Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, sosyal güvenlik kurumunun taraf olduğu tüm davalarda ya da 5510 sayılı Yasadan kaynaklanan bütün hukuki uyuşmazlıklarda iş mahkemesinin görevli olduğunu düşünmek doğru olmadığı gibi 5510 sayılı Yasanın 67. maddesinde 6111 sayılı Yasanın 36. maddesi ile eklenen "Trafik kazası halleri" ibaresinden yola çıkarak iş mahkemelerinin görevli olduğu sonucuna varmak 5521 sayılı Yasanın 1. maddesi ile 2918 sayılı Yasanın 98. maddesi karşısında mümkün değildir.
Hal böyle olunca, dava konusu uyuşmazlığın 2918 sayılı Yasanın 98. maddesi (6111 sayılı Yasa'nın 59.maddesi ile değiştirilen hali) uyarınca ve haksız fiile dayalı rücuen tazminat davası olduğu, 5521 sayılı Yasa uyarınca iş mahkemesinin görevine giren bir hukuki uyuşmazlık olmadığı gözönüne alınarak davanın Asliye Hukuk Mahkemesince görülüp sonuçlandırılması gerekir." denilerek görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna işaret edilmiştir.
Bu itibarla davalı SGK ile gerçek şahıs ... yönünden görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir.
Ancak davalılardan ... şirketi yönünden ZMMS poliçesinden kaynaklı açılan davanın zorunlu sigorta trafik sigorta poliçesine dayandığı, zorunlu sigortanın 6102 sayılı TTK düzenlemesine ve aynı kanunun 4. Maddesi uyarınca bu kanunda düzenlenen işlerinden kaynaklanan hukuk davalarının ticari dava olarak kabul edilmesi ve diğer davalı şirketin ticari işletmesinden kaynaklanan dava nedeniyle Asliye Ticaret Mahkemesi görevlidir.
Birden fazla sorumluluğa dayalı açılan davada, birden fazla mahkemenin görevli olduğu durumlarda yargılamanın özel mahkemede görülmesi gerekmektedir.
Asliye Ticaret Mahkemesi, genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk mahkemesine göre ihtisas mahkemesi olduğundan yargılamanın asliye ticaret mahkemesinde görülmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Mahkemece, yapılan ödemenin tedavi ve sigortalının gördüğü bedensel zararla uyumlu olup olmadığı yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, ortopedi uzmanı, adli yargı tabip uzmanı ve diş hekimi bilirkişisinden alınan 10/02/2015 tarihli heyet raporunda özetle;
sigortalının geçirdiği trafik kazasına istinaden toplam tedavi tutarının 16.328,79-TL olarak hesaplandığını ve ortaya çıkan bu tedavi harcamalarının da mevcut tettik ve tedavi hizmetler için sağlık kuruluşlarının özellik ve niteliği de dikkate alındığında verilen tedavi hizmeti ile uyumlu olduğu bildirilmiştir. 6111 sayılı Yasa, 25.02.2011 tarihinde yürürlüğe girmiş olup somut olayda kaza 18/06/2018 tarihinde meydana gelmiş, dava 28/09/2020 tarihinde açılmıştır.
2918 sayılı Yasanın 98. maddesinde değişiklik yapan 6111 sayılı Yasanın 59. maddesinde, trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın "Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı", Yasanın geçici 1. maddesi ile de "Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı,
sözkonusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanunun 59. maddesine göre belirlenen tutarın %20'sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve ...nın yükümlülüklerinin sona ereceği" öngörülmüştür.
Bu düzenlemeler ile trafik kazasından kaynaklanan ve KTK'nun 98. maddesi kapsamında kalan tedavi giderleri bakımından, trafik sigortacısı ile sorumluluğunu üstlendiği araç işleteni ve sürücüsünün sorumluluğu son bulmuştur.
(Yargıtay 17 Hukuk Dairesi 22/10/2020 tarih 2020/28 Esas 2020/6095 Karar)Öte yandan, 27.08.2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Trafik Kazaları Nedeniyle İlgililere Sunulan Sağlık Hizmet Bedellerinin Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. bendinde de;
"trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları tedavinin gerektirdiği tüm sağlık hizmet bedellerinin, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Kurum tarafından Sağlık Uygulama Tebliğinde (SUT) yer alan hükümler doğrultusunda karşılanır" düzenlemesi getirilmiştir.
Söz konusu Sağlık Uygulama Tebliği'nin 4. maddesinin 1. Fıkrasının iptali istemiyle Danıştay 15. Dairesi 2013/7713 Esas sayılı dosya ile dava açılmış, Danıştay 15. Dairesince "2918 sayılı Kanun'un 25.02.2011 tarihinde yürürlüğe giren değişik 98. maddesinde, trafik kazaları sebebiyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağının belirtilmesine rağmen, dava konusu Yönetmelik hükmüyle, tedavi giderlerinin,
Kurumun sosyal güvenlik politikaları uyarınca belirlemiş olduğu Sağlık Uygulama Tebliğinde yer alan hükümler doğrultusunda karşılanacağı yönünde kısıtlama getirilmesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır." gerekçesiyle.
Trafik Kazaları Nedeniyle İlgililere Sunulan Sağlık Hizmet Bedellerinin Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. bendinde yer alan "Kurum tarafından Sağlık Uygulama Tebliğinde (SUT) yer alan hükümler doğrultusunda" ibaresinin 14/11/2013 tarihinde yürütmesinin durdurulmasına,
16/03/2016 tarihinde de "Trafik Kazaları Nedeniyle İlgililere Sunulan Sağlık Hizmet Bedellerinin Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. bendinde yer alan "...Sağlık Uygulama Tebliğinde (SUT) yer alan hükümler doğrultusunda" ibaresinin iptaline karar verilmiş olmakla trafik kazalarına bağlı acil hal teşkil eden tedavi giderlerinden özel veya devlet hastanesi ayrımına gidilmeksizin ve SUT konusunda bir değerlendirme yapılmaksızın “tüm” tedavi giderleri Sosyal Güvenlik Kurumunca karşılanacağı anlaşılmış olup Danıştay 15. Dairesinin verdiği yürütmeyi durdurma kararından sonra 23/04/2015 tarihli Resmi Gazetede
yayımlanan 6645 sayılı Kanunun 60. maddesiyle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesinin birinci fıkrasına “kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın” ibaresinden sonra gelmek üzere “genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde” ibaresi ile “Ancak, Sosyal Güvenlik Kurumu, bu kapsama girenler yönünden genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmetlerine ilave sağlık hizmetlerini belirler, protez ve ortezler için farklı birim fiyatı tespit eder.
Bu sağlık hizmetleri sağlık uygulama tebliğindeki istisnai sağlık hizmetleri kapsamına dâhil edilmez.” cümlesi eklenmiş ve ödeme kıstası tekrar belirlenmiş ise de sorumluluğun belirlenmesinde kaza tarihindeki kanun hükümleri nazara alınması gerektiğinden, 6111 sayılı Yasa ile değiştirilen 2918 sayılı Yasa'nın 98. maddesinin değişiklikten önceki hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.
Kaldı ki 6111 sayılı Yasa ile değiştirilen 2918 sayılı Yasa'nın 98. maddesinin değişiklikten sonraki hükümlerinde SUT kapsamında bir ayrıma gidilmemiştir. Somut olayda.
11/05/2013 tarihinde meydana gelen trafik kazasında dava dışı sigortalının tedavisi için yapılan harcamaların tamamının söz konusu kazadan kaynaklanan belgeli giderler olup yapılan tedavinin trafik kazasındaki yaralanma ile ilgili ve tıbben uygun olduğu bilirkişi raporu ile saptanmakla yukarıdaki açıklamalar ve yasal düzenlemeler gereğince dava dışı sigortalının yaralanma derecesiyle uyumlu olduğu anlaşılan davaya konu belgeli tedavi giderlerinin tamamından 2918 sayılı Kanunun’un 98. maddesi kapsamında davalı Sosyal Güvenlik Kurumu’nun sorumluluğu bulunduğu,
zorunlu trafik sigortacısı ile sorumluluğunu üstlendiği araç işleteni ve sürücüsünün sorumluluğu son bulduğu anlaşılmakla davalı SGK yönünden davanın kabulüne diğer davalılar yönünden husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir Davacı vekili istinaf nedeni olarak; davalı ... Limited Şirketi araç işleteni değil, otopark işleteni, ... otopark görevlisi, ...
A.Ş. de trafik sigortacısı değil KTK Zorunlu Mali (Mesleki) Sorumluluk Sigortacısı olduğunu, davalıların sorumluluklarının dayanağı ise tamamen farklı olu mevcut yasal düzenlemeler çerçevesinde, tedavi giderlerinden tüm davalılar müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğunu iddia etmiştir. Davacı vekilinin istinaf dilekçesinde ifade edildiği gibi, davalı ...
A.Ş. kazaya sebebiyet veren aracın zorunlu trafik sigortacısı olmadığı, davalı ... işlettiği otopark için KTK Zorunlu Mali (Mesleki) Sorumluluk Sigorta Poliçesi düzenlenmiş ise de somut olayda uygulanması gereken 25/02/2011 tarihinde yürürlüğe giren ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesinde değişiklik yapan 6111 sayılı Kanun'un 59. Maddesi kapsamında bir ayrıma gidilmediği görülmüştür.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 23/12/2020 tarihli 2019/5486 E. 2020/8961 K. sayılı ilamında.
"25/02/2011 tarihinde yürürlüğe giren ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesinde değişiklik yapan 6111 sayılı Kanun'un 59. maddesinde, "trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı" düzenlemesine. Kanun'un geçici 1. maddesinde de.
"Bu Kanun'un yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı, sözkonusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanun'un 59. maddesine göre belirlenen tutarın % 20'sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve ...'nın yükümlülüklerinin sona ereceği" düzenlemesine yer verilmiştir.
Bu yasal düzenlemeler ile; trafik kazasından kaynaklanan ve kanun kapsamında olan tedavi giderleri için sigorta şirketlerinin sorumluluğu, bu sigorta şirketlerine yaptığı prim ödemesi ile sorumluluğunun üstlenilmesini sağlayan araç işleteninin ve kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu sürücüsünün sorumluluğu son bulmuştur." açıklaması ile yasal düzenleme uyarınca trafik kazasından kaynaklanan ve KTK'nın 98. maddesi kapsamında kalan tedavi giderleri bakımından,
trafik sigortacısı ile sorumluluğunu üstlendiği araç işleteni ve sürücüsünün sorumluluğunun son bulduğu ifade edilmiştir (aynı yöndeki Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 22/10/2020 tarihli 2020/28 E. 2020/6095 K. sayılı, 15/03/2021 tarihli 2020/532 E. 2021/2737 K. sayılı kararları).
Görüldüğü üzere davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen poliçenin, zorunlu trafik poliçesi olduğu, ilgili yasada sigorta şirketlerinin zorunlu sigortalardan tahsil ettikleri primlerin ve ...nca tahsil edilen katkı paylarının sigorta şirketleri ve ... tarafından SGK’ ya aktarılacağı ifade edildiği, dolayısıyla davalı sigorta şirketinin, yasanın 59.maddenin 2.fıkrasında belirtilen SGK’ya prim aktarma yükümlülüğü bulunduğundan davacı vekilinin bu yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Davalı ... şirket vekilinin vekalet ücreti konusunda istinaf nedeni incelendiğinde;
mahkemece, davalıların kusur durumu nedeniyle, davanın red sebebinin yasal olması dikkate alınarak reddedilen davalılar lehine vekalet ücreti takdir edilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de kusur durumunun davaya etkisi bulunmadığı,
yukarıda açıklandığı üzere dava tarihinden önce yürürlüğü girene 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesinde değişiklik yapan 6111 sayılı Kanun'un 59. Maddesi kapsamı uyarınca davalılara husumet yönetilmeyeceğinden, kendini vekil ile temsil ettiren davalı ... sigorta şirketi lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 7/2 maddesi uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmemesi hatalı olmuştur.
Açıklanan nedenlerle davacı vekili ile davalı SGK vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 bendi gereğince esastan reddine, davalı ... Sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunun vekalet ücreti yönünden kabulü ile HMK 353/b-2 madde uyarınca davanın davanın esası hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, E. 2020/2047, K. 2023/1818, 20 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama