İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi E.2020/2266 K.2023/1738

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,

Esas2020/2266Karar2023/1738Tarih6 Aralık 2023Okuma10 dk · 1.975 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
6 Aralık 2023
Dosya no
2020/2266
Karar no
2023/1738
İncelenen kararın mahkemesi
BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Esas no
2017/1149
Karar no
2020/262
Dava tarihi
14/12/2017
Karar tarihi
28/02/2020
Dava
İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.975 kelime·10 dk okuma·2 bölüm

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının icra takibi başlatılan gün itibariyle cari hesap ekstresi uyarınca 10.715,64 EURO borçlu olduğunu, alacağın tahsili amacıyla davalı şirket hakkında Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ...

E. sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalı-borçlunun dosya borcuna itirazı üzerine takibin durduğunu ancak icra takibi sonrasında borç kabul edilmek suretiyle 27/02/2017 günü 3.155,24 EURO (karşılığı 12.000,00 TL) ve 03/03/2017 günü 4.504 EURO (karşılığı 17.677,31 TL) ödendiğini, dosyada 3.059,40 EURO borç bakiyesi kaldığını, söz konusu borcun ise ödenmediğini, faturaların davalı tarafa verilen hizmetler karşılığında düzenlendiğini belirterek; davalının itirazın iptali ile takibin devamını, %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP Davalı vekili dilekçesinde özetle. Davalı ... Oto Kiralama A.Ş. nin davacı ... Hizmetleri A.Ş. ile sözleşmeye bağlı olmaksızın hizmet alımına dayalı bir ticari ilişki içinde olduğunu ve bu ilişkiye ait davacı tarafça düzenlenen faturaların hepsinin ödendiğini, bu sebeple icra takibinin haksız ve dayanaksız olduğu,

alacak iddiasının kur farkından kaynaklandığının tahmin edildiğini, faturanın Türk Lirası üzerinden düzenlenmesinin esas olduğunu, davacının faturaları EURO olarak düzenlediğini, faturalar üzerinde fatura tarihinde esas alınacak kurun belirtildiğini ve Türk Lirası karşılığının da faturada işlendiğini,

davacı tarafından hizmet faturaları döviz cinsinde düzenlenmiş ise de fatura içeriğinde esas alınacak kur belirlendiği ve faturanın Türk Lirası değer karşılığı yazılmış olduğundan müvekkili tarafından da faturada belirtildiği şekilde Türk Lirası karşılığının şirket ticari defter ve kayıtlarına alındığını ve bu değer üzerinden ödemeler yapılmak suretiyle dava açılmadan önce borcun tamamen ödendiğini beyan ederek, davanın reddi ile %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; ''...davacı davalıya vermiş olduğu hizmet karşılığında dava konusu faturaların düzenlendiğini, cari hesaptan kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalının vaki itirazın iptalini talep etmiş, davalı taraf ise, davacının hizmeti karşılığı ödeme yapıldığını, herhangi bir borçlarının olmadığını, davacının talebinin kur farkından kaynaklandığını, taraflar arasında kur farkı sözleşmesi veya bu konuda bir teamül olmaması nedeniyle davanın reddini talep etmiştir.

Tarafların incelenen ticari defter ve kayıtlarının incelenmesinde, BA ve BS formlarının birbiri ile uyumlu olduğu, uyuşmazlığın kur farkı alacağından kaynaklandığı anlaşılmıştır. Faturalar incelendiğinde, verilen hizmetin döviz karşılığının gösterildiği ve bu nedenle ödeme tarihlerine göre kur farkı istenebileceği, kur farkı talep edilebilmesi için sözleşme ve teamülün şart olmadığı anlaşılmakla (Yargıtay 19. H.D.

2018/965 E. 2019/5447 K.) davanın kısmen kabulüne, kabul edilen asıl alacağın takip tarihi itibarı ile TCMB efektif satış kuru karşılığı üzerinden hesaplanan karşılığı olan 12.497,85 TL'nin %20'si olan 2.499,57 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle.

Cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek, fatura düzenleme tarihi ile ödeme tarihi arasındaki kur değişiminden kaynaklanan kur farkının talep ve dava edilebilmesi için öncelikle taraflar arasında bu yönde bir uygulama, sözleşme ya da mutabakat bulunması ve kur farkı faturası düzenlenmesi gerektiğini ancak somut olayda taraflar arasında fatura tarihindeki EURO'nun TL karşılığının ödenmesine dair ticari teamül bulunduğunu, taraflar arasında kur farkının talep edilebileceğine ilişkin ticari teamül veya sözleşme bulunmadığından davanın reddi karar verilmesi gerekirken verilen kararın hukuka aykırı olduğunu,

Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği'nin "III/A/5.3.Kur Farkları" başlıklı bölümünün ikinci ve üçüncü paragrafında, lehine kur farkı doğan KDV mükelleflerinin (satıcı/alıcı) kur farkları için fatura düzenlemesi gerektiği belirtilmekte olup davacı tarafından düzenlenmiş hiçbir kur farkı faturası bulunmadığından davacının vergileştirilmemiş bir alacağı talep ettiğini ayrıca müvekkili şirkete tebliğ edilen fatura veya başkaca yazılı yolla kur farkı alacağına ilişkin bir talep iletilmediği için müvekkili temerrüde düşürülmediğinden alacağın muaccel olmadığını,

davacının kur farkı talep hakkının bulunduğunun kabulü anlamına gelmemekle birlikte kur farkının ancak Türk Lirası cinsinden talep edilebileceğini, dosyada ise EURO cinsinden icra takibi başlatıldığını, davacı tarafından ödeme emrinde talep edilen %10 faizin fahiş olduğunu, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığını beyan ederek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme. 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz" kuralı nazara alınmıştır.

Dava, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesinden kaynaklanan ticari ilişki kapsamında, kur farkı alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ...

E. sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı tarafında, davalı aleyhinde 10.718,64 EURO (43.915,34 TL) alacağın, takip tarihinden itibaren yıllık %10 oranında işleyecek faizi ile birlikte tahsili için faturaya dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde borca itiraz ettiği, davanın İİK'nın 67.maddesi uyarınca bir yıllık yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Davalı tarafça, icra takibine itiraz edildikten sonra dava tarihinden önce 27/02/2017 tarihinde 12.000,00 TL ve 03/03/2017 tarihinde 17.677,31 TL ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır.

Davacı vekili ise dava dilekçesinde 27/02/2017 günü 3.155,24 EURO (karşılığı 12.000,00 TL) ve 03/03/2017günü 4.504 EURO (karşılığı 17.677,31 TL) ödendiğini, dosyada 3.059,40 EURO borç bakiyesi kaldığını belirterek, bu bedel üzerinden itirazın iptalini talep etmiştir.

Taraflara ait ticari defter ve kayıtların incelenmesi neticesinde düzenlenen bilirkişi kök ve ek raporu incelendiğinde; her iki tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davacı tarafın EURO üzerinden düzenlenen faturaları ticari defterlerine EURO üzerinden kaydettiği ayrıca TL karşılıklarını da yazdığı,

davalı tarafından yapılan TL ödemeleri ödeme tarihindeki kur üzerinden EURO'ya çevirdiği ve bu şekilde cari hesap kayıtlarını tuttuğu,Davalı tarafın ise faturaların düzenlendiği tarihteki TL karşılıklarını ticari defterlerine kaydettiği ve ödemeleri ise TL üzerinden yaptığı, Bu nedenle taraf kayıtları arasında kur farkından kaynaklanan fark oluştuğu, davalı şirketin davacı şirkete EURO cinsinden borçlanıp ödemeleri TL cinsinden yaptığı için kur farkından borçlu kaldığı, kur farkından kaynaklanan borcun 3.050,42 EURO olduğu hesap edilmiştir.Davacı tarafından düzenlenen faturalar incelendiğinde; tamamının EURO üzerinden düzenlendiği,

fatura para biriminin EURO olarak gösterildiği, faturaların tanzim tarihlerindeki TL karşılıklarının da faturalar üzerinde yazılı olduğu anlaşılmaktadır. Gerek taraf beyanları gerekse bilirkişi raporu incelendiğinde, taraf defterleri arasındaki uyuşmazlığın kur farkından kaynaklandığı sabittir. Kur farkı alacağının istenebilmesi için, taraflar arasında kur farkının ödeneceğine ilişkin bir sözleşmenin veya dövize endeksli bir ticari ilişkinin bulunması gerekir.

Yabancı para üzerinden kurulan temel ilişkide, fatura tarihindeki kur ile ödeme tarihindeki kur arasındaki fark varsa bu fark kur farkı alacağıdır. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 10/10/2019 tarihli 2018/2135 E. 2019/4709 K. sayılı kararında; "...Davacı takip talebinde 723.338,00 USD alacağının taraflar arasındaki açık hesaptan kaynaklandığını bildirmiştir. İtirazın iptali davaları, takip talebine sıkı sıkıya bağlıdır.

Yapılan tahkikatta taraflar arasındaki ihtilafın, davacı tarafından davalıya satılan malların dövize endeksli olarak satılıp satılmadığı hususundan kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Türkiye'de faaliyet gösteren iki Türk şirketi arasındaki davacının icra takibine ve davaya konu ettiği açık hesap alacağının, kur farkından kaynaklandığı, başka bir deyişle kur farkı alacağı olduğu anlaşılmaktadır. Kur farkı alacağı, Türk Lirası olarak talep edilebilir.

Türk Kanunları’na göre döviz alacağının Türk Lirası olarak istenmesi mümkün ise de, Türk Lirası alacağının dövize çevrilerek istenmesi mümkün değildir. Davacının kur farkından kaynaklanan Türk Lirası alacağı saklıdır.

İş bu itirazın iptali davasının yukarıda açıklanan nedenlerle reddi gerekirken, açıklanan yönde bir değerlendirme yapmadan miktar üzerinden tahkikat yapan istinaf mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.", Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 08/06/2022 tarihli 2021/468 E. 2022/4635 K. sayılı ilamı incelendiğinde; kur farkı alacağının tahsili için başlatılan icra takibine karşı ilk derece mahkemesi tarafından davanın kabulüne yönelik verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi'nin 08/10/2020 tarihli 2020/25 E. 2020/128 K. sayılı kararı ile.

"USD üzerinden icra takibi başlatıp alacak talebinde bulunması mümkün olmadığından, takibe sıkı sıkıya bağlı itirazın iptaline ilişkin davada usulüne uygun yapılmış bir icra takibi bulunmadığı" gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın reddine dair yeniden hüküm tesis edilmiştir.

Kararın temyiz edilmesi sonucu Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 08/06/2022 tarihli 2021/468 E. 2022/4635 K. Sayılı ilamı ile "davacı tarafça, faturaya dayalı alacaklarının döviz alacağı olduğu, ödemelerin karşılıklarının döviz alacağını karşılamadığı ve bu nedenle icra takibine dayanak kur farkı faturalarının düzenlendiği iddia edilmekle, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 99/2. maddesine uygun talep ve döviz alacağına yine 3095 sayılı Kanun’un 4/A maddesi uyarınca dövize uygulanan faizin istenmesinde takip hukuku açısından herhangi bir usulsüzlük bulunmamaktadır.

Bu durumda, usulüne uygun şekilde açılan bu icra takibine vaki itirazın iptali davasında davanın esasına girilip değerlendirildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış..." gerekçesiyle bozma kararı verilmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi'nin 05/10/2022 tarihli 2022/1308 E. 2022/1071 K. sayılı kararı ile;

"...Somut olayda,davacı takip dayanağı kur farkı alacağı 83.662,15 USD kur farkı alacağının ödenmesi ihtarına yönelik 23/11/2015 tarihli ihtarname olarak göstermiş , takip talebine kur farkı faturalarını eklememiş ise de yargılama sırasında alacağının dayanağı olduğunu iddia ettiği 12 adet TL üzerinden düzenlenen faturayı dosyaya ibraz ettiği anlaşılmıştır.

Kur farkı alacağına dayanak olan ve yargılama sırasında dosyaya sunulan 12 adet kur farkı faturasının TL üzerinden düzenlenmesine rağmen davacı taraf icra takibini USD üzerinden yapmış ve mahkemece kur farkı alacağı USD olarak hüküm altına alınmıştır. Kur farkı faturası yabancı para alacağı (döviz) üzerinden düzenlenen faturanın düzenlediği tarihin kuru ile faturanın tahsil edildiği tarihin kuru arasındaki farktan kaynaklanan ve TL olarak doğan bir alacaktır.

Kur farkı düzenlenen temel ilişkide asıl alacak miktarı döviz olarak aynı kalmaktadır.Kur farkı alacağı döviz olarak istenmesi mümkün olmayıp, Türk Lirası olarak talep edilebilecek bir alacaktır. Türk Kanunları’na göre döviz alacağının Türk Lirası olarak istenmesi mümkün ise de, Türk Lirası alacağının dövize çevrilerek istenmesinin mümkün değildirdir.

(Y11H.D'nin 26/05/2022 tarih ve E: 2020/6941 -K: 2022/4076).Ayrıca düzenlenen kur farkı faturalarının döviz için yapılan hangi satışlarla ilgili olduğunun bildirilip davalının bu faturalara yönelik TL bazında ödemeleri gösterilip, buna göre davacının kur farkı alacağının doğduğunun da ispatlaması gerekir.Davacı TL üzerinden düzenlediği kur farkı faturasını USD üzerinden icra takibi başlatıp alacak talebinde bulunması mümkün olmadığından, takibe sıkı sıkıya bağlı itirazın iptaline ilişkin davada usulüne uygun yapılmış bir icra takibi bulunmadığının kabulü gerekmiştir.

Bu durumda göre mahkemece davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi gerekirken yazılı gerekçe ve yanılgılı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru bulunmadığı..." gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.

Bu karar ise Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 28/02/2023 tarihli 2023/379 E. 2023/1206 K. sayılı ilamı ile onanmıştır.Somut dosyada; kur farkı alacağının da dahil olduğu söz konusu alacaklar için takip EURO cinsinden başlatılmış ise de, emsal kararlarda ifade edildiği gibi kur farkı alacağı ancak Türk Lirası olarak talep edilebileceğinden ve Türk Lirası alacağının dövize çevrilerek istenmesi mümkün olmadığından,

usulüne uygun takip başlatılmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken kabulü yönünde hüküm tesis hatalı olduğundan, davalı vekilinin istinaf talebinin 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde yeniden hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜ M

Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere. 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca KABULÜ ile Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/02/2020 tarihli 2017/1149 E. 2020/262 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA ve DAİREMİZCE YENİDEN HÜKÜM TESİS EDİLMESİNE, a-Davanın, HMK'nın 114/2 ve 115. maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, 2-İlk derece mahkemesi yargılama giderleri yönünden;

a-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 269,85 TL karar ve ilam harcından, peşin olarak yatırılan 214,07 TL'nin mahsubu ile bakiye 55,78 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, b-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, c-Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden, Dairemizin karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 12.534,67 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ç-Yatırılan gider avansından kalan kısmın taraflara iadesine, 3-İstinaf yargılama giderleri yönünden;

a-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına, b-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 269,85 TL istinaf karar harcının, davalı tarafından yatırılan 372,60 TL'den mahsubu ile bakiye 102,75 TL'nin davalı tarafa iadesine, c-Davalı tarafından yapılan 473,45 TL (148,60 TL istinaf başvuru harcı, 269,85 TL istinaf karar harcı ve 55,00 TL posta masrafı) istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

ç-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, d-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalı tarafa ilk derece mahkemesince iadesine, e-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.06/12/2023

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, E. 2020/2266, K. 2023/1738, 6 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Hükü M
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/2266
Karar No
2023/1738
Tarih
6 Aralık 2023

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2020/2268 K.2023/1722
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2020/2270 K.2023/1739
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2020/2272 K.2023/1723
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi E.2020/2274 K.2023/1813
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2020/2276 K.2023/1407
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2020/2278 K.2023/1724

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.