İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi E.2021/1134 K.2024/1167

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,

Esas2021/1134Karar2024/1167Tarih25 Eylül 2024Okuma17 dk · 3.366 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
25 Eylül 2024
Dosya no
2021/1134
Karar no
2024/1167
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Esas no
2019/59 Esas
Karar no
2020/662
Tarihi
23/12/2020
Dava
Rücuen Tazminat (Mal Sigortası Kaynaklı
Dava tarihi
19/07/2017
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.366 kelime·17 dk okuma·6 bölüm

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .... Eyüp/İstanbul adresinde bulunan gayrimenkulün ... adına müvekkili sigorta şirketi nezdinde ... sayılı ... vadeli Yangın, Sel/Su baskını vd. teminatları içeren ...

Poliçesi ile sigortalı olduğunu, söz konusu gayrimenkulde 26/08/2015 tarihinde davalı ...' ye ait temiz su tesisatında meydana gelen kaçağa bağlı olarak su basması neticesinde sigortalı bina ve eşyaların ağır bir şekilde hasarlandığını ve hasar ihbarı üzerine eksper tarafından yapılan hasar tespitine göre müvekkili şirket tarafından yapılan ekspertiz çalışması neticesinde 70.792,89TL hasar tespit edildiğini,

hasardan 12.100,00 TL sovtaj bedeli düşüldükten sonra nihai hasar tutarı 58.692,89 TL sigorta tazminatının 26.11.2015 tarihinde sigortalıya ödendiğini belirterek 58.692,89 tazminatın 26.11.2015 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.

26.08.2015 tarihinde hasarın gerçekleştiğini, davanın ise 06.02.2019 tarihinde açıldığını, davanın zaman aşımına uğradığını ayrıca, davaya konu adreste ... çalışmaları veya ... müteahhitlerinin olay öncesi bir tarihte çalışma yaptığını ortaya koyan bir delil belge veya fotoğraf bulunmadığını, bu sebeple de davanın husumet yönünden ve de kusur-zarar-illiyet bağı şartlarının bir arada bulunmadığı dikkate alınarak reddi gerektiğini, Hasar bedelinin muallakta olduğunu, depolama koşullarına uygunluğunun tespitinin yapılması gerektiğini, deponun yol kotundan 2,00 m. aşağıda olduğunu,

zemin sularının önlemeye yönelik tedbirlerin binada bulunmadığını, izolasyon ve drenaj eksikliklerinin zararın oluşması ve hasarın artmasını sağlayarak davacı ve sigortalının müteferrik kusurunu belirlemekte olduğunu, davacı tarafın kanal bağlantısının idari mevzuata uygun olup olmadığının araştırılması gerektiğini, huzurdaki davanın muhatabının ... olmayıp bir yüklenici firma olması gerektiğini, orada çalışma yapan bir firmanın ... bünyesinde bulunmadığını, davacının belediyelere karşı dava açması gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece "Hasarın 26/08/2015 tarihinde gerçekleştiği, davanın 19/07/2017 tarihinde açıldığı dikkate alınarak davanın iki yıllık süre içerisinde açılmış olması nedeniyle zaman aşımı definin reddine karar verilmiştir. Su baskınından zarar gören ve .... A.Ş. ile ...Poliçesi bulunan ...'nun, ... Eyüp/İstanbul adresinde kiracı olarak ticari faaliyette bulunduğu anlaşılmıştır.

Dosyasındaki Kira Kontratının incelenmesinde, .... (kiraya veren) ile ... (kiracı) arasında kira sözleşmesi yapıldığı, 01.10.2012 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin bu tarihden itibaren bir yıl müddetle geçerli olduğu anlaşılmış, su basması tarihi olan 26.08.2015 tarihini içermemekle birlikte taraflar arasında herhangi bir ihtilaf olmadığından kira kontratının kendiliğinden birer yıl uzatılmış olduğu kabul edilmiştir.Poliçenin 365 günlük ve başlangıç, bitiş tarihlerinin ise 06.08.2015-06.08.2016 olduğu ve bu tarihlerin de su basma tarihi olan 26.08.2015 tarihini içerdiği, poliçede emtia bedelinin 650.000,00 TL olduğu,

poliçe sahibine ödeme yapılarak davalıdan talep edilen 58.692,89 TL’lik hasar tazminatının bu değerlerin altında olduğu anlaşılmıştır.Depoda emtiası su baskınına uğrayan ...’nun ... Şube Müdürlüğü’ne yapılan 03.09.2015 tarih ve ... sayılı başvurusunda, 26.08.2015 tarihinde ...

Eyüp adresindeki depolarına, bina önündeki ...’ye ait temiz su rögarından gelen sulardan maddi zararlarının olduğu, o tarihlerde üç dört kez ihbarda bulundukları, ekip gönderileceği sözünün verilmesine rağmen kimselerin gönderilmediği ifade edilmiştir.Hasar Beyanında özetle, ...

Eyüp/İstanbul adresindeki depolarına binanın ön cephe duvarından ...’ye ait rögarın patlaması ile su baskının olduğu, ilk etapta gelen suyun kumaşların çekmesi nedeniyle fark edilemediği, 26.08.2015 tarihinde su ve kokunun yoğun bir şekilde fark edilmesi ile sigorta şirketine baş vurulduğu, kumaşlarda daha fazla hasar oluşmaması için 206 top kumaş kurtarabilmek amacıyla ... A.Ş.

Fabrikasına tamir ve boya olmak üzere gönderildiği beyan edilerek hasarın karşılanması talep edilmiş, hasarın ihbar ediliş tarihi 28.08.2015, meydana geliş tarihi ise 26.08.2015 olup 5 günlük sürenin geçmediği, diğer bir deyişle hasarın zamanında ihbar edildiği anlaşılmıştır....

Şti. tarafından hazırlanan 03.11.2015 tarihli ekspertiz raporunda, ihbarın 28.08.2015 tarihinde geldiği ve 01.09.2015 tarihinde adrese gidilerek ekspertiz çalışmalarının yapıldığı, sigortalı mahaldeki hasarın, ...’ye ait ana su borusunun kaçak yapması ile duvar diplerinden suların girerek paletler üzerindeki kumaşların ıslanması sonucu meydene geldiği,

sigortalı tarafından, depodaki kumaş emtialarını kurtarma çalışmalarında ıslanan top halindeki 206 hasarlı top kumaş Bursa’da faaliyette bulunan üretici firma ...’e gönderilerek temizleme, yıkama ve apreleme işlemlerine tabi tutulması ve sonrasında ikinci kez ekspertiz yaplması hususlarında mutabık kalındığı ve bunların hasarlı olarak değerlendirilmesinin uygun olacağı, inceleme aşamasında, sigortalının 2,5 yıldır faaliyette olduğu sigortalı deponun (bodrum kat + zemin kat) yola bakan kısmında duvar diplerinden halen suların geldiğinin görüldüğü, ...’ye yazılı müracaat yapılarak çalışmaların da fotoğraflanmasının istendiği,

yıkama ve apreleme işleminden geçen 206 top (17.335 metre) şönil döşemelik kumaş için 2. Kez ekspertiz yapıldığında 16.121,40 metre kumaşın geri geldiği, 1.213,60 metre kumaşın ise yıkama, apre ve fiksaj işlemi sonrasında fire verdiği, işleme tabi tutulanların bazılarında da üretimde kullanılamıyacak kırılmaların olduğu bunlarında hasarlı olarak ayrılmasının uygun görüldüğü, nihai tespitte 2.420,00 metre kumaşın hasarlı ve yıkama ve apreleme masraflarının değerlendirmeye alınmasının uygun olduğu, sovtaj değerlendirmesinde sigortalıdan ve de sovtajcı firmalardan teklifler alınarak 12.100,00 TL uygun fiyatın bulunduğu,

tazminat tutarının 58.692,89 TL olduğu belirtilmiştir.Dosyada mevcut dekonttan davacı ...A.Ş. tarafından 26.11.2015 tarihinde 58.692,89 TL'nin ... A.Ş. aracılığı ile ... A.Ş. ... hesabına eft yoluyla aktarıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi heyeti tarafından mahkememize sunulan raporda özetle.

Hasar miktarı için, olay tarihindeki piyasa değerleri ile yapılan fatura ödemeleri arasında paralellik göstererek örtüştüğü, 58.692,89 TL’nin kadri maruf bir fiyatlandırma olduğu, kumaş deposuna sızan sulardan, ... asli kusurlu olup zarardan % 90 oranında sorumluluğunun bulunduğu, sigortalı ... tarafından ihbarın ...’ye yazılı olarak geç bildirimde bulunduğu için zarardan %10 oranında tali sorumlu olduğu beyan edilmiştir.

Bilirkişi Raporu, dosya kapsamına uygun, ayrıntılı, açıklayıcı ve hükme esas almaya elverişlidir.

Hasar miktarının olay tarihindeki piyasa değerleri ile yapılan fatura ödemeleri arasında paralellik göstererek örtüştüğü, 58.692,89 TL’nin kadri maruf bir fiyatlandırma olduğu, davalı tarafça atık suların kanalizasyon şebekesine deşarj edilmesi hususundaki yönetmelik hükümlerinden bahisle atık su geri tepme klapesi olmadığı, depo mahallinin yol kotundan aşağıda olması nedeniyle de herhangi bir pompaj sisteminin bulunmadığı iddia edilmiş ise de depoya sızan suların temiz su olduğu dolayısıyla herhangi bir klepeden bahsedilemeyeceği, kaldı ki bahsedilen 05.12.2010 tarihli yönetmeliğin 14. maddesinin uygulamada yer bulamadığı,

16.05.2018 tarih ve 8 sayılı ...

Genel Kurul Kararı ile yürürlükten kaldırıldığı, depo mahallinin yol kotundan aşağıda olmasında da pompaj sisteminin zaruri olmayacağı ancak fosseptik/atık su bulunması halinde söz konusu olabileceği bu olayda depo mahalline hizmet eden fosseptik bulunmadığı için pompaj sistemine de gerek olmayacağı, deponun bulunduğu binanın projesinin incelenmesinin onun teknik şartnamesine göre yapılıp yapılmadığı hakkında tam bir bilgi vermeyeceği, binaya ... tarafından temiz su bağlanırken ...’nin bu temiz suyun kirlenip pis suya dönüştükten sonra giderini de kontrol etmiş olması gerekeceği,

dosyada mevcut renkli resimlerden kumaş toplarının usulüne uygun olarak paletler üzerine istliflendiğinin görüldüğü, yapılan telefon ihbarlarının ... tarafından değerlendirilmediği, bu nedenlerle kumaş deposuna sızan sulardan, ... asli kusurlu olup zarardan % 90 oranında sorumluluğunun bulunduğu, bununla birlikte yazılı ihbarın sigortalı tarafından geç yapılarak zararın boyutunun büyüdüğü, bu nedenle davacıya da %10 kusur atfedilmesi gerektiği, sigortacının sigortalının yerine geçerek zarardan sorumlu olan kişilere rücu edebilmesi için gerekli olan, zararın sigorta teminatı kapsamında olması,

zarar görenin dava hakkının mevcut olması ve sigorta tazminatının ödenmiş olması şartlarının oluştuğu anlaşılmış, davacının rücu hakkının doğduğu kabul edilerek ödeme kapsamında tespit edilen hasarın %90’nına tekabül eden bedel ile ödeme tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğinden davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile, 52.823,60 TL'nin 26/11/2015 ödeme tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle. Dosya içeriğinden görüleceği üzere sigortalı sirayet eden suyu fark ettiğinde ...'yi arayıp durumu ihbar etmiştir. İş yeri su baskınına maruz kalan birisinin iş yerini o halde bırakıp gitmesini beklemek hayatın olağan akışına aykırıdır. Kaldı ki sigortalı durumu fark ettiği gibi ...'yi telefon ile arayıp arıza bildiriminde bulunmuştur.

Bilirkişi raporunda "Yapılan telefon ihbarlarının ... tarafından değerlendirilmediği" tespiti yapılmıştır. Sigortalı üstüne düşen bildirim yükümlülüğünü yerine getirmiş ancak davalı tedbirleri almakta, arızayı gidermekte geç kalmıştır. Dolayısıyla sigortalıya atfedilen kusurun kabulü mümkün değildir. Davalı hasarın tamamından sorumludur. İlk Derece Mahkemesi ödeme tarihinden itibaren yasal faize hükmetmiştir.

Kabul edilen faiz türü hukuka uygun değildir; işletilmesi gereken faiz türü ticari avans faizidir. Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle. Raporda yer alan bu kusur oranının belirlenmesinde hiçbir somut veriye ve hesaplamaya dayanılmadığı açıktır.

Zira hasara neden olduğu iddia edilen su sızmasının 26.08.2015 tarihinde farkına varıldığı, bunun üzerine ...’ye telefon edildiği, ancak bu aramalardan bir cevap alınamayınca 03.09.2015 tarihli yazılı olarak başvurunun yapıldığı belirtilmiştir.

Öncelikle “...’ye telefon edildiği ve bunun dikkate alınmadığı” şeklindeki ifade, sigortalının bir iddiası olmaktan öteye bir anlam ifade etmemekle birlikte, bir an için bunun doğru olduğu varsayılsa bile, sigorta sahibinin kusurunun bilirkişiler tarafından takdir edilenin çok üzerinde olduğu ortaya çıkmaktadır. Çünkü bu kabule göre, sigortalı 1 haftadan fazla bir süre mallarının hasara uğramasını seyretmiş ve hasarın artmaması için hiçbir tedbir almamıştır.

Oysa bu süre içinde malların yerleri değiştirilir ve ortaya çıkacak masraf da taşıma vs. masrafı olmakla sınırlı kalırdı. Ama bilirkişi raporunda bu hususlar hiç dikkate alınmamış ve “nasıl, hangi değerlendirme ve esasa göre” yapıldığı belli olmayacak şekilde sigortalıya %10 kusur takdir edilmiştir. Dolayısıyla hiçbir somut veriye ve hesaplamaya dayanmayan bu kusur oranının kabulü mümkün değildir.

Bunun yerine 1 haftayı aşkın bir şekilde hiçbir tedbir almadan bekleyen sigortalının bu kusurunun, hasarın ne oranda artırdığının hesaplanması ve kusur oranının buna göre belirlenmesi gerekir. Sigortalı yerin, hasarın meydana gelmesindeki teknik kusurlarıyla ilgili bir değerlendirme yapılmamıştır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda “sigortalı mahaldeki hasarın, ...’ye ait ana su borusunun kaçak yapması ile duvar diplerinden suların girmesi” şeklinde tarif edilmiştir.

Sayın bilirkişilerin bu tespitten sonra, sigortalı mahalde, dışardan ve yüzeyden gelecek sulara karşı mevzuatta öngörülen tedbirlerin alınıp alınmadığını, fen ve sanat kurallarına uyulup uyulmadığını tespit etmeleri ve buna göre kusur durumunu belirlemeleri gerekirdi.

Zira; mevzuata göre meydana gelebilecek su baskını veya su sızıntısa karşı tecrit duvarı, izolasyon kaplama, direnaj sistemi v.b. önlemlerin ilgilisince alınması gerekmektedir.”Mevzuattaki ilgili hükümler gereği, gerekli fenni tedbirlerin alınmaması halinde, idaremiz sorumlu olmayacağından, hasara maruz kalan binanın ve bina bağlantılarının, gerek ...

Yönetmelik ve uygulamalarına, gerek İmar mevzuatı gibi ilgili diğer mevzuat hükümlerine ve gerekse inşaat tekniğine uygun yapılıp yapılmadığının araştırılması gerekirdi. Ancak bu yöndeki taleplerimiz dikkate alınmamıştır. Sigortalı yerin iskan durumu, kıymetli emtianın depolanacağı bir yer olarak kullanılmaya uygun olup olmadığı araştırılmamıştır.

Bilirkişi raporunda hasar, yıkama işçiliği vs. bedeli, piyasa araştırması verilerine dayalı olarak hesaplanmamış, sadece ekspertiz raporundaki tespitlerin piyasa fiyatlarıyla uyumlu olduğu söylenmiştir. Zamanaşımı itirazımızı tekrarlıyoruz.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE

İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme. 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz" kuralı nazara alınmıştır.

Dava, sigortacının dava dışı sigortalısına aralarındaki sigorta poliçesine dayanarak ödediği hasar bedelinin 6102 Sayılı TTK'nın 1472. Maddesi uyarınca sorumlu davalı kurumdan rücuen tahsili istemine ilişkindir.Mahkemece gerekçeli kararda dosya kapsamındaki deliller doğru şekilde özetlenmiştir.Dava, rücu talebine dayanmakta olup, rücu ve halefiyet Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 22/03/1944 tarih E. 37, K. 9, R.G.

03/07/1944 sayılı kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası içinde söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır.

6102 sayılı TTK'nun "..." başlığı altındaki 1472.maddesinde ise "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder." hükmüne yer verilmiştir.

Buna göre; davacı sigorta şirketinin sigortalısı hangi görevli ve yetkili mahkemede dava açabilecek ise, sigorta şirketinin de halefiyet gereğince, aynen sigortalı gibi o mahkemede dava açabileceğine işaret edilmiştir. Sigorta poliçesi ve ödeme belgesi dikkate alındığında davanın görevli mahkemede açıldığı ve davacının aktif husumetinin bulunduğu anlaşılmıştır. Mahkemece inşaat mühendisi, mimar ve tekstil mühendisi bilirkişi heyetinden alınan raporda.

Davalı tarafça, atıksuların kanalizasyon şebekesine deşarj edilmesi hususundaki yönetmelik hükümlerinden bahisle atıksu geri tepme klapesi olmadığı, depo mahallinin yol kotundan aşağıda olması nedeniyle de herhangi bir pompaj sisteminin bulunmadığı iddia edilmiş ise de. Depoya sızan suların temiz su olduğu dolayısıyla herhangibir klepeden bahsedilemeyeceği, kaldı ki bahsedilen 05.12.2010 tarihli yönetmeliğin 14. maddesi uygulamada yer bulamamış 16.05.2018 tarih ve 8 sayılı ...

Genel Kurul Kararı ile yürürlükten kaldırılmıştır. Depo mahallinin yol kotundan aşağıda olmasında da pompaj sisteminin zaruri olmayacağı ancak foseptik/atıksu bulunması halinde söz konusu olabileceği bu olayda depo mahalline hizmet eden foseptik bulunmadığı için pompaj sistemine de gerek olmayacaktır. Deponun bulunduğu binanın projesinin incelenmesi, onun teknik şartnamesine göre yapılıp yapılmadığı hakkında tam bir bilgi vermez.

Binaya ... tarafından temiz su bağlanırken ...'nin bu temiz suyun kirlenip pis suya dönüştükten sonra gideri de kontrol etmiş olması gerekir. Dosyasında mevcut renkli resimlerden kumaş toplarının usulüne uygun olarak paletter üzerine istiflendiği görülmüştür.

Yapılan telefon ihbarlarının ... tarafından değerlendirilmediği anlaşılmakla birlikte yazılı ihbarın sigortalı tarafından geç yapılarak zararın boyutunun büyüdüğü davacıya %10 kusur atfedilebileceğidir.Hasar miktarı yönünden incelemede.

Hasar miktarı için, olay tarihindeki piyasa değerleri ile yapılan fatura ödemeleri arasında paralellik göstererek örtüştüğü, hasar gören kumaşlara yapılan yıkama ve apre işlemlerinin fiyatlarının o tarihteki piyasa koşullarına göre kadri maarufunda olduğu ve yıkama apre işlemleri sonucunda 1.213,60 metre fire miktarının toplam kumaşın %7'sine tekabül ettiği ve bu işlemler için %7'lik fire oranının piyasa koşullarına göre normal olduğu,

tüm bu değerlendirmeler sonucunda ekspertiz raporunda hesaplanan 58.692,89 TL'nin kadri maruf bir fiyatlandırma olduğu tespit edilmiştir.Sigortacının rücu hakkı kanundan dağan bir hak olmakla birlikte, sigortacının sigortalının yerine geçerek zarardan sorumlu olan kişilere rücu edebilmesi için gerekli olan; zararın sigorta teminatı kapsamında, zarar görenin dava hakkının mevcut olması ve sigorta tazminatının ödenmiş olması hususları sağlanmıştır.'' şeklinde görüş bildirilmiştir.Uyuşmazlık; dava konusu hasarın hangi nedenden kaynaklandığı,

oluşan zarardan davalının kusur ve sorumluluğunun yada kusursuz sorumluluğunun, sigortalının yada 3.kişilerin müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır.2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunun 2.maddesinde ...'nin görev ve yetkileri düzenlenmiş, a bendinde "İçme, kullanma ve endüstri suyu ihtiyaçlarının her türlü yeraltı ve yer üstü kaynaklarından sağlanması ve ihtiyaç sahiplerine dağıtılması için;

kaynaklardan abonelere ulaşıncaya kadar her türlü tesisin etüt ve projesini yapmak veya yaptırmak, bu projelere göre tesisleri kurmak veya kurdurmak, kurulu olanları devralıp işletmek ve bunların bakım ve onarımını yapmak, yaptırmak ve gerekli yenilemelere girişmek", b bendinde "Kullanılmış sular ile yağış sularının toplanması, yerleşim yerlerinden uzaklaştırılması ve zararsız bir biçimde boşaltma yerine ulaştırılması veya bu sulardan yeniden yararlanılması için abonelerden başlanarak bu suların toplanacakları veya bırakılacakları noktaya kadar her türlü tesisin etüt ve projesini yapmak veya yaptırmak;

gerektiğinde bu projelere göre tesisleri kurmak ya da kurdurmak; kurulu olanları devralıp işletmek ve bunların bakım ve onarımını yapmak, yaptırmak ve gerekli yenilemelere girişmek", d bendinde ise "Su ve kanalizasyon hizmetleri konusunda hizmet alanı içindeki belediyelere verilen görevleri yürütmek ve bu konulardaki yetkileri kullanmak" ...'nin görev ve yetkileri arasında sayılmıştır. ...

Genel Müdürlüğü Sıhhi Tesisat Eğitim Ve Uygulama Esasları Yönetmeliğinin 3.maddesinde "Şube yolu: ... tarafından döşenen ana boru ile bina arasındaki boru ve teçhizatlardan meydana gelen tesisattır.", ... Tarifeler Yönetmeliğinde "Şube yolu: Ana musluğun ana boruya bağlandığı noktadan başlayıp, bahçeli nizamlarda parsel sınırından bahçe duvarından en fazla bir metre içerde, bahçesi olmayan binalarda ise cephe duvarına kadar olan kısımdır." şeklinde tanımlanmıştır.

Yine Yönetmeliğin su ve atıksu şebekesi bakım bedeli başlıklı maddesinde yer alan "İçme suyu ve atıksu bina bağlantılarında oluşan arızaların bakım ve onarımlarının yapılması, atıksu kanal ve bina bağlantılarına ait tesisatlarda meydana gelen tıkanıklıkların açılması...içme suyu ve atıksu şebeke bağlantılarının her an kullanıma hazır tutulması karşılığında abonenin tabi olduğu tarife üzerinden her ay için 1 m3 su miktarı karşılığı bedel alınır" şeklindeki düzenleme ile ...'nin içme suyu ve atık su şebeke bağlantılarını her an kullanıma hazır bulundurma sorumluluğuna işaret edilmiştir.2560 sayılı Kanun ve yukarıda ifade edilen Yönetmelik

hükümleri değerlendirildiğinde; söz konusu hasarın ...'nin bakım sorumluluğunda olan binanın şube yolu olarak nitelendirilen kısmında temiz su borusunun patlaması neticesinde meydana geldiği sabittir. 6098 sayılı TBK'nın 69. maddesi uyarınca, bir binanın veya diğer yapı eserlerinin maliki, bunların yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden doğan zararı gidermekle yükümlüdür.

Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, TBK'nın 69.maddesindeki sorumluluk, objektif özen yükümlülüğüne aykırılıktan doğan "ağırlaştırılmış" bir kusursuz sorumluluk halidir. Bu sorumlulukta zarar gören, yapı malikinin (somut olayda davalı ...'nin) kusurunu kanıtlamak zorunda değildir. Yapı maliki ise, kusurun bulunmadığı savunmasının ötesinde uygun illiyet bağının kesildiğini kanıtlamalıdır.

Kusursuz sorumlulukta illiyet bağının kesilebilmesi için zarar görenin ağır kusurunun olması, üçüncü bir kişinin illiyet bağını kesebilecek nitelikte ağır kusurunun olması veya zararlandırıcı sonucun meydana gelmesinde öngörülmeyen bir halin bulunması şartlarından birini gerçekleşmesi gerekmektedir. Ancak, imal olunan şey malikinin ek kusuru varsa, illiyet bağının kesilmesi malikin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.

Söz konusu olayda patlayan ve hasara sebebiyet veren boru, davalının sorumluluğunda olan ve maddede açıklanan "imal olunan şey" kavramına dahildir, davalı ise bu boruların kötü yapılmasından veya muhafazasından kaynaklanan zarardan kusursuz sorumlu olup sisteminin sorunsuz bir şekilde çalışmasını sağlamakla yükümlüdür (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2017/2031 Esas, 2019/10321 Karar sayılı ve 2018/5489 Esas, 2020/3698 Karar ilamları).Dosya kapsamına göre sigortalı işyerinde ...'ye ait ait ana su borusunun kaçak yapması ve su sızması ile meydana geldiği,

davalı İskinin temiz su bağlanırken bu temiz suyun kirlenip pis suya dönüştükten sonra gideri de kontrol etmiş olması gerektiği, bu sebeple yapı maliki olan ve yasa uyarınca kusursuz sorumluluğu bulunan davalının eylemi ile zarar arasında uygun illiyet bağı bulunduğu, davalının savunmasının aksinin denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu ile teknik olarak karşılandığı, illiyet bağını kesecek bir olgunun olmadığı, hasarın poliçe teminatı kapsamında kaldığı, bilirkişi raporuna göre sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin kadri maruf olduğu anlaşılmakla;

davalının kusur, illiyet bağı ve zarar miktarına yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.Davalının zamanaşımı itirazının incelemesi; dava rücuen tazminat talebine ilişkin olduğundan TBK'nın 73/1.maddesi. "Rücu istemi, tazminatın tamamının ödendiği ve birlikte sorumlu kişinin öğrenildiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde tazminatın tamamının ödendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar." gereği iki yıllık zamanaşımına tabidir.

Somut olayda hasar ve ihbar tarihi 28/08/2015, ödeme tarihi 26/11/2015, dava tarihi ise 19/07/2017 dir. Bu bağlamda davanın zamanaşımı süresinde açıldığının kabulü gerekir.Davacının istinaf itirazının incelenmesine gelince. Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 52. maddesinde düzenlenmiştir.

Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim tazminat miktarını hafifletebilir. Müterafik kusur indiriminin tatbik edilebilmesi için, her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilmesi gerekir.

Buna göre somut olay incelendiğinde her ne kadar dava dışı sigortalıya, davalı İskiye ihbarda bulunmakta gecikmesi sebebi ile kusur yüklenmiş ise de; sigortalının ihbarda bulunduğu, olayın oluş şeklinde göre gecikmesinin söz konusu olmadığı anlaşılmakla; mahkemece davanın kabulüne hükmedilmesi gerekirken müterafik kusur indirimi yapılası hatalı olmuştur.

Her ne kadar davalı tacir olduğundan 6102 sayılı TTK 19/1 maddesindeki "bir tacirin borçlarının ticari olması asıldır..." hükmü uyarınca uygulanacak faiz 3095 sayılı yasanın 2/2. maddesindeki avans faizi ise de; dava dilekçesinde yasal faiz talep edildiği sabit olduğundan mahkemece taleple bağlı kalınarak yasal faize hükmedilmesi doğru olmuştur.

Açıklanan gerekçelerle; davalı vekilinin istinaf itirazının HMK 353/1.b.1 maddesi uyarınca reddine; davacı vekilinin istinaf itirazının kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmış ve HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde yeniden hüküm tesis edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı vekilinin istinaf itirazının 6100 sayılı HMK 353/1.b.1 maddesi uyarınca REDDİNE,2-Davacı vekilinin istinaf itirazının, 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince KISMEN KABULÜNE,3-İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/59 Esas, 2020/662 Karar sayılı ve 23/12/2020 tarihli kararının KALDIRILMASINA ve DAİREMİZCE YENİDEN HÜKÜM TESİS EDİLMESİNE,4-DAVANIN KABULÜ İLE, 58.692,89TL nin 26/11/2015 ödeme tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5-İlk Derece Mahkemesi yönünden;a-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.009,31 TL nispi karar harcından, davacı tarafından yatırılan 1.002,33 TL'nin mahsubu ile bakiye 3.006,98 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,b-Davacının yapmış olduğu 39,90 TL (vekalet ve başvurma harcı), 612,50-TL (tebligat ve posta gideri) ve 2.100,00 TL (bilirkişi) ücretinden oluşan toplam 2.752,40 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

c-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Dairemizin karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca tayin ve takdir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,d-Gider avansının kullanılmayan kısmının yatıran tarafa ilk derece mahkemesince iade edilmesine,

5-İstinaf İncelemesi Yönünden;a-Taraflarca ayrı ayrı tarafından yatırılan 162,10 TL istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,b-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, davalı tarafından yatırılan 902,25 TL'nin mahsubu ile bakiye 474,65 TL'nin karar kesinleştiğinde davalı tarafa iadesine,c-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından, davacı tarafından yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 368,30 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

ç-Davacı tarafça sarf edilen 271,90 TL (harç ve posta masrafı) istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,d-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,e-Yatırılan gider avansından kalan kısmın taraflara ilk derece mahkemesince iadesine,f-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,g-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.25/09/2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, E. 2021/1134, K. 2024/1167, 25 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. İstinaf Sebepleri
  8. Delillerin Değerlendirmesi Ve Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/1134
Karar No
2024/1167
Tarih
25 Eylül 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi E.2021/1135 K.2024/1204
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2021/1137 K.2024/1511
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi E.2021/1146 K.2024/1079
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi E.2021/1152 K.2024/1171
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi E.2021/1153 K.2024/1080
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi E.2021/1154 K.2024/1206

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.