KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 13 Ekim 2021
- Dosya no
- 2021/1381
- Karar no
- 2021/971
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Esas no
- 2021/300 (DERDEST
- Karar tarihi
- 13/07/2021
- Dava
- Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
840 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkili şirket hakkında davalı şirket tarafından Bakırköy ... İcra Dairesi ... E. sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, ödeme emrinin tebliğ tarihi itibariyle müvekkilinin adresi ... Mah. ... Sok.
No:...1 olmasına rağmen tebligatın eski adrese yapıldığını, davalı tarafından düzenlenen takip talebinde "hizmet bedeline ilişkin tahsil açıklaması" ile 58.560,45 TL talep edildiğini ancak müvekkilin davalıya herhangi bir borcu olmadığı gibi aksine alacaklı olduğunu, davalının usulsüz şekilde takip başlatarak takibi kesinleştirdiğini akabinde ise müvekkiline karşı haciz işlemlerine başladığını belirterek, borçlu olmadığının tespitine, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davalıdan olan bakiye alacaklarının takas mahsubuna, takibin dava neticelenene kadar tedbiren ve teminatsız olarak durdurulmasına,
hacizler ve yakalama kararlarının kaldırılmasına, aksi halde mahkemece takdir edilecek bir teminat üzerinden takibin durdurulması ile hacizlerin ve yakalama kararlarının fekkine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; "Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin 2004 sayılı İİK nın 72/3 maddesi uyarınca icra takibi sırasında açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yoluyla icra takibi durdurulamayacağından reddine" karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süre içerisinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafça takip dosyasında yapılan tebligatın usulsüzlüğü yanı sıra müvekkilinin herhangi bir borcu olmayıp aksine alacaklı olduğunu, müvekkilinin şirket adresini güncelleyeceğini bilen davalı tarafın kasten o tarihte bir takip başlatarak müvekkilinin takipten haberdar olmasının önüne geçtiğini, ihtiyati tedbir taleplerinin teminat karşılığı kabul edilmesine yasal bir engel bulunmadığını, İİK 72/3. maddenin 2. cümlesinde "Ancak,
borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir." hükmü mevcut olup bu hükmün mahkemece nazara alınmadığını belirterek, tedbir talebinin reddi kararının kaldırılması ile teminat karşılığı yahut teminatsız şekilde tedbiren takibin durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme. 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılmıştır. Dava, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında menfi tespit istemine ilişkindir.
Menfi tespit davası icra takibinden sonra açılmış ve davacı vekili dava dilekçesinde takibin durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir. İİK'nın 72/2 maddesinde icra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkemenin, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebileceği,
İİK'nın 72/3 maddesinde ise icra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemeyeceği ancak borçlunun gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebileceği düzenlenmiştir.
Davacı tarafından, icra takibinden sonra takibin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir talep edildiğindan İİK'nun 72/2 ve 72/3 maddeleri gereğince icra takibinden sonra tedbir yolu ile icra takibinin durdurulması yönünde karar verilemeyeceği anlaşılmış olup, mahkemece bu yönde verilen kararda bir isabetsizlik yoktur.
Ancak takipten sonra açılan menfi tespit davasında tedbiren icra takibinin durdurulması mümkün değil ise de; davacı vekilinin talebinin "çoğun içinde az da vardır" kuralı gereğince İİK'nun 72/3. maddesindeki "icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesi" yönündeki tedbiri de kapsadığının kabulü gerektiğinden, İİK 72/3. maddesine göre tedbir kararı verilmemesi hatalıdır.
İİK'nun 72/4. maddesindeki tedbir nedeniyle alacağın geç alınmasından kaynaklı tazminat hükmündeki miktar da gözetilerek, İİK'nun 72/3. maddesi uyarınca davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile %20 teminat karşılığı icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir kararı verilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle ara kararın 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, davacı vekilinin icra takibinin durdurulması isteminin reddine, İİK'nun 72/3 maddesi uyarınca % 20 teminat karşılığında icra veznesine yatırılacak olan paranın alacaklıya ödenmemesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
13/10/2021
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, E. 2021/1381, K. 2021/971, 13 Ekim 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama