İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi E.2021/1542 K.2025/638

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,

Esas2021/1542Karar2025/638Tarih4 Haziran 2025Okuma13 dk · 2.573 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
4 Haziran 2025
Dosya no
2021/1542
Karar no
2025/638
İncelenen kararın mahkemesi
BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Esas no
2018/1095
Karar no
2021/255
Karar tarihi
08/03/2021
Dava
İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.573 kelime·13 dk okuma·7 bölüm

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil davacı şirket ile davalı şirket arasında ticari ilişkinin bulunduğunu, davalı tarafın bu ilişkiye istinaden müvekkili firmaya olan borcunu ödemediğini, alacağın tahsili için davalı aleyhine ... sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalı tarafın borcun tamamına ve ferilerine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, itirazın haksız olduğunu beyan ederek; icra takibine yapılan itirazının iptaline, davalının takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki sözleşme gereğince çalışan personelin maaş ve muhtelif özlük haklarından doğan alacakları ile 4857 SK'dan doğan alacaklarının davacı firmanın sorumluluğunda olduğunu, davacı firma personeli ... tarafından davacıya alt işveren, müvekkili davalıya asıl işveren sıfatı ile Bursa 4. İş Mahkemesinde 2015/433 E. sayılı dosyası ile işçilik alacağı davası ikame edildiğini, yargılama sonucunda verilen karara istinaden ...'ın ... sayılı icra dosyası ile icra takibi başlattığını, davacı şirketin ... sayılı icra dosyasına borcunu ödemediğini,

bu nedenle müvekkil davalı tarafından icra dosyasına 12.000,00 TL ödendiğini ve bu bedelin davacıya rücu edilerek davacının aylık hak edişinden mahsup edildiğini, açıklanan nedenlerle davalıya bir borcunun olmadığını beyan ederek davanın reddini ve davalı tarafça kötü niyetli icra takibine girişildiğindcn %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; "...İş bu davada davacı firma personeli olan dava dışı ...'ın davacıya karşı alt işveren davalıya karşı asıl işveren sıfatı ile ikame ettiği işçilik alacağı talebi ile Bursa 4.İş Mahkemesi'nin 2015/433 E. Sayılı dosyası ile dava ikame ettiği karar neticesinde Bursa ... İcra Müdürlüğünün dosyasına davalının asıl işveren sıfatı ile müteselsilen yaptığı 12.000,00 TL lik ödemeyi davacıya rücu edebileceği bu hali ile davalının davacıya borçlu olmadığı..."gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili yasal süre içerisinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; Bursa 4. İş Mahkemesi 2015/433 E. 2017/212 K. Sayılı ilama göre dava dışı ...'ın toplamda 3 yıl 3 ay 4 gün toplam hizmet süresine sahip olduğunu ancak müvekkili şirkette 1 yıl 2 ay 20 gün çalıştığını,dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarından müvekkilinin sorumluluğunun tespiti çerçevesinde ek rapor tanzimi talep edilmişse de, bu taleplerinin mahkeme tarafından dikkate alınmadığını hatalı karar verildiğini beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme.

6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz" kuralı nazara alınmıştır.Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Bakırköy ...

İcra Dairesi'nin ... E. sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı tarafından cari hesap alacağından kaynaklı olarak 9.690,00 TL alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte tahsili için 01/06/2018 tarihinde takip başlatıldığı, ödeme emrinin 04/06/2018 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafından 05/06/2018 tarihinde itiraz edildiği,

itiraz dilekçesinin davacıya 08/06/2018 tarihinde tebliğ ile işbu davanın İİK'nın 67.maddesi uyarınca 1 yıllık süre içerisinde açıldığı tespit edilmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının cari hesap alacağının bulunup bulunmadığı ve dava dışı işçiye davalı tarafından ödenen bedelden hangi tarafın veya tarafların ne oranda sorumlu olduğuna ilişkindir.

Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. maddesinde.

"Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir.

Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur." hükmü bulunmaktadır.Dava konusu olayda davacı ile davalı arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup, davalı asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeriyle ilgili olarak İş Kanunundan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverenle birlikte müteselsilen sorumludur.

Burada Kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusudur ve işçi alacağının güvence altına alınması amacıyla getirilmiş olan sadece işçilere karşı bir sorumluluktur. Asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide ise iş hukuku değil,Borçlar Kanunu ve sözleşme hukuku esas alınacağından, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir.

Alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular, kendi aralarındaki iç ilişkide, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda bir anlaşma yapabilirler. Nitekim 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 167. maddesi "Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar.

Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır." şeklinde düzenleme mevcuttur.Bu durumda, uyuşmazlığın çözümü için taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi, teknik şartname ve genel şartnamelerinin sorumluluğa yönelik hükümleri ve genel hukuk prensipleri dikkate alınarak bir sonuca gidilmesi gerekmektedir.

Tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme ve şartname hükümlerinde işçi alacaklarından kimin, ne kadar sorumlu olduğuna ilişkin hüküm varsa bu hükümler tarafları bağlar.Hizmet sözleşmelerinde, ihale evraklarında teknik ve idari şartnamelerde ve taraflar arasında karşılıklı düzenlenen diğer belgelerde yüklenici şirketin sorumluluğuna ilişkin açık hüküm olan hallerde, asıl işveren ödemiş olduğu miktarın tamamını,ilgili alt işverenden rücuen tahsilini talep edebilirken alt işverenin, asıl işverenden rücu imkanı yoktur.

Sözleşme değerlendirilirken işçinin çalıştığı dönemlere ilişkin sözleşme hükümleri dikkate alınmalıdır. Buna göre, son alt işverenin alacağın tamamından sorumlu tutulamayacağı, tamamından sorumlu olmasının İş Kanunu gereği yalnız işçiye karşı olduğu, işçiyi çalıştırmış olan alt işverenlerin her birinin dava dışı işçiyi çalıştırdığı dönemi kapsayan kısmından sınırlı sorumlu olacağı dikkate alınmalıdır.

(Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 24/05/2018 tarihli 2015/38873 E. 2018/6205 K., yine aynı Daire'nin 31/05/2018 tarihli 2016/2779 E. 2018/6452 K., 11/05/2017 tarihli 2016/7790 E. 2017/5936 K. sayılı ilamları) Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 25/01/2021 tarihli 2019/2330 E. 2021/175 K. sayılı kararı; ''İş Kanunu'na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması,

işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir.

Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır.İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar.Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir.

Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır.İhbar tazminatından son işveren sorumludur.

Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır.İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de ayrı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir...'' şeklindedir.

İşçilik ücretlerden asıl işveren ve alt işverenin sorumlulukları yönünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. ve 14. Hukuk Daireleri arasında çıkan uyuşmazlıkta Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 05/05/2023 tarihli 2023/1118 E. 2023/1683 K sayılı kararı ile; "...Somut olaya gelince.

Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7'nci Hukuk Dairesi ile Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14'ncü Hukuk Dairesi arasındaki uyuşmazlık, az yukarıda yer verilen emsal Yargıtay ilâmı doğrultusunda giderilmelidir.Dairemiz'in istikrar kazanan uygulamalarında da belirtildiği gibi, hizmet alımına ilişkin sözleşmelerde, hizmetin yüklenicinin (alt işveren) işçileri tarafından yerine getirilmesi kabul edildiğinden,

asıl işverenin yüklenicinin (alt işveren) işçileri ile herhangi bir organik bağı bulunmamaktadır.Hizmet alımına ilişkin tip sözleşmelerde, işçilik ücretleri arasında işçilere ait özlük haklarının tümü belirlenmekte ve bu şartlarla sözleşme imzalanmaktadır.

İş Kanunu'nda, işçiyi korumak amacıyla düzenlenmiş olan asıl işveren ve alt işverenin (yüklenici) müteselsil sorumluluğuna ilişkin düzenlemenin taraflar arasındaki hizmet sözleşmelerinde iç ilişki bakımından uygulanması mümkün değildir.

Hizmet alım sözleşmelerinde, işçilerin özlük hakları ile ilgili olarak yüklenici (alt işveren) lehine herhangi bir hüküm bulunmaması durumunda, yüklenicinin (alt işveren) işçisi ile organik bir bağı olmayan asıl işveren, işçilerin özlük haklarından sorumlu tutulmamalıdır.

Bu itibarla, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7'nci Hukuk Dairesi ile Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14'üncü Hukuk Dairesi arasındaki uyuşmazlığın, asıl işverence yüklenicinin (alt işveren) işçilerine ödenen ücretlerden yükleniciyi (alt işveren) tamamen sorumlu tutan Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin uygulaması doğrultusunda giderilmesi gerekmiştir..." şeklindeki uyuşmazlığın giderilmesine karar verilmiştir.Emsal karar, TBK'nın 167. maddesinde yer alan "...borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça..." hükmü çerçevesinde değerlendirildiğinde,

kararda da ifade edildiği gibi hizmet alımına ilişkin sözleşmelerde işçilik ücretleri arasında işçilere ait özlük haklarının tümü belirlendiği ve bu şartlarla sözleşme imzalandığı için işçiye ödenen dava konusu bedellerden asıl işverenin de sorumlu olduğuna dair bir hüküm yer almadığı takdirde asıl işverenin sorumluluğuna gidilemeyecektir.Taraflar arasında 04/02/2015 tarihinde ... ... Müdürlüğü İlave Güvenlik Hizmeti Alımı Sözleşmesi başlıklı sözleşme imzalanmıştır.

Sözleşmede davacı şirket "Firma, davalı ise "..." olarak anılmaktadır. Sözleşmenin konusu; davacı tarafından davalının Bursa Hipodrom Müdürlüğü'nde 10/02/2015-09/02/2018 tarihleri arasında mevcut güvenlik birimine ek olarak 18 (onsekiz) silahsız güvenlik personeli ile hizmet verilmesine ilişkindir.

Sözleşmenin "Genel Şartlar" başlığı altında 3.maddesinin 3.22 bendinde; "...Firma'nın çalıştıracağı güvenlik personelinin 4857 sayılı İş Kanunu'ndan kaynaklanan tüm yasal hakları (ücret, fazla mesai, yıllık izin vb işçilik alacakları) ve tazminatları (kıdem, ihbar, işe iade, maddi ve manevi tazminatlar) Firma tarafından karşılanacaktır." hükmü ile davalının bu alacaklardan sorumlu olmadığı kararlaştırılmıştır.Bursa 4. İş Mahkemesinin 2015/433 E. Sayılı dosyası ile ... tarafından davacı ve davalı aleyhine işçilik alacaklarının tahsili istemiyle dava açılmıştır.

İşbu dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda ...'ın... hizmet döküm cetveline göre; -25/01/2012-31/12/2012 tarihleri arasında ... A.Ş.'de,-01/01/2013-31/12/2013 tarihleri arasında...Şti.'de,-01/01/2014-09/02/2015 tarihleri arasında ... Şti.'de,-10/02/2015-30/04/2015 tarihleri arasında ...

Şti.'de çalıştığı, Toplam hizmet süresinin 3 yıl 3 ay 6 gün (1191 gün) olduğu, 4.736,00 TL brüt kıdem tazminatı, 1.682,00 TL brüt yıllık izin ücreti alacağının olduğu hususlarında rapor düzenlenmiştir.

Bursa 4. İş Mahkemesinin 2015/433 E. 2017/212 K. sayılı 25/05/2017 tarihli kararı ile; "-4.736,00 TL brüt kıdem tazminatı alacağının akdin feshi tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faiz oranı ile birlikte,-1.682,00 TL brüt yıllık izin ücreti alacağının, 500,00 TL'sinin dava tarihinden itibaren, bakiyesinin ıslah tarihi olan 11/02/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz oranı ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak, davacıya ödenmesine" karar verilmiştir.Bursa ...

İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyası ile alacaklı ... tarafından, Bursa 4. İş Mahkemesinin 2015/433 E. 2017/212 K sayılı 25/05/2017 tarihli kararına istinaden davacı ve davalı hakkında.

4.700,06 TL asıl alacak, 357.46 TL asıl alacak, 845,03 TL asıl alacak, 1.980,00 TL vekalet ücreti, 1.022,21 TL geçmiş gün faizi, 66,11 TL geçmiş gün faizi, 103,56 TL geçmiş gün faizi, 13,67 TL geçmiş gün faizi, 139,39 TL harç, 0,96 TL geçmiş gün faizi, 485,00 TL yargılama gideri, 3,35 TL geçmiş gün faizi olmak üzere toplam 9.716,80 TL üzerinden takip başlatılmıştır.

Davalı tarafından 22/12/2017 tarihinde 12.000,00 TL ödeme yapılmıştır.Dava dışı ...'ın 3 yıl 3 ay 6 gün (1191 gün) olan toplam hizmet süresinin 1 yıl 2 ay 20 gün (445 gün) olan kısmında davacı şirket nezdinde çalıştığı tespit edilmiştir.Bu nedenle kıdem tazminatı yönünden davacı taraf, işçiyi çalıştırdığı süre ile orantılı olacak şekilde sorumludur. Ancak yıllık izin alacağının tamamından son işveren sıfatıyla davacı sorumludur.İcra takibine konu alacaklar incelendiğinde.

357.46 TL asıl alacak, 845,03 TL asıl alacak yıllık izin ücreti olup yine 66,11 TL geçmiş gün faizi, 103,56 TL geçmiş gün faizi ise yıllık izin ücretinin faizine ilişkidir. Bu alacakların toplamı olan 1.272,16 TL'den sadece davalı sorumludur.

Bu tutar toplam 9.716,80 TL alacağın %13,0923'una tekabül etmektedir.Davacı tarafından 12.000,00 TL ödendiğine göre bu tutarın %13,0923'u olan 1.571,07 TL'den sadece davacı sorumludur.Kalan 12.000,00 - 1.571,07 = 10.428,93 TL yönünden ise işçiyi çalıştırdığı süreyle orantılı olarak davacı sorumludur.

Toplam hizmet süresi 1191 gün, davacı şirkette çalıştığı süre 445 gün olduğundan 445 gün x 10.428,93 TL / 1191 gün = 3.896,62 TL davacının sorumlu olduğu tutardır.Bu durumda, işçiye ödenen 12.000,00 TL bedelin 1.571,07 TL + 3.896,62 TL = 5.467,69 TL'sinden davacının sorumlu olduğu hesap edilmiştir, kalan tutardan ise işçiyi çalıştıran diğer alt işverenler veya davalı ile birlikte diğer alt işverenler sorumludur.Davacı ve davalıya ait ticari defterlerin incelenmesi neticesinde alınan bilirkişi raporu ve 15/01/2018 tarihli mutabakat mektubuna göre taraf defterleri arasındaki mutabakatsızlığın 12.000,00 TL olduğu,

15/01/2018 tarihli mutabakat mektubunda;1- Davalı tarafın 31/12/2017 tarihli borç bakiyesinin: 46,927,02 TL olduğunu bildirdiği, 2- Aynı mutabakat mektubu üzerinde davacı tarafın alacak bakiyesinin 58.927,02 TL olduğunu bildirdiği, dip not olarak "eksik ödenen 12.000,00 TL alacağımız bulunduğundan mutabık değiliz. Bu meblağ ile ilgili alacak davası açma hakkımız vardır" yazılı olduğu anlaşılmıştır.

Taraflar arasındaki 31/12/2017 tarihli mutabakatsızlığın davalı tarafından, dava dışı işçiye ödenen 12.000,00 TL tutardan kaynaklandığı, yukarıda hesaplandığı üzere davacının bu bedelin 5.467,69 TL'sinden sorumlu olduğu, davacı tarafından 01/06/2018 tarihinde icra takibinin 9.690,00 TL üzerinden başlatıldığı anlaşılmakla, bu durumda davacının 9.690,00 TL - 5.467,69 TL = 4.222,31 TL yönünden alacaklı olduğu hesap edilmiştir.

Açıklanan nedenlerle mahkemece davanın kısmen kabulü ile icra takibinin 4.222,31 TL alacak yönünden kısmen devamına karar verilmesi gerekirken davanın reddi hatalıdır. Ayrıca alacak tutarı cari hesap ilişkisine dayalı, bu nedenle likit olduğundan, alacak tutarının %20'si oranında davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekmiştir.

Davalı taraf "..." olmasına rağmen karar başlığında "..." olarak yazılması hatalı ise de, söz konusu hata mahallinde düzeltilebilir maddi hata olduğundan, bu hususa işaret edilerek Dairemizin karar başlığında davalı unvanı düzeltilmiştir.Açıklanan gerekçelerle; davacı vekilinin istinaf istemi kabul edilerek HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarında davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde yeniden hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜ M

Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere,1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/03/2021 tarihli 2018/1095 E. 2021/255 K. sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA ve YENİDEN HÜKÜM TESİS EDİLEREK,a-Davanın KISMEN KABULÜ ile Bakırköy ... İcra Dairesi'nin...

Sayılı dosyasına vaki itirazın kısmen iptaline, takibin 4.222,31 TL üzerinden devamına, alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiz uygulanmasına,b-Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,c-İİK'nın 67/2 maddesi uyarınca alacak tutarı 4.222,31 TL'nin %20'si oranında hesap edilen 844,46 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,ç-Davalı tarafın kötüniyet tazminatı isteminin reddine,d-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından,

davacı tarafça peşin yatırılan 165,49 TL'nin mahsubu ile bakiye 449,91 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,e-Davacı tarafından yatırılan başvuru harcı ve nispi harç toplamı 201,39 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, f-Davacı tarafından tebligat masrafı, posta masrafı ve bilirkişi ücreti olarak yapılan 1.190,50 TL yargılama giderinden, davanın kabul red oranı dikkate alınarak hesaplanan 518,75 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,

g-Davalı tarafça yapılan 100,00 TL yargılama giderinden, davanın kabul red oranı dikkate alınarak hesaplanan 56,42 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,ğ-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan Dairemizin karar tarihi itibariyle yürürlükte olan AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan 4.222,31 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,g-Davalı taraf vekille temsil olunduğundan Dairemizin karar tarihi itibariyle yürürlükte olan AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan 5.467,69 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,h-Yatırılan gider

avansından artan kısmın taraflara ilk derece mahkemesince iade edilmesine, 2-İstinaf yargılama giderleri yönünden;a-Davacı tarafça yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına,b-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından,

SONUÇ / HÜKÜM

davacı tarafından yatırılan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 556,10 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,c-Davacı tarafça yapılan 287,90 TL (istinaf harçları ve posta masrafı) istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,ç-Yatırılan gider avansından artan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iade edilmesine,d-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,e-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğ edilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nın 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.

04/06/2025

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, E. 2021/1542, K. 2025/638, 4 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. İstinaf Sebepleri
  8. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  9. Hükü M
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/1542
Karar No
2025/638
Tarih
4 Haziran 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi E.2021/1547 K.2025/696
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi E.2021/1548 K.2025/680
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi E.2021/1559 K.2025/734
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi E.2021/1564 K.2025/738
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi E.2021/1565 K.2025/641
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi E.2021/1577 K.2025/639

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.