KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 27 Mart 2024
- Dosya no
- 2021/282
- Karar no
- 2024/442
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Esas no
- 2014/502 Esas
- Karar no
- 2020/38
- Karar tarihi
- 21/01/2020
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Karar Metni
1.512 kelime·8 dk okuma·4 bölüm
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirket ile davalı firma arasındaki ticari ilişki kapsamında davalının müvekkiline 27.789,19 TL borcunun olduğunu, müvekkili şirket tarafından borcun ödenmesi konusunda davalı şirkete defalarca ödeme talebinde bulunulduğunu, fakat davalı tarafından ödemenin yapılmaması üzerine müvekkili tarafından Bakırköy ...
İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın icra takibine haksız ve mesnetsiz olarak itiraz ettiğini, tarafların tacir olduklarından aralarındaki ticari işlere uygulanacak faizin ticari faiz olduğunu, bu sebeple faiz oranına yapılan itirazın da yerinde olmadığını belirterek davanın kabulü ile takibe yapılan itirazın iptaline, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı müflis ... Tic. A.Ş.'ne usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilmesine rağmen yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, " Davacı şirket kayıtlarına göre, davalı şirketten cari hesap ekstresine göre en son işlemin gerçekleştirildiği 15/03/2009 tarihi itibariyle 27.789,18 TL alacaklı olduğu, davalı şirket kayıtlarında ise davacı şirkete ait herhangi bir işlemin yer almadığı bilirkişi incelemesi neticesinde tespit edilmiştir.
Ancak davacı şirketin 2015 yılına ait genel kurul kararı ile "Türk Ticaret Kanunu'nun 175.maddesi kapsamında kısmi bölünme ile alacaklıların alacaklarının tehlikeye düşmediği ...
Müşavirlik A.Ş tarafından hazırlanan 03/12/2014 tarih ve ... sayılı kısmi bölünme işlemine ilişkin özvarlık tespit raporu uyarınca tespit edilmiş olup, böylelikle şirketin alacaklıların alacaklarını teminat altına alma yükümlülüğünün ortadan kalktığına oy birliği ile karar verildiği, şirketin 30/09/2014 tarihli bilançosunda yer alan üretim işletmesinin kendisine bağlı hak ve borçları ile beraber kül ve işler halde Kurumlar Vergisi Kanunumun 19.ve 20.maddeleri ile Türk Ticaret Kanunu'nun kısmi bölünmeye ilişkin hükümleri uyarınca ...
Ticaret ve Tekstil Sanayi Anonim Şirketi'ne devir olunmasına, kısmi bölünme raporu'nun ve kısmi bölünme planının kabulüne oy birliği ile karar verildiği", Genel Kurul kararının 13/03/2015 tarihinde tescil edildiği ve 19/03/2015 tarih ve 8782 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlandığı ve davaya konu 27.789,18 TL tutarın davacı şirketin bölünme kararı ile dava dışı Marmara Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün ... sicil numaralı mükellefi ...
Sanayi AŞ'ne devredildiği tespit edilmiştir. Dava tarihi itibariyle davacı kayıtlarına göre davalıdan alacaklı görünmekte ise de, davacı şirketin bölünmeye gitmesi ve dava konusu alacağı ...
Sanayi AŞ'ne devretmesi neticesinde, davacı şirketin kayıtlarına göre de davalı şirketten alacağının kalmadığı, iflas tarihi itibariyle de kayıt kabule esas bir alacağının olmadığı tespit edilmiş, ayrıca esasa ilişkin olarak da her ne kadar davacı şirket kayıtlarına göre dava tarihi itibariyle alacaklı olduğu tespit edilmiş ise de, sunulan delillerin alacağa ispata yeterli olmadığı,
taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 8.maddesinde "Bu Aracılı İhracat Sözleşmesinin uygulanmasından doğacak hesap uyuşmazlıklarından ve tediyelerde ...'ın ticari defteri, kayıtları ve belgeleri esas alınır..." hükmünün yer aldığı ancak davalı defterlerinde davacı alacağına ilişkin bir kaydın bulunmadığı tespit edilmiş olduğu " gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; gerekçeli kararda da yer aldığı üzere dava açıldığı tarihte müvekkil şirket kayıtlarında işbu dava konusu alacağın göründüğü açık olup kabul etmemekle birlikte mahkeme halihazırda aktif olan ... isimli müvekkil şirketin bölünme yoluyla davalı şirketten olan alacağını 2015 tarihinde ... isimli şirkete devrettiği yönünde tespit etse de bu davanın reddi için yeterli olmadığını,
mahkeme şayet taraf ehliyetinin dava sırasımda yitirildiği fikrinde is külli halefiyet ilkesi gereği mahkeme gerekli ihtaratı ve ve süre verilerek bölünmeye konu ...'in dosyaya taraf olarak eklenmesi gerektiğini, hal böyle iken bu gerekçe ile davanın reddinin hatalı olduğunu, Mahkeme taraflar arasında akdedilen sözleşmedeki ...'ın kayıtları esas alınacaktır maddesini gerekçe göstererek davayı reddetiğini,
kabul etmemekle birlikte bir an için sözleşme maddesinin geçerli olduğu kabul edilse bile uyuşmazlığa konu 2009 yılına ait defterler incelenmediği gibi davalının 2015 yılına ait defterlerinin denetime elverişli olmadığı bizzat bilrikişi tarafından kabul edildiğini, mahkemenin, defterlerini usulüne uygun bir biçimde sunmayan davalıyı adeta ödüllendirerek defterlerini ve usulüne uygun bir şekilde ibraz edilmeyen defter kayıtlarında zaten sunulmadığı için var olmayan kayıtları sözleşmede davalının kayıtlarına dayanılması gerektiği maddesine dayanarak reddettiğini,
yani mahkemeye göre sözleşmeye bir şekilde kendi ticari kayıtlarının geçerli olduğunu koyan taraf bu sözleşmeye dayanarak bir taraf kendi ticari defterini usulüne uygun bir biçimde sunmayarak davayı lehine neticeledirebileceğini, bu durum hukuk düzenin tarafından kabul edilemeyeceğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde.
Dava, cari hesap ekstresine dayalı başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemli açılan davanın, yargılama sırasında davalı şirketin iflas etmesi nedeniyle alacağın masaya kayıt ve kabulüne ilişkindir.Davalı şirket hakkında, yargılama sırasında Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/290 Esas sayılı dosyasında 21/05/2015 tarihinde verilen iflas kararı nedeniyle İflas idaresi davaya dahil edilmiştir.Bakırköy ... İflas Müdürlüğü'nün ...
E. Sayılı dosyasından verilen müzekkere cevabında, davacı vekili tarafından masaya toplam 31.162,63 TL alacak talebinde bulunulduğu, ancak sunulan belgeler alacağı ispat eder kıymette bulunmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verildiği bildirilmiştir. Bakırköy ... İcra Müdürlüğü ...
E. sayılı dosyası incelendiğinde; davacının, cari hesap ekstresine istinaden 27.789,18 TL alacağın tahsili için takip başlattığı, davalıların yasal süresinde ödeme emrine itiraz ettiği, davanın yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Dosya kapsamına göre; davacı şirket ile davalı ...
Ticaret AŞ arasında "Aracı İhracatçı Sözleşmesi" imzalandığı, davacının "imalatçı", davalının ise "aracı ithalatçı" olarak yer aldığı, sözleşmenin konusunun sözleşmenin imza tarihinden itibaren ....tarihine kadar, imalatçının ürettiği veya tedarik ettiği mal ve mamullerin ihracatının bir kısmının ... aracılığı ile gerçekleştirilmesine ilişkin olduğu ve bu süre içinde tescil olunan ancak Gümrük Mevzuatı uyarınca fiili ihracatı tamamlanmış olan ihracatların da bu anlaşmaya dahil kabul edildiği ancak sözleşmede imza tarihinin bulunmadığı ve sözleşmenin hangi tarihe kadar geçerli olduğuna dair kısmın boş bırakıldığı görülmüştür.
Tarafların ilişki dönemlerine ait taraf ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup alınan bilirkişi raporunda özetle; davacı şirket ile davalı şirket arasında "Aracı İhracatçı Sözleşmesi"ne dayalı ticari ilişki kurulduğu, işbu davaya konu icra takip talebinin 26/11/2012 tarihinde başlatıldığı, davacı şirketin ticari defter kayıtlarından taraflar arası cari hesap ekstresinde en son işlem tarihinin 15/03/2009 tarihinde gerçekleştiği ve bu tarih itibari ile davacının davalıdan 27.789,18 TL alacağının bulunduğu, bu tutarın icra takip talebi ile istenebilen ana para alacağı olduğu, davalı ...
AŞ'nin Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 21/05/2015 tarih ve 2012/290 Esas sayılı kararı ile 21/05/2015 tarih saat 12:35 itibari ile iflasına karar verildiği, iflas kararının tarafların kararı temyiz etmemesi üzerine 20/07/2015 tarihinde kesinleştiği, davalı kayıtlarında, davacının alacağının tespitinin yapılamadığı, davacı ...
AŞ'nin 2015 yılına ait genel kurul kararı ile 30/09/2014 tarihli bilançosunda yer alan üretim işletmesinin kendisine bağlı hak ve borçları ile beraber, kül ve işler halde Kurumlar Vergisi Kanunu'num 19.ve 20 maddeleri ile Türk Ticaret Kanunu'nun kısmi bölünmeye ilişkin hükümleri uyarınca ...
Sanayi Anonim Şirketi'ne devir olunmasına, kısmi bölünme raporuna ve kısmi bölünme planının kabulüne oy birliği ile karar verildiği, genel kurul kararının 13/03/2015 tarihinde tescil edildiği ve 19/03/2015 tarih ve 8782 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlandığı, davacının davaya konu ettiği davalı şirket alacağı olan 27.789,18 TL tutarın davacı şirketin bölünme kararı ile grup firması dava dışı Marmara Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün ... sicil numaralı mükellefi ...
Ticaret ve Tekstil Sanayi AŞ'ne devredildiği, bu durumda iflas tarihi olan 21/05/2015 tarih itibari ile davacı şirket ticari defterlerinde davalıdan bir alacağının bulunmadığı, alacağın Mart 2015 itibari ile dava dışı ... Sanayi AŞ'ne aktarıldığı yönünde görüş ve kanaat sunmuştur.
Mahkemece, davacı şirketin 30/09/2014 tarihli bilançosunda yer alan üretim işletmesinin kendisine bağlı hak ve borçları ile beraber kül ve işler halde Kurumlar Vergisi Kanunumun 19.ve 20.maddeleri ile Türk Ticaret Kanunu'nun kısmi bölünmeye ilişkin hükümleri uyarınca ...
Tekstil Sanayi Anonim Şirketi'ne devredilmesi nedeniyle davacı şirket kayıtlarına göre davalı şirketten alacağının kalmadığı, iflas tarihi itibariyle de kayıt kabule esas bir alacağın olmadığı tespiti yapılmış ise de davanın açıldığı tarih itibariyle davacının dava ve taraf ehliyetine haiz olduğu yargılama sırasında davacı şirketin kısmi bölünmesi neticesinde davaya konu edilen alacağın üçüncü bir şirkete devredildiği, dolayısıyla davacı şirketin taraf sıfatının sonradan ortadan kalkarak üçüncü bir şirkete geçtiği görülmüştür.
O halde, yargılama sırasında, külli halefiyet ilkesi gereğince davaya konu alacağı temlik alan ... San. A.Ş.'nin, davayı takip edip etmeyeceği, davayı takip etmesi durumunda katılımını sağlaması için davacı vekiline süre verilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin nedenler incelenmeksizin taraf sıfatı yönünden kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6 bendi gereğince esası incelemeden kararın kaldırılmasına, dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine iadesine karar karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin nedenler incelenmeksizin KABULÜNE, 2-İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin, 2014/502 Esas, 2020/38 Karar sayılı ve 21/01/2020 tarihli kararının HMK'nin 353/1a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılamak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine İadesine, 4-Harçlar Kanunu gereğince davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye GELİR KAYDINA, istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, E. 2021/282, K. 2024/442, 27 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama