KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 3 Nisan 2024
- Dosya no
- 2021/364
- Karar no
- 2024/466
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Esas no
- 2016/598
- Karar no
- 2021/31
- Karar tarihi
- 18/01/2021
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
Karar Metni
1.107 kelime·6 dk okuma·2 bölüm
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Yapı Kooperatifi ile 24.01.2007 tarihinde yapı denetim sözleşmesi yaptıklarını, bu sözleşme ile davalının İstanbul ili Eyüp ilçesi... pafta ... ada ... parselde yer alan inşaatının yapı denetimini üstlendiklerini, sözleşmenin 4. maddesine göre yapı denetim hizmeti karşılığında 21.734,34 TL ücret kararlaştırıldığını, iş bitirme tutanaklarının Eyüp Belediyesine sunulduğunu, davalıların 08.02.2016 tarihine göre Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından belirlenmiş hizmet bedeli borçlarının 173.008,79 TL olduğunu, borcun ödenmemesi üzerine İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, takibe itiraz edilmesi üzerine de itirazın iptali davası açtıklarını belirtmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yapı denetim sözleşmesi üzerindeki imzaların dönemin kooperatif üyelerine ait olmadığını, imza incelemesi yaptırılması gerektiğini, davacı taraftan yapı denetim hizmeti almadıklarını, dava dışı ... Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. ile 10.06.2016 tarihinde yapılan inşaat sözleşmesine göre yapı denetim ücretinin müteahhit firma tarafından ödeneceğinin kararlaştırıldığını, bu nedenle davanın bu firmaya yöneltilmesi gerektiğinden husumet itirazında bulunduklarını, belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece ''... davacı tarafın davacı kooperatife ... parsele ilişkin olarak yapı denetim hizmeti vermediği, hazırlanan 21.12.2020 tarihli Adli Tıp Kurumu raporuna göre davaya konu yapı denetim sözleşmesi altındaki imzaların davalı kooperatif yöneticilerine ait olmadığı anlaşıldığından 4708 sayılı yasanın 5'inci maddesi hükmüne göre hazırlanmış bir sözleşmede bulunmadığından davanın reddine" dair karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; sözleşme altındaki imzanın kimin eli ürünü olduğunun davayla herhangi bir etkisinin bulunmadığı, ... ada ... parsel için 05.03.2010 tarihinde yapılan ifraz işlemi ile ... ve ... numaralı parseller oluştuğu belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde. Dava, yapı denetim sözleşmesinden kaynaklanan hizmet bedeli alacağına dayalı başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...
E. sayılı dosyası incelendiğinde; davacının 24.01.2007 tarihli yapı denetim hizmet sözleşmesi gereğince Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 2016 yılı itibarıyla belirlenen rayiç bedele istinaden 173.008,79 TL alacağın tahsili için takip başlattığı, davalının yasal süresinde ödeme emrine itiraz ettiği, davanın yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Dava dilekçesinde ekli olarak sunulan yapı denetim ve hizmet sözleşmesinin incelenmesinde, iş bu sözleşme konusunun yapı sahibine (kooperatif) ait İstanbul ili Eyüp Belediyesi ... Mahallesi ...
Sokak Eyüp İstanbul adresindeki ve tapunun ... /... /... pafta /ada/parsel numarasında kayıtlı arsa/arazi üzerine yapılacak bodrum kat hariç 05.11.2105 m2 inşaat alanında bulunan yapının denetim firması tarafından projelerinin ve ruhsat ve eklerine uygun olarak yapılmasının denetlenmesi hizmetine ilişkin olduğu, iş bu sözleşmenin imzalandığı 24.01.2007 tarihinden yapı kullanma iznin alındığı tarihe kadar geçen sürenin hizmet süresi olarak belirlendiği,
yapının bitirilmesi için öngörülen sürenin 12 ay olup, yapı ruhsatı alındıktan sonra 2 yıl içinde inşaata başlanılmadığı veya başlanıldığı halde 5 yılda bitirilemediği durumlarda, bu sözleşmenin herhangi bir ihtara gerek olmaksızın kendiliğinden sona ereceği belirlenmiştir.
Dava dilekçesinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından belirlenmiş olan ödenmesi gereken rayiç bedelin 173.0008,79 TL olduğu ve bu nedenle davalı aleyhine başlatılan takibe haksız olarak itiraz edildiği ileri sürülmüş olup, sunulan cevap dilekçesinde söze konu yapı denetim sözleşmesindeki imzaların dönemin kooperatif yetkililerine ait olmadığı, ayrıca asıl sorumluluğun da dava dışı müteahhit firmaya ait olduğu iddia edilmiştir.
Mahkemece mahallinde yapılan keşif sonucunda düzenlenen bilirkişi heyet raporunda özetle; davacı yapı denetim şirketi ile davalı arasında 24.01.2007 tarihli yapı denetim hizmet sözleşmesi düzenlendiği, yapılan 03.10.2018 tarihli keşifte binaların mevcut ve kullanımda olduğunun tespit edildiği, yapı ruhsatında yapı müteahhidinin ...nin kaşe ve imzasının mevcut olduğu ve davacının dava tarihi itibariyle 173.008,49 TL hak edişe dayalı asıl ve değişken yasal faiz oranı üzerinden 12.103,64 TL faiz olmak üzere toplam 185.112,13 TL alacağı olduğu görüşünde bulunulmuştur.
İnşaat bilirkişisi tarafından düzenlenen 28.09.2020 tarihli raporda özetle: davacının ... pafta ... ada ... parselde yer alan yapı için talep edebileceği yapı denetimi hizmet bedeli toplam 153.921,82 TL olarak hesaplanmıştır. ATK ihtisas dairesi tarafından düzenlenen raporda: tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir ve hız, baskı derecesi bakımından yapılan incelemede yapı denetim sözleşmesinin 3. sayfasında ''...
KOOP.'' kaşe izi üzerine atılı imza ile ... ve ...'ın mevcut mukayese imzalar arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği belirtilmektedir Mahkemece yapılan yargılama sonucunda yapı denetim hizmet sözleşmesi altındaki imzaların davalı kooperatif yöneticilerine ait olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş ve davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
Sunulan istinaf sebeplerinin incelenmesi: 4708 Sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun'un 5. maddesinde, yapı denetim hizmet sözleşmelerinin yapı sahibi ile denetim kuruluşu arasında akdedileceği hükme bağlanmış, bahsi geçen kanuna dayanılarak çıkarılan Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliğinin 8. maddesinin 1 numaralı bendinde de yapı sahibinin, yapı denetimi hizmet sözleşmesini bizzat veya hukuken temsile yetkili vekili aracılığı ile imzalamak zorunda olduğu belirtilmiştir.
Yasal mevzuat uyarınca, yapının denetimi için yapı denetim kuruluşu ile hizmet sözleşmesinin imzalanması zorunluluğunun bulunduğu ve sözleşmeninde bizzat veya hukuken temsile yetkili vekili aracılığıyla yapı sahipleri tarafından imzalanması gerektiği anlaşılmaktadır. Somut olayda.
24.01.2007 tarihli yapı denetim hizmet sözleşmesini davalının hukuken temsile yetkili vekili aracılığıyla imzalanmadığı dosyada mübrez ATK tarafından düzenlenen rapordaki tespitlerden anlaşılmaktadır.
Ancak; dosyada düzenlenen raporlar, bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, davacının yapı sahibi olan davalıya yapı denetim hizmeti verdiği sabit olup, davalının uyuşmazlığa konu yapı denetim hizmetini davacı dışında başka bir firma tarafından verildiğini iddia ve ispat etmemiştir. Bu durumda, davacının verdiği hizmet karşılığında ücret talep etme hakkının bulunduğunun kabulü gerekir.
İş bu nedenle; davacı tarafından ne kadar hizmet verildiği hususunda deliller toplanarak, gerekirse mahallinde tekrar keşif yapılmak suretiyle davacının yaptığı işin miktarı belirlenip, dosyada mevcut 28.09.2020 ve 22.10.2018 tarihli raporlardaki alacak miktarı yönünden mevcut çelişkinin giderilerek davacının talep edebileceği ücret tespit edilmeli ve hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekmektedir.
Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nin 353/1.a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dairemizin kararına uygun şekilde yargılama yaptıktan sonra yeniden karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine iadesine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere.
1-Davacı tarafın istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin, 2016/598 Esas, 2021/31 Karar sayılı ve 18/01/2021 tarihli kararının HMK'nin 353/1a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine iadesine, 4-Harçlar Kanunu gereğince davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye GELİR KAYDINA, istinaf karar harcının talep halinde davacıya İADESİNE, 5-Davacının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, E. 2021/364, K. 2024/466, 3 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama