İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi E.2021/386 K.2024/499

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,

Esas2021/386Karar2024/499Tarih24 Nisan 2024Okuma11 dk · 2.155 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
24 Nisan 2024
Dosya no
2021/386
Karar no
2024/499
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Esas no
2017/297 Esas
Karar no
2020/544
Karar tarihi
14/10/2020
Dava
İTİRAZIN İPTALİ (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.155 kelime·11 dk okuma·4 bölüm

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin yazılım bilişim sektöründe iştigal ettiğini, davalı ile 21/12/2016 ve 23/01/2017 tarihli Hizmet Temini Sözleşmelerini düzenlediğini,, müvekkili mezkur sözleşmelere uygun olarak hizmet vermiş ve sözleşmelerdeki prosedüre uygun olarak da faturalar kestiğini, davalı tarafa tebliğ ettiğini, ilgili faturalar vadelerinde ödenmediğini, müvekkilinin davalıdan olan 203.299,54 alacağının tahsili maksadıyla İstanbul ... icra Müdürlüğümün ...

E. Sayılı icra dosyasından ödeme emri gönderildiğini, lakin davalının ödeme emrine itirazı sebebiyle takibin durduğunu, itirazın haksız olduğunu, dava konusu alacağın faturalara dayanması sebebiyle likit ve muayyen olduğunu beyan ederek itirazın iptalini, takibin devamını, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesi ile; alacak talebine konu davacı ile müvekkili şirket arasında akdolunan sözleşmelerin ortaklık sözleşmesi ve dolayısıyla imza sirkülerine aykırı olarak müvekkili şirketin tek imzayla temsil edilmesi suretiyle düzenlendiğinin tespit edildiğini, ilgili sözleşmelerin bedellerinin fahiş olduğunu, müvekkili şirket için ciddi yatırım gerektiren işlerden olduğunu, bu sözleşmelerin imza sürecine uyulması gereken yükümlülüklerin hiçbirisine uyulmadığının anlaşıldığını, davaya konu sözleşmelere ve faturalara dayalı olarak müvekkili şirketin herhangi bir borcu ve sorumluluğu bulunmadığını,

yönetici kayyım heyetinin göreve gelmesinin akabinde bir kısım ortaklar tarafindan müvekkili şirkete özel denetçi atanması talebi ile İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/563 E. Sayılı dosyası ile dava ikame edildiğini, yapılan yargılamada özel denetçi atanmasına karar verilmiş olduğundan davacı ile imzalanan sözleşmelerin de bu dosya kapsamında incelenmesi gündeme geldiğini, söz konusu dava neticesinde mahkemeye sunulacak olan raporun davacı ile imzalanan sözleşmeler ile ilgili olarak tespitleri de içereceğini,

bu nedenle dava dosyasına sunulacak raporun işbu dava dosyasının hükmüne ışık tutacak mahiyette olduğunu beyan ederek öncelikle İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/563 E. Sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasını, neticede davanın reddini, davacının talep edilen alacak tutarının %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, " ... Sözleşmenin düzenlendiği tarih itibariyle 3.000.000.00 TL'nin altında olması nedeniyle o dönem CEO olan ...'ın sözleşmeyi münferit olarak imzalama yetkisinin bulunduğu kabul edilmiştir. Kaldı ki, sözleşme tarihi itibariyle ...'ın sözleşme yapmaya yetkili olmadığı kabul edilse dahi taraflar arasındaki sözleşme hizmet sözleşmesi olup, hizmet sözleşmeleri bakımından özel bir şekil unsuru mevcut değildir.

Davalı yanın sözleşme konusu hizmetleri aldığını ticari vekil konumunda olan kişilerin e-mail yazışmaları ve hak ediş onaylarıyla kabul etmesi ve faturaları da itirazsız şekilde ticari defterlerine kayıt etmesi sebebiyle yetkisiz temsille dahi olsa sözleşmeyi onayladığı ve sözleşmenin davalı şirket açısından geçerli ve bağlayıcı olduğu kabul edilmiştir.

Davalı yanın İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/563 Esas sayılı dosyasının beklenmesine yönelik talebinin ise yukarıda belirtilen her iki yönde kabulde dahi anılan dosyada verilecek kararın dosyamızda verilecek kararı etkilemeyecek olması sebebiyle beklenilmesine gerek görülmemiştir.

Neticeten takip/ dava konusu faturalara ilişkin hizmetin yerine getirildiğinin tespit ve ispat olunması, faturaların taraf defterlerinde karşılıklı olarak kayıtlı ve vergi dairesine beyan edilmiş olması, ödemeye yönelik bir kaydın ve savunmanın da bulunmaması nedeniyle davacının faturalara konu alacak talebinin yerinde olduğu " gerekçesiyle davanın kabulü ile, davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...

Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının 203.299,54 TL asıl alacak yönüyle iptaline, takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi yürütülmesi suretiyle kaldığı yerden devamına, hükmolunan alacağın %20'si nispetinde (40.659,91-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili yasal süresinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; davacı tarafın alacağını dayandırmış olduğu sözleşmenin yetkisiz temsilci tarafından imzalanması ve borc doğuran bu sözlesmelerin geçersiz olması nedeniyle TBK 89. Maddesinin uygulama imkanı bulunmadığını, bu nedenle yetkisiz icra dairesinde başlatıları icra takibi akabinde ikame edilen itirazın iptali davasının usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, Davaya konu alacağın temelinin dayandırılmış olduğu sözleşmeler yetkisiz temsilci tarafından imzalandığını,

davacı tarafından 21.12.2016 ve 23.01.2017 tarihli hizmet temini sözleşmeleri kapsamında yer alan edimler yerine getirilmediğini, mahkemenin gerekçeli karar içeriği değerlendirildiğinde, davacının edimlerini yerine getirmiş olduğu yönünde hatalı değerlendirmelerde bulunulduğunu, müvekkil şirket tarafından gerçekleştirilen bir takım ödemelerin hizmetin tamamen alındığına dair karine kabul edilerek usul ve yasaya aykırı şekilde karar verildiğini,

neyasis firması ile akdedilen sözleşmeler müvekkil şirketi zarara uğratmak amacıyla yapıldığını belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını davanın öncelikle usulden olmadığı takdirde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde. Dava, hizmet ilişkisinden kaynaklı faturaya istinaden başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...

E. sayılı sayılı dosyası incelendiğinde; davacının 7 adet faturaya istinaden 203.299,54 TL asıl alacağın tahsili için takip başlattığı, davalının yasal süresinde borca ve icra müdürlüğünün yetkisine itiraz ettiği, davanın yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.

Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup mali müşavir, bilişim uzmanı ve finans uzman bilirkişilerinden oluşan heyetten alınan raporda özetle; taraflar arasında 21/12/2016 tarihli hizmet temini sözleşmesi imzalandığı, sözleşme ile davacı tarafın ...

Kargo Taşımacılık Platformu projesi kapsamında davalı yana mimari tasarım ve analiz çalışması danışmanlık hizmetlerini verdiği, davaya ve icra takibine konu edilen faturalarda geçen haftalık proje çalışmalarının yerine getirildiği, bu hususun haftalık zaman çizelgeleri ve taraflar arasında gerçekleştirilen e-mail yazışmaları ile de sabit olduğu, söz konusu e-mail yazışmalarında faturalara konu olan hak edişlerin davalı şirket adına ... tarafından onaylandığı, bu bağlamda davacı tarafın icra takibine konu edilen faturaların karşılığı olan hizmetleri yerine getirdiği,

davacı ve davalı şirketlerin ibraz edilen 2016- 2017- 2018 yılı defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yaptırıldığı, işlenmiş kayıtlar yönüyle incelenen ticari defterlerin yasal şartları taşıdığı ve sahibi lehine delil olma özelliğine haiz olduğu, tarafların karşılıklı olarak adlarına açılmış muavin defterlerinde kayıtlarının tutulduğu, dava konusu faturaların karşılıklı olarak ticari defter kayıtlarında yer aldığı, davacı ticari defterlerinde takip tarihi itibariyle davalıdan 663.473,38 TL bakiye ile alacaklı olduğu, 31/12/2018 tarihi itibariyle 519.586,27 TL bakiye ile alacaklı olduğu,

davalının ticari defter kayıtlarında davacının 31/12/2017 tarihi itibariyle 535.578,09 TL bakiye ile alacaklı olduğu, davalının gönderdiği 2018 Şubat sonu cari hesap mutabakat mektubunda 535.578,09 TL bakiye ile mutabakat talebinde bulunduğu, takip/ dava konusu 7 adet faturanın toplam bedelinin 206.526,20 TL olduğu, vergi dairesinden celbolunan tarafların BA- BS bildirim formları incelendiğinde karşılıklı olarak bütün alım ve satımların bildirildiği, BA- BS formlarının uyumlu olduğu, e-posta yazışmalarını teyit edecek şekilde düzenlenen dava konusu faturaların herhangi bir itiraz ileri sürülmeksizin ticari defterlere işlendiği,

bir an için taraflar arasındaki sözleşmenin davalının yetkili temsilcisi tarafından imzalanmadığı kabul edilse dahi, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin e-posta yazışmaları neticesinde kurulduğu, e-posta yazışmalarını yapan kişilerin davalı şirket adına hareket eden ticari vekil sıfatına sahip kişiler olduğu,

bu nedenle davacının vermiş olduğu hizmetlerin bedelinin ödenmesi gerektiği, davalının düzenlenen faturalara süresi içinde itiraz etmeyerek ticari defterlerine işlemesi hususları da dikkate alındığında davalının ticari defterlerinde yer aldığı şekliyle davacıya 206.526,20 TL (talep 203.299,54 TL) borçlu olduğu tespitlerinde bulunulmuştur. Dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki 21/12/2016 tarihli Hizmet Temini Sözleşmesi başlıklı sözleşme ile, ...

Kargo Taşımacılık Platformu projesinin mimarı tasarım ve analiz çalışması danışmanlık hizmet işlerinin ilgili mevzuat, sözleşme ve eklerinde yer alan hüküm ve şartlarla davacı yüklenici tarafından yerine getirilmesi yine aynı başlıklı 23/01/2017 tarihli sözleşme ile ...

Kargo Taşımacılık Platformu projesinin kargo iş süreçleri çatısının geliştirmesi danışmanlık hizmet işlerinin ilgili mevzuat, sözleşme ve eklerinde yer alan hüküm ve şartlarla davacı yüklenici tarafından yerine getirilmesi kararlaştırılmıştır.

Davacı, sözleşmeye uygun edimlerini yerine getirdiğinden bahisle dayanak yapılan fatura alacaklarının tahsili amacıyla takip başlatmış, davalı ise taraflar arasındaki ticari ilişkinin dayanağı olarak gösterilen sözleşmelerin şirketi temsil ve ilzama yetkili organlar tarafından akdedilmediğini ileri sürmüştür. Söz konusu sözleşmeler incelendiğinde, sözleşmelerin şirketin CEO'su ... tarafından imzalandığı görülmüştür.

Davalı vekilinin iddia ettiği gibi sözleşmeleri imzalayan ...'ın görev süresi dolduktan sonra yetkisiz olarak sözleşmeleri düzenlemiş olduğu kabul edilse dahi sözleşmenin yetkisiz temsilci tarafından imzalanmış olması salt sözleşmenin geçersiz olduğunu göstermez. Bir kimsenin, hüküm ve sonuçları başka bir kişinin hukuk alanında doğmak üzere o kişinin ad ve hesabına hukuki işlem yapma yetkisine temsil denir (Eren, F..

Borçlar Hukuk Genel Hükümler, 22. Baskı, Ankara 2017, s. 444). Temsil hâlinde işlem temsilci tarafından temsil olunanın nam ve hesabına yapıldığından hukuki işlemin tarafı, doğrudan doğruya temsil olunandır. Temsilci hukuki işlemi temsil olunanı hiç söylemeden kendi adına yaptıktan sonra bu işlemden doğan hak ve borçları temsil olunana nakledebileceği gibi (dolaylı temsil), hukuki işlemi yaparken bu işlemi doğrudan temsil olunan nam ve hesabına da (doğrudan temsil) yapabilir.

Temsilin söz konusu olabilmesi için temsilcinin hukuki işlemi/muameleyi temsil olunan adına yapması, bunu diğer tarafa bildirmesi, temsilcinin temsil yetkisinin bulunması veya temsil olunanın sonradan yapılan hukuki işleme icazet vermesi gereklidir. Bu noktada, mümessil tarafından yapılan hukuki işlemden doğan hak ve borçların temsil edilene ait olabilmesi için gerekli en önemli unsur; mümessilin, temsil edilen adına hukuki işlem yapmaya yetkili olmasıdır.

Temsil yetkisi, temsil olunanın temsilciye, kendisini üçüncü kişiler nezdinde temsile yetkili olduğunu bildiren bir irade beyanıdır. Temsil ilişkisinin meydana gelmesi için yetki beyanının temsilcinin hakimiyet alanına ulaşması yeterlidir.

Doğrudan doğruya temsilin söz konusu olabilmesi için gerekli olan temsil yetkisinin olmaması hâlinde, temsil olunanın sonradan icazet vermesi bu noksanlığı tamamlar ve bu icazetle temsilci ile temsil olunan arasındaki temsil ilişkisi ispatlanmış olur. Temsil yetkisinin olmaması ve temsil olunanın icazet vermemesi hâlinde hukuki muamele kesin olarak hükümsüzdür.

Temsil olunan ve temsilci, hukuki işlem ile bağlı değillerse de yetkisiz temsil ile işlem yapan temsilcinin üçüncü kişinin zararını karşılamak ile yükümlü olduğu açıktır (HGK'nun 22.09.2010 tarih ve 2010/13-414 E., 2010/412 K.) Bu husus TBK'nun 46. maddesinde. "Bir kimse yetkisi olmadığı hâlde temsilci olarak bir hukuki işlem yaparsa, bu işlem ancak onadığı takdirde temsil olunanı bağlar.

Yetkisiz temsilcinin kendisiyle işlem yaptığı diğer taraf, temsil olunandan, uygun bir süre içinde bu hukuki işlemi onayıp onamayacağını bildirmesini isteyebilir. Bu süre içinde işlemin onanmaması durumunda, diğer taraf bu işlemle bağlı olmaktan kurtulur." şeklinde ifade edilmiştir.

Aynı yasanın 47. Maddesinde de temsil olunanın açık veya örtülü olarak hukuki işlemi onamaması halinde, bu işlemin geçersiz olmasından doğan zararın giderilmesi, yetkisiz temsilciden isteyebileceği düzenlenmiştir.

Somut olay incelendiğinde, davaya ve icra takibine konu edilen faturalara yansıtılan hak ediş bedellerinin kaynağını gösterir proje takip çizelgeleri ile taraflar arasında gerçekleştirilen e-mail yazışmalarında faturalara konu hak edişlerin davalı şirket adına itirazsız onaylandığı, davacının sözleşmeden doğan icra takibine dayanak yapılan faturaların hem davacının hem davalının ticari defterlerinde kayıtlı ve birbirleriyle uyumlu olduğu ve faturaların karşılıklı olarak Vergi Dairesi'ne bildirildiği ve davalı şirket tarafından gönderilen mutabakat mektubuna da kon edildiği dosya kapsamı ile sabittir.

Dolayısıyla davalı şirketin, yetkisiz temsil ile yapıldığı kabul edilse dahi yapılan sözleşmeye zımnen icazet verdiği, bu durumda yetkisiz temsilci ile yapılan sözleşme başlangıçtan itibaren geçerli bir sözleşmenin bütün hüküm ve sonuçlarını doğuracağı anlaşılmaktadır.

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27/06/2003 tarih ve 2001/1 E., 2003/1 K. sayılı ilamı ve Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 10/02/2016 tarihli 2015/4576 E. 2016/621 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 08/02/2016 tarihli 2015/5485 E. 2016/550 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 09/12/2015 tarihli 2015/2467 E. 2015/7975 K. sayılı,

Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 11/01/2016 tarihli 2015/4473 E. 2016/19 K. Sayılı benzer mahiyette ilamlarında ifade edildiği gibi söz konusu faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olması hizmetin verildiğine karine oluşturduğu gibi hizmetin verildiği alınan bilirkişi raporu ile saptandığından aksi davalı tarafça ispatlanması gerekmektedir.

Bu durumda hizmetin verilmediği yahut ödemenin yapıldığı davalı tarafça ispatlanamadığından bu faturalar yönünden alacağa yapılan itirazın iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Davalı vekilince, icra müdürlüğünün yetkisine de itiraz edilmiş ise de yukarı da açıklandığı üzere taraflar arasında bir sözleşme ilişkisi bulunduğu, ifa yeri başlıklı TBK 89 maddesi uyarınca sözleşmeden doğan para borçlarında yetkili icra dairesinin alacaklının ikametgahının bulunduğu icra dairesi olduğu, takibin alacaklının ikametgahın bulunduğu yetkili icra dairesinde başlatılması nedeniyle davalı vekilinin yetki itirazı yerinde görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesinin kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, HMK 353/1.b.1 bendi uyarınca davalı vekilinin istinaf başvusunun esastan reddine karar verilmiştir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 14/09/2021 tarihli 2021/10 E. 2021/61 K. sayılı ilamında.

492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 2. maddesinde ifade edilen (1) sayılı tarifenin 1/e bendinde belirtilen işin esasının hüküm altına aldığı kararlardan anlaşılması gerekenin, ilk derece mahkemesi yerine geçilerek verilen ve icra kabiliyeti söz konusu olan kararlar olduğu, ilk derece mahkeme kararlarına dair istinaf başvurusunun esastan reddi yönündeki kararların ise icra edilebilir karar niteliğinde olmadığı için maktu harca tabi olduğu ifade edilmiştir.

Somut dosya yönünden Dairemizce yapılan inceleme neticesinde verilen istinaf başvurusunun esastan reddi kararı icra edilebilir bir karar niteliğinde değildir ve ilk derece mahkemesi kararının geçerliliği devam etmektedir.

İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak esas hakkında yeni bir karar verilmediği için emsal ilamda açıklanan hususlar Dairemizce de uygun bulunarak, davalı yönünden istinaf karar harcının maktu olarak belirlenmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜ M

SONUÇ / HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-HMK' nın 353/1.b.1 Maddesi gereğince davalının istinaf başvurusunun esastan REDDİNE, 2- Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcının, davalı tarafından yatırılan 3.472,40 TL harçtan mahsubu ile arta kalan 3.044,80 TL' nin istemi halinde davalı tarafa iadesine, 4-Davalının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine bırakılmasına, 5- Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-a bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.24/04/2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, E. 2021/386, K. 2024/499, 24 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. Hükü M
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/386
Karar No
2024/499
Tarih
24 Nisan 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2021/386 K.2024/483
  • İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/386 K.2024/259
  • Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/387 K.2024/431
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi E.2021/390 K.2024/515
  • İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/391 K.2024/246
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2021/391 K.2024/731

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.