KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 15 Mayıs 2024
- Dosya no
- 2021/400
- Karar no
- 2024/689
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Esas no
- 2016/1083 Esas
- Karar no
- 2020/886
- Karar tarihi
- 24/12/2020
- Dava
- Tazminat
Karar Metni
4.804 kelime·24 dk okuma·6 bölüm
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
ASIL DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili ...
AŞ'nin memurlar.net, sgkrehberi.com, engellilersitesi.com gibi bazı internet alan adları ve internet sitelerine sahip olup, medya sektöründe faaliyet gösterdiğini, müvekkili şirket ile davalı arasında akdedilen 01.01.2016 tarihli Reklam Platformu Genel Hizmet Sözleşmesi ile müvekkilinin, sözleşmede belirlenen reklam alanlarını davalı şirkete tahsis etmeyi, davalı şirket ise bunun karşılığında ilki 01.04.2016 tarihinde başlamak üzere her ay 15.000,00TL ödemeyi yükümlendiğini, buna karşın davalının müvekkiline hiç bir ödeme yapmadığını,
müvekkilinin sözleşme uyarınca üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirerek reklam alanlarını davalı şirkete ayırarak reklam kodlarını verdiğini ve davalı şirket adına gerekli faturaları düzenlediğini, söz konusu faturalara davalı şirket tarafından itiraz edilmediğini, müvekkili şirketin halen ödeme alamaması üzerine davalı aleyhine İstanbul ...
İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasıyla (Nisan, Mayıs, Haziran aylarına tekabül eden ödemeleri için) 45.000,00TL tutarında, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile (Temmuz ayı ödemesi için) 15.000,00TL tutarında ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı şirket tarafından yapılan itiraz ile takiplerin durduğunu, Ankara ...
Noterliğinin 28.06.2016 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmenin feshedildiğinin davalı şirkete bildirildiğini, bunun üzerine davalı şirket yetkilisi ... tarafından müvekkili şirket yetkilisi ... gönderilen 30.06.2016 tarihli epostada, sözleşme ilişkisinin açıkça kabul edildiğini, münhasıriyet ilkesinin ihlal edildiğini ve sözleşmenin 20.000,00TL üzerinden feshedildiği ifade edildiğini, müvekkili şirket yetkilisinin 01.07.2016 tarihli cevabi e postada sözleşmenin bahsi geçen ihtarname ile feshedildiğini ve hususların gerçeği yansıtmadığının ifade ettiğini,
müvekkilinin sözleşmedeki tüm yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdiğini, bu çerçevede müvekkilinin şirketin reklam müdürü ve imza yetkilisi ... ile davalı şirket yetkilileri arasında yapılan e-posta gönderileriyle de müvekkili şirketin sözleşmeden doğan yükümlülüğünü layığıyla yerine getirdiğini, açıklanan nedenlerle; itirazların iptalini, takibin devamınaı, davalı aleyhine her bir icra dosyası için ayrı ayrı olmak üzere %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili sunmuş olduğu 28/02/2017 havale tarihli beyan dilekçesi ile, dava dilekçesinde, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası yerine sehven dava konusu ve taraflarla ilgisi bulunmayan İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasının yazıldığını, ilgili kısımda maddi hata yapıldığını belirterek İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... şeklinde ifade edilen kısımların İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası şeklinde ıslah etmiştir.
ASIL DAVAYA CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; taraflar arasında 01.01.2016 imza ve başlangıç tarihli Reklam Platformu Genel Hizmet Sözleşmesinin akdedildiğini, davacının söz konusu sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirmediğini, sözleşme hükümlerini ihlal ettiğini, sözleşmenin 3.5 madde uyarınca davacı şirketin sahibi olduğu ....com, ..., ... adlı internet sitelerine reklam temin etme ve bu sitelerde reklam yayınlama hakkının münhasıran müvekkili şirkete ait olduğunu, bu hükme aykırılık halinde cezai şartın mevcut olduğunu,
davacının münhasırlık maddesini ihlal etmesi nedeniyle davacı aleyhine İstanbul 3. ATM'nin 2017/158 E. sayılı dosyasında açmış oldukları davada sözleşmenin 8. maddesi uyarınca 740.830,00TL tutarında cezai şart talep ettiklerini, davanın derdest olduğunu, davacı tarafın, müvekkilin münhasırlık haklarını sözleşmenin başlangıcından itibaren ihlal ettiğini, münhasıran müvekkiline verilmiş olan hakları müvekkilinin rızası olmaksızın 3. şahsa kullandırdığını, davacı şirket tarafından müvekkili şirkete gönderilen, 31.03.2016 tarihli e-postada Mart ayında toplam 3.143,00TL,
14.04.2016 tarihli e-postada 1 Ocak- 14 Nisan 2016 arasında toplam 11.510,00TL ,,, geliri elde ettiğini beyan ettiklerini, davacı tarafın bu beyanı ile sözleşmenin münhasırlık ilkesini ihlal ettiğini, ... şirketi ile işbirliği yaparak sözleşmeye aykırı olarak gelir elde ettiğini kabul ettiğini, davacı tarafından ,,, gönderilen 06.04.2016 tarihli e-postada davalı, "Aşağıdaki sitelerimiz için ... kullanım haklarımızı; ...com, ...com, ...com 31.12.2016 tarihine kadar ... reklam ajansına devrediyoruz.
Gerekli kod değişimine yardımcı olursan sevinirim. "beyanı mevcut olduğunu, bu e-postaya ... "tabi ki gerekli desteği veriyor olacağız" şeklinde cevap verdiğini, bu e-postaların münhasıran müvekkiline ait olan hakların sözleşme süresince davacı tarafından ... şirketine yani 3. şahsa kullandırıldığını gösterdiğini, dava dilekçesi ekinde sözleşmenin münhasırlık maddesinin ihlal edildiğini gösteren ekran görüntülerinde ... performans raporlarında 3 internet sitesi için 01.01.2016-14.04.2016 tarihleri aralığı için;
...com için 5.227.952 gösterim ve 5.555,24TL kazanç, sgkrehberi.com için toplam 6.609.565 gösterim ve 5.114,35TL kazanç, ...com için toplam 1.041.918 gösterim ve 839,95TL kazanç beyan ettiğini, bu ekran görüntülerinin de münhasıran müvekkiline ait olması gereken reklam yayın haklarından haksız olarak 3.şahıs ... ve davacının kazanç elde ettiğini gösterdiğini, davacının bu ihlali sonucunda Sözleşme'nin uygulanması için ayrı bir servis ve personel kadrosu tahsis eden müvekkilinin büyük miktarlarda maddi kayba uğradığını,
müvekkili için katlanılamaz bir hal alan sözleşmenin 31.03.2016 tarihi itibariyle uygulanamaz hale geldiğini ve fiilen sona erdiğini, müvekkili şirketin davalı tarafın sözleşmeye aykırı hareketleri ve münhasırlık maddesine uymaması sebepleriyle sözleşmenin 31.03.2016 tarihi itibariyle fesholduğunu davalı şirkete noter vasıtasıyla gönderdiği ihtarname ile bildirdiğini, davacının iddia ettiğinin aksine müvekkiline hiçbir şekilde fatura tebligatı yapılmadığını, takibe konu faturaların müvekkiline tebliğ edilmediğinden kesinleşmiş bir alacağının söz konusu olmadığını, müvekkilinin davacıya borcunun olmadığını,
sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirmeyen, münhasırlık hükmünü ihlal eden, bu şekilde haksız kazanç sağlayan davacının müvekkilinin maddi zarara uğramasına neden olduğunu, açıklanan nedenlerle; davanın reddini, davacının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile ; taraflar arasında 01/01/2016 tarihli Reklam Platformu Genel Hizmet Sözleşmesi akdedildiğini, davalı tarafın söz konusu sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirmediğini, sözleşme hükümlerini ihlal ettiğini, sözleşmeye aykırı hareketler ve münhasırlık maddesine uyulmaması sebepleri ile sözleşmenin 31/03/2016 tarihli itibari ile fesholduğunun davalı şirkete ihtarname ile bildirildiğini, sözleşme uyarınca 740.830,00-TL cezai şartın fesih tarihi olan 31/03/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
BİRLEŞEN DAVAYA CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; müvekkili şirket, sözleşme ile belirlenen munhasıriyet ilkesini ihlal etmediğini, dava dilekçesinde bahsedilen ''...'' reklam modelleri tamamen davacı şirket yetkililerinin bilgisi ve muvafakati dahilinde ve esasen davacı şirketin menfaatine olacak şekilde kullanıldığını, hatta davacı şirket sahibinin talebi üzerine ... ile ilişkiler ve kullanım hakları, tamamen davacı şirkete devredildiğini, ... reklamları ile ilgili olarak davacı şirketin aslında bir itirazının bulunmamasının nedeninin açık olduğunu, ..., davacı şirket gibi reklam alanlarını tahsis alarak çalışan bir sistem olmadığından,
davacı şirketin ticari faaliyetini engelleyecek veya akamete uğratacak bir durum söz konusu olmadığını, müvekkili şirket, sözleşmenin yürürlükte olduğu süre boyunca üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, davacı şirket tarafından gönderilen reklam kodları internet sitelerinde derhal yayına alındığını, davacı şirket vekilinin iddiaları, soyut ve mesnetsiz nitelikte olup;
ticari icaplara aykırılığın ötesinde hayatın olağan akışına ve mantığa aykırılık arz ettiğini, bir an için müvekkili şirket tarafından munhasıriyet ihlalinde bulunulduğunu düşünsek dahi, sözleşme münfesih olduğundan ve davacı tarafından somut zarar ispat edilemediğinden,
davaya konu cezai şart talebi hukuka aykırı olduğunu, Sözleşme'nin 8.2 maddesindeki hesaplama tutarı da davacı şirket tarafından haksız ve hukuka aykırı yorumlandığını, "Son (3) ay net gelirlerinin ortalaması" yönteminden kasıt, ihtilafa konu sözleşme çerçevesinde elde edilecek son (3) ay net gelirin ortalaması olduğunu, davacı şirket vekili dava dilekçesinde Sözleşme'nin 12.7 maddesi uyarınca sadece davacı şirketin defter, yazışma vs kayıtlarının delil olarak kabul edilebileceğini ifade ettiğini, bu hususun hukuken kabulü mümkün olmadığını, yukarıda açıklanan nedenlerle haksız ikame edilen davanın reddini,
yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı şirket aleyhine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, "...Sözleşme ... şirketinin 28.06.2016 tarihli ihbarnamesi ile ileriye yönelik olarak feshedilmiştir.
Bu tarihten sonraki ve geriye etkili olduğu iddia edilen ... şirketinin fesih bildirimin zaten feshedilmiş sözleşmenin sona ermesine bir etkisi bulunmamaktadır. ... şirketi sözleşmedeki yükümlülüklerin ... tarafından yerine getirilmediği, münhasırlık hakkının ihlal edildiğini iddiasına karşı ise ... , "..." reklam modelllerinin tamamen ... bilgisi ve muvafakatiyle, ... şirketinin yararına yapıldığını iddia etmiştir.
Bazı dönemlerde ..., ... sözleşme gereği tahsis ettiği alanlara kendi ... hesabından reklamlar konulduğunda ihtilaf bulunmamaktadır. İhtilaf bu şekildeki işlemlerde - münhasırlık hakkı nedeniyle- ... muvafakatının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. ... çalışanı ...
24.02.2016 tarihli ".... tarzı interstitial yayın için teste başladık. ... kodundan hemen eklenirse yeterli olacaktır" e-maili ve ... şirketi çalışanları ... tarafından ... gönderilen ve CC (bilgi) kısmanda ... yetkilisi ... bulunduğu 14.04.2016 tarihli ... yetkilisi ... , ... bilgisayarına uzak masaüstü programı ile bağlanıp ... gelirlerinin doğrulandığı ve bu gelirlerin ... borcundan mahsup edildiğine ilişkin e-mail, ... ... haricinde aldığı reklam tekliflerini ... yönlendirdiğine ilişkin 25.03.2016 tarihli e-mail, ... rızası olmadığından eklendiği iddia edilen reklamların CC (bilgilendirme kısmında) ...
3 çalışanın da olduğu ... tarafından gönderilen 02.03.2016 tarihli e-mailler hep birlikte değerlendirildiğinde ... bu ... hesaplarından haberdar olduğu ve Admetic hesabından elde edilen gelirlerin ... borcundan da mahsup edildiği,
münhasırlık şartının bu şekilde ihlal edilmediği anlaşılmıştır.17.12.2015 tarihli ... kodlarının uzun süreden beri dönmediğine ilişkin ... tarafından gönderilen e-mail ise 01.01.2016 tarihli davaya konu sözleşmeden önce 17.12.2015 tarihinde gönderilmiş olup, dava konusu ihtilafa bir etkisi bulunmamaktadır.Karşılıklı defter incelemeleri ile sabit oludğu üzere .. şirketinin defterlerinde 70.800 TL tutarlı faturaların kayıtlı iken ... defterlerinde bu faturaların kayıtlı olmadıkları, faturaların sözleşmenin yürürlükte olduğu tarih aralığına denk geldiği, ... hesabından elde edilen KDV hariç 8.780,51 TL'nin mahsubu ile ...
İstanbul .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasında 6.219,49-TL asıl alacak İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasında 45.000 TL asıl alacağının bulunduğunun sabit olduğu anlaşılmıştır.
Sözleşme gereğinc 01 Nisan 2016'dan itibaren 15.000'er TL'nin ödenmesi kararlaştırılmış olmakla taksitlerin her biri açısından işlemiş faiz miktarının Ocak, Şubat, Mart taksitleri için sözleşmede tanınan vadelerde dikkate alınarak " Birleşen davanın REDDİNE, Asıl davada ise. Davalının İstanbul .... İcra Dairesinin ...
Esas sayılı takip dosyasındaki itirazın kısmen iptali ile 6.219,49-TL asıl alacak ve 259,43-TL işlemiş faiz olmak üzere 6.478,92-TL üzerinden iptali takibin ödeme emrindeki kayıt ve koşullarla aynen devamına, 6.478,92-TL'nin % 20'si olan 1.295,78-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kısmi ret nedeniyle kötü niyet tazminatı talebinin kötü niyet sabit olmadığından reddine, davalının İstanbul ... İcra Dairesinin ...
Esas sayılı takip dosyasındaki itirazın iptali ile takibin ödeme emrindeki kayıt ve koşullarla aynen devamına, 45.650,96-TL'nin % 20'si olan 9.130,19TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı, birleşen dosya davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde.
Müvekkilimin münhasırlığın davalı tarafından ihlal edilmesine hiç bir şekilde onayı olmadığını, davalı taraf, müvekkilimin yetkilileri ile yaptığı görüşmelerde 3. şahsa vermis olduğu reklam yeri tahsis haklarını fesih ve iptal edeceğini, müvekkilimi sözleşmeye uygun şekilde tekrar tek yetkili kılacağını taahhüt ederek oyaladığını, ancak, davalı tarafın bu vaadlerinin birer oyalama taktiği olduğunun, gerçekte 3. şahsa reklam yeri tahsisini sürdüreceği artık ortaya çıkması üzerine müvekkilinin, sözleşmeyi 27.10.2016 tarihli Kadıköy ...
Noterliği vasıtasıyla keşide ettiğ ihtarıyla 31.03.2016 tarihi itibarıyla feshettiğini, birleşen davada davalı taraf, davaya cevap dilekçesinde, münhasırlık hakkını ihlal ettiğini kabul ettiğini ancak, ...’in müvekkil şirketten farklı bir sistemle çalıştığı, bu nedenle müvekkilimin ticari faaliyetini engelleyecek bir durumun söz konusu olmadığını iddia etmiş ise de ... reklamlarının davalı tarafın iddiasının aksine müvekkilimin ticari faaliyetini engelleyecek nitelikte olduğu Asıl Dava’ya sunulan 30.11.2020 tarihli bilirkişi raporunda açıklandığını, dosyaya sunulan e-postaların dava konusu ile bir ilgisinin bulunmadığını,
Asıl dosya yönünden dosyaya sunulan 30.01.2020 tarihli bilirkişi raporu da oldukça yetersiz ve hatalı olduğunu, davacı, müvekkilime hiç bir şekilde fatura tebliğ etmediği halde, raporda dava ve takip konusu faturalara itiraz edilmediği belirtildiğini, bilirkişi davacının asılsız iddialarına dayanarak, faturalar müvekkilime tebliğ edildiğine kanaat getirilerek borç çıkartıldığını, raporda teknik açıdan da hiç bir inceleme ve bilgi mevcut olmadığını, hangi tür dijital reklamlar mevcuttur? ..., bu türlerden hangilerini kullanmaktadır.
Sözleşme konusu sitelerde sözleşme süresince hangi reklamlar, nasıl yayınlanmıştır? ... reklamları yayınlandığında diğer reklamlara yer kalmakta mıdır? gibi dijital reklamcılık ile ilgili bir çok sorunun uzman bilirkişilerce net olarak açığa kavuşturulması gerektiğini, müvekkiline ... reklamlarından arta ne kadarlık bir reklam alanı kaldığı tespit edilmediğini, raporda genel ifadelerle ... reklamlarının sakıncalı olabileceği ve internet kullanıcısını ve reklamvereni rahatsız edebileceği açıkça belirtildiğini, ancak, bu genel ifadeler dava konusu ihtilafı çözmekten uzak olduğunu,
...’in genel manada ne olduğunu herkes internetten araştırarak bulabileceğini hatta bu araştırmayı yaparken bile bir ... reklamı ile karşılaşabilir ve uygulamalı olarak ne olduğunu öğrenebileceğini, bilirkişiden istenen bu genel bilgiler olmadığını, bilirkişi, ..., davacı ve davalı yönünden hiç bir teknik inceleme yapmadığını, reklamların bu üç tarafı doğrudan ve dolaylı olarak nasıl etkilediğini incelemediğini, sözleşme konusu sitelerde yayınlanan ... reklamları nelerdir.
Bu reklamlar, müvekkilimin hangi haklarını gaspetmiştir ya da engellemiştir. Bu reklamların reklamverenlerin müvekkilim vasıtasıyla reklam vermesine caydırıcı etkisi olmuş mudur.
Bu hususlar netleştirilmeden karar verilmiş olması bozmayı gerektiğini, davacının, ... müvekkilime ait reklam yerlerini tahsis etmekle kalmamış, reklamverenlerin tercih edeceği türden reklamlar yayınlamasına izin verdiğini öyle ki, müvekkilime reklam alacak cazip ekran yeri kalmadığını, ... reklamları, pop up şeklinde müvekkilimin reklamlarının üstüne yayınlandığını ekranın en göze çarpan yerleri ...’e tahsis edildiğini, tüm bu hususların detaylı olarak bilirkişi incelemesine tabi tutulması gerektiğini belirterek Birleşen Dava ve Asıl Dava yönünden yerel mahkemece verilen kararın kaldırılmasını, birleşen Dava’da davamızın kabulüne,
Asıl Dava’da davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde. Asıl dava; taraflar arasında imzalanan Reklam Platformu Genel Hizmet İlan Sözleşmesi'nden kaynaklanan, hizmet bedeline istinaden başlatılan takibe vaki itirazın iptali, birleşen davanın ceza-i şart alacağı istemine ilişkindir.
Davacı ... şirketi tarafından, davalı ... Hizmetleri şirketi aleyhine, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile. 2016/ Ocak-Şubat-Mart dönemi reklam bedeli açıklamalı 45.000,00 TL asıl alacak, 650,96 TL, işlemiş faiz olmak üzere toplam 45.650,96 TL, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile.
2016/Nisan dönemi reklam bedeli açıklamalı 15.000,00 TL asıl alacak, 233,01 TL, işlemiş faiz olmak üzere toplam 15.233,01 TL alacağın tahsili amacıyla takip başlattığı, davalının yasal süresinde ödeme emirlerine itiraz ettiği, davanın yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Dosya kapsamına göre.
Taraflar arasında, 01.01.2016 başlangıç tarihli “Angelfish tarafından, geliştirmiş olduğu Reklam Platformu ile yukarıda belirtildiği üzere Programmatik Reklam ve/veya Premium Reklam temin ederek ve bu reklamları fiyata göre optimize ederek, Yayıncının Mecra için gelir artışı sağlaması, eCPM'ye göre fiyat sıralaması çıkararak ve bunu düzenli olarak güncelleyerek Mecranın en iyi fiyatla reklam göstermesini sağlaması” konulu, Reklam Platformu Genel Hizmet Sözleşmesi imzalanmış, sözleşmede mecranı;
...com, ...com, ...com siteleri gösterilmiş, sözleşmenin bitiş tarihinin 31.12.2016 olarak belirlenmiştir.Sözleşmenin dava konusu ile ilgili maddeleri incelendiğinde;... Yükümlülükleri başlıklı 3.5 maddesi: Belirtilen Mecra'da yayınlanacak reklamları yayınlama hakkı münhasıran ...'tedir. Yayıncı Mecra'da ... dışındaki bir kuruluş veya kişiden reklam alamaz ve/veya yayınlayamaz. Aynı şekilde kendisine iletilen reklam satış taleplerini sadece ... ile yürütmekle yükümlüdür.
İş bu Madde'nin ihlali, Madde 8 hükümlerine tabidir.Tazmin Etme Yükümlülüğü başlıklı 8.2 maddesi : " Üçüncü kişi hak ve taleplerinin tazminine ek olarak Yayıncı (i) iş bu sözleşme kapsamındaki hükümlerin, yükümlülük veya taahhütlerin ihlali, (ii) ihmali veya kasıtlı suiistimali, (iii) reklamlar ve veya uygulama alanlarının veya gizliliğinin ihlaline ilişkin sebepler ve/veya (iv) sözleşmenin usulsüz veya sürelere uyulmaksızın feshi sebebiyle Tazmin Edilecek'lerin uğradığı veya uğrayacağı doğrudan veya dolaylı zararlar karşılığında ...'e,
...'in son (3) ay net gelirlerinin ortalamasının (6) katı kadar cezai şartı ilk talepte nakden veya defaten ödemeyi kabul, beyan ve taahhüt eder." Süre ve Fesih başlıklı 10 maddesi: " İş bu sözleşme 01.01.2016 ile 31.12.2016 tarihleri arasında yürürlükte kalacaktır ve bu süre boyunca feshedilemeyecektir. Herhangi bir tarafın sebepsiz veya haksız feshi halinde diğer taraf tüm zararlarını talep etme hakkına sahiptir.
Taraflardan herhangi birinin, iş bu sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini hiç yada gereği gibi yerine getirmemesi halinde, diğer taraf, ihlal eden tarafa yazılı bir bildirimde bulunarak, ihlale (3) güç içerisinde son vermesini talep etme ve bu süre içerisinde ihlale son vermemesi halinde, sözleşme'yi ihlalden kaynaklanan diğer her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla, ayrıca bir bildirimde bulunmaya gerek olmaksızın derhal feshetme hakkına sahiptir." Diğer Hükümler başlıklı 12.7 maddesi.
"Taraflar bu sözleşmeden doğabilecek ihtilaflarda Reklam Ağları” nın verileri ile ... defter, yazışma ve sair kayıtları ile bilgisayar kayıtlarının (e-posta yazışmaları-internet trafik bilgisi ve erişim kayıtları (log) vs.) HMK 193 maddesi anlamında muteber, bağlayıcı, kesin ve münhasır delil teşkil edeceğini ve bu maddenin Delil Sözleşmesi niteliğinde olduğunu kabul, beyan ve taahhüt ederler." şeklinde düzenlenmiştir.Ödemeler başlıklı 7. Maddesinde, Yayın dönemi Ocak-Aralık 2016 dönemi olup, ödemeler 1 Nisan-1 Aralık 2016 döneminde aylık 15.000,00 TL üzerinden toplam 180.000,00 TL olarak,
herhangi bir ödemenin, ödeme vadesine uygun olarak yapılamaması durumunda Yayıncı'nın sözleşmeyi tek taraflı olarak fesh etme hakkına sahip olduğu kararlaştırılmıştır.- Davacı vekili tarafından Ankara ...
Noterliğinin 28.06.2016 tarihli ... yevmiye sayısı ile keşide edilen ihtarname ile; ..." 01.01.2016 başlangıç tarihli sözleşme uyarınca müvekkili şirket tarafından fatura kesilip gönderilmesine karşın, 01 Nisan, 01 Mayıs ve 01 Haziran 2016 tarihlerine muaccel hale gelen hizmet bedellerinin ödeme yükümlüğünün yerine getirilmediğini, sözleşmenin 7.2 maddesi uyarınca feshedildiğini, Ocak, Şubat, Mart ayları yayın dönemini kapsayan ve sözleşmenin 7.1 maddesinde yer alan ödeme planı uyarınca 01 Nisan, 01 Mayıs,
01 Haziran 2016 tarihlerinde ödenmesi gereken 45.000,00 TL tutarındaki alacağın yasal yollarla tahsiline ilişkin icra takibinin de başlatılacağını" ihtar etmiştir. Davalı vekili tarafından Kadıköy ...
Noterliğinin 27.10.2016 tarih ... yevmiye sayısı ile keşide edilen ihtarname ile; " Taraflar arasında 01.01.2016 imza ve başlangıç tarihli reklam Platformu Genel Hizmet Sözleşmesindeki yükümlülüklerini yerine getirmediklerini, sözleşme konusu reklam yayınlama hakkının sözleşmenin 3.5 maddesine münhasıran müvekkili şirkete ait iken, müvekkili şirketin rızası olmaksızın sözleşme başından itibaren bu haklarını kullandıklarını ve 3. Şahıslara kullandırdıklarını, müvekkili şirket tarafından defalarca uyarılmalarına rağmen bu ihlali sonlandırmadıklarını, sözleşmenin fiilen kullanılmaz hale getirdiklerini,
ihlalleri sürdürmeleri neticesinde sözleşmenin 31.03.2016 tarihi itibariyle uygulanamaz hale geldiğini ve fiilen feshedilmiş bulunduğunu, sözleşmenin 8.2 maddesinde belirlenen cezai şartları ödemekle yükümlü olduklarını, müvekkilinin son 3 aylık net gelirlerinin ortalamasının 13.472 TL olduğunu, bu miktarın 6 katı 740.830 TL7 nin 5 gün içinde nakden ve defaten ödenmesini" ihtar etmiştir. - Davalı tarafından 30.06.2016 tarihinde Davacıya gönderilen e-postada: “20.00,00 TL rakamla sözleşmeyi feshettiklerini, ancak ödemeyi henüz yapamadıklarını, şu an yaptıkları başka işlerden dolayı ciddi problem yaşadıklarını ve ödeme dengelerinin şaştığını,
yatırım süreçlerinin uzadığını, bu rakamın ödeneceğini sadece biraz uzadığını, ödenecekler listesinde yer aldığını, ancak bugün kendilerine 45.000 TL ödenmesinin ihbar edildiğini, sözleşmede münhasiriyetin ihlal edildiğini, sözleşmede münhasiriyet ihlal edilirse kendilerine tazminat ödenmesi gerektiğini, ihlali kendilerinin yapmadığını, işin hukuki zeminde gitmesi taraftarı olmadıklarını, 20.000 TL” nin ödeneceğini zira konuşulan ve el sıkışılan rakamın bu olduğu...” davacı tarafından 01.07.2016 tarihinde davalıya gönderilen e-postada: “Sözleşmeyi 20.000 TL bedel ile anlaşarak feshedildiğine dair beyanlarının gerçeği yansıtmadığını,
münhasıriyeti ihlal etmek gibi bir durumun söz konusu olmadığını, yapılan görüşmelere ve faturanın gönderilmesine rağmen 1 Nisan itibariyle sözleşme uyarınca ödemelerin başlaması gerekirken yapılmadığını, sözleşmenin ilgili maddesi uyarınca fesih ihbarında bulunduklarını, nisan ayından beri oyaladıklarını, mağdur edildiklerini, siteleri üzerinde elde ettikleri geliri taraflarına verilmediğini, telefonlarına çıkmadıklarını...” belirtilmiştir.
Birleşen dosyadan alınan 22/12/2018 tarihli bilirkişi heyeti raporunda. "Davalının iddia ettiği gibi, sözleşme konusu siteler, davacı şirket çalışanlarının açık veya örtülü muvafakati (onayı) dahilinde, davalı tarafından ... şirketine kullandırılmışsa ya da söz konusu sitelerin ... Şirketine kullandırılmasından dolayı davacı herhangi bir zarara uğramayıp tam tersine menfaat (maddi kazanç vs.) elde etmişse; davacının münhasırlık hakkını ihlal etmemiş sayılacaktır.
Dolayısıyla da davacı davalıdan cezai şart alacağına hak kazanamayacaktır. Buna karşılık söz konusu siteler, davacı şirket yetkililerinin açık veya örtülü onayı olmaksızın ... Şirketine kullandırılmışsa ve söz konusu sitelerin ... Şirketine kullandırılmasından dolayı davacı herhangi bir menfaat de (maddi kazanç vs.) elde etmemişse; davalı, davacının münhasırlık hakkını ihlal etmiş sayılacaktır. Dolayısıyla da davacı davalıdan cezai şart alacağına hak kazanacaktır.
Bu hususta kurulumuzca tam bir kanaate varılabilmesi için, bu tür sözleşmeler alanında uzman bir bilirkişinin ("digital reklamcılık" ya da "bilişim" uzmanı bir bilirkişinin) de görüşünün alınmasının uygun olacağı," yönündeki kanaat ve düşüncelerini bildirmiştir. Mahkemece, talimat mahkemesi kanalı ile bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup alınan 30/01/2020 tarihli raporda özetle. "Davacı tarafından, davalıya.
15.06.2016 tarih ve 142814 sıra numaralı Ocak-Şubat-Mart 2016 dönemine ilişkin (45.000,00TL+KDV=) 53.100,00TL tutarındaki ve 31.07.2016 tarih ... sıra numaralı Nisan 2016 dönemine ilişkin (15.000 TL+KDV=) 17.700,00TL tutarındaki açık faturaları düzenlediği,faturaların düzenleniş şekline uygun olarak davacınm ticari defterlerinde davalı cari kaydedilmiş olduğu, taraflar arasında akdedilen sözleşmede bedelin KDV'yi içerip içermediği konusunda "KDV hariç" veya "KDV dahil" şeklinde açık bir ifadenin bulunmadığı, Davacının 2016 yılı ticari defter kayıtlarına göre;
davalı yanın Sözleşmenin 7.1 maddesinde yer verilen ödeme planı çerçevesinde Ocak, Şubat, Mart, Nisan/2016 dönemine ilişkin olarak, 01 Nisan, 01 Mayıs, 01 Haziran, 01 Temmuz/2016 tarihlerinde yapması gereken ödemelerini yapmamış olduğu, davacının 2016 yılı ticari defter kayıtlarına göre; davacı ... AŞ'.nin davadışı ... AŞ'ne (01.01.2016-30.06.2016 döneminde) düzenlediği faturalarından elde ettiği Reklam gelirinin, 8.780,51TL+KDV= 10.361,00TL olduğu" tespiti yapılmıştır.
Birleşen dosyadan alınan bilirkişi heyetine reklamcılık alanında uzman bilirkişi dahil edilerek alınan 30/11/2020 tarihli ek raporda özetle " Davalı-birleşen davacı ... şirketi adına ... ... reklamlarının kullanılmasından haberdar olduğuna dair davacı-birleşen davalı ... şirketinden ... gönderdiği 24/02/2016 tarihli e-postada "... konuştuğunuz ... tarzı intersitial için testlere başladık. Aşağıda SGK Rehberi ve ...
Sitesi için kodları paylaşıyoruz. ... kodundan hemen sonra eklenirse yeterli olacaktır" Davacı ... ... aynı firma çalışanı ... gönderdiği davalı firma sahibi ... ... bilgisayarına uzak masaüstü programı ile bağlanıp ... gelirlerini doğruladığı ve bu gelirlerin ... firmasının borcundan mahsup edileceği belirttiği 14/04/2016 tarihli e-postada " ..., ...
Abi ile ...matic konusunda görüştük. ... ile bilgisayarıma uzaktan bağlanıp admatic hesaplarını kontrol etti. ... : 839,95 TL, ... 5114,35 TL, ...com 5.555,24 TL, 01 Ocak -14 Nisan 2016 Admatic geliri 11.510,00 TL, 01 Ocak -14 Nisan 2016 taahhüt miktarı toplam 52.000,00 TL, bakiye 40.490,00 TL," Davacı ... şirketinden ..., davalı ... çalışanı ... davacı firmanın ... haricinde aldığı reklam tekliflerinin davalı firmaya yönlendirdiği 25/03/2016 tarihli e-postada " Merhaba ...
Bey, ... sitemiz "... Ajansımız" ilgileniyor. Size ... Bey yardımcı olacaktır" Davacı firma tarafından davalı firmanın rızası olmadan eklendiğini iddia ettiği reklamlara ilişkin 17/12/2015 tarihli e-postanın sözleşmenin başlangıç ve bitiş tarihi aralığında olmadığını, e-postada " Abi selamlar, uzun süreden beri ... ... ve ... sitesinde bizim ... kodları dönmüyor. Başka bir kod var ve dolayısıyla gelir oluşturmuyor.
Aşağıdaki kodların yayınlanmasını sağlayabilirmisin" şeklinde olduğu, Teknik Sonuç Bakımından. E-postalara istinaden ... A.Ş'nin Admatik reklamlarından haberdar olduğu, - ... yetkilisi ... Bey'in aynı şirkette ... Bey'e ilettiği ... sahibi ... Bey'in de mail bilgisinde yer aldığı mahsuplaşmayı ve ... Bey'in ...
Bey'e uzak masaüstü programı ile bağlantı kurup Admatik gelirlerini kontrol etmesini konu alan maile herhangi bir cevap veya itirazın olmadığı dosyadaki anlatımlarda mevcut olarak incelendiği, -Her ne kadar, davacı firma tarafından yapılan admatik ile ilgili online reklam işlemleri, davalı firma tarafına bilgi verilmiş gibi görünse de admatik tarzı reklamlar bir anda son kullanıcı yani internet kullanıcılarının önüne çıkan tüm sayfayı kaplayan bazı durumlarda internet kullanıcılarına itici gelen ve sayfada görülmesi pek tercih edilmeyen reklamlar olabileceği,-Davacı Online Reklam işlerini davalıya verdiği,
ancak dava konusu anlaşmazlığın olduğu olayda davacı aynı zamanda bir başka firmanın reklamlarını da davalı ile anlaştığı alanda yayımladığı, her ne kadar davalının bu durumda rızası var gibi görünse de admatik tarzı reklamlar tartışmaya açık olabileceği, şöyle ki bazı durumlarda, tüm sayfayı kaplayabildiği,
bazı durumlarda bir anda açılıp internet kullanıcılarının o an işlem yaptıkları sayfayı engelledikleri gibi durumlar olabileceği, bazı admatik reklamları çok fazla tıklanma oranına sahip olmasına karşın gelir düzeyi düşük olabileceği, bunun sebebi internet kullanıcıları gösterim şekli ve durumuna göre bazı admatik internet reklamlarından rahatsızlık duyabileceği, örneğin:Bir sayfaya giren bir internet kullanıcısı o an tam bir şey okuyacakken, önünde tüm ekranı kaplayacak şekilde bir admatik reklamı açılırsa, kısa bir süre reklamı bu şekilde gördükten hemen sonra hızlıca bu reklamı kapatabilir ve görmek istemeyebileceği,
dolayısıyla bu yöntem ile belki çok fazla internet kullanıcısı bu reklamı bu şekilde görecek ancak rahatsızlık duyabilecekleri için reklamın ana amacı olan insanlara online reklam yapma unsuru ortadan kalkmış gibi bir duruma gelmesi söz konusu olabileceği, bu online reklamın amacına ulaşıp ulaşmadığı rahatsız edici reklam statüsüne girip girmediği tartışmalı bir hale gelebileceği,
bu tarz admatik gibi online reklamlar yapılmadan önce davacı ve davalı gibi taraflar arasında önceden kapsamlı bir görüşme yapılmış olması admatik tarzı online reklam içeriği süresi ne şekilde yayınlanacağı taraflar arasında ileride olası bir anlaşmazlığın veya olası bir itirazın ya da istenmeyen bir durumun bir diğer tarafa zorla kabul ettirilmemesi adına,
net bir şekilde detayları belli olan ve net bir şekilde maddeler halinde üzerinden anlaşılmış yazılı kaşeli imzalı bir mutabakat sözleşmesi ile imzalanmış olması özellikle bu tarz tartışmalı durumları ortadan kaldırmak için ve detayları net anlaşılmayan durumlarda tek taraflı olmaması ve her iki taraf içinde açık net bir şekilde içeriğin ve olası sonuçlarının anlaşılmış olması için bu şekilde açık anlaşılabilir bir sözleşme metninin olması isabetli olabileciği, görüş ve kanaatinde olduğunu,Mali Yönden :Davacı-birleşen dosya davalısının kendi ticari defler kayıtlarına göre,
davalı-birleşen dosya davacısının Ocak-Nisan 2016 dönemlerine ait sözleşmesel borç ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediği ve buna göre de davacı-birleşen dosya davalısının, davalı-birleşen dosya davacısından 70.800,00TL alacaklı olduğu, Davacı-birleşen dosya davalısının dava dışı ...
A.Ş. ne Ocak-Haziran/2016 döneminde düzenlediği faturalarda elde ettiği reklam gelirleri toplamının 8.780,51TL + KDV = 10.361,00TL olduğu tespitlerine yer verildiği,Birleşen dosyada hazırlamış olduğumuz bilirkişi raporunda, huzurdaki davada davalı sıfatını haiz Angelfısh firmasının 2016 yılına ait ticari defterleri incelenmiş ve yine huzurdaki davada davacı sıfatını haiz ... hiçbir faturasının defterlerde kayıtlı olmadığı hususu tespit edildiği,
Bu durumda davacı-birleşen dosya davalısının, davalı-birleşen dosya davacısına keşide ettiği 28.06.2016 tarihli ihtarnamede, sözleşmeyi fesih ettiğini bildirmesi ve aynı ihtarnamede 1 Nisan, 1 Mayıs ve 1 Haziran 2016 tarihlerinde ödenmesi gereken 45.000,00TL'nin de ödenmesini ihtar ettiği dikkate alındığında, Nisan 2016 dönemine ilişkin keşide etmiş olduğu 15.000,00TL tutarındaki fatura bedelinin de sözleşmenin yürürlükte olduğu dönem içerisinde kaldığı değerlendirilmiştir.
Huzurdaki davada görevlendirilen bilirkişi heyetindeki teknik bilirkişi üyenin yapmış lduğu tespit ve değerlendirmelerde, "e-postalara istinaden ... A.Ş'nin Admatik reklamlarından haberdar olduğu, ... yazılım yetkilisi ... Bey'in aynı şirkette ... Bey'e ilettiği ... sahibi ... Bey'in de mail bilgisinde yer aldığı mahsuplaşmayı ve ... Bey'in ...
Bey'e uzak masaüstü programı ile bağlantı kurup Admatik gelirlerini kontrol etmesini konu alan maile herhangi bir cevap veya itirazın olmadığı" ifadelerine yer verdiği görülmekle, davacı-birleşen dosya davalısı ...'ın 60.000,00TL tutarındaki hizmet bedelini talep edebileceği, ancak talimat bilirkişi raporunda tespit edildiği şekli ile dava dışı ... firmasından elde edilen KDV hariç 8.780,51TL'nin bu alacaktan mahsup edilmesi sonucunda, davacı-birleşen dosya davalısının, İstanbul ...
İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında başlattığı icra takibinde asıl alacak tutarının 15.000,00 - 8.780,51 = 6.219,49TL ile sınırlı olması gerektiği, Birleşen dava yönünden. Teknik tespitler ışığında, birleşen dosya davalısının iddia ettiği gibi, sözleşme konusu sitelerin, birleşen dosya davacı şirket çalışanlarının açık veya örtülü muvafakati (onayı) dahilinde, davalı tarafından ... şirketine kullandırıldığı, ayrıca söz konusu sitelerin ...
Şirketine kullandırılmasından dolayı birleşen dosya davacısının mahsuplaşmayı kabul ettiği anlaşıldığından, birleşen dosya davacısının birleşen dosya davalısından cezai şart alacağına hak kazanamayacağı, mahkemenin aksi görüşte olması ve birlesen dosyada davacı yan iddialarının kabul edilmesi halinde, birleşen dosyada sunulan kök raporda da yer verildiği şekli ile sözleşme hükümlerine göre bir tazminat hesaplaması yapılabilmesi için öncelikle birleşen dosya davacısının, 01.01.2016-31.03.2016 tarihleri arasındaki toplam 370.416,67TL tutarındaki satış hasılatını oluşturan firmalara yapılan hizmet teslimlerinin tamamının,
davaya konu sözleşme çerçevesinde verilen hizmetler olduğunu ispat etmesi, sonrasında da 2016 yılına ait kurumlar vergi beyannamesini dosyaya sunması gerektiği" yönünde tespit ve değerlendirmelerde bulunmuşlardır.
Somut olay incelendiğinde; taraflar arasında 01.01.2016 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli "Reklam Platformu Genel Hizmet Sözleşmesi"nin akdedildiği, sözleşme uyarınca, sözleşmede belirtilen 3 adet internet sitesinin sözleşmede belirlenen yayın alanlarının kullanımının davalıya tahsis edilmiş olduğu, bunun karşılığında davalının davacıya (01.04.2016 tarihinde başlamak üzere her ay 15.000TL ödemeyi üstlendiği, 2016 Ocak-Şubat-Mart-Nisan dönemi reklam bedellerinin ödenmediğinden bahisle asıl davaya konu icra takiplerin başlatıldığı,
davacı-birleşen dosya davalısının, sözleşme ile davalı-birleşen dosya davalısına verilen münhasırlık yetkisini ihlal ettiğinden bahisle cezai şart talep edildiği anlaşılmıştır.Sözleşmenin 3.5 nolu maddesinde, sözleşmede belirtilen internet sitelerine reklam temin etme hakkının münhasıran ... firmasına tanınmış olup ... firmasının sözleşme süresi içinde sözleşmede belirtilen 3 adet internet sitesini davalı dışındaki bir kuruluş veya kişiden reklam alamayacağı, yayınlayamayacağı, kendisine iletilen reklam satış taleplerini sadece davalı ile yürütmekle yükümlülüğü altına girmiş, sözleşmenin 8.2 maddesinde,
sözleşme süresi içinde ...'ın bu sözleşmeden kaynaklanan herhangi bir yükümlülüğünü ihlal ederse, ... son 3 aylık net gelirinin ortalamasının 6 katı kadar cezai şartı davalıya ödemeyi taahhüt etmiştir. Her ne kadar bazı dönemlerde ..., ... sözleşme gereği tahsis ettiği alanlara kendi ... hesabından reklamlar konulduğuna dair ihtilaf bulunmasa da dosyaya ibraz edilen e-posta yazışmalarından yapılan işlemlere ... firmasının bir itirazı bulunmaması,
mahkeme kararında hükme esas alınan bilirkişi raporunda ifade edildiği üzere ..., ... hesaplarından haberdar olması ve ... hesabından elde edilen gelirlerin ... borcundan mahsup edileceği bildirilmesi nedeniyle ... kendisine tahsis edilen alanlara, ... hesabından reklamlar konulmasına zımni muvafakat vermesi nedeniyle münhasırlık şartının ihlal edildiğinden söz edilemeyeceğinden birleşen davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Asıl dosya yönünden; ..., sözleşme uyarınca reklam alanlarını davalı şirkete ayırdığı, reklam kodlarını verdiği, üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiği, 2016 Ocak-Şubat-Mart-Nisan dönemi reklam bedellerinin .... tarafından ödenmediği anlaşılmıştır. ... vekili her ne kadar ... reklamlarınından dolayı hizmetin gereği gibi ifa edilemediğini iddia etmiş ise de söz konusu itirazlar ayıplı ifaya ilişkindir.
Yargıtay HGK. 25/05/2016 Tarih ve 2014/19-861 Esas, 2016632 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 20. maddesinde tacir olmanın bağlandığı genel hükümler düzenlenmiş olup, tacirler arasındaki ihbar veya ihtarların ne şekilde yapılacağı bu genel hükümler arasında yer almaktadır.
6762 sayılı TTK'nin 20/3. fıkrasında diğer tarafı temerrüde düşürmek veya sözleşmeyi fesih yahut ondan rücu amacıyla yapılacak ihbar veya ihtarların muteber olması için bu işlemlerin noter marifetiyle veya iadeli taahhütlü bir mektupla yahut telgrafla yapılmasının şart olduğu hüküm altına alınmıştır.
Taraflar TTK 16. madde hükmünce tacir olduğundan Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 13/10/2015 tarih ve 2015/8094 Esas, 2015/12630 Karar sayılı içtihadında da belirtildiği üzere ayıp ihbarının TTK’nin 23/3. maddesinde öngörülen süreler içinde yapılması gerektiği gözetildiğinde, davalının ayıp iddiasını ve ayıp ihbarının yasal süre içerisinde ve TTK'nin belirttiği şekilde geçerli olarak yapıldığını kanıtlaması gereklidir.
Davaya konu somut uyuşmazlıkta ise, sözleşmenin feshinden önce ..., ... reklamlarından dolayı ... herhangi bir ihtarı yada ihbarına ilişkin dosyaya sunulmuş bilgi ve belge bulunmaktadır. ... firmasının Ankara ... Noterliğinin 28.06.2016 tarihli ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile hizmet bedellerinin ödenmemesi nedeniyle sözleşmenin feshedildiği bildirilmesi üzerine ... firmasının Kadıköy ...
Noterliğinin 27.10.2016 tarih ... yevmiye sayısı ihtarnamesi ile; sözleşme konusu reklam yayınlama hakkının sözleşmenin 3.5 maddesine münhasıran müvekkili şirkete ait iken, müvekkili şirketin rızası olmaksızın sözleşme başından itibaren bu hakların üçüncü şahıslara kullandırıldığı bildirilerek itiraz edilmiştir.
Bu bağlamda ayıp ihbarına yönelik yasanın aradığı koşulların mevcut olmadığı, davalı ... firması tarafından süresi içerisinde davacı ... firmasına sözleşme süresi boyunca herhangi bir ihbar veya ihtarda bulunulmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesi kararı dosyadaki bilgi ve belgeler uyarınca usul ve yasaya uygun olduğundan, davalı-birleşen dosya davacı vekilinin, asıl ve birleşen dosyadaki istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b-1 maddesi gereği reddine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davalı-birleşen dosya davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı-birleşen dosya davacısı tarafından asıl ve birleşen dosyada yatırılan istinaf başvuru harçlarının Hazineye irat kaydına,3-Harçlar Kanunu gereğince asıl ve birleşen dosyada alınması gereken 427,60'ar TL istinaf karar harcından,
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, E. 2021/400, K. 2024/689, 15 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama