KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 8 Mayıs 2024
- Dosya no
- 2021/498
- Karar no
- 2024/619
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Esas no
- 2015/40
- Karar no
- 2020/369
- Karar tarihi
- 17/09/2020
- Dava
- Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
4.192 kelime·21 dk okuma·3 bölüm
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
28/02/2011 tarihli sözleşme ile 5188 sayılı kanun kapsamında davalı şirkete güvenlik hizmeti verilmesi konusunda anlaştıklarını, sözleşme öncesinde davalı şirketin merkez binasında güvenlik denetimleri yaptıklarını ve raporların da davalı şirkete verildiğini, sözleşmenin 03/02/2014 tarihinde 31/12/2014 tarihine kadar yenilendiğini, davalı şirketin uğrayabileceği zararlar konusunda sözleşme gereği olarak 58.247,40 TL bedelli teminat mektubu verdiklerini ancak davalı şirketin teminat mektubunu haksız olarak 01/06/2015 tarihinde nakde çevirdiğini, hırsızlık olayında çalınan bilgisayarların da 7 adet ...
Elektrik, 1 adet ... Mekanik ve 6 adet ...
Holding unvanlı dava dışı şirketlere ait olduğunu, bu kapsamda davalı şirketin maddi zararı da oluşmadığını, yeni aldıklarını belirttikleri bilgisayarların fatura ve bedellerinin de ispatlanmadığını, ayrıca davalının istifa dışı nedenlerle ayrılan personel için de 11.834,33 TL kıdem tazminatı tutarı bedeli talep ettiğini, davalının davacıya 13.07.2015 tarihinde 15.741,67 TL geri ödeme yaptığı, sözleşmeye konu fatura bedellerini gecikmeli olarak ödenmesi sebebiyle kendilerinin 12.191,17 TL faiz alacakları bulunduğunu,
54.706,90 TL (58.257,40 TL-15.741,67 TL +12.191,17 TL faiz) maddi zarar ile birlikte tüm bu nedenlerle uğradıkları ticari itibar kaybından kaynaklanan 100.000,00 TL manevi tazminatın TCMB avans kredi faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini mahkememizden talep ve dava etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ile davacı şirket arasında ...
İş Merkezinde bulunan şirketlerinin güvenliğinin sağlanması konusunda 28/02/2011 tarihli Güvenlik Hizmet Sözleşmesinin imzalandığını, 2014 yılında ise yeni bir sözleşme imzalanarak önceki sözleşmenin yürürlükten kaldırıldığını, davacı tarafın verdiği güvenlik hizmetinin 5188 sayılı kanun kapsamında verildiğini ve TBK m115/3 uyarınca uzmanlık gerektiren bir hizmet olduğunu, davacı şirketin tüm ...
İş merkezine yönelik güvenlik hizmeti sağlamakla yükümlü olduğunu, müvekkilleri şirketin ... Grup bünyesindeki tüm grup şirketlerinin temizlik-güvenlik-bina yönetimi faaliyetlerini yürüttüğünü ve diğer grip şirketlerinin de sözleşmede zaten belirtildiğini, ...
İş Merkezinde 13 ve 14 Eylül Eylül 2014 tarihlerinde üst üste ayrı hırsızlık olayı gerçekleştiğini, hırsızlık olaylarında çalınan bilgisayarlar ve bu bilgisayarlar yerine alınan yeni bilgisayarlarla 11.540,00 USD maddi zarar oluştuğunu, ayrıca bilgisayarların mali işler ve finans departmanlarına ait olması sebebiyle gizli bilgilerin de çalınmış olduğunu davacı şirketin 08/10/2014 tarihli rapor ile olaydaki kusur ve ihmalini kabul ettiğini, ve ilgili personelinin de iş akdine son verdiğini sözleşme gereği zararlarının tazmin edilmemesi sebebiyle teminat mektubunun paraya çevrilmesinin belli olduğunu,
ayrıca 2014 yılı içinde davacı şirketten istifa ederek ayrılan ve kıdem tazminatı ödenmemiş çalışanlar için de müvekkilleri tarafından davacı şirkete tazminat ödemeleri yapıldığını, tüm bu nedenler teminat mektubundan bakiye kalan 14.741,67 TL bedelin davacı şirkete 13/07/2015 tarihinde derhal iade edildiğini, manevi tazminat talebinin haksız olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini mahkememizden talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece ''... davacı ile davalı arasında ... İş Merkezinin güvenliğinin sağlanması amacıyla güvenlik hizmet sözleşmesi imzalandığı, işbu sözleşmenin kapsamının ... İş Merkezinin tamamını kapsadığı, davalıya ait iş merkezinde 13/09/2014 ve 14/09/2014 tarihlerinde iki ayrı hırsızlık olayı meydana geldiği bu hırsızlık nedeniyle davalı iş merkezinde bulunan ...
Teknik Hizmetler şirketine ait 14 adet bilgisayarın çalındığı ve bir adet camın kırıldığı, sözleşme kapsamında davacının davalıya bir aylık sözleşme bedeli 58.207,40 TL tutarında davalıya teminat mektubu verildiği, hırsızlık olayı nedeniyle davacının güvenlik hizmet sözleşmesini fesih ettiği ve teminat mektubunu paraya çevirdiği,
hırsızlık olayı nedeniyle uğramış olduğu zarar tutarı olduğunu iddia ettiği 42.515,73 TL yi kendi hesabına aktardığı ve teminat mektubundan bakiye 15.740,67 TL yi davacıya iade ettiği, alınan bilirkişi raporuna göre hırsızlık olayının meydana gelmesinde sözleşme hükümlerine göre davacının % 60 oranında kusurlu olduğu, davalının ise % 40 oranında kusurlu olduğu, kusur oranlarına göre yapılan maddi tazminat zararı yönünden yapılan değerlendirmede 14 adet bilgisayar ve kırılan cam nedeniyle maddi zarar tutarının 9.727,21 TL olduğu,
sözleşme kapsamında Sgk kayıtlarından tespit edilen 18 işçi yönünden kıdem tazminatı tutarının 11.825,64 TL olduğu ve bu zararın davalıya ödenmesi gerektiği, hırsızlık olayı nedeniyle davalının toplam zararının 21.552,85 TL olduğu, davacı her ne kadar taraflar arasındaki sözleşme kapsamında ödemelerin gecikmeli yapılması nedeniyle 12.191,17 TL işlemiş faiz alacağı talep etmiş ise de taraflar arasındaki sözleşmede ödemeler yönünden açıkça ve kesin olarak gün kararlaştırılmamış olduğu,
davalının temerrütünün alacaklının temerrüt ihtarı ile gerçekleşeceği, faiz alacağı için ana para tahsil edilirken faiz hakkının saklı tutulması gerektiği, davacı şirketin aylık hizmet bedellerinin tahsil ederken faiz ile ilgili itirazi kayıt koymadığı veya itirazi kayıt bildirimi de mevcut olmadığı, davacının faiz talebinin yerinde olmadığı,
davalının hırsızlık olayı nedeniyle zararının 21.552,85 TL olduğu bilirkişi raporuyla tespit edilmiş olmakla, tahsil ettiği teminat mektubundan kalan 20.962,88 TL lik kısmı yönünden sebepsiz zenginleştiği ve davacıya iade edilmesi gerektiği, davacı 100.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunmuş ise de meydana gelen hırsızlık olayında davacının % 60 oranında kusurlu olduğu nazara alındığında davalının teminat mektubunu paraya çevirmesinde haklı olduğu,
manevi tazminatın şartlarının gerçekleşmediği sonuç ve vicdani kanaatine varılarak maddi tazminat yönünden davanın kısmen kabulü kısmen reddine, manevi tazminat talebinin ise reddine" dair karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki sözleşmede bütün ... grup şirketlerine güvenlik hizmeti belirleyeceğine ilişkin düzenlemenin bulunmadığı, dolayısıyla maddi tazminat alacağı hesaplanırken sözleşme tarafı olmayan (... A.Ş., ... A.Ş., ...
A.Ş.) şirketin uğradığı zarardan davacının sorumlu olmadığı, davalı şirketin tek başına kusurlu olduğu, davacı tarafından yapılan denetimler sonucunda sözlü ve yazılı olarak güvenlik zafiyeti yaratan hususların tespit edildiği ve birçok kez bildirildiği, sözleşmelerin sona ermesinden sonra davalı şirketin teknik şartlarda iyileştirmeye gitmiş olmasının meydana gelen olay sırasında güvenlik açığı olduğunu gösterdiği, sözleşmede yer alan hükümler ele alındığında faize ilişkin alacak talebinin reddinin haksız ve hukuka aykırı olduğu, kıdem tazminatı alacağının doğmadığı, manevi tazminatın koşulları oluştuğu belirtilmiştir.
Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; davacı şirketin meydana gelen hırsızlık olayında tamamen kusurlu olduğu, davalının eksikliklerinin hırsızlık olayı ile illiyet bağı bulunduğu tespitinin hatalı olduğu, güvenlik çalışanlarının zamanında güvenlik kameralarının kontrol edilmediği, bilgisayarda başka işlerle uğraşıldığının tespit edildiği, bu durumun davacı şirket tarafından kabul edildiği,
davalının yeni bilgisayar alma külfetine katlandığı değer hesabı yapılırken söz konusu bilgisayarların hırsızlık anında reel değerin hesaplanması gerektiği ve bu yapılırken de bilgisayarların koordinasyonları göz önünde bulundurularak ayrıca bilgisayarlardan elde edilmiş olan fayda değil, hırsızlık olayı gerçekleşmeseydi elde edilmeye devam edilecek faydalanın hesaplamaya dahil edilmesi gerektiği, %25 amortisman oranının hakkaniyetsiz olduğu, kırılan cam ve çerçevedeki oluşan zararın doğru hesaplanmadığı, davalı şirketin gerçekleşen hırsızlık da kusurunun bulunmadığı belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde.
Dava, taraflar arasında düzenlenen güvenlik hizmet sözleşmesi kapsamında düzenlenen teminat mektubunun haksız olarak nakde çevrildiği ve ve iş bu nedenle oluştuğu iddia olunan manevi zarar ve maddi zarar ile buna bağlı oluştuğu iddia olunana faiz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.Davalının müşteri sıfatının yer aldığı ve taraflar arasında güvenlik hizmetine ilişkin 28.02.2011 tarihli sözleşme düzenlenmiş olup,
iş bu sözleşme taraflarca 03.02.2014 tarihinde 31.12.2014 tarihine kadar geçerli olmak üzere yenilenmiştir.Sözleşme maddeleri incelendiğinde: Konusu: iş bu sözleşmenin konusu ''müşteri firmanın yukarıda tanımlanan adresinde faaliyette bulunduğu mekanlar ile bu mekanlarda bulunan çalışanlarının ve müşterilerinin 5188 sayılı "özel güvenlik hizmetlerine dair kanun'' kapsamında belirlenen esas ve usullere uygun sayı ve nitelikte görevlendirilecek güvenlik personeli ile güvenliğinin ve emniyetinin sağlanması, koruma, gözetim ve güvenlik hizmetleri detaylarını belirlemek ve bu hizmetler karşılığı alınacak ücreti tespit etmektir
PARAGRAF 1: VERİLECEK HİZMET DETAYLARI VE ÜCRETLERİ 1.1. , ... İŞ MERKEZİ 'ne yönelik güvenlik hizmetlerini (1.2.)/(1.3.) maddelerinde belirtilen sayıda personel ve ücretler karşılığında icra etmeyi kabul ve taahhüt eder. Ekteki çalışma tablosu ... 0.0.3/ A ... İŞ MERKEZİ ''ndeki görev alanlarını ve talep edilen toplam personel sayısını tanımlayacaktır. 1.2.
OPERASYONLAR : çalışma düzeni haftanın 7 günü 24 saatlik çalışma esasına bağlı olarak belirlenmiştir . ..., tanımlanmış hizmetleri ekteki çalışma tablosunda belirtilen personel niteliklerine göre mutabık kalınmış toplam personel sayılarıyla gerçekleştirecektir. Çalıştırılacak personelin görev süreleri ve pozisyon geçişleri , müşterinin mutabakatı alınmak suretiyle ekteki çalışma tablosunda belirtilen kriterlere uygun olarak icra edilecektir.
Proje amiri statüsü haricindeki personel , senelik izin veya idari izinli olduğu durumlarda yerine personel görevlendirilmesi yapılacaktır. Proje amiri , senelik izin veya idari izinli olduğu durumlarda yönelik izin değiştirici personel görevlendirilmesi yapılmayacaktır.
Aylık Sabit Ücret: haftanın 7 gün 24 saat yukarıdaki kriterlere uygun sürekli güvenlik hizmeti ;toplam 23 personelden (15 güvenlik memuru , 3 güvenlik kontrol merkezi operatörü , 4 güvenlik vardiya amiri, 1 proje amiri ) oluşan hizmet için :57.227,31 TL /Ay +KDV dır. 1.5.
01.01.2014 tarihinden geçerli olmak üzere , bu sözleşme kapsamında , kendi isteğiyle istifa edip iş akdine son verilen personel için müşteri firma tarafından ödenen aylık tazminat bedeli , personelden ibraname alındıktan sonra eğer ... tarafından tazminat ödenmemişse , sözleşme bitimi son ayında , yıl boyunca istifade eden ve ... tarafından tazminatı ödenmeden iş akdine son verilen toplam personel sayısı için toplam tazminat bedeli hesaplanacaktır.
Oluşan tutar 12.ay güvenlik hizmeti aylık hakediş toplam tutarından düşülecektir. İlgili personelin iş akdinin son verilmesi ve kıdem tazminatlarının ödenmesi halinde , ilgili personelden ibraname alınacak ve ...'e sunulacaktır.
PARAGRAF 2 : PLANLANAN KONULAR 2.1. Müşterek firma operasyonlarını sürekli gözetecek , eksiklik ve aksaklıklarda ...i yazılı olarak uyaracaktır. 2.2. ... hizmetle saptanan aksaklıkları gidermek için yazılı olarak yapılan uyarılara karşı anında tedbir almayı ve operasyonların bu uyarılara göre yeniden revize etmeyi taahhüt eder. ... kendi personelinin ihmal , kusur ve görevini gereği gibi yerine getirmemesi nedeniyle müşteri firmanın doğmuş ve doğacak zarar ziyanlarından 5188 sayılı kanun kapsamında sorumludur.
PARAGRAF 3:ÖDEMELER 3.1. T.C. Kanunlarına uygun olarak, ... hizmet faturalarını 30'ar günlük periyotlar için hazırlayacak ve teslim edecektir. Hazırlanan her fatura için müşteri firma , fatura teslim tarihinden itibaren 15 takvim günü içerisinde ödeme yapmayı kabul eder. 15.günün , hafta sonu tatili ve resmi ve dini bayramlara rastlaması halinde ödemeyi müteakip ilk iş gününde yapılacak ve bunun için ... gecikme zammı talebinde bulunmayacaktır. 3.2.
Hazırlanan faturalar posta yolu ile veya elden , aşağıda belirtilen müşterek firma adresine taahhütlü mektup veya elden zimmetli gönderilecektir. 3.3. 3.2. Maddesine uygun olarak düzenlenen ve ödenmek üzere müşteri firmaya uygun olarak tebliğ edilmiş faturalar , ödeme süresi içerisinde müşteri firma tarafından. TL olarak ödenecektir. 3.5.müşteri firma , geciktirilen Türk Lirası ödemelerde , TCMB avans kredi faizi oranı üzerinden aylık gecikme zammı ödemeyi taahhüt eder.
PARAGRAF 6: MÜŞTERİ FİRMANIN YÜKÜMLÜLÜKLERİ 6.3. Müşteri firmanın belirleyeceği yetkili kişi , ... ile müşteri firma arasındaki koordinasyonu sağlayacak ve ...i denetleyebilecektir. 6.4.
Müşteri firma ,kendi iç bünyesinde güvenlik operasyonu ile ilgili yayınladığı bültenleri , iç ve /veya dış kaynaklı talimatnamelerin servis verilen bu hususlarda yürürlüğe alınabilmesi , icra edilen operasyonel uygulamaların revize edilebilmesi için ...'e yazılı olarak bilgi akışının sağlanmasından sorumludur. 6.5.
Görevin ölçülebilirlik prensibi çerçevesinde , gereği gibi yerine getirilmiş ve mevzuatta belirlenmiş yasal sınırlar aşılmamış olması şartıyla , operasyonlarla ilgili üçüncü şahıslara karşı sorumluluk müşteri firmaya aittir. ... Operasyonel faaliyetlerini müşteri firma adına yürütmekte olup , sorumluluğu bu sözleşme ve 5188 sayılı '' Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun '' kapsamı ile sınırlıdır.
PARAGRAF
SON HÜKÜMLER 9.7. ..., Bu sözleşmenin imzası ile birlikte bu sözleşmeden doğacak borçların ve müşteri firmanın uğrayacağı her türlü zararlarının teminatı olarak 1 aylık fatura bedeli karşılığı teminat mektubunu vermeyi kabul etmiştir . Teminat mektubu ,sözleşmenin imza tarihinden itibaren 1 (bir) hafta içinde ... tarafından müşterek firmaya verilecektir.'' maddelerinin yer aldığı anlaşılmaktadır.
İhtarnameler: Davalı tarafça Üsküdar ... Noterliği vasıtasıyla davacıya gönderilen 10.11.2014 tarih ve ... ym. numaralı ihtarnamede; işyerinde meydana gelen hırsızlık olayının ...
A.Ş.'nin yükümlülüğünün gereği gibi yerine getirmediği ve kusur davranışı sonucunda gerçekleştiği, iş bu nedenle güvenlik hizmet sözleşmesinin 15.11.2014 tarihi itibariyle fesh edildiği, fesih tarihi itibariyle iş yerinin derhal boşaltılarak (varsa) teslim edilen ekipman, forma ve sair teçhizatın teslimi, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 11.540 ABD Dolar tazminatın derhal ödenmesi aksi halde teminat mektubunun nakite çevrileceği belirtilmiş olup, işbu ihtarnameye Bakırköy ...
Noterliği vasıtasıyla verilen cevapta, 11.540,00 Dolar zararın nelerden ibaret olduğunu belirtilmediği, zarara konu bilgisayarların seri numaralarını ile faturalardaki bilgisayar seri numaraları arasında farklılık bulunduğu, dolayısıyla bilgisayarlara ilişkin talepte satın alma değerinin değil ancak amortisman düşüldükten sonraki değerin esas alınabileceği,
manevi tazminat taleplerinde yerinde bulunmadığı bu nedenle sözleşme kapsamında 15.11.2014 tarihine kadar verilen hizmet karşılığı olan 156.175,83 TL +KDV en geç 20.11.2014 tarihine kadar şirketin banka hesabına yatırılması aksi durumda herhangi bir ihtar ve ihbar göndermesine gerek olmaksızın 20.11.2014 tarihinden fiili ödeme tarihine kadar faiz talep etme hakkının saklı tutulduğu belirtilmiştir.
Tanık Beyanları: -Tanık ...; davacı güvenlik şirketinde hala müdürü yardımcısı olarak çalıştığını davalı şirketin büyük bir şirket olduğu için geceleri 5 güvenlik görevlisi kaldığını, meydana gelen hırsızlık sonucunda 14 tane dizüstü bilgisayarını çalındığını, güvenlik zafiyetine ilişkin hususların defaten davalı şirketimiz bildirildiği ancak geri dönüşüm yapılmadığını beyan etmiştir.
Tanık ..., davacı işyerinde güvenlik proje amiri olarak çalıştığını, davalı işyerinde gündüz 13 gece ise 5 güvenlik görevlisinin çalıştığını, güvenlik hizmet satışında alıcının talep ettiği kadar güvenlik görevlisinin görevlendirildiğini, davalı şirkete zamanında güvenlik zafiyeti ile ilgili bilgilendirmelerin yapıldığını, banka teminatıyla ilgili bilgisi bulunmadığını beyan etmiştir.
Tanık ... beyanında, davalı işyerinde kamera izleme odasında güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, davacı şirkete karşı açılmış davasının bulunduğunu, gündüz 13 gece 6 kişi olarak çalışıldığını hırsızlık olayı olduğunda kendisinin çalışmadığını, hırsızlık olayı olduğunda kamera sisteminin bulunduğunu ancak kameralarda alarm sisteminin bulunmadığını, ışıklandırma sistemlerinin kameralara gece görüş sistemi olarak eklendiğini, ... zamanında 6 kişinin çalışmasının yeterli olmadığını hırsızlık olayı olduğu 2 günde çalışan tüm güvenlikçilerin işten çıkarıldığını belirtmiştir.
Tanık ... beyanında davalı şirket de 10 yıldır personel ve idari işler kısmında çalıştığını, ...den güvenlik hizmeti alındığında toplam 26 güvenlik personelinin bulunduğunu ve gece 5-6- personelin çalıştığını, güvenlik şirketinin dönemsel olarak risk üzerinde güvenlik zafiyeti ve iyileştirilmesi gereken hususları şirkete bildirdiğini ve bildirimler konusunda önlemler alındığını, 2 gün üst üste şirkette hırsızlık olduğunu ve dizüstü bilgisayarların çalındığını, hırsızlık olayından sonra güvenlik şirketinin değiştiğini ve kamera sisteminde iyileştirmeler yapıldığını, alarmlı ve harekete duyarlı kamera sisteminin yapıldığını,
teminat mektubunun paraya çevrildiğini, kamera kayıtlarından güvenlik görevlisine kameraları izlemediğini tespit ettikleri için alarm ve harekete duyarlı kamera sisteminin yapıldığını belirtmiştir.
Ümraniye İlçe Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme ve Kimlik Tespit Grup Amirliği tarafından tanzim edilen olay yeri görgü ve tespit tutanağında, hasarın gerçekleştiği adreste ... iş merkezinin faaliyet gösterdiği ve iş yerinin 1. Katında bulunan muhasebe müdürü odasının pimapen camında zorlama izinin bulunduğu, muhasebe odası, finans odası gibi odaların masa üzerindeki bilgisayar fişlerinin boşta olduğu, C blok açık ofis bölümündeki camın çatlamış olduğu ancak çerçevenin kapalı olduğu ve başka zarar ziyanın olmadığına dair tutanak tutulduğu belirtilmiştir.
Bilirkişi Raporları: Mali Müşavir ..., Hukukçu ... ve Güvenlik uzmanı ... tarafından düzenlenen 27.03.2019 tarihli raporda özetle; binaya ait incelenen kamu ve görüntü kayıtlarına göre 13.09.2014 Cumartesi günü saat 19:45-20:36 saatleri arasında (hırsızlık olayı yapan şahsın C blok tarafından ...
Restaurantın yılındaki korkuluk ve duvardan atlayarak yangın merdiveninden teras kata çıktığı, finans muhasebe penceresini zorlayarak içeri girdi ve dizüstü bilgisayarlar alarak aynı pencereden çıktığı) ve 14.09.2014 pazar günü 19:51-20:16 saatleri arasında (A blok malzemesi sevkiyat alanından yangın merdiveninden teras kata çıktığı, muhasebe -finans penceresini zorlayarak içeri girdi ve bilgisayarları aldıktan sonra aynı pencereden 20:15 de çıkarak geldiği yoldan uzaklaştığı) olmak üzere 2 hırsızlık olayının gerçekleştiği , her iki olayda toplam 14 adet dizüstü bilgisayarın çalınmış olduğunun yetkililerce belirlendiği,
29.07.2010 tarihinde davalı firma tarafından yapılan denetlemede bina dışında herhangi bir güvenlik görevlisine rastlanılmadığı, söz konusu bölgenin riske açık bir bölge olduğu ve bu nedenle güvenlik kameraları ile kontrol edilebilecek bir bölge olmadığı, çok fazla araç aktivitesinin mevcut olduğu, güvenli bir bölge olmadığı şeklinde bir tespit yapıldığı belirlenmiştir.
Somut olayda davacı şirketin yabancıların iş merkezine girişine engel olmak, ziyaret için gelenleri kontrol ve takip etmek, iş merkezi içerisindeki can ve mal emniyetini sağlamakla yükümlü olmasına rağmen daha önceden dosyada mevcut risk analizleri yapılarak güvenlik ve koruma hizmeti verilen davalı şirketi alınması gereken önlemleri ile ilgili bilgi verilmiş olsa da,
görev alanında suç işlenmesine engelleyici tedbirlerinin yeterince alınmaması ve hırsızlık olayı ilgili özellikle kontrol merkezindeki özel güvenlik görevlilerinin kendi ifadelerinde de belirttikleri gibi dikkatsizlik ve tedbirsizlik neticesi güvenlik kamera görüntülerini takip etmemesi şeklinde özel yükümlülüğüne uymadığından bahisle %60 oranında kusurlu olduğu, -davalı şirketin ise, özel güvenlik şirketine yapılan işi denetleme, kontrol etme yükümlülüğü bulunduğu,
koruma ve güvenlik hizmetinin tam olarak yerine getirilip getirilmediği sürekli olarak denetlenmesi gerektiği davacı güvenlik şirketi tarafından önceden hazırlanan risk raporlarında bildirilen binanın Aneles tarafından bir kontrolünün bulunmadığı durumunun göz önüne alındığında ve bu eksiklik nedeniyle yangın merdiveni kullanarak yetkisiz kişilerin teras kısmına çıkabileceği öngörüsünde bulunulduğu, bu uyarı neticesinde gece ve gündüz personel planlaması yapıldığı ancak 15.08.2014'ten itibaren bina yönetimi talimatıyla gündüz 1 personel ile hizmet verilmeye devam edildiği, gece vardiyasında personel bulundurmasının istenmediği,
14.09.2014 tarihinde meydana gelen hırsızlık bu bölgeden geçiş ile gerçekleştiği, güvenlik şirketinin dönemsel olarak risk analizlerinde güvenlik zafiyeti ve iyileştirilmesi gereken hususları şirkete bildirdiği, hırsızlık olayından sonra kamera sistemlerine iyileştirmeler yapıldığı, güvenlik şirketinin uyarıları ile aydınlatmanın sağlandığı, ancak kameraların alarm ve harekete duyarlı olmasının hırsızlıktan sonra yapıldığı, bu durumda fiziki olarak alınması gereken tedbirler de eksiklik olduğu, iş merkezi fiziki güvenliğinin tam olarak alınmadığı anlaşıldığından davalı şirketin %40 oranında kusurlu olduğu,
-taraflar arasında düzenlenen hizmet sözleşmesi uyarınca hizmetin iş merkezinin tümünde verileceğinin kararlaştırıldığı ve tüm Anel iş merkezi adlı binanın güvenlik işinin üstlenildiği, -meydana gelen hırsızlık olayında toplam 14 adet laptop ve bilgisayara ait toplam 11 adet fatura ibraz edildiği olay tarihi itibariyle mali karşılıklarının 25.805,01 TL olup, bu noktada bilgisayarların bilinen 4 yıllık ekonomik ömürlerine göre yıllık %25 amortisman oranı üzerinden değerlendirmenin yapıldığı, çalındığı belirtilen ve faturası bulunan bilgisayarların değerlemesine göre olay tarihi itibari ile maddi zararın 15.250,31 TL olarak hesaplandığı,
-Binanın teras katın camı ve penceresinde hırsızlıktan kaynaklanan zarar hesaplandığında ise; hırsızlık olayının gerçekleştiği 13.09.2014 -14.09.2014 tarihinde teras katta 1 adet camı kırıldığı tespit edilmiş iken, fatura tarihinin olaydan 4 ay sonrasına ait ve ''içe açılır cephe sistemi doğraması'' açıklamalı 1.923,40 TL bedelli olup bu yönüyle hırsızlıktan kaynaklanan maddi hasar ile fatura arasında uygun illiyet bağı yönünden ispat bulunmadığı,
anılan fatura bedelinin hesaplamada dikkate alınmayacağı belirtilerek toplam 15.250,31 TL zararda davacının (%60) 9.150,19 TL, davalının (%40) 6.100,13 TL miktardan sorumlu olduğu belirtilmiştir. -kıdem tazminatı yönünden yapılan incelemede ise.
2014 yılında ve taraflar arasındaki hizmet sözleşmesinin yürürlük süresi dahilinde işten istifa ile ayrıldıkları ya da iş sözleşmelerinin tazminatı sonra davacı işveren tarafından feshedildiği anlaşılan toplam 18 işçi yönünden, davacı tarafın e-postalarında belirtilen meblağ üzerinden hesaplama yapılmış olup toplam 3196 günlük işçi çalışması karşılığı 11.825,64 TL kıdem tazminatı iadesinin hesaplandığı, -faiz yönünden, davacı şirketin asıl alacakları olan aylık hizmet bedellerinin tahsili ederken faiz ile ilgili ihtirazi kayıt koymadığı, ihtirazi kayıt anlamını taşıyacak bir bildirimin de mevcut olmadığı,
bu nedenle faiz hesaplaması yapılabilmesi mümkün bulunmadığı, -manevi tazminat talebi yönünden; işbu zarar kaleminin takdirinin mahkemeye ait olduğu, ve bu haliyle davalı şirketin davacı şirketten toplam 9.150,19 TL +11.825,64 TL olmak üzere 20.975,83 TL alacaklı bulunduğu, 42.515,73 TL teminat mektubundan iş bu miktarın tenzili sonucunda bakiye 21.539,90 TL kısmının haklı neden olmaksızın tahsil edilmesi nedeniyle davacı şirkete iade edilmesi gerektiği görüşünde bulunulmuştur.
Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 24.02.2020 tarihli ek raporda ise ;dosyadaki delillerde hırsızlık olayının gerçekleştiği camı kırıldığı ve diğer penceredeki zorlama izleri sebebiyle tüm sistemin ve doğramanın değişmesinden ziyade kırılan camın yenilenmesi ve diğer kısımları onarılmasının yeterli olduğu gözetilerek ortalama yarısı üzerinden 1.923,40/2=961,70 TL tutarında alternatif bir hesaplama yapıldığı ve bu haliyle davacının sorumlu olduğu miktarın 9.150,19 TL +577,02 TL (961,70 TL x%60) =9.727,21 TL hesaplanmış olup,
bu haliyle davalı şirketin davacı şirketten toplam 21.552,85 TL alacaklı bulunduğunun hesaplandığı ve teminat mektubu bedelinden belirlenen bu miktarın tenzili sonucunda 20.962,88 TL kısmının haklı neden bulunmaksızın tahsil edilmesi sebebiyle davacı şirkete iade edilmesi gerektiği, kök rapordaki diğer tespitlerdeki görüşlerinin korunduğu belirtilmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, bilirkişi heyeti raporundaki hesaplamalar nazara alınarak maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne, manevi tazminat isteminin ise reddine karar verilmiş olup taraf vekillerince ayrı ayrı istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
Sunulan istinaf sebeplerinin incelenmesi -Taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin ''verilecek hizmet detayları ve ücretleri'' başlıklı 1.1. maddesinde, davacı şirketin ... İş Merkezi'ne yönelik güvenlik hizmetlerini 1.2/1.3. maddelerinde belirtilen sayıda personel ve ücretten karşılığında icra etmeyi kabul ve taahhüt ettiği belirtilmiştir. İş bu madde uyarınca, güvenlik hizmetinin ...
İş Merkezi kapsamında, iş merkezinin tümünde verileceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle, davacının ... Grup şirketlerine güvenlik hizmeti verileceğine ilişkin düzenlemelerin bulunmadığı yönündeki istinaf sebebi yerinde değildir. -Kusur yönünden inceleme: somut olayda, 13.09.2014 ve 14.09.2014 olmak üzere 2 ayrı hırsızlık olayının gerçekleştiği ve 14 adet dizüstü bilgisayarı çalındığı yukarıdaki bilgilerden anlaşılmaktadır.
5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanunun 7. maddesinde, 7. maddesinde özel güvenlik görevlilerinin yetkileri belirtilmiştir. Buna göre koruma ve güvenliğini sağladıkları alanlara girmek isteyenleri duyarlı kapıdan geçirme, bu kişinin üstlerini dedektörle arama, x-ray cihazından veya benzeri güvenlik sistemlerinden geçirme gibi yetkileri bulunduğu belirtilmiştir.
Somut davada, taraflar arasında düzenlenen güvenlik hizmet sözleşmesi, tarafların üzerine düşen yükümlülükler, tanık beyanları ve dosyadaki diğer deliller birlikte değerlendirildiğinde davalı şirketin özel güvenlik şirketine yapılan işin denetleme ,kontrol etme yükümlülüğünün bulunduğu yönündeki mahkeme tespitinin yerinde olduğu açıktır.
Ancak, davalı şirketin özel yükümlülüğünü yerine getiremediği ve hırsızlık olayının yaşandığı yerde birtakım eksikliklerin daha sonra davalı tarafça ihmal edildiği nazara alınarak davalının %40 oranında kusurlu bulunması yönündeki mahkeme gerekçesinin dosya kapsamına uygun olmadığı nazara alınarak, kusur oranı yönünden sunulan itirazlar değerlendirilmeli ve yeniden kusur incelemesi yapılmalıdır.
Bu yönüyle, davalı tarafça sunulan istinaf isteminin yerinde olduğuna karar vermek gerekmiştir. - Faiz yönünden inceleme: sözleşmenin 3.5. maddesinde müşteri firmadan geciktirilen Türk Lirası ödemelerinde, TCMB avans kredi faiz oranından aylık gecikme zammı ödemeyi taahhüt ettiği belirtilmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, taraflar arasındaki sözleşmede ödemeler yönünden açıkça ve kesin olarak gün kararlaştırılmadığı, faiz alacağı için ana para tahsil edilirken faiz hakkını saklı tutulmadığı ve ihtirazi kayıt bildiriminde mevcut olmadığı belirtilerek davacının faiz isteminin reddine karar verilmiştir.
Yukarıda belirtmiş olduğu üzere, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 3. maddesinde ''ödemeler'' başlığı altında ödemelerin yapılacağı zaman ve geciktirilen ödemelerde aylık gecikme zammı ödemesinin yapılacağı taraflarca kararlaştırılmıştır. Sözleşmelerin iş bu maddesi nazara alındığında, ana para ödendikten sonra faiz alacağının doğabilmesi için faiz hakkının saklı tutulması gerektiği yönündeki mahkeme tespitinin dosya kapsamına uygun olmadığı anlaşılmaktadır.
İş bu nedenle davacının, faiz isteminin hesaplanmasına yönelik istinaf sebebinin yerinde olduğuna karar verilmiştir.
O halde mahkemece sözleşmenin 3. maddesindeki hususlar nazara alınarak, davacının faiz yönündeki istemi değerlendirilerek varılacak sonuç dairesinde karar verilmesi gerekmektedir. -Kıdem tazminatı yönünden inceleme: taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 1.5. maddesinde istifa eden ya da iş akdinin son verilen personel için ödenen tazminat bedeli personelden ibrarname alındıktan sonra eğer davacı şirket tarafından tazminat ödenmemiş ise sözleşme bitimi son ayında, yıl boyunca istifa eden ve davacı tarafından tazminat ödenmeden iş akdine son verilen toplam personel sayısı için toplam tazminat bedeli hesaplanacağı belirtilmiştir.
Nitekim Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 05/05/2023 tarihli 2023/1118 E. 2023/1683 K sayılı kararında da ; "... İş Kanunu'nda, işçiyi korumak amacıyla düzenlenmiş olan asıl işveren ve alt işverenin (yüklenici) müteselsil sorumluluğuna ilişkin düzenlemenin taraflar arasındaki hizmet sözleşmelerinde iç ilişki bakımından uygulanması mümkün değildir.
Hizmet alım sözleşmelerinde, işçilerin özlük hakları ile ilgili olarak yüklenici (alt işveren) lehine herhangi bir hüküm bulunmaması durumunda, yüklenicinin (alt işveren) işçisi ile organik bir bağı olmayan asıl işveren, işçilerin özlük haklarından sorumlu tutulmamalıdır.' belirtilmektedir.
Somut davada toplam 18 işçi yönünden tazminatsız olarak davacı işveren tarafından iş akitlerinin feshedildiği, iş bu işçilerin SGK işe giriş -işten ayrılış bildirgesi ile sigortalı hizmet listeleri üzerinden yapılan inceleme sonucunda toplam 3196 günlük işçi çalışmasının bulunduğu ve 11.8 25,64 TL kıdem tazminatı iadesi hesaplamasının yapıldığı tespit edilmiştir. Yukarıda yer alan bilgilerden de anlaşılacağı üzere sözleşmenin 1.5.
Kapsamında 2014 yılı dahilinde iş akdi istifa ya da başka bir sebeple sona erdirilen toplam 18 işçi yönünden SGK kayıtlarından tespit edilen 11.825,64 TL kıdem tazminatı bedelinin davalı şirkete ödenmesi gerektiği anlaşıldığından aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde bulunmamıştır. -Manevi tazminat miktarı yönünden yapılan incelemede. TBK'nin 58. maddesi uyarınca.
"Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir. Hâkim, bu tazminatın ödenmesi yerine, diğer bir giderim biçimi kararlaştırabilir veya bu tazminata ekleyebilir; özellikle saldırıyı kınayan bir karar verebilir ve bu kararın yayımlanmasına hükmedebilir." hükmüne yer verilmiştir.
22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Davaya konu somut olayda sözleşme hükümlerinin ihlâli iddiası ile manevi tazminat isteminde bulunulmuş ise de, manevi tazminatın şartları oluşmadığından.
İlk derece mahkemesince manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğuna karar vermek gerekmiştir. -Cam ve çerçevede oluşan zarar hesabı yönünden inceleme; bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen ek raporda bu zarar kalemi yönünden toplam 961,70 TL hasar oluştuğu, davacı tarafın hasar bedelinin %60'ından sorumlu olduğu nazara alınarak 961,70 TL x%60 =577,02 TL bedelden sorumlu olduğu tespit edilmiştir.
Davalı tarafça ileri sürülen istinaf sebebinde,fatura bedelinin yani 1.923,40 TL bedelin tamamının kabulü gerektiği ileri sürülmüştür. Dosyada yer alan tespitlerden davacı şirket iş merkezinin teras kısmında bulunan camın 1 tanesi kırıldığı diğer pencerede ise zorlama izlerin bulunduğu tespit edilmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere tüm sistemin yani pencere doğramasının değiştirilmesi yerine, kırılan camın değiştirilmesi ve diğer kısımları onarılmasının zararı karşılamaya yeteceği anlaşılmaktadır.
Bu haliyle, hırsızlık olayının gerçekleştiği tarihten 4 ay sonrasına ait ''içe açılır cephe sistemi doğraması'' açıklamasıyla düzenlenen ödemenin yukarıda yer alan açıklamalar ışığında belirlenecek kusur oranı göz önünde bulundurularak yeniden hesaplanması gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nin 353/1.a.6 maddesi gereğince dosyanın mahkemesine iadesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere.
1-Davacı ve davalı tarafın istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin, 2015/40 Esas 2020/369 Karar sayılı ve 17/09/2020 tarihli kararının HMK'nin 353/1a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine iadesine, 4-Harçlar Kanunu gereğince davacı ve davalı tarafından ayrı ayrı yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye GELİR KAYDINA, istinaf karar harcının talep halinde davacı ve davalıya İADESİNE,
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, E. 2021/498, K. 2024/619, 8 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama