KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 29 Mayıs 2024
- Dosya no
- 2021/720
- Karar no
- 2024/775
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Esas no
- 2016/1171
- Karar no
- 2018/167
- Dava tarihi
- 22/12/2016
- Karar tarihi
- 21/02/2018
- Dava
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
879 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; yanlar arasında reklam sözleşmesi düzenlendiğini,bu sözleşme ile müvekkili şirketin davalıya ait reklamları yayınlamayı, davalı yanın ise bu reklamların bedellerini ödemeyi üstlendiğini ancak ödeme yapmadığını, bunun üzerine davalı aleyhine Bakırköy ... İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından takip başlattıklarını, davalı yanın takibe itiraz ettiğini, itirazın iptali ile takibin devamına ve %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; apılan icra takibinde borç muaccel olmamasına rağmen bu borca fatura tarihinden takip tarihine kadar faiz işletildiğini, hukuka aykırı olarak takip tarihine kadar işletilen bu faize ödeme emrinin tebliğinden sonra itiraz ettiklerini, faiz içinde takip tarihi sonrası için bir itirazları olmadığını, davacı yanın %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiğini ancak davacının anaparasına ilişkin bir itirazlarının sözkonusu olmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; "Dava yazılı yargılama usulüne tabi itirazın iptali davasıdır. Davalı yan 26/10/2016 tarihli itiraz dilekçesinde sadece işlemiş faiz itirazında bulunmuştur. Asıl alacak yönünden ihtilaf yoktur. Alacak sözleşmeye dayalı fatura alacağıdır. Tüm dosya içeriğinden takip alacağının ilamsız takip olduğu davanın asıl alacağa yönelik itirazı bulunmadığı faize dair itiraz ettiği; davacı yanın 10/11/2017 tarihli oturumda verilen kesin sürede delillerini sunduğu, bu deliller arasında davalı yanın temerrütüne dair belge bulunmadığı, salt fatura düzenlenmiş ve tebliğ edilmiş olmasının faiz talebine hak vermeyeceği anlaşılmıştır. Bu durumda davacı yanın takip öncesi işlemiş faiz alacağı yerinde olmadığı..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle.
Davalı yanın icra dosyasına sunmuş olduğu itiraz dilekçesinde takibin tamamına yönelik itiraz ettiğini, şayet sadece faize itiraz edilmiş olsaydı bu durumda faiz yönünden takibin durdurulmasına karar verilmesinin talep edilmesi gerektiğini, İşbu davada, davalı tarafın borcu ödeyeceklerini beyan ederek mahkemeden süre talep ettiğini, süre talebine karşı muvafakat etmemelerine karşın mahkeme karşı tarafa ödeme için süre verildiğini, faiz taleplerinden vazgeçmelerine rağmen davalı yan tarafından bu süre zarfında yine hiç bir ödeme yapılmadığını,
kararda sadece işlemiş faize itiraz edildiği ve asıl alacak yönünden ihtilaf olmadığı belirtilmiş ise de söz konusu itiraz dilekçesinde asıl alacak yönünden hiç bir açıklama bulunmadığı gibi hüküm kısmında takibin devamına veya itirazın sadece faize yönelik olduğuna dair bir hüküm kurulmadığını oysa ki faiz yönünden davanın reddine, asıl alacak yönünden takibin devamına karar verilmesi gerektiğini beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme. 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz" kuralı nazara alınmıştır.
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasında; davacı tarafından 9 adet faturadan kaynaklı 26.895,86 TL asıl alacak, 1.535,86 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 28.431,72 TL alacağın tahsili istemiyle takip başlatılmış, davalı tarafa ödeme emrinin 20/10/2016 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı vekili 26/10/2016 tarihli itiraz dilekçesinde; işlemiş faize yönelik itirazlarını sunmuştur.
Davalı tarafın asıl alacak yönünden bir itirazı bulunmadığı, sadece faize itiraz ettiği anlaşılmakla, davalının itiraz etmediği asıl alacak miktarı yönünden davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmamaktadır. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 21/05/2015 tarihli 2014/20029 E. 2015/7538 K. sayılı kararında; ''...Davacı bankanın kredi kartı alacağı için başlattığı icra takibinde, davalı işlemiş faize ve faiz oranına itiraz etmiş, asıl alacak üzerinde itirazda bulunmamıştır.
İtirazın kısmi yapılmış olması nedeniyle itiraza uğramayan asıl alacak yönünden icra takibi kesinleşmiştir. Asıl alacak miktarı üzerinden itirazın iptali davası açılmasında davacının hukuki yararı yoktur.
Mahkemece itiraz nedeniyle kesinleşmeyen işlemiş faiz ve faiz oranı üzerinden inceleme ve araştırma yapılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken icra takibine konu kesinleşen miktarlar üzerinden hüküm oluşturulup inkar tazminatına ve masraflara hükmedilip hüküm kurulması doğru olmamış, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.'' Bu nedenle davacı vekilinin, itirazın asıl alacağı kapsadığı yönündeki beyanları yerinde görülmemiş, istinaf dilekçesinde işlemiş faize yönelik bir istinaf talebinin ise olmadığı anlaşıldığından, bu hususta bir inceleme yapılmamıştır.
Yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde.
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususunda re'sen ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak inceleme yapılmış olup, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus tespit edilemediği gibi istinaf sebeplerinin yukarıda açıklanan gerekçelerle yerinde olmadığı, dosya kapsamına göre ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu kanaatine varıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere.
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına,3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, davacı tarafından yatırılan 35,90 TL'nin mahsubu ile bakiye 391,70 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, E. 2021/720, K. 2024/775, 29 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama