KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 29 Mayıs 2024
- Dosya no
- 2021/865
- Karar no
- 2024/766
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL AND 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Esas no
- 2018/935 Esas
- Karar no
- 2020/271
- Tarihi
- 16/06/2020
- Dava
- Alacak
- Dava tarihi
- 03/08/2018
Karar Metni
1.514 kelime·8 dk okuma·2 bölüm
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA Davacı vekilinin 03/08/2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının ... model ve yılı RGT 14/60 2015, kanca altı yükseklik 60MT bom uzunluğu 50MT kapasite 8 ton, bom ucu kapasitesi 2.000 KG Statik özelliklere sahip vinci dava dışı .. Tic. Ltd. Şti. 'ye kiraya verdiğini, dava dışı ... Tic. Ltd.
Şti. 'nin de bu kule vinci sözleşmesinde de yazdığı üzere davalı ...Ticaret A.Ş'ye kiraladığını, davalı yanın şantiyede işi kalmadığından bu vinci davacıya teslim etmek istediğini, davacının vincin demontajını ve nakliyesini yapması nedeni ile 29/08/2017 tarih ve 003016 nolu fatura ile davalıya fatura ettiğini belirterek, fatura bedeli 33.999,98 TL alacağının fatura tarihi 29/08/2017 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama masraf ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu uyuşmazlığın müvekkil şirket ile davalı taraf arasındaki ticari bir sözleşmeden ya da herhangi bir ticari ilişkiden kaynaklanmadığını, Sulh Hukuk Mahkemesinde açılması gerektiğini, aynı mahiyette davacı dan müvekkili şirket hakkında İstanbul anadolu 9.asliye ticaret mahkemesi 2018/294 E. sayılı dosyasından açılmış olan alacak davası mahkemece görevsizlik kararı verilerek dosyanın talep halinde görevli İstanbul Anadolu Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Mahkemenize açılmış olan dava ile İstanbul Anadolu 9.Asliye Ticaret Mahkemesine açılmış olan dava arasında fiili ve hukuki irtibat olması sebebiyle birleştirilmesi gerektiğini, davacının söz konusu husumetteki asıl muhatabının dava dışı bırakılan ... Tic. Ltd. Şti. Olduğunu, müvekkilinin fabrikasının yapım işleri için bu firma ile sözleşme imzaladığını, sözleşmede, yapılacak işin tamamı ile işin mahiyeti gereği bağlantılı ek işler ... Tic. Aş.' den ve ... Tic.
Aş.” nin çalışanlarından herhangi bir destek ve yardım alınmadan bizzat yüklenici ... Tic. Ltd.
Şti. tarafından yapılıcağı hususunun yer aldığını, davacının bu firma ile sözleşme yaptığını, dava dışı firmanın yükümlülüklerini yerine getirmemesi sebebi ile müvekkilinin sözleşmeyi feshettiğini, davacıya ait vincin bu firma tarafından sökülmesi ve saha dışına çıkarılması gerekirken bunun yapılmadığını, sorumluluğun dava dışı firmada olduğunu, davacının sunduğu sözleşmeye göre zaten bu bedelin dava dışı şirket tarafından ödendiğinin anlaşıldığını belirterek davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece "Dava kule vinç söküm ve nakliyesi hizmeti karşılığında keşide edilen fatura bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Dosyadaki taraf iddia ve savunmalarının incelenmesi neticesin de davacının maliki olduğu ... model ve yılı RGT 14/60 2015 olan kule vinci dava dışı ... Tic. Ltd. Şti.'ne kiraya verildiği ve dava dışı şirket tarafından da yukarıda bahsedilen vinç davalı ...
A.Ş. şirketine kiralandığı ve davalı şirket tarafından kullanılması neticesinde işi biten makinenin sökülmesi ve nakliye edilmesi yönü davacı tarafından hizmetin sağlandığı buna mukabil davacı şirket tarafından davalı şirkete 29/08/2017 tarihli ... numaralı 33.999,98 TL bedelli faturanın keşide edildiği anlaşılmıştır.
Dosyanın niteliği itibariyle ilk bakışta kira sözleşmesi olarak düşünülebilirse de aslında mahkememizdeki taraflar arasında akdedilen herhangi bir kira sözleşmesi bulunmaması nedeni ile yargılamanın temelini kira sözleşmesinin oluşturulmadığı kanaatine ulaşılmıştır. Her ne kadar davacı tarafça hizmet sözleşmesine dayalı olarak alacak talep edildi ise de aslında taraflar arasındaki hukuki ilişki nitelik itibariyle faturaya dayalı alacak iddiasıdır.
Bu nokta da davacı tarafça keşide edilen fatura bedelinin davalıdan talep edilip edilemeyeceği hususunun irdelenmesi gerekmiştir. Davacı makinenin mülkiyetine sahip olmakla kira sözleşmesi akdettiği ... şirketine kiralamıştır. Bu nedenle davacı ile davalı şirketler arasında herhangi bir sözleşmesel ilişki kurulmamıştır. Zira bahsi geçen vinç dava dışı ... şirketi tarafından davalıya kiraya verilmiştir.
Bu nedenle davacı tarafından vinçin söküm ve nakliyesine dair yapılan işlemlerin ücretleri ancak ve ancak kendisi ile sözleşme ilişkisi içerisinde olan dava dışı şirketten talep edilebilmelidir. Davalı şirketin sorumluluğu ise ancak kendi kiraya vereni olan dava dışı şirkete karşıdır.
Yukarıda izah olunan gerekçeler ile davalı şirketin davacı şirkete karşı herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı anlaşılmakla davanın ispatlanamadığı anlaşılmış ve davanın reddine" karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; ''Davamızda davalı ile kira sözleşmesi varlığından bahsetmedik. Davalı ile davacı arasında kira sözleşmesi yoktur. Ancak davacı yandan ; dava dışı ... firması tarafından kiralanan davaya konu kule vinç davalı şantiyesinde davalının hizmetinde kullanılmıştır. Davalı yan işi biten kule vinçin sökülmesini montajını taşınmasını davacı müvekkilden bizzat talep etmiş bu çerçevede kule vinç söküm ve nakliyesine dair davacı ile davalı arasında hizmet sözleşmesi kurulmuştur. Mahkemece deliller toplanmamış, inceleme yapılmamıştır.'' şeklinde beyanda bulunarak kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme. 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz" kuralı nazara alınmıştır.
Davacı vekili, müvekkiline ait vincin dava dışı dava dışı ... Tic. Ltd.
Şti. 'ne kiraya verdiğini, bu firmanın da vinci davalıya kiraladığını, davalının vinci teslim etmek istediğini, müvekkilinin vincin demontajını ve nakliyesini yapması sebebi ile işbu demontaj ve nakliye için gerekli ekipmanı tedarik ettiğini ve demontaj, nakliye, konaklama ve yol ve yine demontaj için kullanılan mobil vinç bedellerini davalıya fatura ettiğini (33.999,98TL), davalının faturayı iade ettiğini iddia etmektedir.
İstinaf dilekçesinde ise davalıya hizmet verdiğini ve bedelini talep ettiğini beyan etmiştir.Davalı vekili, davacının müvekkili şirket hakkında İstanbul Anadolu 9.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/294 E. sayılı dosyasından aynı mahiyette açılmış olan alacak davası olduğunu beyan etmiştir.Dosya kapsamında mevcut İstanbul Anadolu 9.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/294 Esas 2018/548 Karar sayılı dosyanın gerekçeli kararı incelendiğinde; dava tarihinin 13/03/2018 olduğu,
davacı tarafın dosyamız dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların aynısını ileri sürerek vince verilen hasar ve zarar, onarım, bakım, temizleme, hasarlı parça ve tesisat değişimi ve tüm zararların toplamı olan 370.921,14 TL nin, hasar, zarar, tamir, bakım, onarım süresinde yaşanılan kira kaybı olarak aylik 15.000 TL den iki aylık toplam 30.000.00 TL kira kaybı zararının,
davalı yanın taahhüdünde olup davalı yanın talebi ile müvekkiline yaptırılan iş bu kule vinç sökülmesi ve Eskişehir'den İstanbul'a nakliye bedeli olan 36.580.00 TL olmak üzere toplam 437.501,14 TL nin tespit tarihi olan 11.08.2018 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmektedir.
Bu dosyada mahkemece, görevsizlik kararı verilmiş, görevli İstanbul Anadolu 9. Sulh Hukuk Mahkemesi, 2020/401 Esas 2020/791 sayılı kararı ile davanın reddine karar vermiştir. Karar davacı tarafından istinaf edilmiş olup, halen derdesttir.Dava şartları mahkemenin davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi için gerekli olan unsurlardır.
Diğer bir anlatımla dava şartları, dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır. Mahkeme, hem davanın açıldığı günde hem de yargılamanın her aşamasında dava şartlarının bulunup bulunmadığını kendiliğinden araştırıp inceler ve bu konuda tarafların istem ve beyanları ile bağlı değildir.
Dava şartlarının davanın açıldığı günde bulunmaması ya da bu şartlardan birinin yargılama aşamasında ortadan kalktığının öğrenilmesi durumunda mahkemece mesmu (dinlenebilir) olmadığı gerekçesiyle davanın reddedilmesi gerekir. Derdestlik 6100 sayılı HMK'nın 114/I-ı. maddesinde olumsuz bir dava şartı olarak düzenlenmiş olup, davanın görülmekte olması anlamına gelmektedir. Derdestlik nedeni ile davanın reddi üç koşula bağlıdır.
Bunlar; davanın daha önce aynı veya başka bir mahkemede açılmış olması,birinci davanın görülmekte olması ve daha önce açılmış ve görülmekte olan dava ile ikinci davanın yani bu davanın aynı olması şeklinde sayılabilir. Bir dava ile görülmekte olan başka bir davanın aynı dava olduğunu söyleyebilmek için ise, maddi anlamda kesin hüküm gibi her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve konusunun aynı olması gerekir. (Kuru Baki, Hukuk Muhakemeleri Usulü, C. IV, B.
6, İstanbul 2001, s. 4217-4244). Somut olayda dava konusu alacak hakkında açılmış ve görülmekte olan bir dava var iken aynı alacakla ilgili tekrar dava açıldığı anlaşılmakla, mahkemece derdestlik dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
HMK'nin 353/(1)-b-2 maddesinde, "Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında ..." duruşma yapılmadan karar verileceği hükmü düzenlenmiştir.Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun kamu düzeni gereğince resen kabulü ile, 6100 Sayılı HMK'nin 353/(1)-b-2. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davacı istinaf başvurusunun kamu düzeni gereğince resen KABULÜ, HMK 353/1.b.2 maddesi uyarınca ile, İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/935 Esas,
2020/271 Karar sayılı ve 16/06/2020 tarihli kararının KALDIRILMASINA ve YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE,2-Davanın dava şartı yokluğu nedeniyle HMK 114/1-ı ve 115/2 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE,a-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 427,60 TL maktu karar harcının davacı tarafından peşin yatırılan 580,64-TL mahsubu bakiye ile 153,35 TL'nin istemi halinde davacıya iadesine,b-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,c- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili
ile davalı verilmesine, d-HMK'nın 333. maddesi gereğince, taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine, İstinaf Giderleri Yönünden;3-İstinaf başvurusunun kabul sebebine göre başvurma harcının Hazineye irat kaydına, istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,4-İstinaf başvurusunun kabul sebebine göre istinaf yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde,
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, E. 2021/865, K. 2024/766, 29 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama