İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi E.2024/1003 K.2025/659

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,

Esas2024/1003Karar2025/659Tarih4 Haziran 2025Okuma13 dk · 2.638 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
4 Haziran 2025
Dosya no
2024/1003
Karar no
2025/659
İncelenen kararın mahkemesi
BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Esas no
2023/334 Esas
Karar no
2024/654
Tarihi
10/06/2024
Dava
Tazminat (Rücuen Tazminat
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.638 kelime·13 dk okuma·2 bölüm

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketine sigortalı işyerinin bulunduğu binada çıkan yangın sonucunda sigortalı şirkete ait büro malzemelerinin yandığını, yangının çıkış sebebinin davalı şirkete ait yanıcı ve tutuşturucu malzemenin işyeri önünde tedbirsiz olarak istiflenmesi olduğunu, sigortalıya yapılan 87.932,06-TL ödemenin zararın oluşumunda davalı tarafın kusurlu olması nedeniyle ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; yargılama aşamasındaki beyanlarında özetle; yangının meydana gelmesinde müvekkili şirketin herhangi bir kusur ve ihmalinin bulunmadığını, bu bağlamda sigortalıya yapılan ödemeden müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, bu nedenlerle yasal dayanağı bulunmayan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece ".... Tüm dosya kapsamında yapılan inceleme sonucunda.

Bam kaldırma kararı kapsamında mahkememizce beş kişilik bilirkişi heyetinden alınan kök ve ek raporda her ne kadar kimya mühendisi tarafından davalı tarafa %25 kusur verilmiş ise de kusurun neye göre belirlendiği hususunun gerekçeli şekilde açıklanmadığı anlaşılmakla mahkememizce aynı raporda kalan dört bilirkişinin olayın oluş şekli kusura ilişkin değerlendirmeleri mahkememizce denetime ve dosya kapsamına uygun, hükme esas almaya elverişli olduğu değerlendirilerek davalı tarafın kusursuz olduğu yönünde kanaate varılmıştır.

Davalının meydana gelen yangın olayında kusursuz olduğu değerlendirildiğinde davacının ödemiş olduğu bedeli rücu hakkı olmayacağı anlaşıldığından mahkememizce davacının iddiasının ispatı için yeterli görülmemiştir. HMK’nın ispat yükünü düzenleyen 190. maddesine göre ispat yükü; kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.

Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi gereğince de, "Kural olarak, herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür." düzenlemeleri mevcuttur. Buna göre; alacak iddiasının davacı tarafça ispatı gerekmekle bu husus ispatlanamadığından, davanın reddine' dair karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; kusur oranları yönünden çelişkinin giderilmediği, sigortalı iş yerinin davalının kusuru ile sebebiyet verdiği yangına bağlı olarak ortaya çıkan is ve dumandan etkilenerek zarar gördüğü , sigorta firmanın kusurlu olduğuna dair görüşlerin yerinde olmadığı, ilk derece mahkemesince hangi nedenle rapora üstünlük tanındığını gerekçeli kararda açıklanmadığı, yangın tehlikesine karşı hiçbir önlem alınmadan gelişigüzel bir şekilde davalı şirkete ait açık alanda istiflenmiş malzemelerin herhangi bir ateş kaynağı ile tutuşması sonucunda yangının başladığı, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiği belirtilmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde.

Dava, dava dışı sigortalının iş yerinde 19.08.2016 tarihinde meydana gelen yangın neticesinde ödenen maddi tazminatın davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir.TTK'nin “Halefiyet” başlığı altındaki 1472. maddesinde “Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer.

Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.” hükmüne yer verilmiştir.Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 22.03.1944 tarihli 37 Esas ve 9 Karar sayılı kararında bu husus “sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz.

Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak, sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur” şeklinde vurgulanmaktadır.

Dosyanın safahatı incelendiğinde: 1-Mahkemece 06/11/2017 tarih ve 2017/151 E 2017/950 K sayılı ilam ile davanın kabulüne dair karar verilmiş ve iş bu karara yönelik istinaf yasa yoluna başvurulması nedeniyle dairemizce yapılan incelene ve değerlendirme sonucunda 24/02/2021 tarih ve 2020/178 E 2021/198 K sayılı ilam ile ''... Davaya konu somut olayda 19.08.2016 tarihinde meydan gelen yangının başlatan temel unsurun çelişkiye mahal bırakılmaksızın tespit edilmesi gerekmektedir.

Gerek yangın raporu, ekspertiz raporu ve mahkemece alınan bilirkişi heyet raporlarından yangını başlatıcı unsurun tespit edilemediği yönünde tespitte bulunulduğu görülmektedir.

Davalı tarafça cevap dilekçesinde ve istinaf dilekçesinde dava konusu yangın sebebiyle rapor tanzim edildiği belirtilen Bakırköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/25 D.İş sayılı dosyasının veya bu dosya da düzenlendiği anlaşılan bilirkişi raporununda dosya içerisine alınmadığı, incelenmediği anlaşılmaktadır.

Öncelikle yangını meydana getiren kaynağın ve davalı firmanın illiyet bağının bulunup bulunmadığının şüpheye mahal bırakılmaksızın tespiti gerekmektedir.İş bu nedenle Bakırköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/25 D.İş sayılı dosyası celp edilerek anılan dosyada yer alan rapor ve belgeler incelenmek suretiyle yeni bilirkişi heyetinden (kimya mühendisi, iş yeri güvenliği uzmanı, yangın uzmanı, orman ürünleri uzmanı ve sigorta alanında uzman) davalı firma ile yangın arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığı hususunun açıklığa kavuşturulması suretiyle kusur oranının belirlenmesi yoluna gidilmesi gerekmekle,

bu hususun göz ardı edilerek düzenlenen rapor nazara alınmak suretiyle hüküm ihdas edilmesi nedeniyle mahkeme kararının HMK 353. madde 1/a.6 uyarınca kaldırılması ''na dair karar verilmiştir.2-Yukarıda belirtilen kaldırma kararından sonra ,

mahkemece 26/09/2022 tarih ve 2021/346 E 2022/877 K sayılı ilam ile davanın kabulüne dair karar verilmiş ve iş bu karara yönelik istinaf yasa yoluna başvurulması nedeniyle dairemizce yapılan incelene ve değerlendirme sonucunda 08/03/2023 tarih ve 2023/107 E 2023/366 K sayılı ilam ile''...Davalı vekili tarafından sunulan istinaf yasa yoluna başvuru dilekçesinde bilirkişi raporuna itirazların değerlendirilmediği, kusur izafesine ve oranına itiraz edildiği ve mahkemece verilen kararın hatalı olduğu belirtilmiştir.

Yukarıda belirtilen yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin emsal nitelikte yer alan içtihadı nazara alındığında bilirkişi raporları arasındaki çelişkilerin giderilmeden ve üstünlük verilen rapora niçin üstünlük verildiği açıklanmadan, illiyet bağı konusunda itirazlar giderilmeden hüküm tesisi yoluna gidilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin bu yönde sunmuş olduğu istinaf yasa yolu başvuru talebinin yerinde olduğu anlaşılmaktadır. -Ödenen hasar bedelinin kadri maruf olup/olmadığı yönünden ise hükme esas alınan bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilmiş ise de;

hasar bedelinin davaya konu denetime elverişli olacak şekilde tespit edilmesi gerekirken bu hususun göz ardı edildiği anlaşılmaktadır. Sonuç itibariyle, açıklanan nedenler ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkeme kararının HMK'nin 353/1-a6 maddesi uyarınca kaldırılmasına,'' dair karar verilmiştir.Dosyada yer alan bilgi ve belgeler: Poliçe; davacı sigorta şirketi ile dava dışı sigortalı ... Tic. Ltd.

Şti. (hasara uğrayan yerde kiracı olarak faaliyet göstermektedir) arasında 12.04.2016-2017 dönemlerini kapsar şekilde ... nolu poliçe düzenlendiği ve iş bu poliçe ile ... mah. ... Sitesi ... cd ... sk ... Apartmanı .... sitesi bina no ... kat no: ... Daire no: ...-... ... İş Merkezi Zeytinburnu/İstanbul riziko adresinde, faaliyet konusu büro, ofis yazıhane ve ajanslar olan iş yerindeki demirbaşın sigortalandığı anlaşılmaktadır. Yangın raporu. 22.06.2016 tarihli raporda ...

İş Merkezi No: ... deki davalıya ait iş yerinin önünde açık alanda istiflenmiş olarak bulunan söve ve ısı yalıtım malzemelerinin bulunduğu alanın yangının merkezi olduğu, gerek yangın söndürme, soğutma ve aktarma işlemlerinin yapıldığı alandaki incelemelerde söndürme işlemi sonrasında temin edilen kamera kayıtlarında yangına sebebiyet verecek bir bulgu ve görüntüye rastlanılmadığı ancak yangının hızı ve seyri dikkate alındığında davalıya ait iş yerinin önünde açık halde istiflenmiş olarak bulunan asma tavan,

söve ve ısı yalıtım malzemelerinin herhangi bir açık ateş kaynağıyla (binanın üst katlarından veya yaya olarak gelip geçenler tarafından atılan veya düşürülen yanar vaziyetteki sigara izmariti) tutuşturması sonucu yangının başladığı rüzgarında etkisi ile hızlıca gelişerek ortamda bulunan petrol türevi hızlı yanıcı malzemeleri tutuşturarak iş yeri dahilinde, iş merkezinin dış cephesine devamında da ofis katlarına ve teras katına sirayet ederek yayıldığı kanaatine varıldığı belirtilmiştir.

Ekspertiz raporu. 27.09.2016 tarihli raporda özetle; sigortalı iş yerinin bulunduğu iş merkezinin 3 no lu bölümünde faaliyet gösteren davalı şirketin iş yerinin önünde istiflenmiş strafor söve (bina dış cephelerinde kapı, pencere ve köşelere monte edilen malzemeler) malzemelerin, binanın üst katından veya yoldan geçenler tarafından sönmemiş şekilde atılan sigara izmariti nedeniyle tutuştuğu,

kolayca tutuşabilir malzemelerin hızla yanması ve rüzgarın da etkisi ile kolayca yayılması sonucu yangının binayı sardığı ve büyük ölçüde maddi zarar meydan geldiği yönünde tespitte bulunulmuştur.Davacı sigorta şirketi tarafından Finansbank aracılığıyla 07.10.2016 işlem tarihli 87.932,06 TL tazminat ödemesi yaptığı anlaşılmaktadır.Bilirkişi raporu; sigorta bilirkişi, makine mühendisi (yangın uzmanı) ve orman endüstri mühendisi bilirkişince düzenlenen bilirkişi heyet raporunda özetle;

yangına sebep olan malzemelerin davalıya ait dükkanın/iş yerinin önünde istiflenmiş yanıcı malzemenin esen rüzgarla, çöplerle veya iş yerinin bulunduğu çok katlı binanın üst katlarından gelen bir kıvılcım veya sigara izmaritinin etkisi ile kolayca tutuştuğu böylece maddi hasarlı yangına sebebiyet verdiği, iş bu nedenle;-Dükkanın/iş yerinin önünde istiflenmiş yanıcı malzemeden çıkan yangın sebebinin gerek güvenlik tedbirlerini almaksızın, depo alanı olmayan site içerisinde kamuya açık alanda cedde yere usulsüz olarak istiflemek suretiyle can ve mal güvenliğini ortadan kaldıran davalının %75 derecede asli kusurlu olduğu,

-Site içerisinde gerekli can ve mal güvenlik tedbirlerinin alınmamış olduğu, bunun bir iş uygulamasına dönüştürmediği, site içerisinde cadde yerde istiflemenin yapılmasının engelleyici uygulamaları hayata geçirmediği belirtilen dava dışı Demirciler Site Yönetiminin %25 oranda tali kusurlu olduğu,- Davacı sigorta şirketinin sigortalandığı iş yeri dava dışı ...

Şti.'nin herhangi bir kusuru bulunmadığından davacı ve sigortalısına kusur atfedilemeyeceği ve bu haliyle kusur durumu nazara alınmak suretiyle 87.932,06 TL'nin %75 kusur oranı karşılığı olan 65.949,05 TL'nin davalı tarafça davacıya rücuen ödenmesi gerekeceği görüş ve tespitinde bulunulmuştur.Bakırköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/25 D.İş sayılı dosyası 'nda yapılan incelemede, elektrik elektronik mühendisi, mimar, makine mühendisi ve endüstriyel yangın-patlayıcı maddeler uzmanı bilirkişisinden oluşan heyet tarafından düzenlenen raporda özetle; yangının çıkış yerinin ...

İş Merkezinin ... nolu ... şirketine ait dükkan/depo önünde (açık alanda) istiflenmiş çok sayıda ısı yalıtım kaplama ürünlerinin bulunduğu ve gökkuşağı ışıklı reklam tabelasının yanı başında bulunan strafor ürünlerinin tutuşmasıyla başladığının anlaşıldığı,

yangının çıkış sebebinin ise 10. caddeden geçen yaya veya araç içinden veyahut teras kattan aşağıya söndü zannıyla atılan yanar vaziyetteki sigara izmaritinin bahse konu açık alanda istiflenen söve, kat silme, strafor ısı yalıtımı ürünlerinin arasına düşerek zamana bağlı olarak yeterli ısı ve oksijenle reaksiyona ulaşarak alevli yangını başlattığı, ortamda yeterli ve etkili söndürme sistemi bulunmadığından rüzgarın etkisiyle 3 nolu dükkanın duvar yüzeyindeki ısı yalıtımı kaplaması (strafor) sirayet etmesiyle birlikte tüm binayı sardığı ve yangının büyüdüğü,

yangına ilişkin hasarın giderilmesi için gereken bedelin 926.473 TL+KDV olduğu görüş ve tespitinde bulunulmuştur.

25.03.2022 tarihli sigorta bilirkişi,yangın uzmanı, kimyager, A sınıfı iş güvenliği uzmanı, orman-endüstri mühendisi tarafından düzenlenen bilirkişi heyet raporunda özetle; yangını başlatan unsuru önemli olduğunu ancak başlangıç unsuru kadar başlangıç kaynağının da bir o kadar önemli olduğu, başlangıç kaynağı da özellikle kolay tutuşabilen malzemelerin koruma altına alınması gerektiği, yangının depo önünde başlangıç gösterdiği, kolay yanıcı malzemelerin her türlü yangın tehlikesinin açık olduğu,

bina cephesinde alınması gereken yangın güvenlik önlemlerinin alınmadığı için yangının yayılımının devam ettiği, dükkanın/işyerinin önünde istiflenmiş yanıcı malzemeden çıkan yangın sebebinin gerek güvenlik tedbirlerini almaksızın, depo alanı olmayan site içerisinde kamuya açık alanda cadde yere usulsüz olarak istiflemek suretiyle can ve mal güvenliğini ortadan kaldıran ...

Yapının %50, site içerisinde yangın güvenlik tedbirlerinin alınmamış olduğu, site içerisinde cadde üzerinde istiflemenin yapılmasını engelleyici uygulamaları hayata geçirilmediği belirtilen dava dışı ... Site Yönetiminin % 25, dava dışı ...

İş Merkezi, sahibi veya yönetiminin dış cephe yangın güvenlik önlemlerinin yetersiz olmasından dolayı %25 oranında kusurlu olduğu ve davacı sigorta şirketinin 07.10.2016 tarihinde ödediği 87.932,06 TL tazminatın %50 kusur oranına göre 43.966,03 TL'sini davalıdan tahsilini edebileceği belirtilmiştir. Dairemizce verilen 08/03/2023 tarih ve 2023/107 E. 2023/366 K. sayılı kaldırma kararından sonra mahkemece yeniden Orm End Müh A sınıfı İş güv.

Uzm., Kimya mühendisi, yangın uzmanı, iş müfettişi/mimar ve sigorta uzmanınından oluşan bilirkişi heyeti oluşturulmuştur. Orm End Müh A sınıfı İş güv. Uzm., yangın uzmanı, iş müfettişi/mimar ve sigorta uzmanınından oluşan bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 15.12.2023 tarihli raporda özetle. 19.08.2016 tarih ve saat 12:00.

35 civarında meydana gelen alevli bir maddi hasarlı yangın sonucunda yangın mahallinde bir kısım hasarlar oluştuğu, dosyadaki raporların incelenmesinde yangının başlangıç yeri hakkında kesin bir kanaat oluşmadığı, yangının oluşumunda kasıt unsurunun bulunmadığı , yangının öngörülebilir ve alınacak önlemlerle önlenebilir nitelikte sebebi bilinmeyen bir yangın olduğu , davalı firma içerisinde yapılan herhangi bir iş ,eylem sonucu meydana gelmediği ve bu hususta herhangi bir dikkatsizlik ve ihmal unsurunun tespit edilemediği , yangın olayı ile ilgili davalının herhangi bir kusur olmadığı,

ayrıca dava dışı sigortalının yangın esnasında kendi güvenlik önlemlerini alması gerektiği ( örneğin kapılarını kapatması, pencerenin açık unutulmaması gibi eylemlerde bulunması gibi) bu nedenle kendi iş yeri yangın hasarına karşı sorumlu olduğu belirtilmiştir.Kimya mühendisi tarafından düzenlenen ayrık görüş raporunda ;

kusur yönünden yapılan incelemelerin raporda '' değerlendirmeler'' bölümünde saptandığı ve buna göre sigorta şirketi , davalı firma , iş merkezi yöneticiliği ve site yöneticiliğinin %25 oranında kusurlu olduğuna başka kimsenin kusurlu olmadığına yönünde tespiti bulunmuş olup , düzenlenen raporun sonuç kısmına katılmadığını beyan etmiştir. Rapora yönelik sunulan itirazların değerlendirmesi sonucunda düzenlenen ek raporda kök rapordaki tespit ve görüşler tekrar edilmiştir.

Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş olup davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur .Sunulan istinaf sebeplerinin incelenmesi:İspat; dava konusu yapılan hakkın gerçekten var olup olmadığının anlaşılması, maddi hukukun o hakkın doğumunu veya sona ermesini kendisine bağladığı vakıaların doğru olup olmadığının tespit edilmesi sonucunda mümkün olur ve dava konusu hak ile buna karşı yapılan savunmanın dayandığı vakıaların var olup olmadıkları yönünde mahkemeye kanaat verilmesi işlemidir.

1086 sayılı HUMK'un 238.maddesinde "Delil davanın halline tesir edebilecek münazaalı hususları ispat için ikame olunur. Maruf ve meşhur olan veya ikrar olunan hususlar münazaalı sayılmaz." şeklinde düzenlenmiştir. Vakıa (olgu) ise, kendisine hukuki sonuç bağlanmış olaylardır. İspatı gereken olaylar, olumlu vakıalar olabileceği gibi olumsuz vakıalar da olabilir.

Hakim, taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan vakıaların gerçekleşip gerçekleşmediğini, kural olarak kendiliğinden araştıramaz. Bir olayın gerçekleşip gerçekleşmediğini taraflar ispat etmelidir. İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır.

Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf için bu bir yükümlülük (mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür (külfettir). Zira taraf kendisi tarafından ispatı gereken bir vakıayı ispat edemezse, karşı taraf (ve mahkeme) onu mutlaka ispat etmesini isteyemez (yükümlülük).

Kendisine ispat yükü düşen taraf, o vakıayı ispat edememiş sayılır; mesela, kendisine ispat yükü düşen ve fakat bunu yerine getiremeyen taraf davacı ise, davasını ispat edememiş sayılır ve dava bu nedenle reddedilir (Kuru, B.: Hukuk Muhakemeleri Usulü, İstanbul 2001, 6. b., 2.c., s.1972).Dairemizin kaldırma kararlarında da ifade edildiği gibi düzenlenen bilirkişi raporları yangının çıkış sebebi konusunda çelişkileri giderecek mahiyette değildir.

Mahkemece eksiklikler giderilerek yeniden bilirkişi heyeti oluşturulmuş ve hasara neden olan yangının çıkış sebebi, tarafların kusur durumu konusunda kök ve ek raporlar alınmıştır. Yukarıda yer alan bilgilerden anlaşılacağı üzere , davaya konu somut olayda ispat külfeti davacı sigorta şirketine ait olup , meydana gelen hasarda davalarının kusurlu olduğunun ispatlanması gerekir.

İtfaiye yangın raporu, ekspertiz raporu , D.İş dosyasında düzenlenen rapor ve dosyada mevcut bilirkişi heyeti raporları bir bütün olarak birlikte değerlendirildiğinde , yangının sebebinin ve çıkış yerinin net olarak ortaya konulamadığı, yangının davalı tarafın kusurlu eylemi ile başladığının ispatlanamadığı anlaşılmaktadır.

Nitekim itfaiye yangını raporunda da yangına sebebiyet verecek bulgu ve görüntüye rastlanılmadığı, ancak davalı Gökkuşağı firmasının önünde açık halde istiflenmiş olarak bulunan asma tavan ,söve ve ısı yalıtımı malzemelerinin herhangi bir açık ateş kaynağıyla binanın üst katlarından veya yaya olarak girip geçenler tarafından atılan ve düşürülen yanan vaziyetteki sigara izmariti tutuşturulması sonucunda yangın başladığı ve rüzgarın etkisiyle hızlıca gelişerek ortamda bulunan petrol türevi yanıcı maddeleri tutuşturarak işyeri dahiline ,iş merkezinin dış cephesine ,devamında ofis katlarına ve teras katında sirayet ettiği ve yayıldığı

belirtilmiş ise de bu tespitler bir tahmin olarak ifade edilmiş olup, yangının başlama yerini ve kusur durumunu ispatlamaya yeterli değildir. İş bu nedenle, yangınının kesin olarak davalının kusuruyla çıktığı ve davalının eylemi ile yangının başlaması arasında illiyet bağı bulunduğu şüpheye mahal bırakılmaksızın ispatlanamadığından mahkemece davanın reddine karar verilmesi yerindedir.

Açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜ M

Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından, davacı tarafından yatırılan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

SONUÇ / HÜKÜM

5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iadesine,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.04/06/2025

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, E. 2024/1003, K. 2025/659, 4 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Hükü M
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1003
Karar No
2025/659
Tarih
4 Haziran 2025

İlgili Kararlar

  • Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/1003 K.2025/431
  • Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/1004 K.2025/523
  • Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/1004 K.2025/560
  • İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/1004 K.2025/599
  • Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/1005 K.2025/579
  • Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/1005 K.2025/442

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.