KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2024
- Dosya no
- 2024/1705
- Karar no
- 2024/1551
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 06/09/2024
- Numarası
- 2024/438 Esas
- Davanın konusu
- Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali
Karar Metni
1.576 kelime·8 dk okuma·2 bölüm
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesi ile.
Müvekkilin de yönetim kurulu üyesi ve ortaklarından olduğu davalı kooperatifin 26.05.2024 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında hem bakanlık temsilcileri hem de divan kurulu tarafından çeşitli hukuka aykırılı işlemlerde bulunulduğunu, divan heyeti seçimine geçilmesiyle beraber hukuksuz işlemlere başlandığını, divan heyeti seçimi hukuksuz bir şekilde iki kez tekrarlattırıldığını, oy sayımında kasten hatalar yapıldığını, oylama esnasında genel kurulu terk eden birçok üyenin bulunduğunu, iptali istenen 8 nolu kararda kooperatifin yeni yönetici ve yöneticilerinin seçildiğini,
ancak seçimin gerekli toplantı ve karar nisaplarına uyulmadan ve seçimde bulunan bakanlık temsilcilerinin de yanlış terkinlerle yaptığı yönlendirmeler sebebiyle gerçekleştiğini, bu nedenle iptali gerektiğini.
İstanbul Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğüne başvuruda bulunduklarını, olayla ilgili soruşturma bulunduğunu zaten Ticaret Sicilinin de durumu fark ederek genel kurul kararını tescil talebini reddettiğini belirterek söz konusu kararın iptaline hükmedilmesini, ayrıca kararın yürütülmesinin durdurulmasına da tedbir yoluyla karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemenin 12/07/2024 tarihli ara kararı ile ; " Kooperatifin 642 ortağının bulunduğu, toplantıya 342 ortağın katıldığı yazılı olup, iptali talep edilen 8 nolu kararın oy çokluğu ile ve 158 oy ile alındığı yazılı olup, kaç çekimser oy kullanıldığı, kaç ret oyu kullanıldığı, bu kararın müzakeresine ve oylamasına kaç ortağın katıldığı kararda yazmamaktadır. Ayrıca 342 ortak ile başlayan toplantıda 158 oy ile nasıl oy çokluğunun sağlandığı da karardan belli değildir.
Bu nedenle ve 8 nolu kararın alınması ile ilgili tutanaktaki anlatım, tutanağa geçen eski yöneticilere ilişkin listenin 2. kez seçilemeyeceğine dair bakanlık temsilcilerinin seçime ilişkin zapta geçen beyanları nazara alındığında" tedbir talebinin kabulü ile ...ni 26/05/2024 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 8 nolu kararın uygulamasının durdurulmasına,
konunun niteliği gereği teminat alınmasına gerek bulunmadığına karar verilmiştir.Verilen karara davalı tarafça itiraz edilmesi üzerine mahkemece duruşma açılarak 06/09/2024 tarihli karar ile "...Genel kurul kararlarında toplantıya katılanların sayısı belirlendikten sonra kararın oylanmasına kadar toplantıyı terk edenlerin sayısının açıkça yazılması gerektiği, kararın oylanmasında da olumlu oy kullananların, olumsuz oy kullananların, çekimserlerin mutlaka yazılıp muhalefet şerhlerinin de karar altında yazılması gerektiği, bu düzenlemenin emredici düzenleme olduğu, iptali istenen genel kurul tutanağında bu emredici hükme itibaren edilmediği,
bu hususta bakanlık temsilcilerinin uyarı ve görüşlerinin de mevcut bulunduğu kanaatiyle mahkememizce tedbir kararı verilmiş ise de, tedbir kararından sonra kooperatifin yeni seçilen yönetim kuruluyla ticaret sicili arasında da bir anlaşmazlığın çıktığı, ticaret sicil müdürlüğü tarafından da mahkememizin tedbir kararına benzer tespitlerle, genel kurul kararının tescilini gerçekleştirmedikleri; bunun üzerine İstanbul 20.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/386 Esas sayılı dosyasında İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü aleyhine tescile zorlayıcı dava açıldığı;
mahkemece toplantı ve karar nisapları da incelenmek suretiyle davanın kabul edilip tescile karar verildiği; her ne kadar bu karar henüz kesinleşmemiş ise de artık mahkememizin ihtiyati tedbir kararına konu olan hususun esasa ilişkin bir davada incelenip karara bağlandığı, o karar kesinleşirse bir mahkeme kararıyla ticaret siciline tescilin yapılacağı, ancak mahkememizce ihtiyati tedbir kararı kaldırılmazsa bu kez o mahkemece verilen esasa ilişkin kararın mahkememizce verilen tedbir kararıyla engellenmesi gibi bir durum ortaya çıkacağı;
esasa ilişkin hükmün bir başka mahkemenin aynı husustaki tedbir kararıyla engellenmesi mümkün olamayacağından; ve zaten İstanbul 20.Asliye Ticaret Mahkemesi kararın yargı yoluyla kaldırılması halinde ticaret sicil memurluğunca genel kurul kararı tescil edilmeyeceği "gerekçesiyle mahkemenin 26/05/2024 tarihli kooperatif genel kurulunun 8 nolu kararının yürütülmesinin durdurulmasına dair verilen 12/07/2024 tarihli ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.Verilen karara karşı davacı vekilince dava dilekçesindeki nedenler tekrarlanarak istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Uyuşmazlık;
davalı kooperatifin 26/05/2024 tarihli kooperatif genel kurulda alınan 8 nolu kararın uygulanmasın önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir verilmesine ilişkindir.TTK'nun 449. Maddesindeki, "genel kurul kararının yürütülmesinin geri bırakılmasına" ilişkin düzenleme, sadece dava açıldıktan sonra ve yönetim kurulu üyelerinin görüşü alındıktan sonra verilebilen kararlardan olup, özel geçici hukuki korumalardandır, yani bir başka anlatımla özel bir ihtiyati tedbirdir.
İhtiyati tedbire ilişkin genel düzenleme, HMK'nın 389-399. maddelerinde düzenlenmiştir.
Gerek Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, gerekse de Yargıtay 23. Hukuk Dairesince, prosedür ve kanun yolu bakımından HMK'nın ihtiyati tedbire ilişkin hükümlerine tabi olacağı kabul edilmiştir.Geçici hukuki korumaların bir türü olan ihtiyati tedbirin şartları 6100 sayılı HMK'nun 389 uncu maddesinde düzenlenmiş olup, anılan düzenleme "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde,
uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." hükmünü haizdir.
Anılan hükümde de açıkça belirtildiği üzere, ihtiyati tedbir kararı, bir hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında uygulanacak geçici bir hukuki korumadır.İhtiyati tedbir verilebilmesinin en önemli şartlarında biri, ihtiyati tedbir sebebinin mevcut olmasıdır.
Kanunda bu husus genel olarak düzenlenmiş, hâkime oldukça geniş bir takdir alanı bırakılmıştır.(m. 389/1). Kanun, burada "mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından" söz etmektedir.
Bu hüküm dikkate alındığında, mevcut durumun değişmesi hâlinde,hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması,hakkın elde edilmesinin tamamen imkânsız hâle gelmesi,gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğması tehlikesi varsa, ihtiyati tedbir sebebi var kabul edilecektir.
Hâkim kararında somut sebep gösteremiyor, bunu en azından açıklayacak veya asgari ölçüde ikna edecek delil değerlendirmesi yapamıyor, yaklaşık ispat ölçüsünü yakalayamıyorsa tedbire karar vermemelidir. Ancak bu da hiçbir zaman tam bir ispat seviyesinde ispat şartına dönüşmemelidir. (Pekcanıtez,Hakan/Atalay,Oğuz/Özekes Muhammet.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu Hükümlerine Göre Medeni Usul Hukuku, 11. Bası, Ankara 2011-Sh.715-717) (Yüksek Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 24/04/2012 gün ve 2011/15388 esas,2012/6651 karar sayılı ilamında belirtildiği gibi) Mahkemece, TTK 449'un emredici hükmü gereğince yönetim kurulunun görüşü sorulmuş olup her ne kadar iptali istenen karar yönetici seçimiyle ilgili olsa da şirketin yeni seçilen yöneticileri tescil olmadığı için kağıt üzerindeki eski yönetim kurulu görüşleri bildirilmişlerdir.Somut olayda;
ihtiyati tedbire konu olan ve dava konusu uyuşmazlığı oluşturan davalı kooperatifin 26/05/2024 tarihli olağan genel kurulda alınan yönetim ve denetim kurulu üyelerin seçimine ilişkin 8 nolu kararıdır.
Mahkemece her ne kadar 20.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/386 Esas sayılı dosyasında verilen tescil kararı gerekçe gösterilerek davalı kooperatifin 8 nolu kararının yürütülmesinin durdurulmasına yönelik verilen tedbir kararı kaldırılmış ise de dayanak yapılan mahkeme ilamı, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün işlemine yönelik zorlayıcı tescil davası olup dava konularının farklı olması nedeniyle verilen tescil kararının, huzurdaki davaya bir etkisi bulunmadığı gibi davaya konu uyuşmazlık yönünden de bir değerlendirme bulunmadığından işbu davada tedbir kararı verilmesinde bir engel oluşturmamaktadır.Tedbir talep edilen gündemin 8. Maddesinde.
"Divan kurulu, mevcut yönetimin aynı liste ile tekrar aday olamayacağını isterlerse farklı bir liste ile aday olabileceklerini belirterek yeni liste oluşturulması için mevcut yönetime 15 dk lık bir süre verildiği, bu duruma mevcut yönetiminin itiraz ettiği, seçim maddesi için yemek molasından dönen genel kurul üyelerinin tekrar sayılması talebinin bakanlık temsilcisi ... divan başkanı ... tarafından yeterli nisap olduğu gerekçesiyle oylamaya geçilmesine karar verildiği,
oy kullanımı sırasında mevcut yönetimin devam eden itirazlarına binaen böyle bir seçimde yer almak istemediklerini belirterek seçime geçildiği esnada seçimden çekildikleri, yapılan 3 oy boş, 2 oy geçersiz, mevcut yönetim kurulu tarafından sunulan liste 3 oy ve mavi liste 158 oy aldığı, toplamda 166 Oy kullanıldığı tespit edildiği,
mevcut yönetim yeterli nisap olmadığı için seçim sonuçlarının geçersiz sayılacağını, sandıktan çıkan oy sayısı ile oy kullanan ortak sayısının tutmadığını belirterek itiraz etikleri, koopbisten alınan hazirun listesi ve mevcut yönetim tarafından hazırlanan koopbise işlenemeyen ortaklar için hazırlanan listelerde toplam 647 ortağın (hazirunda iki kere ismi yazılanlarla birlikte) isminin olduğu, yönetim kurulu faaliyet raporunda ise ortak sayısının 635 olduğu tespit edilerek mevcut nisap konusunda bakanlık temsilcilerince doğru tespitte bulunulamadığı,
divan başkanı tarafından yapılan açıklamada, mevcut nisabın, tutarsız hazırlanan hazirun listesi ve yönetim kurulu faaliyet raporunda belirtilen rakamların farklı olduğu yapılan oylama sonucunda bu sebeple mavi listenin 158 oy alarak seçildiklerini beyan ettiği " görülmüştür.Davacı vekilince, gerek divan heyeti seçiminde gerekse gündemin 8. Maddesi ile yönetim kurulu seçimi sırasında usulsüzlükler yapıldığı,
oylama esnasında genel kurulu terk eden birçok üye olması nedeniyle toplantı nisabının düştüğü, bakanlık temsilcileri ile divan başkanının tarafsızlıkları ve hukuka aykırı eylemleri sonucunda toplantının 8. Gündem maddesi ile kanundaki gerekli nisap sağlanmadan,
davacının da bulunduğu mevcut yönetiminin seçilme hakkı elinden alınmak suretiyle seçime girmeleri engellenerek hukuka aykırı şekilde yeni yönetim kurulu seçildiğinden bahisle genel kurul kararının iptali ile yürütülmesinin tedbir yolu ile durdurulması talep edilmiş ise de tarafların haklılık durumu yargılama aşamasında sunulacak delillerin değerlendirilmesi neticesinde tespit edilecek olup bu aşamada incelenen genel kurul toplantı tutanağı ve ibraz edilen belgelerin niteliği ve dosya kapsamına göre, talep edilen tedbir için yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmediği gibi bu aşamada hakkın elde edilmesinin tamamen imkansız hale gelmesi,
gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğması şeklinde güncel bir tehlikenin mevcut olmaması sebebiyle HMK'nın 389 vd. maddelerinde ön görülen koşullar oluşmadığından her ne kadar gerekçe yerinde görülmemiş ise de sonuç itibariyle 8 nolu gündem maddesinin yürütülmesinin durdurulmasına dair verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine oy birliği ile varılmış, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜ M
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, E. 2024/1705, K. 2024/1551, 27 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama