KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2024
- Dosya no
- 2024/1949
- Karar no
- 2024/1800
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Esas no
- 2024/641
- Ara karar tarihi
- 04/11/2024
- Dava
- Alacak
- Dava tarihi
- 01/11/2024
Karar Metni
880 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ... ihale kayıt nolu 3 aylık sürücülü taşıt kiralama hizmeti alımına ait sözleşme akdedildiğini, sözleşmenin "iş tanımı" başlıklı 5. maddesine göre müvekkil sözleşmede belirtilen taşıtların 8 sorumlu personel ve 310 sürücüyle birlikte 3 ay süreyle kiralanması hizmetini eksiksiz bir şekilde ifa edildiğini, ancak davalı şirket sözleşmeye aykırı hareket ederek müvekkil şirketin sözleşmeden doğan hakediş ve fiyat farkı alacaklarını ödemediğini,
sonuç olarak müvekkili şirketin davalı şirketten toplam 84.964.419,51 TL bakiye cari hesap alacağı doğduğunu cari alacaktan ...
A.Ş.'ye temlik edilen 50.000.000,00 TL alacak mahsup edildikten sonra kalan bakiye 34.964.419,51 TL toplam cari hesap alacağı kaldığını, davalı şirket müvekkil şirket adına müvekkilin hak edişinden keserek dava konusu ihale işine ilişkin olarak sosyal güvenlik kurumuna 11.454.166,14 TL ödemenin bu alacaklarından mahsubu sonrası bugün itibariyle toplamda 23.510.253,37 TL'nin bulunduğunu, davalının ihtarname nedeniyle 21.04.2024 tarihi itibariyle temerrüte düştüğünü,
davalının tüm banka hesapları üzerine uygun görülecek bir teminat karşılığında ihtiyati haciz konulmasını ve taraflar arasında akdedilmiş olan ... ihale kayıt nolu 3 aylık sürücülü taşıt kiralama hizmeti alımına ait sözleşmeden kaynaklı toplam 23.510.253,37 TL alacağın 21.04.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ara kararı ile, dava konusu hizmet sözleşmesinden doğan faturalara dayalı alacağa ilişkin olduğunu, dosyadaki mevcut delil durumu itibariyle ticari ilişki kapsamında alacak iddiasının temelini oluşturan faturaların borç ikrarını içeren belge niteliğinde olmadığını, tek başına alacağın varlığını ispatlar nitelikte olmadığı, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında düzenlenen faturalarda yazılı bedelin ödenmediği iddiasının ise yargılamayı gerektirdiği, bu haliyle alacağın varlığı ve muaccel hale geldiği belirsiz olduğu,
bu kapsamda ihtiyati haciz kararı verilebilmesine ilişkin İİK'nın 257. maddesinde öngörülen koşulların oluşmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine dair karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde; alacağın varlığı konusunda icmal, hakediş raporları, faturalar, muavin defterler, mizan ve cari hesap belgelerinin yerel mahkemeye sunulduğunu ve yaklaşık ispat şartının gerçekleştiğini, ihtiyati haciz talebinin yasal şartlarının sağlanmış olduğunu belirterek, ara kararın kaldırılmasını ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme.
6100 sayılı Kanunun 341 nci maddesi uyarınca istinaf kanun yolu açık olan davadaki yasal şartları taşıyan istinaf incelemesi, 6100 sayılı Kanunun 355 nci maddesi uyarınca resen gözetilen kamu düzenine aykırılık halleri dışında, taraflarca yargılama aşamasında ileri sürülen iddia ve savunma kapsamında kalan ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır. Dava, hizmet alım sözleşmesi kaynaklı cari hesap alacağı istemine ilişkindir.
2004 sayılı İcra İflas Kanununun 257 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ihtiyati haczin yasal koşulları açısından alacağın varlığı, miktarı ve muacceliyeti hususlarının kesin ispatından ziyade yaklaşık ispat kuralının gözetilmesi gerektiğinden; yaklaşık ispat ölçütünde mahkemede oluşması gereken kanaatin, alacağın varlığı ve muacceliyetini basit bir ihtimalden ziyade kuvvetle muhtemel göstermesi ve kanaat olması gerekir.
2004 sayılı Kanunun 258 nci maddesinin birinci fıkrasına göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin “alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması” yeterlidir. Mahkemenin “alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından” anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir.
Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç, davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Ancak alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur.
Dosya kapsamı itibariyle somut olay değerlendirildiğinde, 28.11.2023 tarihli taraflar arasındaki sürücülü taşıt kiralama hizmeti alımına ait sözleşmenin 6. maddesindeki sözleşme bedeli kapsamında sürücü personeli kiralama hakedişi açıklaması ile düzenlenen çeşitli aylara ilişkin faturalar ile yine çeşitli aylara ait sürücülü kiralık araç hizmet alımı sürücü genel icmali ve hak ediş raporlarının muavin defter kayıtlarına konu cari hesap alacağını oluşturduğu davacı tarafça iddia edilmiş,
dava dilekçesinde bu alacağın bir kısmının dava dışı Faktoring şirketine temlik edildiği ve bir kısmının da SGK borcu nedeniyle davalı tarafça davacı hakedişinden kesildiği bildirilerek kalan bakiye tutar üzerinden açılan davada ihtiyati haciz talep edilmiş ise de, sözleşme kapsamında davacının dava dışı Faktoring şirketine temlik ile SGK kesintisi sonrası alacağının olup olmadığının tespiti yapılacak yargılama ile mümkün olup, davacı tarafça sunulan deliller bu aşamada alacağın varlığı ve muaccel olduğunu yaklaşık ispata yeterli değildir ve 2004 sayılı Kanunun 257 nci maddesinde öngörülen ihtiyati haciz şartları oluşmamıştır.
Açıklanan sebeplerle; incelenen mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı tarafın istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere. 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının Hazineye irat kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, E. 2024/1949, K. 2024/1800, 25 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama