İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi E.2024/539 K.2024/1523

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,

Esas2024/539Karar2024/1523Tarih27 Kasım 2024Okuma13 dk · 2.550 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
27 Kasım 2024
Dosya no
2024/539
Karar no
2024/1523
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Esas no
2022/65
Karar no
2023/772
Karar tarihi
28/11/2023
Dava
Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.550 kelime·13 dk okuma·2 bölüm

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 29/12/2020 tarihinde "... Liderler Zirvesi 2021 Hizmet Sözleşmesi" akdedildiğini, 05/03/2021 tarihinde Online Platformda düzenlenecek olan "... Liderler Zirvesi" için davacıya 164.125.00 TL + KDV hizmet bedeli ödenmesinin, Zirve Etkinliğinin 27/04/2021 tarih saat 10.00’da yapılmaya başlanmasının taraflarca kararlaştırıldığını, davalının Beyoğlu ...

Noterliğinin 26/05/2021 tarih ... yevmiyeli ihtarnamesi ile sözleşmede belirtilen hizmetlerin eksik sağlandığı gerekçesi ile sözleşmeye aykırı şekilde sözleşme bedelinde 58.705.50 TL (KDV dahil) kesinti yaptığını, öncelikle davalının kesinti yaptığı bedellere ilişkin hizmetlerin davacı tarafından eksiksiz olarak sağlandığını bu nedenle Rize Pazar ...Noterliğinin 07/06/2021 tarih ... yevmiye ihtarnamesinin keşide edilerek ihtarnamelerinde söz konusu iddiların gerçeği yansıtmaması nedeniyle bakiye 58.705.50 TL (KDV dahil) alacağın ödenmesinin ihtar edildiğini,

davalıya verilen hizmet ve emeğin karşılığı piyasa şartlarında sözleşme bedelinin çok daha üstünde iken sözleşme bedelinde kesinti yapılmasının hakkaniyetle bağdaşmadığını, beyan ederek, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ile %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında 29/12/2020 tarihinde ...

Liderler Zirvesi 2021 Hizmet Sözleşmesi düzenlendiğini, imza altına alınan sözleşmede davalının ünvanının Türk Girişim ve İş Dünyası Konfedarasyonu olduğu, taraflar arasında imzalanan sözleşmeye karşın işbu davada Girişim Ve İş Dünyası Konfedarasyonu İktisadi İşletmesi adına husumet yöneltilerek dava açıldığını, işbu davanın husumet ve dava şartı yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, davalı Dernekler Kanununa tabi Konfedarasyon olduğundan davanın Asliye Hukuk Mahkemelerinin görev alanına girdiğini, tarafların ...

Liderler Zirvesi 2021 Hizmet Sözleşmesi kapsamında belirtilen hizmet karşılığında 164.125.00 TL + KDV üzerinden anlaştığını ancak davacının sözleşme kapsamında üzerine düşen yükümlülük ve hizmetleri yerine getirmediğini, bu nedenle sözleşme bedelinden haklı nedenlerle 58.706.50 TL (KDV dahil) kesinti yapıldığını belirterek, öncelikle davanın dava şartı noksanlığından usulden reddine, aksi kanaatte ise açılan davanın esastan reddine, haksız ve kötü niyetli davacı aleyhine %20’den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; ''Dava; hizmet sözleşmesi nedeniyle alacağın tahsiline dair başlatılan takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır. Davalı taraf hizmetin eksik ve ayıplı ifa edildiğini savunmuştur. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalar olup TTK'nın 4/1.maddesinde bentler halinde sayılmıştır.

Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır.Nispi ticari davalar ise her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır.

TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir.

Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Buna göre bir uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir.

Yine Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlediğinden, TTK'nın 19/II.maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin, diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir.

Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevi, ticari davalarla sınırlı olup, davanın ticari dava olup olmadığının TTK'nın 4.maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. TTK'nın 4/1.bendinde nispi ticari dava, "her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları'' olarak belirtilmiş ve nispi ticari dava ticari işletme kavramı ile tanımlanmış olup, TTK'nın 11.maddesi.

"Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir.

Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Bakanlar Kurulunca çıkarılacak kararnamede gösterilir." şeklinde düzenlenmiştir yani ticari işletmeden bahsedilebilmesi için; esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyet, bu faaliyetin devamlı olması ve bu faaliyetin bağımsız yürütülmesi şeklinde üç unsurun bulunması gerekmektedir.

Somut dosyada ise; eldeki dava, mutlak ticari dava olmadığı gibi davacı tacir ise de, davalı federasyonlarına bağlı her bir dernekten oluşan TMK'nın Dernekler başlıklı ikinci bölümünde düzenlenen tacir sıfatı bulunmayan derneklerin üst kuruluşu niteliğinde dernek olduğundan davanın nispi ticari dava niteliğinin de olmadığı anlaşılmakla, bu durumda görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi olmadığından, yargılamanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiği (İstanbul BAM 45 HD. 27/12/2023 T.

2023/1196 E. 2023/1879 K.) kanaatine varılmakla Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine, mahkememiz kararı kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle.

Türk Girişim Ve İş Dünyası Konfederasyonu'nun Tüzüğünde 17.maddesinde iktisadi işletme kurabileceğinden bahsedildiğini, Türk Girişim Ve İş Dünyası Konfederasyonunun İstanbul Valiliğine verdiği 30/04/2023 sayılı 2022 yılı Dernek Beyannamesinde 7. Sayfasında yer alan "Kuruluşunuza bağlı veya ortağı olduğunuz kâr amaçlı kuruluş var mı?" kısmında "evet" yanıtı ve "Girişim Ve İş Dünyası Konfederasyonu İktisadi İşletmesi" bilgisinin yer aldığını, hukuki statüsünün ise "iktisadi işletme" olarak görüldüğünü, aynı vergi kimlik numarasında tek bir tüzel kişiliğe haiz olduğu "Dönem Net Kârı veya Zararı" bilgilerinin yer aldığını,

TTK 16.maddesi uyarınca tacir olduğunu, dernek iktisadi işletmelerinin dernek tüzel kişiliğinden ayrı bir teşekkül hüviyeti bulunmayıp tüm faaliyetlerini, derneğin hükmi şahsiyeti altında yürüttüklerini, bu nedenle iktisadi işletmelerin tüzel kişiliği olmadığı gibi, tacir sıfatının derneğe ait olduğunu ve ticari faaliyetlerden derneğin sorumlu olduğunu, dernek tüzel kişiliğinin bizzat kendisinin tacir olduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle. Müvekkili Türk Girişim Ve İş Dünyası Konfederasyonu ile davacı arasında 29/12/2020 tarihinde ...

Liderler Zirvesi 2021 Hizmet Sözleşmesi düzenlendiğini, taraflar arasında imza altına alınan sözleşmede müvekkil şirket unvanı Türk Girişim Ve İş Dünyası Konfederasyonu olduğu belirtilerek imzalanıp kaşelendiğini, işbu davanın "Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu İktisadi İşletmesi" adına husumet yöneltilerek açıldığını, işbu nedenle davanın husumet ve dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiğini, bilirkişi raporu ile davacının müvekkilinden herhangi bir hak ve alacağı bulunmadığı sabit iken görevsizlik kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme. 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz" kuralı nazara alınmıştır.

Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114. maddesinde düzenlenen dava şartları, davanın esası hakkında inceleme yapılabilmesi ve karar verilebilmesi için varlığı veya yokluğu gerekli olan şartlardır. Dava şartları gerçekleşmeden davanın esası incelenemez.

Hakim dava şartı eksikliğini kendiliğinden dikkate alır, tarafların bu konuda talepte bulunmasına gerek yoktur. HMK'nın 114.maddesinde düzenlenen dava şartları mahkemeye, taraflara ve dava konusuna (müddeabihe) ilişkin olmak üzere, üçe ayrılır.

Mahkemeye ilişkin dava şartları; "yargı hakkı, yargı yolu, görev, kesin yetki", taraflara ilişkin dava şartları; "davada iki tarafın bulunması, taraf ehliyeti, dava ehliyeti, davaya vekalet ehliyeti ve geçerli vekaletname, davayı takip yetkisi", dava konusuna ilişkin dava şartları ise; "davacı tarafından gider avansının yatırılması, teminat gösterilmesine ilişkin kararın yerine getirilmesi, kesin hüküm bulunmaması, hukuki yarar (menfaat) bulunması, davanın derdest olmaması" olarak sıralanmaktadır.

HMK'nın 114/2 maddesinde ise diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu ifade edilmiştir. Mahkeme, hem davanın açıldığı tarihte hem de yargılamanın her aşamasında dava şartlarının bulunup bulunmadığını kendiliğinden araştırıp inceler ve bu konuda tarafların istem ve beyanlarıyla bağlı değildir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesinde. "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir.

Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." hükmü yer almaktadır. HMK'nın 114/1.c maddesi uyarınca "Mahkemenin görevli olması" dava şartlarından olup, HMK'nın 138 maddesi dikkate alınarak dava şartlarının öncelikle karara bağlanması gerekmektedir. HMK'nın 115. maddesinde ise "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.

Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir..." düzenlemesi yer almaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1.maddesinde.

"Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545,

ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır.

Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır." hükmüne yer verilmiş ve TTK'nın 5/1. maddesinde ticari davalara bakmakla görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu belirtilmiştir.

Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalar olup TTK'nın 4/1.maddesinde bentler halinde sayılmıştır.

Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır.Nispi ticari davalar ise her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır.

TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir.

Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Buna göre bir uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir.

Yine Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlediğinden, TTK'nın 19/2.maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin, diğeri için de ticari iş sayılması,

davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir.Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevi, ticari davalarla sınırlı olup, davanın ticari dava olup olmadığının TTK'nın 4.maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.TTK'nın 4/1.maddesinde nispi ticari dava, "her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları'' olarak belirtilmiş ve nispi ticari dava, ticari işletme kavramı ile tanımlanmıştır. TTK'nın 11.maddesi.

"Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir. Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Bakanlar Kurulunca çıkarılacak kararnamede gösterilir." şeklinde düzenlenmiştir. Yine TTK'nın 16/1.maddesinde.

"Ticaret şirketleriyle, amacına varmak için ticari bir işletme işleten vakıflar, dernekler ve kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri tarafından kurulan kurum ve kuruluşlar da tacir sayılırlar." düzenlemesine yer verilmiştir.

4721 sayılı TMK'nın 56.maddesinde; dernekler, gerçek veya tüzel en az yedi kişinin kazanç paylaşma dışında belirli ve ortak bir amacı gerçekleştirmek üzere, bilgi ve çalışmalarını sürekli olarak birleştirmek suretiyle oluşturdukları, tüzel kişiliğe sahip kişi toplulukları olarak tanımlanmıştır.

Yine Dernekler Kanunu'nda da "Kazanç paylaşma dışında, kanunlarla yasaklanmamış belirli ve ortak bir amacı gerçekleştirmek üzere, en az yedi gerçek veya tüzel kişinin, bilgi ve çalışmalarını sürekli olarak birleştirmek suretiyle oluşturdukları tüzel kişiliğe sahip kişi topluluklarını" ifade ettiği belirtilmiştir.

TMK'nın 96.maddesinde; federasyonların, kuruluş amaçları aynı olan en az beş derneğin, amaçlarını gerçekleştirmek üzere üye sıfatıyla bir araya gelmeleri suretiyle kurulduğu, TMK'nın 97.maddesinde ise konfederasyonların, kuruluş amaçları aynı olan en az üç federasyonun, amaçlarını gerçekleştirmek üzere üye sıfatıyla bir araya gelmeleri suretiyle kurulduğu, her konfederasyonun bir tüzüğünün bulunduğu,

konfederasyonların kuruluş bildirimi, tüzük ve gerekli belgelerin yerleşim yerinin en büyük mülki amirine verilmesiyle tüzel kişilik kazandığı düzenlenmiştir.İlgili yasal düzenlemeler uyarınca dernekler, kazanç paylaşma amacı dışında, kanunlarla yasaklanmamış belirli ve ortak bir amacı gerçekleştirmek üzere bir araya gelen gerçek veya tüzel kişilerin oluşturdukları, tüzel kişi topluluğu olup derneğinin amacın hukuka veya ahlaka aykırı olmaması gerekmektedir.

Yani dernekler, kazanç sağlama amacı dışında daha çok manevi amaçlar için kurulurlar. Dernekler her ne kadar iktisadi bir amaçla kurulamayıp sadece manevi amaçlar için kurulabiliyor olsa da, bu manevi amaçlarını gerçekleştirmek üzere, bir ticari işletmeyi işletebilirler. Ancak bir derneğin işlettiği her türlü işletme, ticari işletme olmayabilir.

Zira TTK'nın 11.maddesi uyarınca ticari işletmeden bahsedilebilmesi için; esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyet, bu faaliyetin devamlı olması ve bu faaliyetin bağımsız yürütülmesi şeklinde üç unsurun bulunması gerekmektedir. Anılan koşulları sağlamayan dernek işletmesinin ise ticari işletme olarak kabul edilmesi mümkün değildir.

Koşulların sağlanması halinde ise tacir sayılacak olan derneğin işlettiği ticari işletme değil, bizatihi derneğin kendisi olacaktır. Yani dernekler, ticari işletme işlettikleri takdirde ve ticari işletmeleri ile ilgili konularda tacir sayılacaktır. Yine bu açıklamalar dernekler topluluğu olan federasyon ve federasyonlar topluluğu olan konfederasyonlar için de geçerlidir.

Somut dosyada ise; eldeki dava, mutlak ticari dava olmadığından, davacı tacir ise de davalı konfederasyonun tacir sayılıp sayılmayacağının, yani davanın nispi ticari dava vasfı olup olmadığının yukarıda yer verilen açıklamalar, TTK'nın 11.maddesi ve TTK'nın 16.maddesi uyarınca tespit edilmesi gerekmektedir.

Ancak mahkemece bu yönde bir inceleme ve değerlendirme yapılmaksızın yani davalı Türk Girişim Ve İş Dünyası Konfederasyonu'nun işletmesi olan Girişim Ve İş Dünyası Konfederasyonu İktisadi İşletmesi'nin ticari bir işletme olup olmadığı hususu araştırılmadan eksik inceleme neticesinde karar verildiğinden, davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü gerekmiştir.

Davalı vekili her ne kadar davanın husumet ve dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de, öncelikle görev dava şartının çözüme kavuşturulması, anılan itirazların ise görevli mahkemece değerlendirilmesi gerektiğinden, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebepleri incelenmeksizin kararın yukarıda yer verilen gerekçelerle kaldırılmasına karar verilmiştir.Açıklanan nedenlerle; davalı konfederasyonun tacir olup olmadığı hususunda gerekli araştırma yapılarak,

oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden, davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, davalı vekilinin istinaf isteminin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜ M

Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere. 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/65 E. 2023/772 K. sayılı 28/11/2023 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Dosyanın,

Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE,3-Davalı vekilinin istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine YER OLMADIĞINA,4-Davacı tarafça yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına,5-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iade edilmesine,6-Davacının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,7-Davalı tarafça yatırılan istinaf başvuru harcının ve karar harcının ilk derece mahkemesince iade edilmesine,8-İstinaf yargılaması sırasında duruşma

SONUÇ / HÜKÜM

açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,9-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğ edilmesine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 27/11/2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, E. 2024/539, K. 2024/1523, 27 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Hükü M
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/539
Karar No
2024/1523
Tarih
27 Kasım 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/539 K.2024/697
  • Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/539 K.2024/1142
  • Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/540 K.2024/783
  • İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/540 K.2024/682
  • Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/541 K.2024/712
  • İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/541 K.2024/702

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.