İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi E.2025/1063 K.2025/1217

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi;

Esas2025/1063Karar2025/1217Tarih5 Kasım 2025Okuma11 dk · 2.271 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
5 Kasım 2025
Dosya no
2025/1063
Karar no
2025/1217
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
15/05/2025
Numarası
2025/113 Esas
Davanın konusu
Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.271 kelime·11 dk okuma·2 bölüm

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili 28/03/2025 tarihli ihtiyati tedbir talepli dilekçesi ile.

Müvekkilinin, 1995 yılından itibaren davalı kooperatifin 108 nolu üyesi olduğunu, davalı Kooperatif, sahip olduğu Muğla ili, Bodrum ilçesi, Türkbükü köyü, Kesire mevkii 1390 parseli 140 adet bahçeli dubleks mesken yapmak üzere kurulduğunu, daha sonra söz konusu bu parselde Kadastro Müdürlüğü tarafından yapılan yenileme sonrası .../29 ve .../30 olmak üzere iki parsele ayrıldığını, daha sonra ise .../29 parselde 140 adet dubleks mesken inşaatlarını tamamlanarak bu parsel üzerinde yapılan villalarla ilgili ferdileşme kararı alınmak suretiyle villa tapuları üyelerine teslim edildiğini, müvekkilinin kooperatifteki üyelik hakkını koruyarak,

ferdileştirilen ve tapuda maliki olduğu 108 nolu bahçeli dubleks meskeni sattığını, ancak müvekkilinin üyelik hakkı devam ettiğinden kooperatif genel kurullarına katılmaya ve kooperatif üyelik aidatlarını ödemeye devam ettiğini, tasfiye Halinde ...

Deniz Konut Yapı Kooperatifi 11.01.2025 tarihli Genel Kurulunun 10 numaralı kararında "Kooperatifimize ait bulunan Muğla ili, Bodrum ilçesi, Türkbükü köyü, Kesire mevkiindeki Eski ... yeni ... ada 30 parsel sayılı gayrimenkulümüzün Muğla ili, Bodrum ilçesi, Türkbükü köyü, Kesire mevkii 1390 parsel sayılı ve kat mülkiyetine geçmiş bulunan arsadaki kat maliklerinin ortak alanı olarak tescili için Tapu Sicil Müdürlüğüne müracaat edilmesi gerekli işlemlerin yapılması,

takibi ve sonuçlandırılması hakkında yönetim kuruluna yetki verilmesine" dair karar alındığını, müvekkilinin bu karara itiraz ederek şerh koyduğunu, müvekkilinin, davalı kooperatifte üyeliği devam etmesi nedeniyle diğer üyelerin sahip olduğu haklara sahip olduğunu, müvekkilim ferdileştirilen ve tapusunu aldığı meskeni satmış olduğundan alınan bu kararla müvekkilimin üyelikten kaynaklanan hakları elinden haksız ve bila bedel alınarak satmış olduğu maliki olmadığı meskene eklendiğini, bu durumda sadece meskeni satın alan lehine de haksız kazanç temin edilmiş olduğunu, kaldı ki,

ferdileştirilen ve tapuları verilen meskenlerini satan ve kooperatifte üyeliği devam eden başkaca üyeler de bulunduğunu, bu karar birden çok üyenin haklarının ellerinden alınmasına sebebiyet verdiğini, davalı Kooperatif tasfiyeye girdiğini ve tasfiye halinde Kooperatif, elinde kalan mallar satılarak ortaklar arasında paylaştırılmak zorunda olduğunu, tasfiye halinde bulunan kooperatifin taşınmazını üyesi bulunmayan kişilere tahsis etme ve kullanımına sunma hakkı olmadığını, tasfiye halindeki Kooperatifin ... parsel (yeni ... ada 30 parsel) de adına kayıtlı taşınmazı, kat mülkiyetine geçtiğini,

şahıslar adına kayıtlı başka bir taşınmaz için ortak alanı olarak tahsis etmesi mümkün olmadığını, Kooperatifler Kanunu 83. Madde gereği Tasfiye Halindeki Kooperatif, adına kayıtlı mal varlığını (... parsel (yeni ... ada 30 parsel) de kayıtlı taşınmazı) satarak üyelerine paylaştırmak zorunda olduğunu, bu nedenle genel kurul kararının 10. Maddesi yok hükmünde olduğunu ve iptali gerektiğini, Modalılar Bodrum Sitesi Yönetim Planı 1390 parsel için düzenlendiğini, ... parsel (yeni ... ada 30 parsel)'i kapsamadığını, tapuya tescil edilen Modalılar Bodrum Sitesi Yönetim Planının 1. Maddesinde.

"İşbu Yönetim Planının Konusu Muğla ili, Bodrum ilçesi, Türkbükü köyü, Kesire mevkii 11 pafta, 1390 parsel üzerine kurulduğunu ve kurulacak kat mülkiyeti ilişkilerinin yönetimidir." hükmünün mevcut olduğunu, yönetim planı 389 parsel (yeni ... ada 30 parsel)'i kapsamadığını, yönetim planı değişmeden bu parselin ortak alan olarak 1390 parsele dahil edilmesinin de mümkün olmadığını, bu nedenle Genel Kurul Kararlarının 10. Maddesinin yok hükmünde olduğunu ve iptali gerektiğini, kooperatif adına taşınmazların aynına (devrine veya taşınmaz üzerinde sınırlı hak kurulmasına),

ortakların şahsi sorumluluklarının ağırlaştırılmasına ilişkin kararların nitelikli çoğunlukla alınması gerektiğini, Genel Kurulun taşınmazın ortak alan olarak tahsis edilmesine dair 10 nolu karar nitelikli çoğunlukla alınmadığını, alınan kararın geçersiz olduğunu, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu Madde 52 ''Ortakların şahsi sorumluluklarının ağırlaştırılması veya ek ödeme yükümleri ihdası hakkında alınacak kararlar için bütün ortakların 3/4'ünün rızası gereklidir.'' hükmünü taşıdığını, 11.01.2025 tarihli Genel Kurulda alınan 10 numaralı karar ile müvekkilin şahsi hakları ve mülkiyet hakkının ihlal edildiğini,

müvekkilin hak kaybına uğratıldığını, bu kararın eşitlik prensibine aykırı olduğunu, 52. Madde gereği müvekkilin şahsi haklarının ağırlaştırılması anlamına da geldiğini, bu nedenle müvekkilin şahsi haklarının ağır biçimde ihlali (ağırlaştırması) anlamına gelen bu karar 3/4 nitelikli çoğunlukla kararın alınması gerektiğini, ayrıca, Kooperatifin taşınmazlarının satışı veya taşınmaz mülkiyetinin sınırlanması neticesini doğuran kararlar da nitelikli çoğunlukla alınmak zorunda olduğunu, Genel Kurulda alınan, ortak alan tahsisine dair 10 nolu karar taşınmaz mülkiyetinin sınırlayan bir karar dolup nitelikli çoğunlukla alınması gerektiğini,

müvekkilin şahsi haklarının ağır biçimde ihlal eden (ağırlaştıran) ve taşınmaz mülkiyetini sınırlayan Genel Kurulun 10. Maddesi yasaya ve hakkaniyete aykırı olduğundan kararın iptali gerektiğini, daha önce verilen ihtiyati tedbir kararı teminat mektubunun temin zaman alması nedeniyle yasal süre içinde müracaat edilemediğini, bu nedenle tedbir kararının kalktığını, bu kez açıklanan nedenlerle yeniden tedbir kararı verilmesini, teminat dosyada mevcut olması nedeniyle kararın uygulanmasını istemek gerektiğini, yukarıda sunulan ve açıklanan sebeplerle.

1163 sayılı Kooperatifler Kanununa, hukukun genel ilkelerine, hakkaniyete aykırı kararın uygulanması müvekkilin açısından ağır sonuçlar doğuracağından, 10 nolu Genel Kurul Kararının Uygulanmasının durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, teminat dosyaya sunulmuş olmakla kararın uygulanmasını talep etmiştir.Mahkemenin 02/04/2025 tarihli ara kararı ile. "Dava konusu edilen 10 numaralı karar ile.

Kooperatife ait bulunan Muğla ili, Bodrum ilçesi, Türkbükü köyü, Kesire mevkiindeki eski ..., yeni ... ada, 30 parsel sayılı gayrimenkulün Muğla ili, Bodrum ilçesi, Türkbükü köyü, Kesire mevkii 1390 parsel sayılı ve kat mülkiyetine geçmiş bulunan arsadaki kat maliklerinin ortak alanı olarak tescili için Tapu Sicil Müdürlüğüne müracaat edilmesi, gerekli işlemlerin yapılması, takibi ve sonuçlandırılması hakkında yönetim kuruluna yetki verilmesini içerdiği,

ilgili kararın uygulanması halinde davacı açısından ciddi bir zarar doğabileceği, davalı kooperatif vekilinin savunması göz önündebulundurulduğunda taraf menfaatleri gözetilerek menfaatler dengesine uygun olarak 200.000,00 TL teminat karşılığında ihtiyati tedbir talebinin kabulüne 100.000,00-TL teminat (nakit veya kesin-süresiz banka teminat mektubu) karşılığında; davalı Tasfiye Halinde ...

Deniz Konut Yapı Kooperatifi'nin 11/01/2025 tarihinde gerçekleşen genel kurul toplantısında alınan dava konusu 10 numaralı kararın tedbiren yürütülmesinin geri bırakılması için ihtiyati tedbir konulmasına" karar verilmiştir.Verilen karara davalı tarafça itiraz edilmesi üzerine mahkemenin 15/05/2025 tarihli ara kararı ile ;

" ...Davalı kooperatifin almış olduğu kararın uygulanması halinde davacının hak kaybına uğrayacağı aşikar olup Kooperatifler Kanunu'nun 23 üncü maddesinde yer alan hak ve vecibelerde eşitlik ilkesine dolayısıyla hakkaniyete aykırı olacağı, uyuşmazlık devam ederken tedbirin kaldırılmasının ileride telafisi güç ya da imkansız durum ve zararlar ortaya çıkarabileceği, kooperatif ortağı davacının haklarını haleldar edebileceği, HMK 389 ve devamı maddelerindeki şartların devam ettiği anlaşılmakla işbu ihtiyati tedbir kararına itirazın reddine" karar verilmiştir.Verilen karara karşı davalı vekilince istinaf edilmiş olup istinaf nedeni olarak;

mahkemece davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddialarının incelendiğini ve 02/04/2025 tarihli kararı verdiğini, mahkemenin ihtiyati tedbir karırının daha önce teminat süresinde yatırılmadığı için kaldırdığını, ilk ihtiyati tedbir kararına karşı yapmış oldukları itirazlarından dosyaya sundukları dilekçelerinden bu kararda hiç bahsedilmediğini, burada 12/03/205 tarihli dilekçelerindeki hususları aynen tekrar ettiklerini, T.H....

Deniz Konut Yapı Kooperatifinin 140 üyesinin olduğunu, 1988 yılında ...-1390 nolu parselleri kapsayan 149,100 m2 arsa satın alındığını, inşaatların yapılabilmesi için turizm imarlı arsa ile konut imarlı arsa olarak imar durumları verildiğini, her iki rasada da aynı üyelerin, aynı ev sahipleri olduğunu, davacının sonradan ev satın alarak tapu maliki olduğunu, evi satın aldığı kişiden kooperatif hissesini de devir aldığını, kooperatif hisseleri ile evlerin bütün ve ayrılmaz nitelikte olduğunu davacının şimdi ise kooperatif hissesini devretmiyorum demek sureti ile haksız bir kazanç elde etmek istediğini,

müvekkili kooperatifin hiçbir üyesine haksızlık yapmadığını, hukuk dışı hiçbir işlem yapmadığını, genel kurulda alınan dava konusu 10.madde kararının en az 15 yıldır genel kurul toplantılarında gündem maddesi olarak yer aldığını ve bu kararın itirazsız olarak geçtiğini, davacıda o tarihlerdeki genel kurullarda kararlara itiraz etmediğini, bu nedenle iyi niyetli olmadığını, kötü niyetin Medeni Kanun 2.maddesine göre korunamayacağını, mahkemenin sadece davacının menfaatleri açısından değil tüm ortakların ve ev sahiplerinin menfaatlerinin de korunmasını dikkate almak zorunda olduğunu,

200.000,00 TL teminatın bir evin haklarının korunması için tespit edilmiş bir teminat miktarı ise bunun 139 evle çarpılması sonucunda bulunacak rakamın teminat olması gerektiğini, teminat miktarının çok az olduğunu, teminat miktarının 2.780.000,00 TL olması gerektiğini, teminat miktarına itiraz ettiklerini, mahallinde keşif yapıldıktan sonra arsa değerinin tespit edilip ona göre karar verilmesinin gerekmekte iken bu işlemlerin hiçbirinin yapılmadan afaki bir şekilde çok düşük bir bedelle tedbir kararı verildiğini, bu kararın hukuka hak ve adalet ilkelerine aykırı olduğu için itiraz ettiklerin,

bu şekilde ihtiyati tedbirin verilmesinin hak hukuk ve adalet ilkelerine aykırı olduğunu, acilen kaldırılması gerektiğini, henüz davaya cevap verilmeden deliller toplanmadan mahkemenin sadece davacının talebine dayalı olarak tedbir vermesinin de hukuk ve adalet ilkelerine aykırı olduğunu, bu nedenle tedbir talebinin acilen kaldırılmasını talep etmiştir.Uyuşmazlık;

davalı kooperatifin 11/01/2025 tarihli kooperatif genel kurulda alınan 10 nolu kararın uygulanmasın önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir verilmesine ilişkindir.1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 98. maddesi yollaması ile uygulanması gereken 6102 sayılı TTK'nın "Kararın yürütülmesinin geri bırakılması" başlıklı 449. maddesi; "(1) Genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı takdirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilir." "Kararın etkisi" başlıklı 450 maddesi;

"(1) Genel kurul kararının iptaline veya butlanına ilişkin mahkeme kararı, kesinleştikten sonra bütün pay sahipleri hakkında hüküm ifade eder.

Yönetim kurulu bu kararın bir suretini derhâl ticaret siciline tescil ettirmek ve internet sitesine koymak zorundadır." hükmünü içermektedir.TTK'nın 449. maddesinde yer alan "genel kurul kararının yürütülmesinin geri bırakılmasına" ilişkin düzenleme, dava açıldıktan ve yönetim kurulu üyelerinin görüşü alındıktan sonra verilebilen özel bir ihtiyati tedbirdir. İhtiyati tedbire ilişkin genel hükümler HMK'nın 389-399. maddelerinde düzenlenmiştir.

Yargıtay uygulamalarında genel kurul kararının yürütülmesinin geri bırakılmasına ilişkin tedbir talebi yönünden uygulanacak prosedür ve kanun yolu bakımından HMK'nın ihtiyati tedbire ilişkin hükümlere tabi olacağı kabul edilmiştir.6100 sayılı HMK'nın 389/1. maddesinde "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.'', HMK'nın 390/1. maddesinde "İhtiyati tedbir,

dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir.", HMK'nın 390/3. maddesinde "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'', HMK'nın 391/1. maddesinde "Mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi,

sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir" düzenlemelerine yer verilmiştir.Geçici hukuki koruma yargılamasını, asıl yargılamadan ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. İhtiyati tedbir talep eden taraf, tedbire esas olan hakkını, ihtiyati tedbir sebep veya sebeplerini, keza davanın esası yönünden de haklılığını ispat etmelidir. Ancak burada tam ispat aranmayıp yaklaşık ispatla yetinilecektir (m. 390/3).

Yani, ispatı gereken hususların tam olarak değil; kuvvetle muhtemel gösterilmesi yeterlidir... yaklaşık ispat ispatsızlık veya sadece talepte bulunanın beyanlarıyla yetinileceği anlamına gelmemektedir. Talep eden, ispat ölçüsü düşürülmüş olsa dahi, bir ispat faaliyetinde bulunmak, bu çerçevede delillere dayanmak ve tam olmasa da iddia ettiği hususların gerçekliğini kuvvetle muhtemel olduğunu gösterecek şekilde ispat etmek durumundadır.

Şu halde, ispat ölçüsünün düşürülmesi, tedbirin koşullarının, özellikle tedbire esas olan hakkın hüküm altına alınabilmesi için maddi hukuk kurallarında öngörülen koşul vakıaların bir kısmının incelenmeyeceği ya da üstün körü inceleneceği anlamına gelmemektedir. Zira ispat ölçüsü, incelemenin kapsamına değil, hakimdeki usuli kanaatin derecesine ilişkindir...

Şüphesiz, talep eden bir ispat faaliyetinde bulunmuşsa bunu tam ispat seviyesinde aramamak gerekir; fakat tamamen ispatsız veya delile dayanmayan bir faaliyet de afaki tehlike olgusuna dayanılarak yeterli kabul edilemez (Pekcanıtez Usul, Prof. Dr.Hakan Pekcanıtez, Prof.Dr. Muhammet Özekes, Doç.Dr.Hülya Taş Korkmaz, Doç.Dr.Mine Akkan, Cilt.III, s.2476, 2477).

Somut olayda, mahkemece, 6102 sayılı TTK'nın 449. maddesi uyarınca iptal talebine konu 11/01/2025 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısının 3. maddesinin yürütülmesinin geri bırakılmasına ilişkin davacıların talebi hakkında, yazılı görüşlerini bildirmeleri için kooperatif yöneticilerine tebligat çıkartılmış olup kooperatif yöneticileri ... ... ve ... yazılı beyanda bulunmuşlardır.

Tedbir talep edilen davalı kooperatifin 11/01/2025 tarihli olağan genel kurulu gündemin 10. Maddesi " "Kooperatifimize ait bulunan Muğla ili, Bodrum ilçesi, Türkbükü köyü, Kesire mevkiindeki Eski ... yeni ... ada 30 parsel sayılı gayrimenkulümüzün Muğla ili, Bodrum ilçesi, Türkbükü köyü, Kesire mevkii ... parsel sayılı ve kat mülkiyetine geçmiş bulunan arsadaki kat maliklerinin ortak alanı olarak tescili için Tapu Sicil Müdürlüğüne müracaat edilmesi gerekli işlemlerin yapılması, takibi ve sonuçlandırılması hakkında yönetim kuruluna yetki verilmesine" ilişkin olduğu görülmüştür.

Dosya ibraz edilen tapu senedine göre adına tahsis edilen Muğla İli Bodrum İlçesi Türkbükü Köyü, Kesire mevkii ...0 parseli yüzkırk adet dubleks mesken nitelikli 108 nolu bağımsız bölümün davacı adına kayıtlı olduğu görülmüş ancak güncel tapu kayıtlarının getirtilmemiş olduğundan davacı adına tahsis edilen bağımsız bölümün resmi şekilde satışı yapılmak suretiyle üçüncü kişiye devrinin gerçekleşip gerçekleşmediği anlaşılamamış ise de davacının halen kooperatif üyesi olduğu ve kooperatifin tasfiye halinde olduğu görülmüştür.

Kooperatifin genel kurulunun 10. Maddesi esas itibariyle kooperatife ait ... ada 30 parsel (eski ... parsel) sayılı taşınmazdan kaynaklanan hakların, 1390 parsel sayılı kat maliklerine devri mahiyetindedir.

Davacı, halen kooperatif üyesi olup davalı kooperatifin tasfiye halinde olduğu gözetilerek talep edilen tedbir için bu aşamada yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiği, iptali istenilen kararın uygulanması halinde eşitlik ilkesinin bozulabileceği ve ileride telafisi mümkün olmayan zararların doğabileceği gözetildiğinde mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK 392.

Maddesinde, ihtiyati tedbir talep eden haksız çıktığı takdirde karşı tarafın veya üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşı teminat göstermek zorunda olduğu, talep, resmi belgeye, başkaca kesin bir delile dayanıyor yahut durum ve koşullar gerektiriyorsa, teminat alınmamasına da karar verilebileceği düzenlemiş olmakla somut olayın özelliği, dosyadaki bilgi ve belgeler ile tedbirin niteliği göz önüne alındığında takdir edilen teminat dairemizce uygun bulunmuştur.Açıklanan sebeplerle; incelenen mahkeme ara kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından,

davalı kooperatif vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜ M

Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

SONUÇ / HÜKÜM

1.Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının hazineye gelir kaydına, yatırılan 615,40 TL harcın mahsubuna yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.05/11/2025

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, E. 2025/1063, K. 2025/1217, 5 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Hükü M
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1063
Karar No
2025/1217
Tarih
5 Kasım 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/1063 K.2025/887
  • İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/1063 K.2025/901
  • Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/1064 K.2025/1264
  • İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/1064 K.2025/900
  • İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/1064 K.2025/862
  • Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/1064 K.2025/1001

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.