İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi E.2025/1170 K.2025/1132

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi;

Esas2025/1170Karar2025/1132Tarih15 Ekim 2025Okuma11 dk · 2.165 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin Birleşen 2019/145 Esas 2019/41 Karar Sayılı Dosyasında

Karar tarihi
15 Ekim 2025
Dosya no
2025/1170
Karar no
2025/1132
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
04/03/2021
Numarası
2018/932 Esas 2021/226 Karar
Davanın konusu
İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Dava türü
Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.165 kelime·11 dk okuma·9 bölüm

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

ASIL DAVA

Davacı vekili dava dilekçesi ile; ... Kargo Ltd. Şti'.'nin, ... Lojistik Ltd. Şti. tarafından tüm aktif ve pasifiyle devir alınması (23.11.2011 tarihli, 7946 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi) sebebiyle icra takibi ... Kargo Ltd. Şti.'ne açılmış olsada iş bu itirazın iptali davasının ... Lojistik Ltd. Şti.'ne yöneltildiğini, müvekkil şirketi ile ... Kargo Ltd. Şti. arasında imzalanan 19.04.2010 tarihli "Özel Güvenlik Hizmet Sözleşmesi" uyarınca ... Kargo Ltd.

Şti.'nin Yenibosna Aktarma Merkezinde zamanında tam ve eksiksiz hizmet sunduğunu ancak 31.05.2010 tarihli, ... numaralı, 1.324,91 TL bedelli, 31.08.2010 tarihli, 638779 numaralı, 509,10 TL bedelli, 29.08.2011 tarihli, 645888 numaralı 118,80 TL bedelli faturalar süresinde ödenmemesi üzerine davalı firma hakkında, İstanbul Anadolu 10. İcra Müdürlüğü'nün ...

E. sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının zaman kazanmak amacıyla kötü niyetli ve haksız olarak borca itiraz ettiğini bu nedenle davalı şirketin alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, haksız ve mesnetsiz itirazın iptali ile takibin devamına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

BİRLEŞEN DAVA

Davacı vekili dava dilekçesi ile; taraflar arasında imzalanan Özel Güvenlik Hizmeti Sözleşmesi kapsamında davalı şirket bünyesinde güvenlik hizmeti vermiş olan çalışanlardan ... tarafından müvekkil şirket aleyhine açılan davanın müvekkil aleyhine sonuçlanması sonucunda dava dışı çalışan ...'e toplamda 9.473,25 TL ödeme yapıldığı, dava dışı çalışanın işçilik haklarından davalı şirketin sorumlu olması nedeniyle bu hususta düzenlenen faturanın ödenmemesi nedeniyle davalı şirket hakkında İstanbul Anadolu 10. İcra Müdürlüğü'nün ...

E. sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının zaman kazanmak amacıyla kötü niyetli ve haksız olarak borca itiraz ettiğini bu nedenle davalı şirketin alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, haksız ve mesnetsiz itirazın iptali ile takibin devamına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

ASIL DAVA CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesi ile; Davacı tarafça müvekkil firmaya kesilen faturaların tamamının ödendiğini, davacının iddia ettiği üzere herhangi bir borcu bulunmadığını, faturaların müvekkil şirkete tevdi edildiğine dair beyanın iddiadan ibaret olduğunu, kayıtlarında bu faturaların yer almadığını, ticari defter ve kayıtların incelenmesi ile de sübuta ereceğini belirterek davacının haksız davasının reddine, icra inkar tazminatına yer olmadığına dair karar verilmesine, davacı aleyhine % 20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

BİRELEŞEN DAVA CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesi ile.

Davaya konu personel davacı tarafın SGK'lı personeli olup, dava dışı ... ile müvekkil şirket arasında hiçbir bağlantı bulunmadığını, kaldı ki bu personel müvekkil şirket çalışanı da olmayıp bizzat davacı şirket çalışanı olduğunu, dava dışı ... iş ilişkisini, iş sözleşmesinin varlığını, nasıl ve ne şekilde sona erdiğini hiçbir surette bilmeyen ve bilmesi gerekmeyen dolayısı ile müvekkil şirketin kesinlikle sorumluluğunda olmayan dava dışı işçiye ödenen tazminat miktarlarının muhatabının müvekkil şirket olmadığını, dolayısı ile işbu davaya konu taleplerin muhatabı müvekkil şirket olmadığından,

davanın öncelikle husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, esasa ilişkin olarak müvekkil şirket söz konusu faturayı kabul etmemiş ve usulüne uygun olarak faturanın tebliğinden itibaren 8 günlük süre içerisinde noter kanalıyla faturaya itiraz ettiğini, müvekkil şirketin söz konusu faturaya dair bir borcu bulunmadığını, öte yandan taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümleri uyarınca sözleşmenin yüklenicisi konumundaki davacı yan çalıştırdığı işçinin alacaklarından münhasıran sorumlu olup, bu konuda müvekkil şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını belirterek davacının haksız davasının reddine,

icra inkar tazminatına yer olmadığına dair karar verilmesine, davacı aleyhine % 20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, "...Asıl davada; davacı tarafça mezkur 3 adet faturanın davalı şirkete teslim edildiğine ilişkin belgeyi mahkememize sunamadıkları, bu yönüyle davacı üzerinde olan ispat külfetini yerine getiremedikleri nazara alınarak İstanbul Anadolu 10. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası hakkındaki itirazın iptali davasının miktar bakımından kesin olarak REDDİNE,

Birleşen dava dosyasında (2019/145) görülmekte olan itirazın iptali davasına ve İstanbul Anadolu 10. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı icra dosyasına konu edilen dava dışı işçi ...'e ödenen 10.212,63 TL kıdem, bayram ve yıllık izin çalışmalarından kaynaklı ödenen tazminatla ilgili davalı şirkete rücu hakkının varlığı olarak ileri sürelen ve taraflar arasında imzalanan 19/04/2010 ve 10/02/2011 tarihli "Özel Güvenlik Hizmet Sözleşmesi" ile davacı vekilinin 14/01/2021 tarihli beyanları bir arada incelendiğinde davalı tarafın sözleşmeden kaynaklı dava dışı işçilere işçilik tazminatını ödeme yükümlülüğünün bulunduğunu davacı tarafın ispatlayamadığı,

birleştirilen davaya dayanak cari hesap ekstresînde yer alan davacı tarafından davalıya düzenlenmiş, 15.06.2016 tarihli, ... numaralı davacı çalışanı ...'e mahkeme sonucu kıdem tazminatı, bayram ve yıllık izin çalışmaları ödemesinden kaynaklı, 9.473,25 TL tutarlı davalı kayıtlarında bulunmayan e- faturanın, 28/06/2016 tarihli, 20124 yevmiye numaralı Üsküdar 20. Noterliğinin ihtarnamesi ile davalı davalı ... Lojistik Ltd.

Şti tarafından içeriğine itiraz edilerek davacı şirkete iade edildiği hususlarının hep bir arada değerlendirmeleri ile davacının işçi alacaklarının davalı tarafa rücu hakkının aralarındaki akdi ilişkiden kaynaklandığını ispatlayamaması ve ilgili faturanın iade edilmesi nazara alınarak davacının Anadolu 10. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı icra dosyası hakkındaki itirazın iptali davasının miktar bakımından istinaf yolu açık olmak üzere REDDİNE, yasal şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE " karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; asıl ve birleşen dava dilekçesindeki açıklamalarını tekrar ederek asıl ve birleşen dosya yönünden kararın kaldırılmasını, davaların kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE

HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Asıl dava; taraflar arasında imzalanan Özel Güvenlik Hizmet Sözlemesi'nden kaynaklanan faturaya dayalı başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Asıl Dava Yönünden ;

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2. fıkrasında, miktar ve değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararların kesin olduğu düzenlenmiştir.

Aynı yasanın, "Parasal sınırların artırılması" üst başlığı ile ek madde 1’de, 200., 201., 341., 362. ve 369. maddelerdeki parasal sınırların her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların, o yıl için 04.01.1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığı'nca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması sureti ile uygulanacağı, ikinci fıkrada, 341.,

362. ve 369. maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktarın esas alınacağı ifade edilmiştir.04/06/2025 tarihli ve 32920 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yayımı tarihinde yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (7550 sayılı Kanun) 20. maddesi ile HMK'nın Ek 1. maddesinin 2. Fıkrası; "(2) 200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı,

341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." şeklinde değiştirilmiş ise de anılan değişikliğin Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten sonra verilen kararlar yönünden uygunlanması mümkündür. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 14/07/2025 Tarihli 2023/4-931 E. 2025/491 K. sayılı kararında da aynı yönde oybirliği ile karar alınmıştır.

Somut dosyada ise karar tarihi 04/03/2021 olduğundan, 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (7550 sayılı Kanun) 20. maddesi ile HMK'nın Ek 1. maddesinin 2. Fıkrası uyarınca yapılan değişiklikten önceki hükümler uyarınca kararın kesin nitelikte olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmiştir.

İstinafa konu uyuşmazlıkta dava değerinin takip tutarı olan 1.952,81 TL olduğu ve davanın reddine karar verilmesi nedeniyle davacı tarafından istinaf yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. HMK'nin 341/2 maddesi uyarınca dava değeri bakımından karar tarihi itibariyle geçerli olan kesinlik sınırı 5.880 TL olduğundan davacının istinaf talep hakkı bulunmamaktadır.

Birleşen Dava Yönünden :Birleşen Dava: taraflar arasında imzalanan Özel Güvenlik Hizmet Sözlemesi kapsamında çalıştırılan dava dışı işçiye ödenen işçi alacaklarından davalının sorumlu olduğu iddiası ile ödenen bedelin davalıdan rücuen tazmini amacıyla başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.İstanbul Anadolu 10. İcra Müdürlüğü ...

E. sayılı dosyası incelendiğinde; davacının cari hesap ekstresine istinaden 10.212,63 TL asıl alacağın tahsili için takip başlattığı, davalının yasal süresinde ödeme emrine itiraz ettiği, davanın yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.

Birleşen davada davacı vekili; cari hesap ekstresinde gözüken, davalı şirket bünyesinde güvenlik hizmeti vermiş personellerden biri olan ... tarafından müvekkil şirkete, kıdem tazminatı, bayram ve yıllık izin çalışmalarından kaynaklı açılan dava sonucunda 9.473,25 TL ödeme yapıldığını, söz konusu yapılan ödemeden asıl işveren olan davacı şirketin sorumlu olduğundan bahisle huzurdaki dava açılmıştır.Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup alınan raporda özetle.

Davalı/davacı çalışanı ...'e Kıdem tazminatı, bayram ve yıllık izin çalışmaları kaynaklı ödenen tazminata ilişkin dosya kapsamında bir bilgi ve belgenin olmadığı, dayanak cari hesap ekstresinde yer alan davacı tarafından davalıya düzenlenmiş, 15.06.2016 tarihli, ... numaralı davacı çalışanı ...'e mahkeme sonucu kıdem tazminatı, bayram ve yıllık izin çalışmaları ödemesinden kaynaklı, 9.473,25 TL tutarlı davalı kayıtlarında bulunmayan e-fatura detayında bahis konusu ödemelerin yasal sürelerinde ödenmemiş olmasında sorumlunun hangi taraf olacağı, dava dosyası ekinde yer alan sözleşme şartlarında yer alan maddelere uygunluğunun,

dava dışı ...'ün sözleşme süresince davalının iş yerlerinde davalı şirketin bilgisi ve onayı İle çalıştığına dair ispat yükünü davacı tarafın üzerinde taşıdığının, bu konudaki takdirin mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir.Dosya kapsamına göre; her ne kadar davaya konu sözleşme kapsamında dava dışı işçiye yapıldığı iddia olunan ödemeye ilişkin bilgi ve belge bulunmasa da hizmet alım sözleşmesinin dosyaya sunulduğu görülmüştür.

Asıl işveren-alt işveren ilişkisinin mevcut olduğu durumlarda asıl işveren ve alt işverenin, işçilerine karşı o işyeriyle ilgili olarak İş Kanunundan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, birlikte müteselsilen sorumlu ise de burudaki sorumluluk işçi alacağının güvence altına alınması amacıyla getirilmiş olan sadece işçilere karşı bir sorumluluktur.

Asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide ise iş hukuku değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukuku esas alınacağından, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir. Alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular, kendi aralarındaki iç ilişkide, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda bir anlaşma yapabilirler..

Bu nedenle tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme ve şartname hükümlerinde işçi alacaklarından kimin ne kadar sorumlu olduğuna ilişkin hüküm varsa bu hükümler tarafları bağlar.

Konuya ilişkin sözleşme kapsamında çalıştırılan işçilerin, işçi alacağından asıl işveren ve alt işverenin sorumlulukları yönünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. ve 14. Hukuk Daireleri arasında çıkan uyuşmazlıkta Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 05/05/2023 tarihli 2023/1118 E. 2023/1683 K sayılı kararı ile; "...Somut olaya gelince.

Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7'nci Hukuk Dairesi ile Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14'ncü Hukuk Dairesi arasındaki uyuşmazlık, az yukarıda yer verilen emsal Yargıtay ilâmı doğrultusunda giderilmelidir.

Dairemiz'in istikrar kazanan uygulamalarında da belirtildiği gibi, hizmet alımına ilişkin sözleşmelerde, hizmetin yüklenicinin (alt işveren) işçileri tarafından yerine getirilmesi kabul edildiğinden, asıl işverenin yüklenicinin (alt işveren) işçileri ile herhangi bir organik bağı bulunmamaktadır. Hizmet alımına ilişkin tip sözleşmelerde, işçilik ücretleri arasında işçilere ait özlük haklarının tümü belirlenmekte ve bu şartlarla sözleşme imzalanmaktadır.

İş Kanunu'nda, işçiyi korumak amacıyla düzenlenmiş olan asıl işveren ve alt işverenin (yüklenici) müteselsil sorumluluğuna ilişkin düzenlemenin taraflar arasındaki hizmet sözleşmelerinde iç ilişki bakımından uygulanması mümkün değildir.

Hizmet alım sözleşmelerinde, işçilerin özlük hakları ile ilgili olarak yüklenici (alt işveren) lehine herhangi bir hüküm bulunmaması durumunda, yüklenicinin (alt işveren) işçisi ile organik bir bağı olmayan asıl işveren, işçilerin özlük haklarından sorumlu tutulmamalıdır.

Bu itibarla, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7'nci Hukuk Dairesi ile Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14'üncü Hukuk Dairesi arasındaki uyuşmazlığın, asıl işverence yüklenicinin (alt işveren) işçilerine ödenen ücretlerden yükleniciyi (alt işveren) tamamen sorumlu tutan Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin uygulaması doğrultusunda giderilmesi gerekmiştir..." şeklindeki uyuşmazlığın giderilmesine karar verildiği görülmüş olmakla emsal Yargıtay kararı dairemizce de benimsenmiştir.Emsal karar, TBK'nın 167. maddesinde yer alan "...borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça..." hükmü çerçevesinde değerlendirildiğinde,

kararda da ifade edildiği gibi hizmet alımına ilişkin tip sözleşmelerde, işçilik ücretleri arasında işçilere ait özlük haklarının tümü belirlendiği ve bu şartlarla sözleşme imzalandığı için sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça asıl işverenin sorumluluğuna gidilemeyecektir.

Taraflar arasında imzalanan Özel Güvenlik Hizmet Sözleşmesi incelendiğinde; sözleşme kapsamında çalıştırılan işçilerin, işçilik alacaklarından (kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, ulusal bayram-genel tatil ücreti) davalı asıl işverenin sorumlu olduğuna dair hüküm bulunmadığından dava dışı işçiye, işçilik alacağından dolayı ödenen bedelden, yüklenicinin işçisi ile organik bağı olduğu ispatlanamayan davalı asıl işverenin sorumluluğuna gidilemeyeceğinden davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan gerekçelerle;

birleşen dava yönünden incelenen mahkeme kararının, istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı yapılan inceleme itibariyle usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı tarafın istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b.1 gereğince esastan reddine, asıl dosya yönünden istinaf başvurusunun, kesin nitelikte bir karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352/1-b bendi gereğince miktar itibarı ile reddine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜ M

Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1.Davacı vekilinin birleşen dava yönünden istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, asıl dava yönünden istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 352/1.b maddesi gereğince USULDEN REDDİNE2-Harçlar Kanunu gereğince davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının hazineye gelir kaydına,3- Birleşen dava yönünden alınması gerekli olan 615,40 TL istinaf karar harcının davacı tarafça yatırılan 1.683,10 TL peşin harçtan mahsubu ile arta kalan 1.067,70 TL ile asıl dava yönünden yatırılan 615,40 TL karar harcının istemi halinde davacıya iadesine,4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde

SONUÇ / HÜKÜM

bırakılmasına, 5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.15/10/2025

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, E. 2025/1170, K. 2025/1132, 15 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Asıl Dava
  5. Birleşen Dava
  6. Asıl Dava Cevap
  7. Bireleşen Dava Cevap
  8. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  9. İstinaf Sebepleri
  10. Delillerin Değerlendirmesi Ve Gerekçe
  11. Hükü M
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1170
Karar No
2025/1132
Tarih
15 Ekim 2025

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2025/1172 K.2025/1250
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2025/1173 K.2025/1232
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2025/1174 K.2025/1164
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2025/1175 K.2025/1308
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2025/1176 K.2025/1354
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2025/1178 K.2025/1181

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.