İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi E.2025/696 K.2025/792

vDAVA TARİHİ : 17/08/2017

Esas2025/696Karar2025/792Tarih2 Temmuz 2025Okuma11 dk · 2.297 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
2 Temmuz 2025
Dosya no
2025/696
Karar no
2025/792
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Esas no
2024/622
Karar no
2025/164
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.297 kelime·11 dk okuma·5 bölüm

vDAVA TARİHİ : 17/08/2017

KARAR TARİHİ: 19/03/2025

DAVA

Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 02/07/2025

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı ... Dış Tic. Ltd. Şti. ile dava dışı ... A.Ş. arasında hizmet görülmesi hususunda anlaşma sağlanarak ticari ilişki doğduğunu, ... A.Ş.'nin ünvan değişikliğine giderek ... A.Ş. adını aldığını, 25/06/2015 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan karar uyarınca ... A.Ş.'ye devrolduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişki gereğince ... Dış Tic. Ltd. Şti.'nin davalı şirkettin 70.000,00 TL'lik alacağı bulunduğunu, alacak için İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasından icra takibi yapıldığını, davaya konu alacağın temlik sözleşmesi ile müvekkili davacıya temlik edildiğini beyan ederek davanın kabulü ile 70.000,00 TL'nin davalı şirketten alınarak davacı şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Dava dışı ... Tic. Ltd. Şti. ile dava dışı ... A.Ş. arasında hizmet görülmesi hususunda anlaşma sağlanmasıyla taraflar arasındaki ticari ilişki doğduğunu, ...

A.Ş'nin sunmuş olduğu danışmanlık ve ekspertiz hizmetine karşılık olarak aldığı 70.000,00 TL hizmet bedelinin 30/10/2013 tarihli olarak kayıtlarında bulunduğunu, söz konusu danışmanlık ve ekspertiz ücretinin 31/10/2013 tarihinde faturalandırıldığını, ... firması tarafından 27/01/2015 tarihli iade faturası düzenlenmiş olmakla bu hususta fatura bedeli iadesine yönelik olarak İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosya ile ...

A.Ş firması aleyhinde takibe geçildiğini, takibe süresinde itiraz edildiğini, davacı tarafından 8 gün içerisinde faturaya itiraz edilmediğini ve faturanın iade edilmediğini, kötü niyetli olarak fatura tarihinden itibaren 1 yıl 2 ay 27 gün sonra iade faturası düzenlenmiş olmakla bu faturanın davalı tarafından kabul edilmeyerek iade edildiğini, fatura içeriğinden de anlaşıldığı üzere faturanın konusunun danışmanlık hizmeti olduğunu, davalı tarafından ifa edilen hizmetin iadesinin hukuken mümkün olmadığını beyan ederek davasının reddini ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN VE DAİREMİZİN KARARLARI 1-Mahkemenin 29/05/2019 tarihli kararı; ''...davacı tarafça davalı şirket aleyhine her ne kadar alacak davası açılmış ise de; düzenlenen dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere, dava dışı temlik eden şirketin kayıtlarına göre 31/10/203 tarihinde çekle Küresel'e 70.000,00 TL çekle ödeme yaptığı, Küresel tarafından karşılığında 31/10/2013 tarihinde dava dışı şirketin ... nolu 70.000,00 TL fatura kesildiği, kesilen bu fatura sonrasında açık hesapta herhangi bir borç/alacak bakiyesi kalmadığı,

31/10/2013 tarihinden yaklaşık 15 ay (457 gün) sonrasında dava dışı ... şirketi tarafından ...'e 27/01/2015 tarih ... nolu ... nolu fatura iadesi açıklaması ile 70.000,00 TL iade faturası kesildiği, davalı ... şirketinin sonradan birleştiği ...'un 27/01/2015 tarihinde dava dışı ... şirketi tarafından kesilen iade faturasını kabul etmediği anlaşılmış olup, temlik eden davacı ... tarafından fatura kesildikten ve kayıtlarına girdikten 457 gün gün gibi uzun bir süre sonra dava konusu iade faturası neden kesildiği ve alacağın varlığına yönelik ispat yükü davacı tarafta olup,

davacı tarafça bu husus ve alacağın varlığı ispata elverişli delillerle ispatlanamadığı..." gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir. 2-Dairemizin 22/11/2023 tarihli kararı; "...Dava konusu iade faturası, asıl fatura olan 27/10/2013 tarihli ... no.lu 70.000,00 TL bedelli hizmet faturasının, dava dışı ... Dış Tic. Ltd.

Şti. tarafından defterlerine kaydedilmesi ve ödeme yapılmasından sonra 27/01/2015 tarihinde düzenlendiği için yukarıda yer verilen emsal kararda da açıklandığı üzere iade faturası nedeniyle ispat yükü, alacağı temlik alan davacı üzerinde olup, davacı taraf alacaklı olduğunu mevcut delillerle ispatlayamamıştır. Ancak davacının, delil listesinde yemin deliline dayandığı anlaşılmaktadır.

Yemin, taraflardan birinin davanın çözümünü ilgilendiren bir olayın doğru olup olmadığı konusunu, kanunda belirtilen usule uyarak, mahkeme önünde, kutsal sayılan değerlerle teyit eden ve kesin delil vasfı yüklenmiş sözlü açıklamalardır (YİBK'nun 03/03/2017 tarihli ve 2015/2 E. 2017/1 K. sayılı kararı). Yemin delili, kesin deliller içerisinde yer almakta olup, hakimi bağlamaktadır.

Bir vakıayı ispat yükü kendisine düşen taraf, diğer delilleriyle iddiasını veya savunmasını ispatlamaya çalışıp bunu başaramadığı taktirde son çare olarak yemin deliline başvurur.

Somut olayda, davacı açıkça yemin deliline dayandığından, yemin teklif etme hakkı hatırlatılıp, HMK'nın 225. vd. maddeleri hükümleri de dikkate alınarak oluşacak uygun sonuca göre bir hüküm kurulması gerekirken, yemin delili hatırlatılmadan davanın reddine karar verilmesi hatalıdır..." gerekçesiyle kararın HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilmiştir.

3-Mahkemenin 08/05/2024 tarihli kararı; "...Davacı taraf yemin deliline dayanmış ve yemin metnini sunmuş, bu nedenle davalı şirket yetkilisinin davalı şirket vekili tarafından bildirilen adresine yemin davetiyesi çıkartılmıştır. Davalı şirket yetkilisi duruşmaya gelmemiş, duruşma gün ve saatinden önce raporunu mahkememiz dosyasına sunmamıştır.

Bu şekilde HMK'nın 228.maddesi gereğince davalı taraf yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayılacağından davanın kabulüne karar verilmiştir." 4-Dairemizin 25/09/2024 tarihli kararı; "...yemin için davetiye çıkartılan davalı şirket yetkilisi ...'nın duruşma günü olan 08/05/2024 tarihinden önce hastalığı nedeniyle hakkında rapor düzenlendiği sabittir.

Söz konusu raporun mazeret dilekçesi ile işbu dosya kapsamına gönderilmek istenirken sehven Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2021/47 E. sayılı dosyasına ve duruşma saatinden evvel gönderildiği gerek mazeret dilekçesinin içeriği gerekse Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin gönderdiği yazıdan anlaşılmaktadır.

Bu durumda şirket yetkilisinin hastalığı sebebiyle duruşmaya katılamadığı, dilekçenin ise vaktinde mahkemeye sunulamaması sebebiyle HMK'nın 96/2.maddesi uyarınca eski hale getirme şartlarının oluştuğu anlaşılmakla, istemin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddedilmesi savunma hakkının kısıtlanması ve adil yargılanma hakkının ihlaline sebebiyet vereceğinden,

eski hale getirme isteminin kabulü ile yargılamaya devam edilmesi gerekirken aksi yöndeki karar hatalı olup davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca Mahkemenin 08/05/2024 tarihli 2023/804 E. 2024/319 K. sayılı kararı ile 09/05/2024 tarihli ek kararının kaldırılmasına" karar verilmiştir.

5-Mahkemenin 19/03/2025 tarihli kararı; "...İstanbul Bam 45. Hukuk Dairesinin 22/11/2023 tarih, 2020/2031 E., 2023/1641 K. sayılı ilamı ile davaya konu iade faturası nedeniyle ispat yükünün temlik alan davacı üzerinde olduğu belirtilmiş, bu kapsamda davacıya yemin delili hatırlatılmış, davacının yemin teklif etmesi üzerine, davalı şirket yetkilisine yemin davetiyesi gönderilmiş, davalı şirket yetkilisi 19/03/2025 tarihli celsede davalı şirketin dava dışı temlik eden ...

Ltd Şti'ye danışmanlık ve ekspertiz hizmeti verdiği hususunda yemin etmiştir. Bu şekilde davacı tarafın iade faturası nedeniyle davalıdan alacaklı olduğunu ispat edemediği gözetilerek davacının davasının reddine karar verilmiş, davanın bir alacak davası olduğu gözetilerek davalının şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine" karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süre içerisinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki açıklamalarını tekrar ederek bilirkişi raporundaki aleyhe hukuki tespit ve değerlendirmeleri kabul etmediklerini, dosyada mevcut belgeler, incelenen defter belgeler ile mevcut temlik sözleşmesi ile sunulan diğer deliller kapsamında davanın kabulüne karar verilmesini, bilirkişi raporunun yeterli görülmemesi halinde ise yeniden rapor alınmasını talep ettiklerini beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme. 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz" kuralı nazara alınmıştır.

Dava, davacı tarafça temlik alınan iade faturasına dayalı alacağın tahsili istemine ilişkindir. Dava dışı ... Dış Tic. Ltd. Şti. ile ... A.Ş. arasında ekspertiz hizmeti verilmesi konusunda hizmet ilişkisi olduğu, verilen hizmete ilişkin ... A.Ş. tarafından dava dışı ... Dış Tic. Ltd. Şti.'ne 27/10/2013 tarihli ... no.lu 70.000,00 TL bedelli hizmet faturası düzenlendiği, bu faturaya istinaden ...Dış Tic. Ltd.

Şti. tarafından 30/10/2013 tarihinde çekle 70.000,00 TL ödeme yapıldığı, Dava dışı ... Dış Tic. Ltd. Şti. tarafından, ... A.Ş.'ye 27/01/2015 tarihinde ... no.lu 70.000,00 TL bedelli "... no.lu faturanın iadesi" açıklamalı KDV dahil 70.000,00 TL bedelli iade faturası düzenlediği ancak bu faturanın ... A.Ş. kayıtlarında yer almadığı, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyasında; alacaklı ... Dış Tic. Ltd. Şti. tarafından, borçlu ...

A.Ş. hakkında 27/01/2015 tarihli ... no.lu 70.000,00 TL bedelli faturaya istinaden 70.000,00 TL asıl alacak, 5.655,42 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 75.655,42 TL üzerinden takip başlatıldığı, yapılan takip sırasında ... A.Ş.'nin unvanının ... A.Ş. olarak değiştiğinin tespit edildiği, söz konusu şirketin ise 25/06/2015 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında kül halinde davalı ...

Anonim Şirketine devrolunarak Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde 03/07/2015 tarihinde ilan edildiği, icra takibine karşı davalı ... Anonim Şirketi tarafından itiraz edildiği ve takibin durduğu, Takibe konu edilen alacağın dava dışı ... Dış Tic. Ltd. Şti. tarafından, davacı ... A.Ş.'ye Beşiktaş ... Noterliği'nin 22/08/2016 tarih ve ... yevmiye no.lu "Alacağın Temliki Sözleşmesi" ile temlik edildiği anlaşılmaktadır. Eldeki dava; alacağın temliki sözleşmesine istinaden davacı ...

A.Ş. tarafından 27/01/2015 tarihli ... no.lu 70.000,00 TL bedelli "... no.lu faturanın iadesi" açıklamalı KDV dahil 70.000,00 TL bedelli faturadan kaynaklı olarak, davalı ... Anonim Şirketine karşı alacak talebiyle açılmıştır.

İspat; dava konusu yapılan hakkın gerçekten var olup olmadığının anlaşılması, maddi hukukun o hakkın doğumunu veya sona ermesini kendisine bağladığı vakıaların doğru olup olmadığının tespit edilmesi sonucunda mümkün olur ve dava konusu hak ile buna karşı yapılan savunmanın dayandığı vakıaların var olup olmadıkları yönünde mahkemeye kanaat verilmesi işlemidir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununda 187/1.maddesinde "İspatın konusunu tarafların üzerinde anlaşamadıkları ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek çekişmeli vakıalar oluşturur ve bu vakıaların ispatı için delil gösterilir." şeklinde düzenlenmiştir. Vakıa (olgu) ise, kendisine hukuki sonuç bağlanmış olaylardır. İspatı gereken olaylar, olumlu vakıalar olabileceği gibi olumsuz vakıalar da olabilir.

Hakim, taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan vakıaların gerçekleşip gerçekleşmediğini, kural olarak kendiliğinden araştıramaz. Bir olayın gerçekleşip gerçekleşmediğini taraflar ispat etmelidir. Bir davada ispat yükünün hangi tarafa ait olacağı hususu ise HMK'nın "İspat Yükü" başlıklı 190. maddesinde yer almakta olup. "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.

Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir." şeklinde düzenlenmiştir. Yani ispat yükü, hayatın olağan akışına aykırı iddia ve savunmada bulunana düşer. Kendisine ispat yükü düşen taraf için bu bir yükümlülük (mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür (külfettir).

Zira taraf kendisi tarafından ispatı gereken bir vakıayı ispat edemezse, karşı taraf (ve mahkeme) onu mutlaka ispat etmesini isteyemez (yükümlülük). Kendisine ispat yükü düşen taraf, o vakıayı ispat edememiş sayılır; mesela, kendisine ispat yükü düşen ve fakat bunu yerine getiremeyen taraf davacı ise, davasını ispat edememiş sayılır ve dava bu nedenle reddedilir (Kuru, B.: Hukuk Muhakemeleri Usulü, İstanbul 2001, 6. b., 2.c., s.1972).

6102 sayılı TTK'nın 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır.

Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 11/11/2020 tarihli 2019/3926 E. 2020/2954 K. sayılı kararında; "...Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27.06.2003 tarih ve 2001/1 Esas, 2003/1 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere; bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir.

Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır (Fatura ve dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın m. 21/2.). Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır... Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır.

İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır.

Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir (Prof.

Dr. Sami Karahan, Ticari İşletme Hukuku, 23. Baskı, Eylül 2012, Sh 111 vd.). ...Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir.

Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması;

borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi halinde alacaklının HMK'nın 222.

(6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir..." Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 10/02/2016 tarihli 2015/4576 E. 2016/621 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 08/02/2016 tarihli 2015/5485 E. 2016/550 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 09/12/2015 tarihli 2015/2467 E. 2015/7975 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 11/01/2016 tarihli 2015/4473 E. 2016/19 K. sayılı kararları da aynı yöndedir.

Dava konusu iade faturası, asıl fatura olan 27/10/2013 tarihli ... no.lu 70.000,00 TL bedelli hizmet faturasının, dava dışı ... Dış Tic. Ltd. Şti. tarafından defterlerine kaydedilmesi ve ödeme yapılmasından sonra 27/01/2015 tarihinde düzenlendiği için yukarıda yer verilen emsal kararda da açıklandığı üzere iade faturası nedeniyle ispat yükü, alacağı temlik alan davacı üzerindedir. Davacı tarafça alacaklı olduğu sunulan delillerle ispatlanamamıştır.

Davacı en son yemin deliline dayanmış ve yemin davalı şirket yetkilisi tarafından eda edilmiştir. Yapılan açıklamalar, 6100 sayılı HMK'nın 222. maddesi ve eda edilen yemin uyarınca davacı alacaklı olduğunu ispatlayamadığından, mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Yukarıda yer verilen açıklamalar uyarınca; ilk derece mahkemesi kararı yönünden 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususunda re'sen ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde istinaf talebinin yukarıda açıklanan gerekçelerle yerinde olmadığı kanaatine varıldığından ve kamu düzenine aykırı herhangi bir husus tespit edilemediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜ M

Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının Hazineye irat kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

SONUÇ / HÜKÜM

5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iadesine,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 7550 sayılı Yasa'nın 20.maddesi ile değişen 6100 sayılı HMK'nın Ek 1.maddesi ve HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.02/07/2025

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, E. 2025/696, K. 2025/792, 2 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Karar Tarihi: 19/03/2025
  4. Dava
  5. Karar Tarihi: 02/07/2025
  6. Gereği Düşünüldü
  7. Hükü M
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/696
Karar No
2025/792
Tarih
2 Temmuz 2025

İlgili Kararlar

  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2025/696 K.2025/1211
  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2025/697 K.2025/1213
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2025/697 K.2025/1122
  • Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/698 K.2025/712
  • Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/699 K.2025/786
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi E.2025/700 K.2025/739

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.