KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 24 Şubat 2022
- Dosya no
- 2020/1838
- Karar no
- 2022/344
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 11/07/2019
- Numarası
- 2016/737 Esas 2019/850 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Karar yazım tarihi
- 24/02/2022
Karar Metni
548 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİnin 11/07/2019 tarihli ve 2016/737 Esas 2019/850 Karar sayılı dosyasında verilen karar; vaki istinaf talebi üzerine istinaf incelemesi için dairemize tevzi edilmekle Dairemiz yukarıda belirtilen esas sırasına kaydı yapıldı.Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Dava, taraflar arasında imzalandığı iddia edilen "yapı denetim sözlemesi" den doğan alacağın tahsili için başlatılan takibe yönelik haksız itirazın İİK 67.md uyarınca iptali ve %20'den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatı isteminden ibarettir. Davalılar, davacı ile sözleşme imzalamadıklarını, davacının dayanağı sözleşme altındaki imzanın kendilerine ait olmadığı hizmetin dava dışı ... Firmasından alındığı, ...
İnşaatın TTK da düzenlenen ticari şirketlerden olmayıp adi şirket niteliğinde olduğu ve TBK hükümlerine tabi olduğu savunmasıyla davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; davacı tarafından davalı adına düzenlenmiş bir faturaya da davalı defterlerinde rastlanmadığı görüldüğünden "davanın reddine, kötü niyet tazminatı talebinin reddine" karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekilince; sözleşme ilişkisi ispat edildiğinden davanın kabulü gerektiği savunmasıyla.
Davalı vekilince ise, davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmetmek gerekir iken tazminat talebinin reddi kararının hatalı olduğu savunmasıyla istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olmalı ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır.
6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Somut olayda; davacı yapı denetim hizmet sözleşmesi karşılığında alacak talebinde bulunulmuş, davalı ise sözleşme ilişkisinin reddetmiştir. Davacı yapı denetim firması tacir vasfında tüzel kişilik ise de, Ticaret Sicil Gazetesinde kaydı bulunmayan davalı ... ve ...
TTK'da düzenlenen şirketlerden olmayıp adi ortaklık vasfındadır. Davanın tüm tarafları tacir olmadığından ve uyuşmazlık sözleşmeden kaynaklı olup, mutlak ticari dava (TTK 4-5 md) niteliği taşımadığından uyuşmazlığın çözümünde AHM'leri görevlidir. Yukarıda anılan görev kuruları gereği AHM'lerine görevsizlik kararı verilmesi gerekir iken aksi kanaat ile işin esasına girilerek hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Kabule göre de; davacı delillerinin değerlendirilmesi ve bilirkişi raporlarına yönelik itirazlarının karşılanması için ek rapor alınmaksızın hüküm kurulması isabetli olmamaıştır.
Bu itibarla; yargılamanın her aşamasında ve resen gözetilmesi gereken kamu düzenine ilişkin görev kuralı gereği tarafların istinaf talepleri incelenmeksizin istinaf talebinin HMK 353-1-a-3 maddesi gereğince kabulüne ilk derece mahkemesi kararın kaldırılarak dosyanın talep halinde görevli Bakırköy Nöbetçi AHM sine gönderilmesi için mahkemesine iadesine oy birliği ile karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜ M
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesi, E. 2020/1838, K. 2022/344, 24 Şubat 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama