İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 46. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesi E.2024/88 K.2024/610

Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen davanın yapılan yargılaması neticesinde verilen karara ilişkin davalı vekilince süresi içerisinde istinaf edilmesi üzerine, istinaf dilekçesinin esasa kaydı sonrası dosya içerisindeki bütün belge, bilgi ve…

Esas2024/88Karar2024/610Tarih21 Mart 2024Okuma10 dk · 1.973 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
21 Mart 2024
Dosya no
2024/88
Karar no
2024/610
İncelenen kararın mahkemesi
BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
07/11/2023
Numarası
2023/475 Esas - 2023/934 Karar
Davanın konusu
Tazminat (Vekalet Sözleşmesi
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.973 kelime·10 dk okuma·2 bölüm

Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen davanın yapılan yargılaması neticesinde verilen karara ilişkin davalı vekilince süresi içerisinde istinaf edilmesi üzerine, istinaf dilekçesinin esasa kaydı sonrası dosya içerisindeki bütün belge, bilgi ve kağıtlar okundu.

GEREĞİDÜŞÜNÜLD Ü

Dava. Vekalet sözleşmesinden kaynaklandığı iddia olunan zararın tazmini istemine ilişkindir. Davalı ... Pazarlama A.Ş. vekili, davalının tacir olduğunu, davacı ile aralarındaki ilişkinin ticari nitelikte olduğu, bu nedenle görev itirazlarının bulunduğu, görevli mahkemenin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin olduğu, davacının arabuluculuya başvurulmadığını, dava konusu ... plakalı aracın davalı tarafından satılmadığını, davacının aracı 31/07/2018 tarihinde ...

Firması'ndan ikinci el olarak satın aldığını, vekaletnamede yetki verilen kişilerin şirketleri ile hiçbir ilgisinin bulunmadığını, dava konusu aracın 06/08/2021 tarihinde bir kez geldiğini ve araca bakım ve onarım hizmeti verildiğini, bunun dışında aracın fenni muayeneden geçemediğini ve geçmesi için görüş sorulduğunu, bu konuda hizmet veren firma bilgilerinin iletildiğini, herhangi bir yönlendirme olmadığını, müvekkilinin herhangi bir müdahalesinin bulunmadığını, davacının vermiş olduğu araç ruhsatı için vekaletnamenin davacıların bilgisi dahilinde yapılmış olması gerektiğini, herhangi bir sorumluluklarının bulunmadığını,

arabulucuk şartı yerine getirilmediğinden dava şartı yokluğundan usulden reddine, zamanaşımı yönden usulden reddine, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ..., kendisine verilen vekaletname gereği noterde ruhsat alım işlemini yaptığını, söz konusu olaylara bir ilişkisinin bulunmadığını, davacının muayene esnasında ruhsat ile araçtaki koltuk saysının farklı olmasından dolayı geçemediğini, davacı yıllardır aracı koltuk sayısı eksik bir biçimde kullandığını ve bu durumu bildiğini, bundan dolayı davacının kusurunun bulunduğu, davacının talebi doğrultusunda işlem yapıldığını, aracın normal trafikte bile bağlanabilecek durumda olduğunu, aracın alınması sırasında bile ruhsatta koltuk sayısının yazıldığı,

kendisinin ihmali davranışını 3. kişiye yükletmeye çalıştığını, kendisine verilen vekaletname ile sadece ruhsat alımını yaptığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesi'nce. "Yargıtay 20. Hukuk Dairesi"nin 2019/2552 esas, 2019/4093 karar sayılı ilamındaki" 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)’nın 3. maddesi hükmüne göre bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir. Bir işin ticari veya adi olması, farklı kuralların uygulanmasını gerektirir. Bir işin ticari olup olmadığını kanunda öngörülen kurallar uyarınca saptamak gerekir.

Eğer iş ticari ise özel ticari kuralların uygulanması zorunlu olur. Ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işler, yani, haklı veya haksız fiil yahut işletmeyi ilgilendiren her iş ayrık durumlar dışında, ticari iş sayılır.

Bu işler, eğer bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari iş sayılmazlar (ERİŞ Gönen, Gerekçeli- Açıklamalı- İçtihatlı 6335 Sayılı Kanunla Güncellenmiş Yeni TTK Hükümlerine Göre Ticari İşletme ve Şirketler Ticaret Sicili Yönetmeliği ve İlgili Tebliğler, Seçkin Yayınevi, 1. Baskı, Mart 2013, 1. Cilt, Sh, 323). Ticari davalar ise aynı Kanunun 4/1 maddesinde tanımlanmıştır.

Bu maddeye göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinde, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler,

ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde; fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta; borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde ve bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır.

Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez.

Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır.

Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz.

TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır.

Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir.

Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez." denmektedir.

Bu durumda eldeki davanın Asliye Ticaret Mahkemesince görülüp karara bağlanabilmesi için uyuşmazlığın, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması ve bu bağlamda tarafların her ikisinin birden tacir olması zorunludur.

HMK Madde 2’ye göre, “Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk mahkemesidir.” İş bu gerekçeden yola çıkılarak mevcut olayımızda mutlak ticari dava sayılan hallerin olmadığı, aracın hususi nitelikte olduğu,

bir hukuki işlemin TTK kapsamında kaldığının sayılabilmesi için bu kanunda sayılan hususlar ile ticari işletmeyi ilgilendirmesi gerektiği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari nitelikte olmadığından işbu dava açısından ticaret mahkemelerinin görevli olduğundan bahsedilemeyeceği, bu durumda HMK'nın 2.maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözümünde genel görevli mahkemeler olan asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmakla;

asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu düzenlemesine istinaden görevli mahkemenin daha önce görevsizlik kararı veren Küçükçekmece 6.Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu sonuç ve kanaatine varılarak,

davanın görev şartı yokluğundan reddi ile Küçükçekmece 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna karar vermek gerektiği, dosyanın daha önce Küçükçekmece 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen görevsizlik kararı ile mahkememize gönderildiği ve iki mahkeme arasında olumsuz görev uyuşmazlığı oluştuğu nazara alınarak dosyanın mercii tayini için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine.." gerekçesi ile, "Davacının açtığı davada, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla;

açılan davanın HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, anlaşılmakla mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Görevli mahkemenin KÜÇÜKÇEKMECE 6. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olduğuna, Mahkememiz kararının kanun yoluna götürülmeksizin kesinleşmesi halinde daha öncede Küçükçekmece 6. Asliye Hukuk Mahkemesince görevsizlik kararı verildiğinden olumsuz görev uyuşmazlığının, halli merci tayini için dosyanın HMK 22/2 maddesi uyarınca İSTANBUL BAM 37. Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE.." şeklinde hüküm tesis edilmiştir.

İlk derece mahkemesi kararına karşı, davalı ... Pazarlama A.Ş vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur. Davalı ... Pazarlama A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle.

Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevsizlik kararının hukuka aykırı olduğunu zira hukuki uyuşmazlığın yanlış değerlendirildiğini, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanununda düzenlenen hususlardan doğan hukuk davalarına bakmakla görevli mahkemenin ticaret mahkemeleri olduğunu ve tarafların tacir olduğunu, dava konusu olaydaki ilişkinin ticari nitelik taşıdığını, tüm bu sebeplerle ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını talep etmiştir.

İstinaf sebeplerinin değerlendirilmesi ve gerekçe.

Vekalet sözleşmesinden kaynaklandığı iddia olunan zararın tazmini istemine ilişkin eldeki davada, davaya ilk bakan Küçükçekmece 6. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından, Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verildiği, verilen iş bu kararın kesinleştiği, akabinde dosyanın gönderildiği Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından da yapılan yargılama sonucu davaya Küçükçekmece 6. Asliye Hukuk Mahkemesince bakılması gerektiğinden bahisle karşı görevsizlik kararı verildiği, ancak iş bu karar kesinleşmeden davalı tarafça İstinaf başvuru harçları yatırılarak kararın İstinaf edildiği,

İstinaf incelemesini yapan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesince de; "...Her ne kadar istinaf incelemesi için dosya Dairemize gönderilmiş ise de, inceleme konusu ilk derece mahkemesi kararına konu uyuşmazlık, vekalet sözleşmesi kapsamında olması nedeniyle, Hakimler ve Savcılar Kurulunun 31.07.2023 tarihli ve 1658 sayılı karar sayılı iş bölümü kararına göre istinaf talebini inceleme görevi İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18-19-46-57 Hukuk Dairesine ait olduğundan, dava dosyasının görevli daireye gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir" şeklindeki aidiyet kararı ile dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşılmıştır.

Hukuk Muhakeme Kanununun 341. maddesi gereğince istinaf kanun yolu açık olan ve istinaf incelemesi açısından yasal şartları taşıdığı anlaşılan eldeki davada.

İstinaf incelemesi, Hukuk Muhakeme Kanunu'nun 355. maddesinin amir hükmü gereğince resen nazara alınması gereken ve kamu düzenine aykırılık teşkil eden haller dışında; taraflarca yargılama aşamasında ileri sürülen iddia ve savunma kapsamında kalan ve istinaf dilekçesinde ortaya konulan istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılmıştır.

Somut davada uyuşmazlığın, davaya bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemesine mi yoksa Asliye Ticaret Mahkemesine mi ait olduğu noktasında toplandığı anlaşılmaktadır. Bu kapsamda somut olay incelendiğinde; davanın taraflarından davacı ve davalı ...

Pazarlama A.Ş.'nin tacir, diğer davalı ...'nın gerçek kişi olduğu, davanın Vekalet sözleşmesinden kaynaklandığı iddia olunan zararın tazmini istemine ilişkin olduğu, vekalet sözleşmesinin 6098 sayılı TBK'da düzenlendiği, bu haliyle de davanın, "Türk Ticaret Kanunu’nda veya özel kanunlarda ticari dava oldukları açıkça düzenlenen veya ticaret mahkemelerinde görülecekleri açıkça belirtilen davalar mutlak ticari davalardır" şeklindeki tanımda vücut bulan Mutlak ticari davalardan sayılamayacağı, bu halde davanın, nispi ticari dava sayılıp sayılmayacağı hususu üzerinde durmak gerektiği, TTK'daki ifadesi ile;

"iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davalar nispi ticari dava sayılır." şeklindeki tanımdan da anlaşılacağı üzere, bir davanın nispi ticari dava olabilmesi için evvela, söz konusu davanın hukuk davası olması gerektiği, ayrıca davanın her iki tarafının da tacir olması gerektiği, ancak her iki tarafın tacir olmasının da bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için yeterli olmadığı,

bu durumda ayrıca işin taraflarının her ikisinin ticari işletmeleriyle ilgili olması gerektiği, eş söyleyişle TTK. md. 19/II’deki yayma kriteriyle ticarilik vasfının karşı tarafa da aksettirilmiş olması halinde, ortada her iki taraf için de ticari iş söz konusu olmasına rağmen, söz konusu ticari işin her zaman ticari dava olarak kabulünün mümkün olmadığı, bu minvalde somut davaya bakıldığında, doğduğu iddia olunan dava konusu zararın, davalılarca vekalet sözleşmesine ilişkin olarak sözleşme gereklerinin yerine getirilmediği,

ihmali davranıldığı ve akabinde de vergi dairesi tarafından ceza ihbarnamesi düzenlenmesi sonucu doğduğu iddia olunan zarar olduğu, bu haliyle de her ne kadar davacı ile davalılardan ...

Pazarlama A.Ş. tacir ise de, işin az yukarıda ayrıntısı yazıldığı üzere her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğundan bahsedilemeyeceği ve sonuç olarak da davanın genel mahkeme olan, Küçükçekmece 6. Asliye Hukuk Mahkemesince tarafından görülüp karara bağlanması gerekirken, somut olaya uygun olmayan gerekçeyle Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından görevsizlik kararı verilmiş olması isabetli görülmemiş, bu nedenle de davalı yanın İstinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi gereği reddine, dosyanın, davaya bakmakla görevli Küçükçekmece 6. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmek üzere,

Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerektiği kanaatine varılmakla, oy birliği ile aşağıdaki hükmün kurulması cihetine gidilmiştir.

HÜKÜ M

SONUÇ / HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1.HMK m.353/1-b-1 gereğince davalının istinaf başvurusunun esastan REDDİNE, 2.İstinaf incelemesinin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle AAÜT 2/2 hükmü uyarınca ücreti vekalet taktirine yer olmadığına, 3.Alınması gereken 427,60 TL harçtan yatırılan 269,85 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 157,75 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 4.İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin HMK'nın 360 ıncı maddesi yollamasıyla, madde 323 uyarınca istinafı talep eden üzerinde bırakılmasına, 5.Dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, 21/03/2024 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesi, E. 2024/88, K. 2024/610, 21 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereğidüşünüld Ü
  4. Hükü M
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/88
Karar No
2024/610
Tarih
21 Mart 2024

İlgili Kararlar

  • Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/88 K.2024/260
  • Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/89 K.2024/273
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2024/89 K.2024/322
  • İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/89 K.2024/190
  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi E.2024/90 K.2024/537
  • İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/90 K.2024/217

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.