KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 30 Haziran 2025
- Dosya no
- 2022/1246
- Karar no
- 2025/622
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 15/06/2021
- Numarası
- 2018/531 Esas, 2021/401 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
1.115 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili, müteahhit olan davalının Kasımpaşa'da yapmış olduğu binanın basamaklarının mermerlerinin, döşemesinin, kaplamasının, süpürgeliklerinin takılmasının ve dış cephe giydirilmesi işinin müvekkili tarafından yapılması için tarafların anlaştıklarını, anlaşma gereği davacının üstlendiği edimini yerine getirdiğini ve işini teslim ettiğini, alacağının 10.000,00 TL'sini davalının keşide etmiş olduğu çek ile tahsil ettiğini, bakiye iş bedeli alacağına ilişkin olan takibe konu faturayı ise davalı şirketin ödemekten imtina ettiğini belirterek,
bu faturanın davalıdan tahsili için ... sayılı dosyası üzerinden başlatılan ilamsız icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına ve davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevabında, taraflar arasındaki ticari ilişkiye konu tek faturanın 13/08/2015 tarihli 23.600,00 TL (KDV Dahil) değerindeki fatura olduğunu, bu fatura uyarınca davacı tarafa müvekkili firma tarafından 5.000,00 TL, 5.000,00 TL ve 10.000,00 TL olmak üzere toplam 20.000,00 TL değerinde 3 adet çek verildiğini, kalan parayı da elden ödediğini,
bu şekilde müvekkilinin davacı tarafa herhangi bir borcu kalmadığını, takibe konulan icra dosyasında borcun temel sebebi olarak 30/01/2017 tarih ve 22.538,00 TL bedelli faturanın gösterildiğini, takip ve dava konusu edilen bu faturaya ilişkin müvekkili şirkete herhangi bir hizmet ve işin davacı tarafça yapılmadığını, bu faturanın müvekkili firma ile herhangi bir ilgisi ve alakası bulunmadığını, davacı tarafça tek taraflı olarak düzenlenen ve taraflarıyla hiç bir ilgisi olmayan bu faturayı kabul etmediklerini, davaya konu edilen fatura ve buna ilişkin belgelerin kendilerine tebliğ olunmadığını,
bu fatura uyarınca müvekkilinin borcu bulunmadığını belirterek, davanın reddine ve davacının asıl alacağın %20'sinden az olmamak şartıyla kötüniyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece, davaya konu işlerin yapıldığı iddia edilen binanın iskanı 27.01.2016 tarihinde alınmış olmakla davacının VUK gereğince en geç bu tarihten itibaren 7 gün içinde fatura düzenlenmesi gerektiği, faturanın düzenlenme tarihi 30.01.2017 olduğundan kanunen hiç düzenlenmemiş hükmünde bulunduğu, faturanın davalıya da tebliğ edilmediği ve kayıtlarında yer almadığı,
bu fatura konusu işlerin yapıldığının davacı tarafça ispat edilmesi gerektiği ancak buna dair bir belge sunulamadığı gibi davacının hangi işi ne kadar yaptığı, anlaşma şartlarının ne olduğu hususlarında dinlenen tanık beyanlarıyla da işin yapıldığının ispatlanamadığı,
buna göre davacının takibe dayanak faturaya dayalı olarak alacak talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle, davanın ve şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine, karar verilmiştir.Davacı vekili istinafında, müvekkili tarafından davalıya karşı tüm yükümlülüklerin yerine getirildiğini, hesap kapama aşamasında toplam borcun çıkarılarak davalı şirkete irsaliyeli fatura düzenlenip gönderildiğini, davalı tarafından,
müvekkilinin hak etmiş olduğu bir kısım bedelin 10.000,00-TL'lik çekle ödenmiş olması gözardı edilerek somut olaya konu olan yapı işlerinin davacı tarafından yapıldığının ispatlanamadığı değerlendirmesi yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, dinlenen tanığının iddialarını doğruladığını,ayrıca 24.02.2020 tarihli bilirkişi ek raporunda "binadaki mermer işlerinin davacı tarafından yapıldığı kanaatine varıldı" şeklinde görüşte bulunulduğunu, faturanın zamanında düzenlenmemesine davalı şirketin sebep olduğunu belirterek,
kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.Dava, taraflar arasındaki "davalının yapmış olduğu bir binanın basamaklarının mermer vs işleri ile dış cephe giydirilmesi işinin davacı tarafından yapılmasına" ilişkin sözleşme kapsamında düzenlenen 22.538,00 TL'lik faturaya dayalı olarak,
bakiye 22.538,00 TL asıl alacak ve 6,02 TL işlemiş faiz toplamı 22.544,02 TL'nin davalıdan tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.Davalı vekili, davacının sadece 23.600,00 TL'lik bir faturaya ilişkin iş yaptığını ve bu faturanın bedelinin de 20.000,00 TL'si çek, kalanı elden olmak üzere ödendiğini, takibe dayanak yapılan 22.538,00 TL'lik faturaya ilişkin davacı tarafından davalıya bir iş veya hizmet yapılmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.Dosya kapsamına göre;Davacı yüklenici, davaya konu takibe dayanak faturaya dayalı olarak,
davalının inşaatında yaptığı mermer işlerinin bakiye bedelini talep etmiş olup, davalı iş sahibi ise bu fatura içeriğini toptan reddetmiştir.Buna göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, takip dayanağı fatura konusu işlerin davacı tarafından yapılıp yapılmadığı ve bedeline ilişkindir.Mahkemece yargılama sırasında alınan bilirkişi raporuna göre, yerinde görülen işer ile miktarının takip dayanağı fatura içeriği ile uyumlu olduğu, davacı tanığının da yapılan işleri doğruladığı,
davalı tarafça bu faturaya ilişkin bir ödeme iddiasının da bulunmadığı anlaşılmakla, Mahkemece, davacının itirazın iptali talebinin takip dayanağı fatura bedeli olan 22.538,00 TL asıl alacak bakımından kısmen kabulüne, davalı takip öncesi temerrüte düşürülmediğinden 6,02 TL işlemiş faiz ve alacak likit kabul edilemeyeceğinden icra inkar tazminatı talepleri bakımından ise reddine karar verilmesi gerekirken, mevcut hatalı gerekçe doğrultusunda davanın tümden reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak, davacının itirazın iptali talebinin 22.538,00 TL asıl alacak üzerinden kısmen kabulüne, işlemiş faize yönelik itirazın iptali ve icra inkar tazminatı taleplerinin ise reddine dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi, E. 2022/1246, K. 2025/622, 30 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama