KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2024
- Dosya no
- 2022/691
- Karar no
- 2024/922
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 07/07/2020
- Numarası
- 2019/254 Esas, 2020/286 Karar
- Davanın konusu
- Alacak
Karar Metni
762 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, taraflar arasında, ... projesinde satış ofisinin alüminyum doğrama ve cam işinin davacı tarafından yapılması için sözlü anlaşma yapıldığını, anlaşma gereğince davacının üstlendiği işi süresinde tamamladığını ve teslim ettiğini, davacı tarafından 10/05/2017 tarihli 92.067,30 TL bedelli fatura düzenlendiğini ve davalıya gönderildiğini, davalının faturaya itiraz etmediğini, davalının 22/05/2017 tarihinde 40.000,00 TL, 20/07/2017 tarihinde 25.000 TL, 12/01/2018 tarihinde dava dışı ...
Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından davalı adına 4.218,00 TL ödeme yapıldığını, bakiye alacağın ödenmediğini, tahsili amacıyla yapılan takibe haksız itiraz edildiğini belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. nDavalı süresinde cevap dilekçesi vermemiştir.
Mahkemece, taraflar arasında davalıya ait işyerinin alüminyum doğrama ve cam işinin yapımı konusunda sözlü anlaşmaya varıldığı ve anlaşma kapsamında davacı tarafından davalı adına 92.067,30 TL tutarında fatura düzenlendiği, iş bu fatura bedelinin 40.000 TL sinin davalı şirket tarafından, 35.000 TL'sinin ise 25.000 ve 10.000 TL olmak üzere farklı tarihlerde dava dışı ... şirketi tarafından ödendiği, davacı ve davalının takibe konu faturayı usulüne uygun olarak vergi dairesine bildirildiği, alınan bilirkişi raporuna göre, davacı ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi sonucu davacının davalıdan 27.067,30 TL alacaklı olduğu,
dava dışı ... tarafından yapılan 10.000 TL lik ödemenin 5.782 TL sinin dava dışı şirketin davacıya olan borcundan mahsubu ile 4.218 TL lik kısmının davalı şirket borcundan mahsup edildiği, bu mahsup sonrası davacının talebi gibi 22.849,30 TL alacaklı olduğu, davalının dava konusu faturayı vergi dairesine bildirmekle faturayı benimsediği ve fatura içeriği mal/hizmetin davacı tarafından sunulduğuna karine teşkil ettiği, fatura içeriği mal/hizmeti almadığını veya ödeme yapıldığını ispat külfetinin davalıda olduğu, davalının ödeme yapıldığına ilişkin bir delil ibraz etmediği gerekçesi ile,
davanın KABULÜ İLE, 22.849,30 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinafa başvurmuştur. Davalı istinaf dilekçesi ile, alınan bilirkişi raporunda da açıkça ifade edildiği gibi ticari kayıtlarında 27.067,3 TL borçlarının bulunduğunu, yine raporda yazıldığı üzere dava dışı şirketlerinin 10.000 TL ödeme yaptığını, borcun 17.067,3 TL olduğunu, dava dışı ... San.
Ve Tic. A.Ş.'nin davacıya borcunun bulunmadığını, dolayısıyla dava dışı şirketin yapmış olduğu ödemenin mahsup edilmesinin hatalı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Dava, sözlü eser sözleşmesinden kaynaklı bakiye iş bedeli alacağının tahsili istemine ilişkin olup, davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.
Davacı taraflar arasında sözlü eser sözleşmesi yapıldığını, işin yapılarak teslim edildiğini, fatura bedeline kısmi ödeme yapıldığını, bakiye alacaklarının ödenmediğini belirterek bakiye iş bedeli alacağının tahsilini talep etmiştir. Taraflar arasında sözlü eser sözleşmesi kurulduğuna ve işin bedeline ilişkin uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık davalının yaptığı ödeme miktarından kaynaklanmaktadır.
Davalı tarafından yapılan 40.000 TL ödeme ile davalı adına dava dışı şirket tarafından yapılan 25.000 TL ödemeler alacaktan mahsup edilmiş ve buna göre davacının faturadan kaynaklı 27.067,30 TL alacağı kalmıştır. Yine dava dışı şirket tarafından banka havalesi ile 10.000 TL daha ödeme yapılmış, dekonta açıklama olarak cari hesaba mahsuben ödeme yapıldığı belirtilmiştir.
Davacı da dava dışı şirketin yaptığı bu ödemeden 5.782 TL'yi dava dışı şirketin borcundan mahsup ederek kalan 4.218 TL'yi davalının borcundan düşmüştür. Havale açıklamasında anılan ödemenin tümünün davalı borcuna mahsuben yapıldığı belirtilmediğinden davacının bu ödemenin bir kısmını dava dışı şirket borcuna mahsup ederek kalanını davalı borcundan düşmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.
Buna göre ispat külfeti üzerinde olan davalı ödeme iddiasını yasal delillerle ispatlayamadığından mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi yerinde olmuştur.
Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi, E. 2022/691, K. 2024/922, 17 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama