KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2024
- Dosya no
- 2022/692
- Karar no
- 2024/923
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 08/09/2020
- Numarası
- 2018/904 Esas, 2020/356 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
Karar Metni
1.584 kelime·8 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, taraflar arasında 10.11.2017 tarihli Fason Sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme ile müvekkilinin ... grubuna ait ... modelin fason dikimini gerçekleştirmeyi, davalının ise fatura bedelini ödemeyi taahhüt ettiğini, sözleşme gereğince müvekkilinin edimini yerine getirdiğini, 19.05.2018 tarihli 101.556,00.-TL bedelli faturanın davalıya teslim edildiğini, davalının fatura bedelinin 38.319,44.-TL’lik kısmını ödemediğini, bakiye fatura alacağına yönelik olarak davalı aleyhine İstanbul ...
İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile takip yapıldığını, takibe davalının haksız itiraz ettiğini, belirterek davalının haksız itirazının iptaline, %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesi ekinde sunulan fason sözleşmesinin eski tarihli olduğunu, davacının sunduğu sözleşme haricinde aynı hükümleri içeren fakat ek olarak malların teslim tarihi ile dikim fiyatının değiştirildiği 07/02/2018 tarihli tadil sözleşmesi yapıldığını, 07/02/2018 tarihli sözleşmede belirlenen teslim tarihinden yaklaşık 2-3 ay sonra teslim edildiğini, geç ifadan dolayı müvekkilinin zararının olduğunu, davacının yaptığı işleri geç teslim ettiğini öte yandan da dikilen ürünlerde hatalar tespit edildiğini, buna ilişkin olarak 2 adet rapor tanzim edildiğini,
bu hatalardan dolayı mal tedarik edilen ... firmasının müvekkiline reklamasyon faturaları kestiğini, bu reklamasyon faturalarının davacıya yansıtıldığını, bu faturalar kapsamında davacı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyasıyla icra takibine geçildiğini, davacının müvekkili firmadan herhangi bir alacağının bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece, taraflar arasında "Fason Sözleşmesi" düzenlendiği buna göre, davacı tarafından davalıya ait ürünlerinin dikiminin üstlenildiği, karşılığında fatura bedellerinin davalı tarafından ödenmesinin kararlaştırıldığı, davaya konu İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı icra dosyasına dayanak sunulan 19.05.2018 tarihli 101.556,00 TL bedelli fatura ve aynı tarihli sevk irsaliyesine göre ürünlerin davalıya 19.05.2018 tarihinde teslim edildiği, davalı tarafça ürünlerin geç teslim edildiğinin ileri sürüldüğü, ancak davacı tarafın cevaba cevap dilekçesi ekinde sunulan 14.03.2018 tarihli sevk irsaliyesine göre üretilecek ürünlere ilişkin malzemenin davacıya geç teslim edildiği, davacı tarafça faturadan kaynaklı bakiye cari hesap alacağının ödenmediğinden bahisle 05.07.2018 tarihinde davaya konu 38.319,44 TL alacak talepli icra takibi başlatıldığı,
davalının cari hesaplar arasında farklılıklar olduğundan bahisle takibe itiraz ettiği, alınan bilirkişi raporlarına göre, cari hesaplar arasındaki farklılığın davalıya dava dışı ... firmasınca kesilen reklamasyon faturalarına istinaden davalı tarafından davacıya kesilen faturalardan, bu faturaların davacı kayıtlarında olmamasından kaynaklandığı, davalı tarafça kesilen faturaların davacıya teslimine ilişkin ispata yarar bir belge ve delilin dosyaya sunulmadığı, takas mahsuba ilişkin defi ileri sürülmediği,
bu nedenlerle alınan ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporlarına göre takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan 38.319,44 TL alacaklı ve alacağın likit olduğu, gerekçesi ile, Davalı borçlunun İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı icra takip dosyasına vaki itirazının 38.319,44 TL Asıl alacak yönünden İPTALİNE, takibin bu miktar üzerinden bu miktara takip tarihinden itibaren yıllık %9.75 oranından fazla olmamak üzere değişen oranlarda ticari reeskont faizi uygulanmak suretiyle DEVAMINA, Hükmolunan 38.319,44 TL alacağın %20 sine tekabül eden 7.663,89 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinafa başvurmuştur.Davalı vekili istinaf dilekçesi ile,
davacının "cari şekilde işleyen hesaptan kaynaklanan bakiye fatura alacağı" açıklamasıyla takip yaptığını, Ticaret Kanunu m.89 ve m.90 nezdinde taraflar arasında kanuni şartlara haiz geçerli, yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, bu nedenle Türk Ticaret Kanunu bağlamında cari hesaptan söz edilemeyeceğini, bu bakımdan kanuni şartlara haiz olmayan cari hesap sözleşmesinin kabul edilemeyeceğini, itirazın iptali davalarının icra takibine sıkı sıkıya bağlı olduğunu, icra takibinde "cari hesap ifadesi" yer aldığından geçerli bir cari hesap sözleşmesi olup olmadığının araştırılması gerektiğini,
cevap dilekçesinde bu hususa ilişkin itirazda bulunduklarını, kanunen geçerli bir cari hesap sözleşmesi olmadığından karşı tarafın talebinin reddi gerektiğini, bilirkişi raporuna itirazlarında, müvekkili şirketin ticari defterlerine göre davacıya borcu olmadığından,
taraflar arasında olan sözleşmeye uygun olarak reklamasyon faturalarının haklı olarak kesilip kesilmediğinin değerlendirilmesini, sundukları ... raporları, ara kontrol raporları ve mailler doğrultusunda, bu talepleri hakkında mahkemece herhangi bir gerekçe gösterilmeden, itirazlarının yerinde görülmediğine karar verildiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 13. Maddesinde "Teslimata hazır işler Sason kontrolcüsü tarafından son kontrole tabi tutulacak, yapılan kontrollerde çıkacak bozuk iş adedi o ürünün satış fiyatı üzerinden fason atölyeye fatura edilecektir" hükmü gereği bozuk çıkan işlerden davacının sorumlu olduğunu,
dikilen ürünlerde hatalar tespit edildiğini, buna ilişkin olarak 2 adet rapor düzenlendiğini, bu raporlarda malları teslim eden atölye yetkilisi Abdullah Işık'ın imzasının olduğunu, davacıya malların ayıplı olduğu, bu halde kabul edilmeyeceğinin bildirilmesine rağmen eksikliklerin devam ettiğini ve bunun sonucunda yani bu hatalardan dolayı mal tedarik edilen ... firmasının müvekkiline reklamasyon faturaları düzenlediğini, bu reklamasyon faturalarının da davacıya yansıtıldığını,
mahkeme gerekçesinde tarafların defterleri arasında ki farkın müvekkili şirkete ... firması tarafından kesilen reklamasyon faturalarına dayalı düzenlenen faturalar olduğunu belirttiğini, bu konuda herhangi bir şüphe olmadığını, gerekçenin devamında ise "davalı tarafça kesilen faturaların davacı yana teslimine ilişkin ispata yarar bir belge ve delilin dosyaya sunulmadığı"nın ifade edildiğini, söz konusu faturaların icra yolu ile teslim edilmesinin de mümkün olduğunu, davacı hakkında yaptıkları icra takibinde İstanbul ...
İcra Müdürlüğü ...
E sayılı dosyanın ödeme emrinin ekinde faturaların karşı tarafa tebliğ edildiğini, fatura tebliğinin icra takibi ile yapıldığını, işi geç, eksik, hatalı yapanın davacı olduğunu ve sözleşmede buna ilişkin hükümler neticesinde (m.13 ve m.14 uyarınca) bu eksik ve bozuk işlerden dolayı davacıya bunların faturalarınn kesildiğini ve gerekli bildirimlerin de yapıldığını, mahkemenin gerekçesinde takas mahsup defi yapılmadığını belirttiğini, sözleşmenin 13. ve 14. Maddesinin uygulanması neticesinde karşı yana reklamasyon faturaları kesildiğini cevap dilekçesinde belirtiklerini,
cevap dilekçesi ve devamındaki beyanlarında belirtikleri reklamasyon faturası kesilmesi ve takibe konulduğu hususunun başlı başına alacaklar arasında mahsup yapılması gerektiği anlamını taşıdığını, mahkeme gerekçesinin hatalı olduğunu, mahkemece yeniden bilirkişiden rapor alınarak müvekkili şirket tarafından kesilen faturaların sözleşme kapsamında kesilip kesilmediğinin (ayıp ve hatalı mal) tespiti ile ayıplı mallar nedeniyle kesilen reklamasyon fatura bedellerinin mahsup edilmesi gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.Dava,
eser sözleşmesinden kaynaklı bakiye iş bedeli alacağının tahsili için yapılan takibe itirazın iptaline ilişkin olup, davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.Taraflar arasında yazılı fason dikim sözleşmesi yapılmış olup, sözleşmede üretilen malların teslim tarihi, bedeli belirlenmiştir. Taraflar arasında işin teslim edildiği, bedeli ve davalı iş sahibi tarafından yapılan ödeme konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık davalı iş sahibi tarafından davacıya kesilen reklamasyon faturalarından kaynaklanmaktadır.
Davalı iş sahibi, hatalı ve ayıplı ürünler nedeniyle sözleşme gereğince reklamasyon faturasının düzenlendiğini, davacı yüklenici tarafından dikimi yapılan ürünlerde ayıp bulunduğunu, ayıpların raporla tespit edildiğini ve davacı yetkilisinin de bu ayıp tespit raporlarını imzaladığını savunmuştur.Eser sözleşmelerinde ayıp ve ayıp nedeniyle sorumluluk TBK'nın 474 vd maddelerinde düzenlenmiştir.TBK'nın 474/1 maddesinde "İşsahibi, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa, bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır.", 477.
Maddesinde "Eserin açıkça veya örtülü olarak kabulünden sonra, yüklenici her türlü sorumluluktan kurtulur; ancak, onun tarafından kasten gizlenen ve usulüne göre gözden geçirme sırasında fark edilemeyecek olan ayıplar için sorumluluğu devam eder. İşsahibi, gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, eseri kabul etmiş sayılır.
Eserdeki ayıp sonradan ortaya çıkarsa işsahibi, gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorundadır; bildirmezse eseri kabul etmiş sayılır" düzenlemesine yer verilmiştir.Somut olayda, taraflar arasında imzalanan sözleşmede, sözleşme konusu ürünlerin davalı iş sahibi tarafından kontrol edilerek teslim alınacağı düzenlenmiş olup, bu düzenlemeyi değiştirecek nitelikte uygulamanın varlığı iddia ve ispat edilememiştir.
Ayrıca dosya içine davalı tarafça sunulan 25/01/2018 ve 12/03/2018 tarihli inspection raporlarında ara kontroller davalı tarafça yapılmış ve sözleşme konusu davacı tarafça üretilen ürünlerde hata ve ayıpların bulunduğu tespit edilmiş ve bu tespit davacı yetkilisi tarafından da imzalanmış olup bu kontrolden sonra davaya konu ürünler dosya içine sunulan sevk irsaliyesi ile 19/05/2018 tarihinde fiilen teslim edilmiş ve ürünlerin eksiksiz teslim alındığı belirtilerek imzalanmış, aynı tarihte davacı tarafça fatura düzenlenmiştir.Eser sözleşmesinde ayıbın varlığı ve niteliğini ispat külfeti iş sahibinde olup,
dosya kapsamında bu yönde bir bilgi ve belge olmadığından iş sahibince ayıbın varlığı ispatlanamadığından ve davalı iş sahibi tarafından bakiye iş bedelinin ödendiği de savunulmadığından mahkemece verilen karar yerinde olmuştur.Her ne kadar davalı iş sahibi tarafından,
davacı tarafa düzenlenen yansıtma reklamasyon faturalarına dayalı olarak yüklenici aleyhine takip yapıldığı ve bu takip alacağının takas ve mahsup olarak ileri sürüldüğü belirtilmiş ise de anılan takibin akıbeti hakkında bir bilgi sunulmadığı ve dosya içeriğinden de anlaşılamadığından bu husus ayıp yönünden ve takas mahsup kapsamında eksik inceleme olarak değerlendirilmemiştir.Davalı, her ne kadar, taraflar arasında TTK 89, anlamında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, takipte cari hesap ifadesinin yer aldığını, itirazın iptali davasının takibe sıkı sıkıya bağlı olduğunu,
taraflar arasında kanunen geçerli bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığı için davanın reddi gerektiğini istinaf sebebi olarak ileri sürmüş ise de davaya konu takip bakiye fatura alacağına dayalı olarak yapılmış ve takip talebi ekine fatura örneği sunulmuştur.
Davalının bu istinaf sebebi de yerinde değildir.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi, E. 2022/692, K. 2024/923, 17 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama