KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2024
- Dosya no
- 2022/695
- Karar no
- 2024/926
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 18/11/2020
- Numarası
- 2018/1360 Esas, 2020/672 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
Karar Metni
1.341 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, taraflar arasındaki ticari ilişki sebebiyle doğmuş olan 167.305,88 TL borcun ödenmesi için davalıya Beyoğlu ...Noterliği’nin 07.06.2018 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarnamesinin keşide edildiğini; işbu ihtarnameye rağmen borcun ödenmemesi sebebiyle alacağın tahsili amacıyla Bakırköy ...İcra Müdürlüğü’nün ...
E. Sayılı dosyası ile davalı-borçlu aleyhine ilamsız takibe geçildiğini, davalının takibe haksız itiraz ettiğini, davalı-borçlunun, taraflar arası ticari alışverişe bağlı olarak 167.305,88 TL tutarında fatura ve cari hesap ekstresinden kaynaklı borcu bulunduğunu, bu durumun müvekkili ticari defterleri ile ispat edilebileceğini, takip konusu borcun müvekkili şirkete halen ödenmediği gibi bu borcun ödendiğine dair herhangi bir belge de sunulmadığını belirterek takibe itirazın iptaline karar verilmesin talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ait ...
İnşaat Otel- Kongre- Residance projesinde yer alan rezidans dairelerin, tüm çelik giriş kapılarının malzemeli, işçilikli ve yerine montajlı bir şekilde yapılması işinin, taraflar arasında imzalanan .... no.lu, 11.02.2015 tarihli sözleşme ile davacıya verildiğini, işbu sözleşmenin birim fiyat esaslı olup, ilk keşif bedeli olan 670.500 TL + KDV üzerinden akdedildiğini ve sözleşme süresinin 75 takvim günü, işin teslim tarihinin 26.04.2015 olarak taraflarca kararlaştırıldığını, davacının sözleşme gereği yüklendiği edimlerini gereği gibi ve zamanında yerine getirmediğini,
işin davacı tarafından süresi içerisinde bitirilip teslim edilmemesi üzerine Beşiktaş ...Noterliği, 21.06.2016 tarih, ... yevmiye no.lu ihtarnamesi ile sözleşme konusu işin noksansız ve ayıplardan ari olarak tesliminin talep edildiğini, ihtarname ekinde tespit edilen eksikliklerin liste halinde ve fotoğraflanarak davacıya gönderildiğini, davacı tarafından işbu ihtarnameye İstanbul ...Noterliğinin, ... no.lu ihtarnamesi ile cevap verildiğini ve eksiklikler ile işin gereği gibi teslim edilmediğinin kabul edilerek,
işin tamamlanması ve teslimi için 10 günlük ek süre talep edildiğini, ancak keşide edilen ihtar ve davacı tarafın kabulüne rağmen yüklenilen işteki eksikliklerin tamamlanıp müvekkile teslimi gerçekleştirilmediğinden Beşiktaş ...Noterliği’nin 14.07.2016 tarihli, ... yevmiye no.lu ihtarının keşide edilerek davacıdan sözleşme kapsamındaki işin eksiklikler tamamlanarak tesliminin istendiğini,
davacının kabulüne rağmen sözleşme kapsamında yüklenilen işin kararlaştırılan süre içerisinde teslim edilmediği ve eksikliklerin tamamlanmadığı hususunun tespiti amacıyla 29.08.2016 tarihinde Bakırköy Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/104 D.İş sayılı dosyası ile tespit yapılmasının talep edildiğini, bilirkişiler marifetiyle keşfen inceleme neticesinde tanzim olunan 28.09.2019 tarihli rapor ile davacı tarafça eksik bırakılan iş bedelinin 6.870,00 TL olduğu ve tamamlanması için toplam 25 güne ihtiyaç olduğunun açıkça tespit edildiğini, işbu raporun tebliği ardından bilirkişilerce tespit edilen eksikliklerin davacı şirketçe tamamlanarak,
sözleşme gereğince 26.04.2015 tarihinde teslim edilmesi gereken işin 26.10.2016 tarihinde teslim edildiğini, taraflar arasında akdedilen 11.02.2015 tarihli sözleşmenin “Gecikmeler ve Cezaları” başlıklı 12.maddesinin “Taşeronun onaylı İş Programında belirtmiş olduğu süre veya süre uzatımı sonunda işi bitirmemesi durumunda İşveren, Taşeronun geciktiği her takvim günü için 5.000,00TL gecikme cezasını Taşeronun hakkediş alacağından herhangi bir ihtara gerek kalmaksızın kesebilir” hükmünü içerdiğini, bunun üzerine 21.02.2017 tarih ... no.lu “iş geciktirme bedeli” açıklaması ile 150.000,00TL bedelli e-fatura düzenlenerek gönderildiğini,
davacının alacaklı olmadığını bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece, dosyada delillerin toplandığı taşınmazın bulunduğu yerde davalının talebi üzere Bakırköy 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/104 D.İş dosyasında keşfin yapıldığı raporun hazırlandığı, taraflar arasında 11.02.2015 tarihli sözleşmenin bulunduğu, sözleşmenin 10. maddesinde iş yapımı süresinin, sözleşmenin 12. maddesinde gecikme ve cezaların belirlendiği, tarafların birbirlerine karşılıklı olarak ihtarnameler gönderdiği, ihtarname içeriğinden davacı şirket tarafından eksik işlerin tamamlanarak davalıya teslim edildiği,
davalı tarafından 26.10.2016 tarihinde tespit dosyasından feragat edildiği, ancak geç teslimden dolayı cezai tazminat alacak talebinin devam ettiği, bilirkişi heyetinden rapor alındığı, tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelendiği, davacı ve davalının 2015-2016-2017-2018 tarihli ticari defterlerinin lehlerine delil niteliğinde bulunduğu, tarafların 2015 ve 2016 yılı borç/ alacak kayıtlarının tamamının mutabık olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacı ve davalı tarafından düzenlenen ve iade edilen faturalardan kaynaklandığı,
fatura içeriklerinin incelenmesinde davacı tarafın sözleşmede belirtilen sürede işi teslim etmediği bu nedenle davalının, davacı tarafa düzenlediği 150.000TL bedelli faturanın yerinde olduğu, davacı tarafından düzenlenen 118.590,08 TL bedelli proje kapısı açıklamalı faturanın ise yerinde olmadığı, davalı tarafın Sulh Hukuk Mahkemesi dosyasındaki taleplerinden feragat ettiği, tespitte cezai şarta ilişkin talebin olmaması sebebiyle davalı tarafın cezai şart alacağından feragat ettiğinin kabul edilemeyeceği, açılan davada ispat yükünün davacıda olduğu,
davacı şirketin takip ve dava tarihi itibariyle davalı şirketten alacaklı olduğunu ispat edemediği, gerekçesi ile, davanın reddine, karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinafa başvurmuştur.Davacı vekili istinaf dilekçesi ile,
dosya kapsamında davalı/borçlunun müvekkiline aralarında gerçekleştirdikleri ticari alışverişe bağlı olarak 167.305,88 TL tutarında fatura ve cari hesap ekstresinden kaynaklı borcu bulunduğunu, bu durumun, bilirkişi raporunda da açık olup, müvekkilinin ticari defter ve kayıtlar ile açık bir şekilde ispatlandığını, davalının Bakırköy 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/106 E. Sayılı dosyasından feragat ettiği halde sırf mahkemeyi yanıltmak ve dosyayı sürümcemede bırakmak amaçlıyla ileri sürdüğünü, müvekkili tarafından eksikliklerin tamamlandığını ve davalının tespit dosyasından feragat ettiğini,
davalının tespit dosyasında davacının yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bu eksiklikler nedeniyle sözleşme ve mevzuattan kaynaklanan haklarını kullanarak açacakları davalarda kullanmak üzere delil tespiti talep ettiğini, eksikliklerin tamamlanması üzerine de dosyadan feragat ettiğini, bu nedenle gecikmeden kaynaklı taleplerini feragat nedeniyle kullanmaktan vazgeçtiğini, davalının tespit dosyasından feragat etmesine ve müvekkiline borçlu olmasına rağmen sırf kötüniyetli ve haksız kazanç sağlamak adına gecikme faturası düzenlediğini, bahsi geçen gecikme faturasının kabul edilemeyeceğini, belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.Dava,
yazılı eser sözleşmesinden kaynaklı bakiye iş bedeli alacağının tahsili istemi ile yapılan takibe itirazın iptaline ilişkin olup, davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.Davacı yüklenici, yazılı eser sözleşmesi kapsamında ödenmediğini belirttiği bakiye iş bedelini talep etmiş, davalı iş sahibi ise sözleşmede işin süresinin belirlendiğini, davacı yüklenicinin işi gecikmeli olarak teslim edebildiğini, sözleşme gereğince gecikme hali için öngörülen cezai şart mahsup edildiğinde davacıya borçlarının olmadığını savunmuştur.Taraflar arasında yazılı eser sözleşmesi yapılmış olup,
sözleşmenin 10. Maddesinde işin teslim süresi 26/04/2015 olarak belirlenmiştir. 12. Maddede ise gecikme halinde yüklenicinin günlük 5.000 TL cezai şart ödeyeceği, gecikme nedeniyle oluşan cezai şartın yüklenicinin hak edişinden kesileceği, gecikme cezalarının toplamının iş bedelinin %50'sini geçemeyeceği düzenlenmiştir. Sözleşmede öngörülen cezai şart TBK'nın 179/2 maddesinde düzenlenen ifaya ekli ceza koşuludur.
TBK 179/2 maddesine göre, Ceza, borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa alacaklı, hakkından açıkça feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça, asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir.Davalı iş sahibi davacıya gönderdiği ihtarnameler ile işin geciktiği, işin biran önce tamamlanmasını ve cezai şart haklarının saklı olduğunu bildirmiştir.
Davacı yüklenici ise 01/07/2016 tarihinde gönderdiği cevabi ihtarname ile işin geciktiğini kabul etmiştir.Davalı iş sahibi davadan önce sözleşme konusu işte bulunan eksik ve ayıpların tespiti için delil tespiti yaptırmış, daha sonra yüklenicinin eksik ve ayıpları giderdiğini belirterek delil tespiti isteminden feragat etmiştir. Davacı da delil tespit tarihinden sonra işin tamamlandığını kabul etmektedir.
Davalı hukuki yarar kalmadığından delil tespiti isteminden feragat etmiş olup, anılan feragat gecikme nedeniyle oluşan haklarından feragat anlamına gelmemektedir.Buna göre işin geciktiği, sözleşme hükümlerine göre davalı iş sahibinin cezai şart alacağı doğduğu,
davalı iş sahibinin gönderdiği ihtarnameler ile cezai şart alacağı hakkını saklı tuttuğu, sözleşme hükmüne göre iş sahibinin, gecikme nedeniyle oluşan cezai şart alacağını, yüklenicinin hak edişinden mahsup edebileceği, buna göre davacı yüklenicinin iş nedeniyle bakiye alacağı olduğunu ispatlayamadığı anlaşılmakla mahkemece davanın reddine karar verilmesi yerinde olmuştur.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına,
kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi, E. 2022/695, K. 2024/926, 17 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama