KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 6 Mart 2024
- Dosya no
- 2022/704
- Karar no
- 2024/260
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 21.12.2020
- Numarası
- 2015/953 Esas, 2020/938 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Karar Metni
1.201 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili; müvekkilinin Ankara'da inşaat işleri yapan bir tacir olduğunu, ... Alışveriş Merkezi içindeki ...
Lokantasının tadilat işini davalının davacıya yaptırdığını, yapılacak işlerin 106.000,00 TL'ye davacı tarafından yapılması hususunda tarafların anlaşmaya vardıklarını, davacının bu kapsamda; alçıpandan asma tavan işini, bölme duvar işlerini, alçı ve boya işlerini, demir profil işlerini ve fayans işlerini yaptığını, yapılan işlere ait yazışmalar ve fotoğrafların dilekçe ekinde verildiğini, davacının takip konusu faturayı düzenleyerek davalıya teslim ettiğini, söz konusu işe ve alacağa mahsuben davalının bir çok kez davacıya ödeme yaptığını, ödemelerin davacının ..., Ankara, Çankaya Şubesindeki ... nolu hesabına yapıldığını,
ayrıca davalının 22.05.2015 keşide tarihli bir adet çeki de aynı iş kapsamında davacıya teslim ettiğini ve ödediğini, taraflar arasında davalının ödeme yapmasını gerektirir başkaca bir iş veya borç ilişkisi bulunmadığını, davalının, yaptığı ödemelerden sonra tarafların anlaşmasına göre bakiye 36.200 TL borcu kaldığını, bakiye borcun ödenmemesi üzerine takip başlatıldığını, itiraz sonucu takibin durduğunu ,itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkili şirketin ... Alışveriş Merkezinde açılacak olan ... lokantasının inşaat ve dekorasyon işlerini yüklendiğini, işin yapılması konusunda taşeron olarak anlaşma yapmak üzere önce davacı ile görüşüldüğünü, davacının yapılması talep edilen işlerden marangozluk ve mobilya işlerinin ... (...) tarafından yapılacağını kalan işlerin ise ... ( ...) olarak kendisi tarafından yapılacağını kabul ve taahhüt ettiğini, bu nedenle müvekkili şirket ile dava konusu ...
Lokantasının inşaat ve dekorasyon işlerinin taşeron olarak ... ve ... tarafından yapılması konusunda sözlü olarak anlaşıldığını, işin fiyatına ilişkin başlangıçta götürü bir bedel belirlenmediğini, davacı ve dava dışı ... tarafından yapılacak işin incelendiğini, yapılacak işlerin birim fiyatlarının 13 ve 17 Şubat whats-up mesajı ile müvekkili şirkete gönderildiğini, birim fiyatları bildirilen bir işin götürü bedelle yapılması ihtimali olmadığından dava dilekçesinde tarafların bu işi götürü olarak 106.000 TL'ye yapılması konusunda başlangıçta anlaştıkları iddiasının gerçek dışı olduğunu,
varılan anlaşma neticesinde davacı ve ... işin yapımına başladıklarını, işin devamı sırasında işin bedeline mahsuben müvekkili şirketin davacınm hesabına muhtelif tarihlerde toplam 34.000 TL ödeme yaptığını, davacı ve ... işi tamamladıklarını bildirdiklerini ve bakiye ödemenin yapılmasını istediklerini, bu talep üzerine ne kadar daha ödeme yapılması gerekeceğini anlamak için davacıdan kesin hesabın istendiğini, bunun üzerine davacının whats up mesajı ile kendisine ödenmesi gereken toplam tutarın KDV dahil 40.766 TL, ...'na ödenmesi gereken tutarın KDV dahil 26.432 TL olduğunu whats up mesajı ile bildirdiğini,
bir başka deyişle ödenmesi gereken toplam tutarın 67.198 TL olduğunun bizzat davacı tarafından müvekkili şirkete bildirildiğini, işin tamamlandığının belirtilmesi üzerine asıl işverenin ve müvekkili şirketin teslim öncesi işleri kontrol ettiğini, yapılan işte birçok eksiklik ve ayıplı imalatın olduğunun tespit edildiği,
ayıplı ve eksik imalatların davacıdan tamamlanmasının istendiğim, davacının önce bakiye alacağını talep ettiğini, davacının bakiye alacağını almadan ayıplı işleri düzeltip, eksik işleri tamamlamayacağının anlaşılması üzerine bakiye alacağın mecburen ödendiğini, bakiye ödemelerle davacıya toplam 70.000 TL ödeme yapıldığını, davacıya yapılan bakiye ödemelere rağmen davacının eksik ve hatalı işleri tamamlamadığını, davacının davaya sebep icra takibine konu 106.200 TL'lik faturayı tanzim ederek önceki bildirdiği kesin hesabın geçerli olmadığını, yaptığı işin bedelinin 106.200 TL olduğunu,
bakiye 36.200 TL daha borç bulunduğunu belirterek bunun da ödenmesini talep ettiğini, fatura örneğini de whats up mesajı ile gönderdiğini, ayıplı işlerin düzeltilmesini ve eksik işlerin tamamlanmasını da alacağın ödenmemesinden bahisle yanaşmadığını, müvekkilinin faturayı ve içeriğini kabul etmediğini, bakiye borcun varlığına da itiraz ettiğini, faturanın resmi olarak icra takibi tarihine kadar müvekkili şirkete tebliğ edilmediğinden resmi olarak itiraz edilmediğini ve müvekkili şirketin defterlerine de işlenmediğini,
ilk olarak icra dosyasından gönderilen ödeme enirinin ekinde tebliğ edilen faturaya icra takibi ile birlikte itiraz edildiğini, davacıya Beyoğlu ... Noterliğinin 06.04.2005 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesinin keşide edilerek eksik işlerin tamamlanması, ayıplı imalatların düzeltilmesi için 4 gün süre verildiği, aksi halde söz konusu işlerin tamamlanarak davacıya fatura edileceğinin ihtar edildiğini, eksik ve ayıplı işlerin giderilmemesi üzerine Beyoğlu ...
Noterliğinin 14.04.2015 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edilerek verilen sürede eksik işlerin tamamlanmadığı ve ayıplı işlerin giderilmediği, söz konusu işlerin yaptırılarak bedellerinin davacıya fatura edileceğinin ihtaren bildirildiğini, eksik ve ayıplı işleri müvekkili şirket tarafından 29.500 TL ödenmek suretiyle dava dışı ... tamamlattırılarak ve düzelttirilerek lokantanın asıl iş sahibine teslim edildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; yaptırılan keşif, bu keşif neticesinde düzenlenen bilirkişi raporları ile dosyaya kazandırılan belgelerden davacının davalı yararına hangi işleri, ne miktarda ve ne kadar bedelle yaptığını ispatlayamadığı, icra takibine konu edilen faturanın davalıya tebliğine dair bir belge bulunmadığı, iş yerinin değişmesi nedeniyle iddianın ispatlanma olanağının kalmadığı, her ne kadar davacı tarafından 08.10.2020 tarihli dilekçede yer alan hususlar hakkında yemin teklif edilmesi talep edilmiş ise de, eldeki davanın itirazın iptali davası olarak açıldığı, itirazın iptali davasının takip talebine sıkı sıkıya bağlı olan davalardan olduğu,
icra takibinde borcun sebebi olarak 25.02.2015 tarihli faturanın gösterildiği, hal böyle olunca eldeki davada çekişmeli olan vakanın takibe konu fatura nedeniyle davacının davalıdan alacaklı olup olmadığına ilişkin olduğu, davalının da bu fatura nedeniyle hiçbir borcu olmadığına dair yemin ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinafında; davalının cevap dilekçesinde 16.000 TL bakiye borcu elden ödediklerini beyan ettiğini, bunu ispatlaması gerektiğini, faturayı da whatsapp üzerinden tebliğ aldıklarını, yine cevap dilekçesinde kabul ettiklerini, ... firmasından gelen plan kesit ve projelerin rapor hazırlamak için yeterli olduğunu, bilirkişilerin metraj ve iş kalemlerinin belli olmadığı için rapor hazırlamadıkları gerekçesinin yerinde olmadığını, dosyaya yapılan işlerin sunulduğu bunlar üzerinden rapor hazırlanması gerektiğini, yemin metninde belirttiğimiz hususlara yönelik mahkemenin yemin ettirmediğini, yeminin dışına çıktığını,
davalı tarafından toplam 37.000 TL ödeme yapıldığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.
Davacı yüklenici bakiye iş bedeli alacağının tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığını belirterek itirazın iptali talebinde bulunmuş, davalı iş sahibi ise, işin eksik ve ayıplı yapıldığını davacıya borcu bulunmadığını iddia ederek davanın reddini istemiş, mahkemece davalının davaya konu takip sebebiyle davacıya borcu olmadığına dair yemin etmesi gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş karar davacı vekilince istinaf edilmiştir.
Davacı davasında "yemin" deliline de dayandığı anlaşılmakla, mahkemece takip konusu alacakla sınırlı olarak davalıya usulünce yaptırılan yemin sonrasında davanın reddine karar verilmesinde usul yasa ve dosya kapsamına bir aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi, E. 2022/704, K. 2024/260, 6 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama