KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 6 Mart 2024
- Dosya no
- 2022/719
- Karar no
- 2024/258
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 22.09.2020
- Numarası
- 2015/1059 Esas, 2020/474 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
Karar Metni
1.029 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili; müvekkili ile davalı şirket arasında 04.12.2014 tarihli dekorasyon ile tadilat işlerini konu alan 324.556,19 TL bedelli sözleşme imzaladıklarını, müvekkilinin sözleşmede belirtilen tüm şartları yerine getirdiğini ancak davalı şirketin 10.12.2014 tarihinde 50.000,00 TL, 16.12.2014 tarihinde 50.000,00 TL, 26.12.2014 tarihinde 18.000,00 TL, 13.01.2014 tarihinde 59.000,00 TL, 24.02.2015 tarihinde 11.800,00 TL, 14.04.2015 tarihinde 30.000,00 TL olmak üzere toplam 218.000,00 TL ödeme yaptığını, kalan bakiye olan 105.756,19 TL'yi ise 26.05.2015 tarihli faturaya rağmen ödenemediğini,
borcun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyasından icra takibi başlattıklarını, davalı şirketin haksız ve dayanaksız olarak itiraz ederek icra takibini durduğunu ve tüm bu nedenlerle davalı şirket tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, davalının alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacının taraflar arasında imzalanan sözleşmeye uygun hareket etmediğini, üzerine düşen iş ve işlemleri zamanında ve sözleşmeye uygun yapmadığını, davacının eksik ve hatalı işlerinin başka bir şirkete yeniden yaptırıldığını, yeniden yapım ve proje işlemleri tekrarlandığı için davacının talep ettiği alacağı hak etmediğini, davacının davasının kötü niyetli olduğunu ve tüm bu nedenlerle davanın reddine, kötü niyetli yapılan icra takibi nedeniyle takip miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece; taraflar arasında dekorasyon ve tadilat işleri konulu sözleşme imzalandığı, davacı tarafça bakiye borç ödenmediğinden bahisle icra takibi yapıldığı, davalı tarafça icra takibine itiraz edildiği, tarafların ödenen ve ödenmeyen miktar konusunda mutabık oldukları, taraflar arasındaki ihtilafın nefaset kesintisi miktarında olduğu görüldüğü,
davalı taraf kendi yaptığı harcamaların dikkate alınmasını talep etmiş ise de yapılan inceleme, taraflar arasındaki sözleşme ve davacının yaptığı işler bakımından bu savunmaya itibar edilmemiş olup bilirkişi ek raporuyla yapılan işlerin davacı yüklenici tarafından verilen teklifteki imalatlara ait açıklamalara uygun yapıldığı, işin süresiyle ilgili bir ihtilaf olmadığı,
davacı yüklenicinin yapmış olduğu imalat işçilik ve malzeme seçim hatalarından dolayı götürü şekilde yüzde on nefaset kesilmesinin hakkaniyete uygun olduğu bildirildiğinden ve yapılan hesaplama sonucu bakiye alacak miktarının 73.300,00.-TL olacağı hesap edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davalı vekili istinafında; eksik ve hatalı işlerin başka firmaya yaptırıldığını, davacı yanın yapmadığı veya hatalı yaptığı işlerle ilgili rapor ve faturaların dosyaya sunulmasına rağmen mahkemenin dikkate almadığını, davacının eksik ve hatalı işlemlerinden dolayı toplam 173.353.00TL masraf yaptıklarını, bu miktarın takip miktarının çok üzerinde olduğunu, bilirkişilerin raporda 234.918TL karşılığı işin açıklamalara uygun yapıldığını belirttiklerini, devamında ise 75.013TL'lik faturanın yersiz kesildiğini belirttiklerini, mahkemenin yanıltılmaya çalışıldığını, icra inkar tazminatı verilmesinin hatalı olduğunu,
alacağın likit olmadığını ayrıca karşı taraf alehinde kötüniyet tazminatı da verilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.
Davacı yüklenici dava konu takiple faturaya dayalı bakiye bedel alacağının tahsili talebinde bulunmuş, davalı iş sahibi ise; işin eksik ve ayıplı yapıldığını, yapılan iş kadar ödeme yaptığını savunarak davanın reddini istemiş, mahkemece yargılama sırasında keşfen yapılan bilirkişi incelemesi sonucu alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kararın davalı vekilince istinaf edildiği görülmüştür.
Dosya kapsamına göre takip konusu miktarda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, işin eksik ve kusurlu yapılıp yapılmadığı ve bedeline ilişkindir. Davalı iş sahibi, eksik ve kusurları üçüncü kişiye tamamlattığını belirterek buna ilişkin fatura sunduğu görülmüştür. Mahkemece aldırılan bilirkişi raporunda;eksik ve kusurlar dikkate alınarak nefaset oranı ve bedeli belirlenmiş ve bu bedele hükmedilmiştir.
Davacının istinaf itirazları dikkate alındığında mahkemece verilen kararda usul yasa ve dosya kapsamına aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin bu yöndeki istinafı yerinde görülmemiştir.
Ancak, talep itirazın iptali istemine ilişkin olup, takipte talep edilen alacak miktarı mahkemece alınan bilirkişi raporu ile yapılan yargılama sonucu belirlendiğinden alacak likit olmadığı anlaşılmakla şartları oluşmadığı için icra inkar tazminatına hükmedilmemesi gerekirken aksi yönde karar verilmesi hatalı olmuştur. Kararın kaldırılarak icra inkar tazminat talebinin reddine dair yeniden hüküm kurulması gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak davanın kısmen kabul kısmen reddine dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi, E. 2022/719, K. 2024/258, 6 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama