İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 53. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi E.2022/749 K.2024/1188

Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;

Esas2022/749Karar2024/1188Tarih5 Kasım 2024Okuma13 dk · 2.576 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53.HUKUK Dairesi

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
5 Kasım 2024
Dosya no
2022/749
Karar no
2024/1188
İncelenen kararın mahkemesi
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Tarihi
17/12/2020
Numaras
2018/518 Esas, 2020/737 Karar
Davanın konusu
İtirazın İptali
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.576 kelime·13 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili ile davalı şirket arasında 28/09/2016 tarihli eser sözleşmesi tanzim edildiğini, sözleşmeye göre davalı tarafından yaptırılan inşaatın yaklaşık 3.000 m2'lik çatı ve 4.500 m2'lik cephe kaplamasının müvekkili şirket tarafından yapılacağını, müvekkilinin sözleşmede belirtilen işleri yaptığını, 05/02/2017 tarihli 1 numaralı hakedişin hazırlanıp buna istinaden 31/05/2017 tarihli 202.036,04 USD bedelli faturanın kargo ile davalıya gönderildiğini, sözleşmeye konu işin yapılıp tamamlandığına ilişkin davalı şirket yetkilisinden yazı alındığını,

ayrıca söz konusu işin bitirildiğine ilişkin artık çalışılmayacağına dair SGK'na bildirim yapıldığını, müvekkilinin sözleşme ve faturalardan kaynaklanan 9.637,13 USD bakiye alacağı bulunduğunu, davalı aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazı ile icra takibinin durduğunu ileri sürerek davalının İstanbul Anadolu ...

İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: müvekkili ile davacı şirket arasında 28/09/2016 tarihinde Güzeller Organize Sanayi Bölgesinde yapılmakta olan inşaatın 3.000 m2 lik çatı ve 4.500 m2 lik cephe kaplamasının yapılması için sözleşme imzalandığını, sözleşmenin davacı şirket adına ... tarafından imzalandığını ve muhatap olunduğunu, yapılan anlaşmaya göre malzeme birim fiyatlarının dövizli, ödeme planının ise TL olarak sözleşme yapıldığını, keşifte ölçülen malzemeye karşılık davacı firmaya USD karşılığı bir miktar nakit, gerisi çek olarak TL ödeme yapıldığını, önden yapılan avansa ilişkin olarak toplam kadar teminat çeki alındığını,

iş bitiminde gerekli ölçümler yapılıp hakkedişler kesin olarak onaylandıktan sonra tek fatura kesilmesi konusunda mutabık kalındığını, davacı şirket muhasebecisi ...'ın müvekkil şirket muhasebe müdürü ...'ye Whatsapp'tan yazdığı 29/05/2017 tarihli mesajda faturayı kesip göndereceğini belirttiğini, bunun üzerine de tarafların kesilecek faturanın ayrılması konusunda mutabık kaldığını, ancak daha sonra davacı tarafın müvekkili tarafından gerekli kontroller yapılmadan ve kesin hakkedişler onaylanmadan müvekkili şirketten habersiz ve tek taraflı olarak fatura keserek gönderdiğini,

dosyaya sunulan hakkediş raporları incelendiğinde hiçbirinde imza bulunmadığını, bu durumun hakkedişlerin onaylanmadığını açıkça gösterdiğini, davacı şirket yetkilisi ...'ın 17/06/2017 tarihinde müvekkili şirkete geldiğini ve yapılan görüşmeler sonucunda yapılan işler ve ilave işler karşılığı olarak 50.000 USD hususunda mutabık kalındığını, müvekkili şirket tarafından varılan mutabakata göre 50.000 USD'nin TL karşılığı 177.514,60 TL'nin 22/06/2017 tarihinde davacı şirkete ödendiğini,

davacı şirketin ödemeyi aldıktan bir gün sonra tamamen haksız ve mesnetsiz ve kötü niyetli olarak 23/06/2017 tarihinde gönderdiği e-mailde daha önce ... onayladığı hakedişe istinaden kargo yolu ile gönderilen faturanın işlemlere alınması gerektiğinin bildirildiğini ileri sürerek haksız, mesnetsiz, hukuki dayanaktan yoksun, kötü niyetli olarak açılan davanın reddine, davacı tarafın kötü niyetli olduğundan %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, davanın, bakiye fatura alacağına dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, alacağı oluşturan 1 adet faturanın çatı ve cephe kaplama bedeline ilişkin olduğu, taraflar arasında akdedilen eser sözleşmesinde işin birim fiyatlarının, malzeme ve işçilik birim fiyatlarının USD cinsinden belirlendiği, iş bedeli ve ödemelerinin ise.

100.000 TL' lık kısmın peşin, bir kısmının 30, 60, 90, 120 gün ileri vadeli çeklerle, bakiyesinin ise işin bitiminde ortaya çıkan metraj kapsamında hesaplanarak tediye edileceğinin kararlaştırıldığı, buradan anlaşılacağı üzere taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında yapılacak işin bedelinin USD olarak belirleneceğinden taraflar arasındaki borç/alacak ilişkisinin de USD üzerinden yürütülmesi gerekeceği, dosya kapsamına göre yapılan işin metraj kabulleri yönünden bir çelişki bulunmadığı, alınan 15.11.2019 tarihli bilirkişi raporunda, hakediş bedeli olarak 202.036,04 USD kabul edildiği,

davalı şirketçe yapılan ödemeler toplamının ise 210.644,27 USD olarak hesaplanması suretiyle, davalı şirketin davacı şirketten 8.608,23 USD alacaklı durumda bulunduğunun belirtildiği, 01.07.2020 tarihli raporda ise, hakediş tutarı olarak yine 202.036,04 USD kabul edilmek suretiyle, davacının 10.287,75 USD alacaklı olduğunun hesaplandığı, böylelikle iki rapor arasında (8.608,23 USD +10.287,75 USD=) 18.895,98 USD çelişki oluştuğu, 15.11.2019 tarihli raporda, davalı tarafından yapılan ileri vadeli çek ödemelerinin, çeklerin keşide edildikleri 20.10.2016 tarihindeki TCMB döviz alış kuru üzerinden değerlendirmek suretiyle USD'ye çevrilmiş olduğu,

01.07.2020 tarihli raporda ise, çeklerin fiili ödeme günlerindeki ve faturanın düzenlenmesine esas alınan TCMB döviz satış kurları esas alınmak suretiyle hesaplama yapıldığı, taraflar arasında akdedilen yazılı sözleşmede USD kur sabitlemesi gibi bir hükme yer verilmediği,

aralarındaki borç/alacak C/H ilişkisinin USD olarak kabulü sonucunun, USD cinsinden düzenlenmeyip, TL cinsinden düzenlenerek davacı şirkete keşide edilen çeklerin fiili ödeme tarihlerini dikkate alma sonucunu da beraberinde getireceği, dolayısıyla iki rapor arasında oluşan 18.895,98 USD'lik çelişkinin, davalı şirketçe ileri vadeli olarak keşide edilen çeklerin fiili ödeme tarihleri ve TCMB döviz satış kuru esas alınmak suretiyle yapılan hesaplamadan kaynaklandığı,

mahkemece çeklerin fiili ödeme günlerindeki ve faturanın düzenlenmesine esas alınan TCMB döviz satış kurları esas alınmak suretiyle hesaplama yapılan 01.07.2020 tarihli raporun uygun bulunduğu, sözleşme içinde cephe kaplama ürün birim bedelinin 15,50.-$/m2, cephe kaplama işçilik birim bedelinin 4,50.-$/m2olmak üzere toplam 20,00.-$/m2 olduğu belirtilmesine rağmen 1 numaralı hakedişte cephe kaplama ürün + işçilik birim fiyatı toplamının 20,25.-$/m2 olarak alındığı, bu durumda hakediş miktarının 200.651,06 USD olacağı, sözleşme birim bedeli dikkate alınarak yapılan 200.651,06 USD hakedişin uygun bulunduğu,

faturanın bu tutar üzerinden kabulü halinde ise davacı şirket alacağının (200.651,06 USD -191.748,29 USD=) 8.902,77 USD olacağı, davacının alacağı eser sözleşmesine dayalı düzenlenen fatura alacağından doğmakta ise de yapılan işin metrajlarına ilişkin taraflar arasında uyuşmazlık olmadığı,

uyuşmazlığın döviz kurundan kaynaklandığı ve davacı takip başlatmakta haklı olduğundan kabul edilen asıl alacağın takip tarihindeki Merkez Bankasının belirlediği döviz kuru miktarı ile 1 USD=3,5381 TL hesabı ile 8.902,77 USD nin karşılığı olan 31.498,89 TL nin %20' si oranında 6.299,77 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili gerektiği, davacı haksız ve kötüniyetli olmadığından kötüniyet tazminatı şartlarının oluşmadığı,

Hukuk Genel Kurulunun 1993/13-41 Esas 1993/145 Karar sayı ve 07.04.1993 tarihli kararında vurgulandığı ve Yargıtay 11 HD'nde istikrarlı bir şekilde kabul edildiği üzere, yabancı para borcu ile ilgili alacaklarda talep edilen yabancı paranın dava tarihindeki efektif döviz kuru karşılığı Türk Lirası üzerinden, karar tarihindeki tarifeye göre vekalet ücreti, nisbi karar ve ilam harcının hesaplanması gerektiği gerekçesiyle, Davanın KISMEN KABULÜNE, Davalının İstanbul Anadolu ...

İcra Müdürlüğünün ...

E. Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptaline, takibin 8.902,77 USD takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 4a maddesi uyarınca bu döviz cinsine kamu bankalarının bir yıllık mevduata uyguladığı en yüksek faiz uygulanmak suretiyle ve fiili ödeme tarihindeki TL üzerinden itirazın iptali ile takibin devamına, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, Alacak likit olmakla hüküm altına alınan alacağın kabul edilen miktarının takip tarihi itibariyle TL karşılığının %20 si olan 6.299,77 TL inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Davalının şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine, karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinafa başvurmuştur.

Davalı vekili istinaf dilekçesi ile, davada 2 farklı bilirkişi raporu alındığını, ilk bilirkişi raporunun lehlerine olduğunu, ikinci bilirkişi raporunun ise aleyhlerine olduğunu, raporlar arasında çelişki bulunduğunu, bu çelişkinin giderilmesi için 3. bir bilirkişiden rapor alınarak çelişkinin giderilmesi gerekmesine rağmen itirazları değerlendirilmeden hüküm kurulmasının açıkça hukuka aykırı olduğunu, cevap dilekçesi, delil listesi vs. incelendiğinde görüleceği üzere taraflar arasında yapılan mutabakata ilişkin e-mail yazışmaları ve whatsapp yazışmalarının dosyaya delil olarak sunulduğunu ve özellikle bu kayıtlara dayanıldığını,

davacının da bu e-mail ve whatsapp yazışmalarına herhangi bir itirazı olmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu e-mail ve whatsapp yazışmalarından tek kelime bahsedilmediğini, hiç irdelenmediğini, mahkemeninde tüm itirazlarına rağmen bunu dikkate almadığını, söz konusu e-mail ve whatsapp yazışmalarının davacı şirketin muhasebecisi ve yetkilisi ile yapıldığını, sözleşmede malzeme birim fiyatlarının döviz, ödeme planının ise TL olarak kararlaştırıldığını, keşifte ölçülen malzemeye karşılık davacı firmaya USD karşılığı bir miktar nakit, gerisi çek olarak TL ödeme yapıldığını,

davacı tarafın iş yaparken maddi olarak sıkıştığı dönemlerde müvekkili şirket tarafından TL olarak davacıya kısmi ödemeler yapıldığını, tarafların iş bitiminde gerekli ölçümleri yapıp hakkedişler kesin olarak onaylandıktan sonra tek fatura kesilmesi konusunda mutabık kaldıklarını, davacının, müvekkili tarafından gerekli kontroller yapılmadan ve kesin hakkedişler onaylanmadan tek taraflı olarak fatura düzenleyerek gönderdiğini, davacı tarafından dosyaya sunulan hakkediş raporları vs. incelendiğinde görüleceği üzere hiçbirinde imza bulunmadığını, bu durumun hakkedişlerin onaylanmadığını açıkça gösterdiğini,

davacının düzenlemiş olduğu sözkonusu faturanın, yapılan iş, hakkediş ve avans tutarları ile uyumsuz ve yanlış olması üzerine bu durumun davacı şirket yetkilisine ve muhasebecisine aynı gün bildirildiğini ve faturanın bu hali ile kabul edilmeyeceğinin iletildiğini, bunun üzerine davacı şirket yetkilisi ile yapılan işler ve ilave işler karşılığı olarak 50.000 USD hususunda ve iş bu 50.000 USD nin ödemenin yapılacağı tarihteki kur karşılığı TL üzerinden ödeme yapılması, yanlış düzenlenen faturanın iptal edilerek,

toplam alınan TL karşılığı kadar cari hesap ekstresine göre yeni fatura düzenlenmesi konusunda tarafların mutabık kaldıklarını, bunun üzerine fatura aslının düzeltilmek üzere elden davacı şirket yetkilisine teslim edildiğini, varılan mutabakata göre 50.000 USD nin TL karşılığı 177.514,60 TL'nin 22.06.2017 tarihinde davacı şirkete ödendiğini, ancak varılan mutabakata göre davacı tarafından yeni fatura kesilerek gönderilmediğini, davacı tarafın ödemeyi alır almaz sözkonusu mutabakatı geçersiz saymaya çalıştığını ve tamamen kötü niyetli hareket ettiğini, bilirkişilerin tüm bu süreci,

yazışmaları vs. değerlendirmeden eksik ve hatalı rapor tanzim ettiklerini, bu yönden de bilirkişi raporuna itiraz etmiş olmalarına rağmen mahkeme tarafından itirazlarının değerlendirilmediğini, usul, yasa ve yerleşmiş Yargıtay içtihatları gereği çekin kanunen emre yazılı kambiyo senedi olup, hukuki niteliği bakımından bir ödeme aracı olduğunu, davacı tarafa verilen çeklerin veriliş tarihleri ve taraf kayıtlarına işleniş tarihlerinin açıkça belli olup bu konuda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığını,

dosyada mevcut 15.11.2019 tarihli bilirkişi raporunda olduğu gibi çeklerin davacı tarafa teslim edildiği tarihteki kura göre hesaplama yapılması gerekirken ileri tarihli olan çeklerin fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden hesaplama yapılmasının açıkça hukuka aykırı olduğunu, müvekkili tarafından çeklerin teslim edildiği tarihteki kura göre davacı tarafa ödeme yapıldığını, eğer kur hesabı yapılacaksa usul, yasa ve yerleşmiş Yargıtay içtihatları gereği çeklerin davacı tarafa teslim edildiği tarihe göre kur hesabının yapılması gerektiğini,

söz konusu çeklerin bankadan yazılmış görüntüleri istenildiğinde görüleceği üzere davacının çekeri aldıktan sonra ciro ederek kullandığının ve ödeme tarihinde çekleri davacının tahsil etmediğinin anlaşılacağını, bu durumun dahi hükme esas alına bilirkişi raporunun fiili ödeme tarihine göre yaptığı hesabın ve dolayısıyla raporun tamamen yanlış olduğunu açıkça ortaya koyduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Dava, yazılı eser sözleşmesinden kaynaklı bakiye iş bedelinin tahsili için yapılan takibe itirazın iptaline ilişkin olup davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.

Davacı, taraflar arasında 28.09.2016 tarihli eser sözleşmesi ile davalı tarafından yaptırılan inşaatın yaklaşık 3.000 m2'lik çatı ve 4.500 m2'lik cephe kaplaması işin müvekkili tarafından yapılması konusunda anlaşıldığını, müvekkilinin işi tamamladığını ve sözleşme gereğince USD bedelli faturayı düzenleyerek davalıya gönderdiğini, davalının bakiye alacaklarını ödemediğini yaptıkları takibe haksız itiraz edildiğini belirterek itirazın iptalini talep etmiş, davalı taraflar arasında sözleşme imzalandığını, birim fiyatın ve ödemenin nasıl yapılacağının kararlaştırıldığın,

sözleşmede birim fiyatının USD üzerinden ödemenin TL üzerinden yapılacağının kararlaştırıldığını, bir kısım avans ödemesi yapıldığını ve bir kısım için ileri tarihli çek verildiğini, davacı tarafça iş tamamlandıktan sonra tarafların bir araya gelerek 50.000 USD ödenmesi konusunda mutabık kaldıklarını, müvekkilinin 50.000 USD karşılığı TL ödeme yaptığını, davacıya borçlarının olmadığını savunmuştur.

Taraflar arasında 28/09/2016 tarihli yazılı sözleşme imzalanmış olup, sözleşmede yapılacak işler ve birim fiyatı USD üzerinden belirlenmiş, ödeme planı düzenlenmiştir. Taraflar arasında yapılan işin miktarı, bedeli ve ödemeler konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, sözleşmede birim fiyatın USD olması nedeniyle davalı iş sahibinin TL olarak yaptığı ödemelerin hangi tarihteki kur üzerinden çevrileceği noktasında çıkmaktadır.

Mahkemece iki ayrı bilirkişiden rapor alınmış, her iki bilirkişi raporunda da davacı yüklenici tarafından yapılan işin miktarı ve USD olarak bedeli aynı bulunmuştur. Davalı ödemeleri de belirli olup davalı ödemelerini TL olarak yapmıştır. Uyuşmazlık davalı tarafından TL olarak verilen ileri tarihli çeklerin hangi tarihteki kur üzerinden USD'ye çevrileceğinden kaynaklanmaktadır.

İlk bilirkişi raporunda bilirkişiler davalının çekle yaptığı ödemeleri çeklerin davacı yükleniciye teslim edildiği tarihteki kur üzerinden USD'ye çevirerek hesaplama yapmış, ikinci bilirkişi raporunda ise aynı çekler tahsil tarihindeki kur üzerinden USD'ye çevrilerek hesaplama yapılmış olup, bilirkişi raporları arasındaki fark buradan kaynaklanmaktadır. Bu husus ikinci bilirkişi raporunda da belirtilmiştir.

Mahkemede fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden yapılan hesaplamaya göre karar verilmiştir. Bilirkişi raporlarında yapılan işin miktarı ile işin USD olarak bedeli ve davalının TL ödemeleri konusunda çelişki bulunmamaktadır. Bilirkişi raporları arasındaki fark ileri tarihli çekle yapılan ödemenin hangi tarihteki kur üzerinden USD'ye çevrileceği konusunda çıkmaktadır. Bu nedenle bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğu yönündeki davalı istinaf sebebi yerinde değildir.

Taraflar arasındaki uyuşmazlık esas itibarıyla kur farkı alacağından kaynaklanmaktadır. (sözleşme ve fatura yabancı para birimi üzerinden düzenlendiğinden ve ödemeler Tl olarak yapıldığından davacı esas itibarıyla kur farkını talep etmektedir.) Öncelikle kur farkı alacağının talep edilebilmesi, taraflar arasındaki sözleşmede bu konuda bir hüküm bulunmasına veya akdi ilişkinin yabancı para cinsinden olmasına bağlıdır.

(Yargıtay 19 HD’nin 10/04/2018 tarihli 2016/17240 E., 2018/1950 K. sayılı kararı. 19/12/2017 tarihli 2016/12505 E., 2017/8069 K. sayılı kararı). Faturaların yabancı para birimi üzerinden düzenlenmesi taraflar arasında dövize endeksli ticari ilişki bulunduğunu ispata yeterlidir (Yarg. 19 HD 05/12/2019 2018/965 Esas 2019/5447 Karar).

Sözleşmede aksine bir hüküm yoksa ödemenin çekle yapılması halinde kur farkının fiyatlandırılarak çekin miktar hanesine yazıldığı kabul edilmektedir. (Yargıtay 19 HD’nin 20/04/2016 tarihli 2015/16900 E., 2016/6896 K. sayılı kararı. 14/11/2013 tarihli 2013/14587 E., 2014/17996 K. sayılı kararı). Ödemeyi Türk Lirası üzerinden çek olarak kabul eden tarafın bu aşamadan sonra kur farkı isteyemeyeceğinin kabulü gerekir. Yargıtay'ın yerleşik içtihatları da bu yöndedir.

(Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 18/01/2021 tarih 2020/4821 E. 2021/65 K.. 19/04/2022 tarih 2020/7585 E. 2022/3142 K. Sayılı içtihatları).

Yukarıda açıklanan Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere, kural olarak kur farkı istenebilmesi mümkün ise de; dava konusu uyuşmazlıkta davalının çekle ödemede bulunduğu hususunda bir ihtilaf bulunmadığı, çek bir ödeme vasıtası olup, döviz üzerinden düzenlenmesi mümkün olduğu gibi, bedel hanesi verildiği andaki döviz satış kuru üzerinden hesap edilerek de doldurulabileceği,

buna rağmen ödemeyi Türk Lirası üzerinden çek olarak kabul eden davacının bu aşamadan sonra kur farkı isteyemeyeceğinin kabulü ile davalı tarafça yapılan ödemelerin çeklerin verildiği tarihteki kur üzerinden Yabancı para birimine çevrilerek hesaplama yapılması gerekir.Dosyada alınan 15/11/2019 tarihli bilirkişiler ... ve ... tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda da bilirkişilerce davalı tarafından TL olarak düzenlenip ileri tarihli olarak verilen ve tahsil edildiği uyuşmazlık konusu olmayan çeklerin verildikleri tarihteki kura göre USD hesaplanarak davacı alacaklının fatura bedellerinde düşülmesi yerinde olmuştur.

Mahkemece farklı gerekçe ile bu bilirkişi raporuna itibar edilmeyerek fiili ödeme tarihindeki kura göre hesaplama yapan ikinci bilirkişi heyet raporunun esas alınması hatalı olmuştur. Çeklerin verildiği tarihteki kura göre hesaplama yapan 15/11/2019 tarihli bilirkişi raporuna göre söz konusu ticari ilişkiden kaynaklı olarak davalının davacıya borcunun kalmadığı tespit edildiğinden davanın reddine karar vermek gerekir.

Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak davanın reddine, davacının takipte kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

A)1-Davalı vekilinin istinaf talebinin KISMEN KABULÜNE, 2-İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 17/12/2020 tarih ve 2018/518 Esas, 2020/737 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Davanın REDDİNE, 4-Davacının takip yapmakta kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından, şartlaı oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,

B) İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN 1-Alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcının davacı tarafça peşin olarak yatırılan 456,05 TL harçtan mahsubu ile bakiye 28,45 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,3-Davalı tarafından yapılan 61,70 TL tebligat ve posta giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,7-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE,

C) İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN 1-Davalı tarafından yatırılan 618,32 TL istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde kendisine İADESİNE,2-Davalı tarafından yapılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 30,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 192,10 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı tarafa VERİLMESİNE,3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a bendi gereğince KESİN olmak üzere 05/11/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi, E. 2022/749, K. 2024/1188, 5 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/749
Karar No
2024/1188
Tarih
5 Kasım 2024

İlgili Kararlar

  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2022/749 K.2024/1992
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/749 K.2024/1738
  • İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/751 K.2024/722
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2022/751 K.2024/1994
  • İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/752 K.2024/716
  • İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/752 K.2024/603

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.