KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2024
- Dosya no
- 2022/822
- Karar no
- 2024/1059
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 19/01/2021
- Numarası
- 2018/312 Esas, 2021/46 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Karar Metni
528 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı yüklenici, hak ediş alacağına bağlı 43.000 TL asıl alacak 35.529 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 78.529 TL üzerinden takip başlattığını, davalının ödeme emrindeki şirket unvanına itiraz ettiğini ancak davacıya ait hak edişlerde işveren olarak ... A.Ş gözüktüğünü, bu nedenle itirazının haksız olduğunu belirterek itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı iş sahibi cevabında, davacı ile dava konusu alacağı doğuran bir akdi ilişkinin olmadığını ve davacıya hak edişten kaynaklı borcu olmadığını , şirket ünvanının ödeme emrinde hatalı olduğunu davalı şirketin ticaret ünvanında inşaat ibaresi olmadığını, bu sebeple husumet itirazlarının olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, davalının şirket defterlerinde davacının alacağının da gözükmediğini iddia ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, ödeme emrinde yazılı şirketin davalı şirket olduğu ve hatanın davalının kullanımından kaynaklandığı , davacının hak edişlerinin davalı şirket tarafından imzalandığı ve davacının hak ediş alacağını talep etmekte haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı vekili istinafında, husumet itirazında bulunduklarını ünvanının ödeme emrinde hatalı olduğunu bunun kabul edilebilir olmadığını, atılan imzanını davalı şirket yetkilisine ait olmadığını, davacı ile ticari ilişkisi olmadığını, ticari defterlerin incelenmediğini, ... imzasının geçerliliğinin incelenmediğini, ünvan itirazlarının incelenmesi gerektiğini, şirketin ticaret ünvanında inşaat ibaresinin olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.
Davacı yüklenici, davaya konu takiple hakediş alacağı talebinde bulunmuş davalı ise cevabında zamanışımı ve husumet itirazında bulunarak müvekkilinin davacı tarafa herhangi bir borcu olmadığın savunmuş, mahkemece yapılan yargılama sonucu, davanın kabulüne karar verilmiştir.Mahkemece bilirkişi raporu esas alınarak karar verilmiş davalı vekilince bilirkişi raporuna itiraz edilmediği gibi hakedişlerdeki imzaya itirazlarını da ilk defa istinaf aşamasında ileri sürmüştür.
Bilirkişi raporu hüküm kurmaya ve denetime açık olarak düzenlenmiş olmakla, mahkemece rapor doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesinde usul yasa ve dosya kapsamına bir aykırılık bulunmamaktadır. Davalı vekili istinafında, zamanaşamına yönelik bir itirazı olmadığından bu yönde değerledirme yapılmamıştır.
Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi, E. 2022/822, K. 2024/1059, 9 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama