KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2024
- Dosya no
- 2022/859
- Karar no
- 2024/949
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 10/12/2020
- Numarası
- 2019/188 Esas, 2020/858 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Karar Metni
952 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı yüklenici, davalı şirkete yapmış olduğu iş karşılığında 66.817,62- TL ve 7.658,20 USD' lik faturalar sebebiyle alacaklı olduğunu, karşı tarafın bu alacağın 42.160,00- TL'lik kısmını 07.03.2019 keşide tarihli çek ile ödediğini, bakiye 24.657,62- TL ve 7.658,20 USD alacağının kaldığını, bu alacağın tahsili için takip başlattığını belirterek itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı iş sahibi, icra takibine konu 05.11.2019 tarihli 6.419,20 USD bedelli faturanın müvekkili şirkete teslim edilmediğini, müvekkili şirketin kayıtlarında bulunmadığını, müvekkili şirketin bir çok firmaya fason iş yaptırdığını, davacının da bunlardan biri olduğunu, müvekkili şirketin davacıya önden malzeme bedeli ödemesi yaptığını ve buna ilişkin olarak da davacı tarafından malzeme faturalarının düzenlendiğini ve ticari defterlere kayıtlarının yapıldığını,
daha sora işçilik işlemleri bittiğinde davacının sadece işçilik faturası düzenlemesi gerekirken işçilik malzeme bedelini de ekleyerek toplam birim fiyatı bulduğunu ve bu şekilde konu olan 06.11.2018 tarih 43.663,01 -TL bedelli, 20.00.2018 tarih 13.248,20- TL bedelli, 17.10.2018 tarih 9.906,51-TL bedelli faturaların açıkladığı üzere malzeme ve işçilik faturaları olduğunu, bu faturalardaki malzeme bedellerinin daha önceden davacıya ödendiğini ve davacı tarafından da daha önceden malzeme faturası olarak düzenlendiğini,
17.10.2018 tarih 1.239,00 USD bedelli faturanın da işçilik malzeme faturası olarak düzenlenen fatura bedelleri içerisinde yer alan ve tekrardan ayrıca malzeme faturası olarak düzenlendiğini ve 2 kez müvekkili şirkete faturalandırıldığını, müvekkilinin bu faturadan kaynaklanan borcunun bulunmadığını iddia ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; tarafların ticari defter ve kayıtlarının mevzuat hükümlerine uygun olarak tanzim edildiği ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davacının ticari defter ve kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davalıdan 24.657,62 TL ve 7.658,20 Usd alacaklı olduğu,
ancak davacının 24.719,47 TL ve 7.666,59TL üzerinden icra takibine giriştiği ve bu miktarı davaya konu ettiği, davalının ticari defter ve kayıtlarına göre davacı tarafından davalıya2018 yılında düzenlenen 14 adet faturanın 13 nün davalı defterinde kayıtlı olduğu 15/11/2018 tarihli ve ... yevmiye numaralı 6.419,20 USD tutarlı faturanın davalı defterinde kayıtlı olmadığı ancak da faturayı teslim alan ...'ın SGK kayıtlarına göre davalı çalışanı olduğu, dava konusu malların davalıya teslim edildiği,
davalı tarafça davalı tarafından davacıya düzenlenen iade faturalarının davacıya düzenlenmesine ilişkin ihtarname dayanağına ilişkin herhangi bir delil sunulmadığı, davalı tarafın davacının dava konusu faturaları daha önce bedeli ödenen malzeme karşılığında mükerer olarak düzenleyip düzenlemedi konusunda mükerrerlik itirazına ilişkin olarak da dosyaya somut bir delil sunmadığı, faturalar kabul edilerek ticari defterlere işlenmiş ve davalının çalışanı tarafından malların teslim alındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davalı vekili istinafında.
6.419,20 USD faturanın davalıya teslim edilmeğini, ticari kayıtlarda olmadığını ve bu faturada yer alan malzemelerde teslim edilmediğini, faturada teslim alan şirketin kaşesi ve imzasının olmadığını, teslim alan gözüken ... şu an şirket çalışanı olmadığını ve şirketi temsil yetkisi olmadan şirketi borç altına sokamayacağını, bu kişi davacı ve davalı asil mahkeme huzurunda dinlenmesi gerektiğini, icra takibi öncesinde faturaya faiz işletilemeyeceğini, raporun eksik olduğunu, tarafların ticari defterindeki cari alacakların incelenmediğini sadece faturaların incelendiğini, ticari defterlerin uyuşmadığını,
iade faturalarının dikkate alınmadığını, isticvap ile asillerin ve tanıkların dinlenmesi gerektiğini mükerrer fatura ve ayıbın açıklığa çıkarılması gerektiğini tekstil sektöründe uzman bilirkişiden rapor alınması gerektiğini, reddedilen kısım yönünden verilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirterek 4.080 TL vekalet ücreti verilmesi gerektiğini 106,98 TL verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.
Davacı yüklenici, davaya konu takiple faturaya dayalı bakiye iş bedeli talebinde bulunmuş, davalı iş sahibi ise sözleşme ilişkisini kabul ederek, fatura miktarı kadar işi teslim almadıklarını, sözleşmeye konu malzeme bedelini ödedikleri halde davacının mükerrer olarak işçilik ve malzeme bedeli talebinde bulunduğunu savunmuş, mahkemece yapılan yargılama sonucunda asıl alacak yönünden davanın kabul edildiği ancak işlemiş faiz yönünden ret kararı verildiği anlaşılmış olup, karara karış istinaf talebinde bulunan davalı iş sahibi savunma itirazlarını tekrarladıktan sonra tekstil sektöründe uzman bilirkişiden rapor alınmasını talep etmiştir.
Dosya kapsamına göre, davacı yüklenicinin alacaklı olduğu usulünce belirlenmiş, mahkeme kabulünde de belirtildiği üzere , davalı savunmalarını usulünce ispatlayamamıştır. Bu nedenle mahkemece esasa yönelik verilen karar usul yasa ve dosya kapsamına uygun olmuştur. Davalı istinafında, icra takibi öncesinde faturaya faiz işletilemeyeceğini belirtmiş, mahkemece davalının belirttiği gibi icra takibinden sonrasına faiz işletilerek hüküm kurulduğu görülmüştür.
Davalının bu yöndeki istinafı yerinde değildir. Davalı ayrıca istinafında , reddedilen kısım yönünden verilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu, 4.080,00 TL vekalet ücreti verilmesi gerektiğini belirtmiş ise de ; mahkemece reddedilen kısım yönünden ( 106,98 TL) davalı lehine vekalet ücreti hükmedilmesinde usul yasa ve dosya kapsamına bir aykırılık bulunmadığından, davalının bu yöndeki istinafı da yerinde görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi, E. 2022/859, K. 2024/949, 25 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama