İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 53. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi E.2024/112 K.2024/481

Asıl Dava Birleşen Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/873 Esas Sayılı Dosyası Birleşen Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/620 Esas Sayılı Dosyası Birleşen Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/991 Esas Sayılı Dosyası

Esas2024/112Karar2024/481Tarih2 Mayıs 2024Okuma12 dk · 2.362 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53.HUKUK Dairesi

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
2 Mayıs 2024
Dosya no
2024/112
Karar no
2024/481
İncelenen kararın mahkemesi
BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
20.10.2023
Numarası
2023/627 Esas, 2023/1055 Karar
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.362 kelime·12 dk okuma·3 bölüm

Asıl Dava Birleşen Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/873 Esas Sayılı Dosyası Birleşen Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/620 Esas Sayılı Dosyası Birleşen Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/991 Esas Sayılı Dosyası

DAVANIN KONUSU

Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 02.05.2024

Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ

Asıl davada davacı vekili; müvekkili şirketin 2013 yılından itibaren her türlü yapıların elektrik ve enerji sistemlerinin tesisi ve temini ve inşaatın temelinden bitimine komple yapımı, taahhüt işleri ve ana sözleşmesinde yazılı olan diğer işleri alanında faaliyetini sürdürmekte olduğunu, şirketin, davalı ...

Yapı Şirketi ile 01.01.2015 tarihinde Anahtar Teslimi Götürü Bedel Elektrik İşleri Taşeron Sözleşmesi imzaladığı ve bu sözleşme ile Çekmeköy Pazar Yeri ve Çevre Düzenleme inşaatındaki tüm elektrik işlerini üstlenmiş olduğunu, bu sözleşme kapsamında ilave işler yaptığını, davalının ilave işler bedelini ödemediğini, İstanbul Anadolu 10 Sulh Hukuk.

Mahkemesi 'nin 2016/61 değişik iş sayılı dosyası ile tespit yaptırdığını, söz konusu iddia ettiği alacaklar ile ilgili 142.827,11 TL tutarında faturanın düzenlendiği ve bu faturanın, Üsküdar ... Noterliği'nin 27/06/2016 tarih ye ... Yevmice Nolu ihtarnamesi iie davalıya gönderildiğini, davalının da Bakırköy ... Noterliği ‘nin 30.06.2016 ... Yevmiye Nolu ihtarnamesi ile bu faturaya itiraz ettiğini Anadolu ... İcra Müdürlüğü ‘nün ...

Esas sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını ve davalının haksız ve mesnetsiz bir şekilde söz konusu takibe itiraz ettiğini, davanın kabulü ile şimdilik 5.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Birleşen Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/873 dava dosyasında davacı vekili; sözleşme kapsamında davalılar ödemeleri geç yaptıklarını, davalının verdiği çekleri faktoring şirketlerine kırdırmak zorunda kaldıklarını, davacının ¨523.700,00 tutarında çeki davalının inşaatı geç teslim etmesi sebebiyle ¨483.561,44 'ye bozdurmak zorunda kaldığını, bu sebeple davacının asgari ¨40.138,56 zararı ortaya çıktığını, söz konusu zararın davalı tarafından giderilmesi gerektiğini, bu sebeplerle her türlü hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla;

davanın kabulü ile ¨40.138,56'nin dava tarihinden itibaren en yüksek orandaki ticari temerrüt faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Birleşen Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/620 Esas sayılı dosyasında, davacı vekili; davacı şirketin sözleşmeden ve yapmış olduğu hak edişlerden doğan % 5 kesinti alacağının ( 67.749,70 TL) davalılardan 01.01.2015 tarihli sözleşmede kararlaştırılmış olan aylık %5 ticari faiziyle 17.02.2017 tarihinden başlamak kaydıyla ( yıllık %60 )müşterek ve müteselsil olarak tahsilini talep ve dava etmiştir.

Birleşen Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/991 Esas sayılı ( Eski esas 2018/982 Esas, 2018/1119 Karar ) dosyasında davacı vekili; müvekkili şirketin üst işveren İBB olmak üzere davalıların oluşturduğu iş ortaklığı ile 01/01/2015 tarihinde taşeron sözleşmesi imzaladığını, müvekkilinin üstlendiği işi tamamladığı, geçici kabul tutanağının davalı idarece imzalandığı,

hakedişlerinin ödenmemesi nedeniyle açılan alacak davasından davalıların müvekkillerini taşeron olarak idareye bildirmediklerini beyan ettiklerini, bu nedenle müvekkilinin resmiyette taşeron olarak gözükmemekte iş bitirme belgesi diğer adıyla deneyim belgesi alamadığını ve yüklenicinin altında kamu projelerine dahil olamadığını, bu konuda iş bitirme belgesi alabilmek için yaptığı başvurunun İBB tarafından reddedilmesi üzerine idare mahkemesine başvurulduğunu, davanın kabulüne karar verildiğini, ancak bölge idare mahkemesi tarafından kararın bozularak kesin olarak reddedildiğini,

deneyim belgesi almak için müvekkilinin sözleşmede yapmış olduğu indirim ile kamu ihalelerine katılamaması sebebiyle uğramış olduğu zararın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Asıl davada davalılar vekili; davacının, dava dışı olduğunu belirttiği idarenin istekleri doğrultusunda imalatlar gerçekleştirdiği, bu isteklerin ne şekilde ve kim tarafından kendisine ulaştırıldığını ispatlamasının beklendiğini; bununla birlikte bir an için davaya konu işlerin, idarenin istekleri doğrultusunda yapılmış olmasının kabulü halinde dahi yapılan işlerin bedelini talep edilebilme koşullarının oluşmamış olduğunu;

ilave bedellerinin istenebilmesi için sözleşme gereğince idare tarafından keşif artışı yapılarak müteahhit firmaya ödeme yapılmasının gerekmekte olduğunu, bu koşıulun gerçekleşmesi halinde de ödenecek bedelin, Bayındırlık Bakanlığının listesindeki malzemelere %30 oranında ıskonto yapılarak hesaplanacağı; hal böyle olmasına rağmen, davacının davaya konu ettiği işler bakımından, sözleşmenin 6.1.

Maddesinde yazılı olduğunu belirttiği şartlar gerçekleşmek sizin haksız ve hukuka aykırı taleplerde bulunmakta bu kapsamda iş bu davayı açtığını davanın reddini talep etmiştir.

Birleşen Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/873 dava dosyasında davalılar vekili; davacının yerin geç teslim edildiğine ilişkin iddialarının doğru olmadığını, bu iddiası doğru dahi olsa davacının hiçbir çekince ve kayıt ileri sürmeksizin işi teslim aldığını ve işe başladığını, işe başlama tarihinin belirlenmesinin müvekkilinin yetkisi ve mesuliyetinde olmadığını, davacının bu yöndeki iddialarını tümüyle reddettiklerini ve kabul etmediklerini, davacının sözleşme kapsamında ödemelerin geç yapıldığına ilişkin iddialarının dayanaktan yoksun olduğunu,

müvekkili şirketin idare ile yaşadığı sorunlara rağmen sözleşme hükümlerine göre davacı şirket ile ödemelerini yaptığını, davacı şirketin ödemeleri alırken de hiç bir çekince ve kayıt ileri sürmediğini, aradan bunca zaman geçtikten sonra maddi ve hukuki dayanağı olmayan iddialar ileri sürerek davanın reddini istemiştir.

Birleşen Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/991 Esas sayılı ( Eski esas 2018/982 Esas, 2018/1119 Karar ) dosyasında davalılar vekili; taraflar arasında taşeron sözleşmesi olduğunu, sözleşmede davacının taşeron olarak bildirileceğine dair bir kayıt bulunmadığını, müvekkillerinin böyle bir zorunluluğu olmadığını, davacının SGK'na alt taşeron olarak bildirildiğini, davacının davasında haksız olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

Mahkeme kararının asıl ve birleşen dava dosyaları yönünden istinaf edilmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi'nin 2023/373 esas, 2023/525 karar sayılı ilamı ile. "Davacı şirketin, davalı ...

Yapı Şirketi ile 01.01.2015 tarihinde Anahtar Teslimi Götürü Bedel Elektrik İşleri Taşeron Sözleşmesi imzaladığı ve bu sözleşme ile Çekmeköy Pazar Yeri ve Çevre Düzenleme inşaatındaki tüm elektrik işlerini üstlenmiş olduğu, taraflar arasında eser sözleşmesi ilişkisi bulunduğu sözleşmenin davacı tarafça Üsküdar ...

Noterliğinin 09.02.2017 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarname ile sözleşmenin feshedilmiş olduğu ihtilafsızdır....Eser sözleşmelerinde sözleşmenin sona ermesi üzerine, her iki tarafın da talep edebileceği tasfiyenin dayanağı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 125/III. maddesidir.

Bu maddeye göre sözleşmenin fesih ya da dönme suretiyle sona ermesi halinde geriye etkili sonuç doğuracak, taraflar sözleşme ile üstlendikleri borçlarını ifa etme yükümlülüğünden kurtulacakları gibi, daha önce ifa ettikleri edimleri sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre isteyebileceklerdir. Bu haliyle taraflar sözleşmede aksi öngörülmediği sürece sözleşmeye dayalı talepte bulunamazlar.

Yine bu durumda borçlu temerrüde düşmekte kusurlu olmadığını ispat edemezse alacaklı sözleşmenin hükümsüz kalması sebebiyle uğradığı zararın giderilmesini de isteyebilecektir....Kaldırma kararımızda da; sözleşmenin feshedildiği belirtilerek, buna göre sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tasfiye yapılarak sonuca göre karar verilmesi belirtilmiş ise de;

mahkemece her bir talep açısından sözleşme halen ayakta gibi inceleme yapılmış olup , eser sözleşmesinin geriye etkili şekilde feshi halinde sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tasfiye yapılacağı ve kimin kusurlu olduğuna göre zarar talepleri belirleneceğinden mahkemece sözleşmenin feshinde davalı arsa sahibinin kusurlu olduğu kabul edilmiş ve bu husus kesinleşmiştir....Bu durumda davacı yüklenici karşı tarafa verdikleriyle birlikte menfi zarar talebinde bulunabilir.

Yüklenici sözleşmenin feshi halinde isteyeceği menfi zarar, kar kaybıdır.

Yüklenici hiçbir davada menfi zarar talebinde bulunmamış, ancak asıl davada ilave işlerin bedeli, birleşen davalarda davalı tarafından verilen çeklerin ödemelerinin geç yapılması sebebiyle çeklerin faktoring şirketine kırdırılması sebebiyle uğradığı zarar, hak edişlerinde yapılan %5 lik kesintilerin iadesi ile iş bitim belgesinin işveren tarafından idareye bildirilmemesi sebebiyle uğradığı manevi zararın tazminini talep ettiği görülmüştür.

Sebepsiz zenginleşmeye göre tasfiye halinde her iki taraf verdiklerini geri alacak, mümkünse aynen iade değilse bedelinin tahsiline yönelik olarak tasfiye yoluna gidilecektir....Bu bağlamda mahkemece her bir talep yönünden sözleşme hükümleri değerlendirilerek karar verilmiş olması hatalı olmuştur.

Yukarıda açıklandığı üzere davacının talep ettiği alacak kalemlerinin menfi zarar kapsamında olup olmadığının değerlendirmesi ve ona göre tasfiyenin yapılması gerekmektedir." gerekçesiyle kaldırma kararı verilmiş, karar sonrasında Mahkemenin yukarıda belirtilen esası üzerinden yargılamaya devam olunmuştur.

Kaldırma kararı sonrasında mahkemece yapılan yargılama neticesinde, İlave işler yönünden ; bu doğrultuda tasfiye hesabına uygun olarak düzenlenen bilirkişi raporunda davacı tarafın ilave işler kapsamında mevcut hakediş tutanakları ve belgelere göre talep edebileceği tutarın KDV dahil 142.827,11 TL (yüklenici karı düşülmemiş bedel ) olduğu davacı tarafından yerine getirilen işlerin bedeli olan iş bu bedel yönünden davalı tarafın sebepsiz zenginleştiği, davacı yüklenicinin iş bu bedeli menfi zarar kapsamında talep etmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle asıl davanın bu bedel üzerinden kabulüne karar verildiği görülmüştür.

Hak ediş kesintileri yönünden ; mahkeme dosyası ile birleşen Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/620 Esas sayılı dosyası yönünden iş bu birleşen davada davacı yüklenicinin alacak talebi hak edişlerden yapılan kesintilere dayandığı, kaldırma kararı sonrasında alınan bilirkişi raporu ile sabit olduğu üzere davacı - taşeron hak edişlerinden.

KDV dahil, toplam 67.205,42 TL kesinti yapıldığı bu kapsamda taraflar arasındaki sözleşme feshedilmiş olduğundan, davacı tarafın hakedişleri üzerinden yapılan kesintinin menfi zarar kapsamında talep edilebileceği gerekçesiyle 67.205,42 TL üzerinden birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Diğer zararlar yönünden; mahkeme dosyası ile birleşen Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/873 esas sayılı dava dosyası ile Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/991 Esas sayılı dosyasında ise; davacı tarafın dava dışı faktoring şirketlerine daha düşük bedelle bozdurulması nedeniyle zarara uğranıldığını iddia ettiği zarar ile davalı alt taşeron şirketi tarafından, idareye bilgi verilmemesi nedeniyle davacı şirketin deneyim /iş bitirme belgesi alamadığı ve kamu ihalelerine katılamadığı iddiasıyla kamu ihalelerine katılamamaktan doğan zarar istemleri sözleşmenin feshedilmemesi halinde talep edilebilecek hususlardan olduğu,

taraflar arasındaki sözleşme ayakta olmadığından davacı yüklenici tarafından iş bu zararların menfi zarar kapsamında talep edilmesi mümkün olmadığı gerekçesiyle iş bu birleşen davalar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

Davacı tarafın uyarlama talebi yönünden yapılan değerlendirmede; davacının munzam zararı ile ilgili herhangi bir delil ya da belgeyi dosyaya ibraz etmediği, davacı munzam zararın varlığını somut delillerle kanıtlayamamış olması gerekçesiyle bu talebin reddine karar verildiği görülmüştür.

Davacı vekili istinafında; alacağın denkleştirici adalet ilkesi gözetilerek günümüz şartlarına uyarlanarak karar verilmesi gerektiğini, bilirkişi raporunun dikkate alınmasını, birleşen 2016/873 yönünden zararlarının tahsiline karar verilmesi gerektiğini, birleşen 2021/991 esas yönünden sözleşme ile kararlaştırılan ve haksız şekilde davalı borçlular yedinde bulunan indirim bedelinin ödenmesine karar verilmesi gerektiğini, indirim bedeli olan 117.386,00 TL nin tahsiline karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasını talep etmiştir.

Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Asıl ve birleşen davalarda davacı yüklenici davalı ise iş sahibidir. Davacı şirketin, davalı ...

Yapı Şirketi ile 01.01.2015 tarihinde Anahtar Teslimi Götürü Bedel Elektrik İşleri Taşeron Sözleşmesi imzaladığı ve bu sözleşme ile Çekmeköy Pazar Yeri ve Çevre Düzenleme inşaatındaki tüm elektrik işlerini üstlenmiş olduğu, taraflar arasında eser sözleşmesi ilişkisi bulunduğu sözleşmenin davacı tarafça Üsküdar ... Noterliğinin 09.02.2017 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarname ile sözleşmenin feshedilmiş olduğu ihtilafsızdır.

Davacı asıl ve birleşen davalarda; ilave işler bedeli, hak ediş kesintileri, çeklerin kırdırılması sebebiyle oluşan zarar ve haksız fesih nedeniyle diğer ihalelere girememesinden kaynaklı meydana gelen maddi manevi zarar talebinde bulunmuş ,mahkemece kaldırma kararı sonrasında yapılan inceleme sonucunda asıl davada; ilave iş ve birleşen (2017/620 Esas) hak ediş kesintisine ilişkin davaların kabulüne, birleşen davaların ise reddine karar verilmiş, karara karşı sadece davacı tarafından istinaf edilmiş, davalı taraf süresinde istinaf harçlarını yatırmadığından istinaf itirazları incelenmemiştir.

Davacının asıl davayla talep edilen ilave işlere yönelik istinafı ile ilgili olarak. Eser sözleşmelerinde ilave işler bedeli 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 526 ve devamı maddelerinde düzenlenen vekaletsiz iş görme hükümleri göre, TBK' nın 481 maddesi hükmü uyarınca yapıldığı yıl mahalli piyasa rayiçleriyle belirlenmesi gerekir.

Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda ilave işler bedeli, yapıldığı tarihteki piyasa rayiçlerine göre (usulünce) belirlenmiş olup, bu tutarın denkleştirici adalet ilkesine uygun olarak güncellenmesi davanın mahiyeti gereği uygulama yeri bulunmamaktadır. Davacı vekilinin buna yönelik istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.

Davacı, birleşen 2017/620 Esas sayılı dosyasında da haksız kesintilerin iadesine ilişkin verilen tahsil kararında da aynı ilkeye ( denkleştirici adalet ) dayalı talepte bulunulmuş ise de; gerek ilave işler bedeli gerekse haksız kesinti sebebiyle iadesine hükmedilen paralar yönünden, zamanında ödenmemesi nedeniyle meydana geldiği iddia edilen zarar yasal olarak temerrüt faizi ile karşılandığı kabul edildiğinden varsa bunu aşan kısım yönünden munzam zarar talebinde bulunabileceği,

denkleştirici adalet ilkesinin daha çok kusur incelemesi gerekmeyen sözleşmenin geçersizliği hallerinde uygulama yeri bulan bir ilke olduğundan davacı vekilinin buna yönelik istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.

Birleşen 2016/873 esas sayılı dosya yönelik yapılan istinaf incelemesinde ise; davacı vekililince taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 12.11 maddesi uyarınca davacı yükleniciye hakediş karşılığı verilen çeklerin davalı iş sahibinin kusurundan kaynaklı nedenlerle vadesinden önce kırdırıldığından bahisle zarar talebinde bulunmuş ise de; bahsi geçen çeklerin iş bedeli karşılığı olarak verildiği anlaşılmış olup, feshedilmekle geriye dönük sona eren sözleşmeye dayalı olarak iş bedeli talep edilemeyeceğinden, iş bedeline mahsuben verilen avans çekler nedeniyle de zarar talebinde bulunulamaz.

Bu sebeple davacı vekilinin buna yönelik istinaf itirazları da yerinde görülmemiştir.

Birleşen 2021/991 esas dosyanın istinaf incelemesinde; davacı yüklenici, davalının haksız fesih nedeniyle işi tamamlayamadığını, bu nedenle iş bitirme tutanağını idareye bildirememesi nedeniyle diğer ihalelere giremediğinden bahisle zarar talebinde bulunmuş ise de; eser sözleşmelerinin geriye etkili fesih ( sözleşmeden dönme ) halinde, kural olarak ancak ve sadece menfi zararların istenebileceği, menfi zararın da kural olarak fiili zararları kapsadığı (cepten çıkan para) oysa davacının talep ettiği zararların varsayımsal zarar olduğu,

somut bilgi ve belgeye dayanmadığı anlaşılmakla buna yönelik maddi manevi zarar taleplerinin mahkemece reddine karar verilmesi doğru olmuştur. Ayrıca davacı aynı davada, sözleşme yapılırken davalıya hasren sözleşme bedelinden yapılan indirim nedeniyle zarar talebinde bulunmuş ise de; bu da yine yukarıda açıklanan menfi zarar kapsamında bir zarar olmadığı anlaşılmakla buna yönelik istinaf talebi de yerinde görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin asıl ve birleşen davalar için istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere. Asıl Dava Birleşen Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/873 Esas Sayılı Dosyası Birleşen Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/620 Esas Sayılı Dosyası Birleşen Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/991 Esas Sayılı Dosyası Yönünden.

1-Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20.10.2023 tarih ve 2023/627 Esas, 2023/1055 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin asıl ve birleşen tüm davalar yönünden istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Asıl ve birleşen tüm davalar için ayrı ayrı alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından ayrı ayrı peşin alınan 269,85-TL'nin mahsubu ile bakiye 157,75-TL istinaf karar harcının davacıdan her dosya için ayrı ayrı alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,

4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda asıl, birleşen 2016/873 Esas ve birleşen 2021/991 Esas sayılı dosyalar için, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere; birleşen 2017/620 Esas sayılı dosyası için, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 02.05.2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi, E. 2024/112, K. 2024/481, 2 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Davanın Konusu
  4. Karar Tarihi: 02.05.2024
  5. Gereği Görüşülüp Düşünüldü
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/112
Karar No
2024/481
Tarih
2 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2024/114 K.2024/520
  • İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/115 K.2024/290
  • Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/119 K.2024/264
  • İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/120 K.2024/300
  • Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/120 K.2024/398
  • Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2024/120 K.2024/179

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.