KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2024
- Dosya no
- 2024/1460
- Karar no
- 2024/1161
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 17/05/2024
- Numarası
- 2024/304 Esas (Derdest
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
Karar Metni
585 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili, müvekkilin davalı borçludan mevcut alacağının hiçbir teminatla karşılanmadığı ve ileride davalının mallarını kaçırma ihtimaline karşı alacağının tahsilinin tehlikeye düşeceğinden, alacağın tahsilinin akim kalması kuvvetle muhtemel bulunduğundan, İİK’nin 257/1. maddesi gereğince borçlunun menkul, gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları, bankalardaki mevduatları üzerine teminatsız veya mahkemece takdir edilecek teminat karşılığında ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davanın itirazın iptaline ilişkin olduğu, ihtiyati hacze konu alacağın fatura alacağına dayandığı ve davacının alacağına ilişkin olarak başlatmış olduğu icra takibine davalı tarafça itiraz edilmekle davacının alacağının varlığının taraflar arasında ihtilaflı hale geldiği, davacının ihtiyati haciz istediği konunun davanın esasını çözer mahiyette olduğu ve ihtiyati haciz kararı verilmesi durumunda davanın esasının konusuz kalmış olacağı, davanın esasını çözer mahiyette ihtiyati haciz kararı verilmesinin hukuken mümkün olmadığı, bu aşamada yaklaşık ispat koşulunun varlığına kanaat oluşturacak bir durumun bulunmadığı,
davada İİK 257. madde gereği ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı gerekçeleriyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinafında, ihtiyati haciz şartlarının oluştuğunu, davalı tarafça üretilip montajlanan tabelalardan birinin düşerek kendilerini zarara uğrattığını, tespit raporu alındığını ve ürünün ayıplı olduğunun belirlendiğini, başka firmaya yaptırmak zorunda kalındığını, mevcut alacağa dair yeterli delillerin bulunduğunu, ihtiyati haciz kararı verilmediği taktirde borçlunun mallarını kaçırabilme ihtimali bulunduğunu ileri sürerek mahkeme ara kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı iş sahibi, davalı yüklenicidir. Davacı iş sahibi, davalı yüklenici tarafından imal edilip montajı yapılan cephe tabelasının bir süre sonra yerinden düşmesi nedeniyle zarar gördüklerini ileri sürerek davaya konu takiple alacak talebinde bulunmuştur. İhtiyati haczin şartları İİK 257.
Maddesinde "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa.
2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa;" şeklinde belirtilmiştir.
Somut olayda ihtiyati haciz talebi faturaya dayalı olup, fatura tek başına muayyen ve muaccel bir alacağın varlığına yeterli bir belge olmadığından mahkemece yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediğinden bahisle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi yerinde olmuştur.
Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi, E. 2024/1460, K. 2024/1161, 31 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama