KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 8 Ocak 2025
- Dosya no
- 2024/1607
- Karar no
- 2025/14
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 21/05/2024
- Numarası
- 2024/295 Esas, (Derdest
- Davanın konusu
- Tapu İptali Ve Tescil
Karar Metni
1.812 kelime·9 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Dava, davalı yüklenici ... ile davacı taşeron arasında imzalanan protokoller gereğince, davacının protokol öncesi çalışmaları ile hak ettiği bedel ile yeni şirketle imzalanacak kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında devam edecek inşaat sürecinde verilecek olan danışmanlık hizmetine karşılık olarak, davalı yüklenicinin arsa sahibinden alacağı hissesinin 3 payının davacıya verilmesi gerektiği halde, bunun yerine getirilemediği gibi, tüm payların diğer davalılara muvazaalı olarak devredildiği iddiasıyla, davacıya devri gereken 3 payın belirlenerek,
bu 3 paya isabet eden ve diğer davalılara yapılan tapu devirlerinin iptali ile davacı adına tescili, aksi halde buna karşılık şimdilik 100.000,00 TL'nin davalı ...'den tahsili talebine ilişkin olup, bu kapsamda; davaya konu tapu kayıtları üzerine ihtiyati tedbir konulması ve ... tarafından diğer davalılara yapılan tapu devirlerine "davalıdır şerhi" konulması talep edilmiştir.Mahkemece 25.05.2022 tarihli ara kararla;
"davalıdır şerhi" talebi kabul edilmiş, ihtiyati tedbir talebinin incelenmesi sonraya bırakılmıştır.Davalılar ... ve ... şirketi vekilinin 03.06.2022 tarihli dilekçesiyle "teminat ödenmesi karşılığında" davalıdır şerhinin kaldırılmasını talep etmesi üzerine, murafaalı olarak yapılan inceleme neticesinde 22.06.2022 tarihli ara kararla; talebin (itirazın) kısmen kabulü ile, davalı ...
Şirketi adına kayıtlı 5 adet bağımsız bölüm üzerindeki davalıdır şerhinin devamına, diğer bağımsız bölümler üstündeki şerhin dava değeri 100.000,00 TL teminat karşılığında kaldırılmasına karar verilmiştir.Bu ara karara karşı davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Dairemizin 2022/2138 E - 2022/260 K sayılı kararıyla, istinaf istemine konu ilk derece mahkemesinin 22/06/2022 tarihli, teminat karşılığında "davalıdır şerhi" tedbirinin değiştirilmesine dair kararı istinaf kanun yoluna açık olmadığından bir kısım davalılar vekilinin istinaf dilekçesinin HMK'nın 346/1 ve 352.
Maddeleri gereğince reddine, her ne kadar davalılar ... ve ... şirketi vekilince ilk derece mahkemesine sunulan 06/06/2022 tarihli dilekçe ile mahkemece 25/05/2022 tarihli ara kararla konulan davalıdır şerhinin itiraz edilen sebepler doğrultusunda kaldırılması talep edilmiş ise de, mahkemece bu itiraza ilişkin olarak bir değerlendirme yapılmamış, sadece daha öncesinde verilen 03/06/2022 tarihli "teminat karşılığında davalıdır şerhinin kaldırılması" talebine yönelik olarak bir inceleme ve değerlendirme yapılmış olduğundan, bu itiraza ilişkin olarak Dairemizce bu aşama bir inceleme yapılmasının mümkün bulunmadığına,
söz konusu itiraza ilişkin olarak ilk derece mahkemesince usulüne uygun bir şekilde müraafalı olarak değerlendirme yapılıp gerekçeli ara karar yazıldıktan sonra verilecek bu ara karara karşı istinaf başvurusunda bulunulması halinde Dairemizce bu hususta bir istinaf değerlendirmesi yapılabileceğine, karar verilmiştir. Dairemizin bu kararı sonrasında, ilk derece mahkemesince 13.12.2022 tarihli ön inceleme duruşması ara kararıyla.
"3-Davalıların davalıdır şerhinin kaldırılmasına yönelik itirazlarının taşınmazların dava konusu edilmesi nedeni ile talep kapsamında davalıdır şerhi işlenmek sureti ile ara karar oluşturulduğundan yerinde görülmeyen itirazın reddine. (İstinaf başvuru yolu açık olmak üzere) İtirazın teminata yönelik olarak kabulüne. Dava değeri olan 100.000,00-TL teminatın karşılanması için davacı tarafa iki hafta kesin süre verilmesine.
Yargılama aşamasında taşınmazların tespit edilecek değerine göre teminat tutarının ayrıca değerlendirilmesine. Kesin süre ihtaratı ile süresinde teminat karşılanmadığı takdirde davalıdır şerhinin devamına karar verilen taşınmazlar yönünden de şerhin kaldırılmasına yönelik işlem yapılacağı davacı vekiline açıklandı.
(İhtarat yapıldı.) 4-Davalı tarafça İstinaf incelemesine konu edilen davalıdır şerhi değişikliği ile ilgili olarak verilen karar kapsamında başkaca karar verilmesine yer olmadığına." şeklinde karar verilmiş, ancak bu ara karara ilişkin ayrıca bir gerekçeli ara karar yazılmamıştır.Bu ara karara karşı davacı ve davalılar ... ve ... şirketi vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine,
Dairemizin 2023/45 E - 2023/83 K sayılı kararıyla, mahkemece 13/12/2022 tarihli ön inceleme duruşmasında verilen istinafa konu ara kararına, 6100 sayılı HMK'nın 391. maddesi hükmü uyarınca usulüne uygun denetime elverişli, ayrı bir gerekçeli ara kararı yazılarak usulünce taraflara tebliğ edildikten ve müteakip usuli işlemler yasal prosedüre uygun olarak tamamlandıktan sonra dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmesi gerektiği gerekçesiyle, dosyanın yerel mahkemesine geri çevrilmesine karar verilmiştir.Dairemizin bu geri çevirme kararı sonrasında,
Mahkemece 13/12/2022 tarihli (03/03/2023 yazım tarihli) gerekçeli ara karar yazılmış ve "Davalıların taşınmazlar hakkında HMK 389. maddesine uygun olarak verilen tedbir niteliğindeki "Davalıdır" şerhine yönelik itirazlarının ve şerhin kaldırılması taleplerinin reddine" dair ara karar kurulmuştur.Bu gerekçeli ara karara karşı davalılar ... - ... vekilince önceki istinaf başvurusuyla aynı mahiyette istinaf başvurusunda bulunulmuş, bu yeni istinaf dilekçesi de davacı vekiline tebliğ edilmiştir.
Davacı vekili ile davalılar ... - ... vekillerinin bu istinaf başvurularına ilişkin yapılan değerlendirme neticesinde, Dairemizin 2023/520 E - 2023/50 K sayılı kararıyla, "söz konusu (03.03.2023 yazım tarihli) gerekçeli ara karar incelendiğinde, sadece davalılar ... - ... vekilinin "davalıdır şerhinin" kaldırılmasına yönelik itirazı yönünden bir değerlendirme yapılarak gerekçe yazıldığı, hüküm kısmında da sadece bu hususa yönelik kurulan ara karara yer verildiği, 13.12.2022 tarihli ön inceleme duruşması ara kararları arasında yer alan ve davacı vekilince istinafa konu edilen "İtirazın teminata yönelik olarak kabulüne.
Dava değeri olan 100.000,00-TL teminatın karşılanması için davacı tarafa iki hafta kesin süre verilmesine" ilişkin ara karara, davalıdır şerhi için neden böyle bir teminat takdirine gerek duyulduğuna dair bir gerekçeye yer verilmediği" gerekçesiyle, mahkemece 13/12/2022 tarihli ön inceleme duruşmasında verilen istinafa konu ara kararına, davalıdır şerhi için neden bir teminat takdirine gerek duyulduğuna dair de bir gerekçeye yer verilen yeni bir ara karar yazılması için istinafa konu ara kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.Dairemizin bu kaldırma - geri çevirme kararı sonrasında,
Mahkemece 13/12/2022 tarihli (19/09/2023 yazım tarihli) gerekçeli ara karar yazılmış ve "1-Davalıların taşınmazlar hakkında HMK 389. maddesine uygun olarak verilen tedbir niteliğindeki "Davalıdır" şerhine yönelik itirazlarının ve şerhin kaldırılması taleplerinin reddine, 2-Davalıların ''teminatla'' değişiklik talebi kabul edilmiş olmakla bu yönde gerekçe içeren ara kararının taraflara tebliğ edilmesine" dair ara kararlar kurulmuştur.Bu gerekçeli ara karara karşı davalılar ... - ... vekilince önceki istinaf başvurusuyla aynı mahiyette istinaf başvurusunda bulunulmuş,
bu istinaf dilekçesi de davacı vekiline tebliğ edilmiştir.Davacı vekili ile davalılar ... - ... vekillerinin bu istinaf başvurularına ilişkin yapılan değerlendirme neticesinde, Dairemizin 2023/1576 E - 2024/52 K sayılı kararıyla, mevcut tüm dosya kapsamı ve yaklaşık isbat kuralı birlikte değerlendirildiğinde, mahkemece verilen davalı şerhi kararının ve davacı için takdir edilen teminat miktarının yasa ve dosya kapsamına uygun olduğu gerekçesiyle, taraf vekillerinin istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.Bu aşamadan sonra, dosyanın görevsizlik kararı ile gönderildiği yeni mahkeme tarafından, davalılar ..., ... ve ...
A.Ş. Vekilinin 18/04/2024 tarihli dilekçesiyle, tapu kayıtlarına konulan davalıdır şerhinin kaldırılmasını talep etmesi üzerine, istinafa konu 21/05/2024 tarihli ara kararla, ... ve ... A.Ş. bakımından davalıdır şerhine yönelik tedbire ilişkin itirazın istinaf incelemesi yapılarak reddine karar verildiği ve mevcut şartlarda bir değişiklik bulunmadığı, ... bakımından ise itirazın yasal süresinde yapılmadığı gerekçesiyle, davalı vekilinin ... ve ...
A.Ş. bakımından talebi hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına, ... bakımından itirazının yasal süresinde yapılmamasından ötürü duruşma günü verilmesine yer olmadığına ve süre yönünden reddine, karar verilmiştir. Davalılar ..., ... ve ...
A.Ş. vekili istinafında, ilk derece mahkemesince itirazın süresinde yapılmadığı belirtmiş ise de, husumet itirazının her zaman ileri sürülebileceğini, bu sebeple kararın kaldırılması ve müvekkili ...yönünden (gerekirse tefrik edilerek) davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, ilk derece mahkemesinin talepleri bakımından yeniden karar verilmesine yer olmadığına dair kararının da yerinde olmadığını, davacının belirlediği 7 adet taşınmaz üzerine “davalıdır” şerhinin konulmasının müvekkilin mülkiyet hakkını açıkça ihlal etmekte olduğunu, bu nedenle, “davalıdır” şerhinin tedbirin sonuçlarını doğurduğunu,
uyuşmazlığın davacının akdedilen sözleşmelerde belirlenen edimlerini yerine getirmemesinden kaynaklandığını, ortada düzenelenmiş yasal bir sözleşme bulunmadığına göre, tapu iptal ve tescil davasının da dinlenmesinin usulen ve yasal açıdan mümkün olmamasına rağmen; davacının kendisi tarafından belirlenen ve davanın kapsamını fahiş şekilde aşan tutarda taşınmazlar üzerine,
Küçükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesince yasaya, usule ve hakkaniyete aykırı şekilde şerh işlendiğini, bununla da yetinilmeyerek teminatın da müvekkilinden alındığını, davacının şerh konulmasını bizzat talep ettiği 7 adet bağımsız bölümün bugünkü piyasa değerinin en az 73.500.000 TL olduğunu, oysa ki açmış olduğu davanın 100.000,00 TL olduğunu, davacının talebinin tapu iptal ve tescil olduğu dikkate alındığında dava harcının da 73.500.000 TL üzerinden yatırılması gerektiğini belirterek,
21.05.2024 tarihli ara kararın ve ‘davalıdır’ şerhinin kaldırılmasını talep etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinin bir türü olan kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.
Davacı taşeron, davalılar ise yüklenici ve yüklenicinin bağımsız bölümleri devrettiği 3.kişilerdir.Yukarıda özetlenen dosya kapsamından anlaşılacağı üzere, mahkemece önce 25/05/2022 tarihli ara kararla "davalıdır şerhi" konulması talebi kabul edilmiş, 22/06/2022 tarihli ara kararla daha önce konulmuş "davalıdır şerhine" ilişkin ihtiyati tedbirin teminat karşılığında kısmen değiştirilmesine karar verilmiş, 13/12/2022 tarihli ara kararla bir kısım davalılar vekilinin "davalıdır şerhine" yönelik itirazı, tümden kaldırma bakımından reddedilmiş, teminata bağlanması bakımından ise yerinde görülerek "davalıdır şerhi" teminata bağlanmış,
Dairemizin geri çevirme kararları doğrultusunda 13/12/2022 tarihli ara kararlara ilişkin olarak 03/03/2023 ve 19/09/2023 tarihli gerekçeli ara kararlar yazılmış, bu ara kararlara karşı davacı ve davalılar vekillerince yapılan istinaf başvurularının Dairemizce reddi sonrasında, dosyanın görevsizlik kararı ile gönderildiği yeni mahkeme tarafından, davalılar ..., ... ve ...
A.Ş. vekilinin 18/04/2024 tarihli dilekçesi üzerine istinafa konu 21/05/2024 tarihli ara kararla, davalı vekilinin ... ve ...
A.Ş. bakımından talebi hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına, ... bakımından itirazının yasal süresinde yapılmamasından ötürü duruşma günü verilmesine yer olmadığına ve süre yönünden reddine, karar verilmiştir.Dosya kapsamı değerlendirildiğinde, Mahkemece daha önce verilen 03/03/2023 ve 19/09/2023 tarihli gerekçeli ara kararlara karşı davacı vekili ile davalılar ... - ... vekillerince bu istinaf başvurularına ilişkin olarak yapılan istinaf incelemesi beticesinde Dairemizin 2023/1576 E - 2024/52 K sayılı kararıyla, mevcut tüm dosya kapsamı ve yaklaşık isbat kuralı birlikte değerlendirildiğinde,
mahkemece verilen davalı şerhi kararının ve davacı için takdir edilen teminat miktarının yasa ve dosya kapsamına uygun olduğu gerekçesiyle, taraf vekillerinin istinaf başvurularının reddine karar verildiği, istinafa konu ara kararda da belirtildiği üzere, dosya kapsamına göre mevcut şartlarda bir değişiklik bulunmadığı, davalı ...'in davalılardan ...'in eşi olması ve sözleşmeye konu taşınmazların kendisine muvazaalı devredildiği iddiasıyla davalı gösterilmesi karşısında onun bakımından da bu durumun geçerli olduğu, mahkemece de mevcut şartlarda bir değişiklik bulunmadığı yönünde bir gerekçe yazılmasına rağmen ... ve ...
A.Ş. bakımından yeniden karar verilmesine yer olmadığına, ... bakımından ise süre yönünden reddine karar verilmesinin hatalı olduğu, zira tarafların daha önce verilen ve kesinleşen tedbir kararlarının yeni oluşan şartlar doğrultusunda kaldırılmasını her zaman talep edebileceği, böyle bir talepte bulunulduğunda Mahkemece bu talebin esasının değerlendirilmesi ve burada olduğu gibi şartlarda bir değişiklik olmadığı kanaatine varılması halinde de talebin esastan reddedilmesi, aksi halde HMK'nın 396/1.
Maddesi kapsamında bir değerlendirme yapması gerektiği, buna göre, yukarıda belirtildiği üzere, somut olayda davalıların kaldırılmasını talep ettiği davalıdır şerhinin kaldırılmasını gerektirecek bir durum olmadığından, Mahkemece davalılar ..., ... ve ... A.Ş. Vekilinin buna yönelik taleplerinin esastan reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde ... ve ...
A.Ş. bakımından karar verilmesine yer olmadığına, ... bakımından ise süre yönünden reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmıştır.Açıklanan nedenlerle, davalılar ..., ...ve ...
A.Ş. vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme ara kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak, yukarıda açıklanan şekilde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi, E. 2024/1607, K. 2025/14, 8 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama