KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 11 Temmuz 2024
- Dosya no
- 2024/905
- Karar no
- 2024/823
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 28.11.2023
- Numarası
- 2022/115 Esas, 2023/879 Karar
- Davanın konusu
- Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
1.013 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı iş sahibi davalı yüklenici ile İstanbul ili, Fatih İlçesi, ...
Mahallesi, ... pafta, ... ada, ... parselde bulunan binanın dış cephe boya duvar tadilatı, iç cephe duvar ve balkon tadilatları, saten alçı, boya imalatının yapılarak teslim edilmesi için davalılara, 6 haftalık süre içerisinde eksiksiz bir şekilde tesliminin yapılması için anlaşmaya varıldığını, anlaşma çerçevesinde 270.000,00TL avans olarak 27/08/2021 tarihinde proje sorumlusu mimar ...'na gönderildiğini, davalıların bir takım beyanlarda bulunarak 26/10/2021 tarihinde tamamen işi bıraktığını, bunun üzerine 02/11/2021 tarihinde İstanbul 15.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/222 D.
İş dosyası üzerinden tespit davasının açıldığını, tespit davasında düzenlenen bilirkişi raporunun haklılıklarının tespit edildiğini, davalıların yaptıkları işi maliyetinin bilirkişi raporunda 59.550,11TL olarak tespit edildiğini, davalı ...'nın hesabına 270.000,00TL yapılan iş bedelinin mahsubu ile birlikte kalan tutarının 27/08/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen iadesini talep etmiştir.
Davalı vekili; dava konusu işin yapılması için ihtilaf konusu sözleşme ... ve ... arasında yapıldığını, davacı Marka'nın sözleşmeden kaynaklı taleplerle müvekkillerine karşı dava açma hakkı ve bu davalar bakımından taraf sıfatı bulunmadığını, davanın usulden reddi gerektiğini, davacı elinde bulunduğu halde mahkemeye ibraz etmediği sözleşmede yazan tarafın Marka İş merkezi olmadığının farkında olduğunu, sözleşme ...
İnşaat ile ... arasında imzalandığını, müvekkillerinin davacı taraftan alacaklı oldukları ve sözleşmenin ifa edilememesinde davacı tarafın ağır kusurlu olduğu gözetilerek ve mahkemece yapılacak araştırma ve incelemeler neticesinde resen tespit edilen diğer gerekçelerle davanın usulden ve esastan reddini, Davalı ... bakımından davada doğrudan taraf sıfatı ve husumeti bulunmadığından davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece; davaya konu binanın yapı ruhsatnda ... olarak ...
Yatırım A.Ş.'nin, müteahhit olarak ise ... A.Ş.'nin yer aldığı, celp edilen tapu kayıtlarında bina malikinin ... Yatırım A.Ş. Olduğu ancak işbu şirketin davacı şirket ile birleşmiş olduğu, davacı tarafından davalıya gönderildiği iddia edilen dekont içeriği incelendiğinde 270.000,00 TL bedelin ... tarafından 27.08.2021 tarihinde davalı ...'na "... Bina Tadilat Ücreti " açıklaması ile gönderilmiş olduğu görülmüştür.
Davacı şirketin İstanbul ticaret Odası nezdindeki kayıtları incelendiğinde yönetim kurulu üyelerinden ve yetkililerinden birisinin ... olduğu görülmüştür. Davalı vekili tarafından cevap dilekçesi ekinde mahkememize ibraz edilmiş olan "... / ... APARTMANI TEKLİFİ" başlıklı iş teklifi incelendiğinde iş sahibinin ...
İnşaat olduğu, proje danışmanının ise ... olduğu, işbu teklif uyarınca mail kayıtlarının dosyamız arasına ibraz edilmiş olduğu; davacı tarafça ise davalı ile aralarında akdedilmiş olan herhangi bir sözleşmenin ibraz edilememiş olduğu bir bütün olarak incelendiğinde gerek yapı ruhsatında müteahhit olarak, davalının ibraz ettiği iş teklifi başlıklı belgede iş sahibi olarak dava dışı ... İnşaatın yer alması; gerekse dava dışı ...
Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin İstanbul Ticaret Odası nezdinde tutulan kayıtlarında ...'un yönetim kurulu üyelerinden ve yetkililerinden birisi olduğu ve bu şahsın yapmış olduğu ödeme dekontunda hangi şirket adına ödeme yaptığını açıkça belirtmemiş olduğu hususları bir bütün olarak incelendiğinde ödemenin dava dışı ...
İnşaat adına yapıldığı kabul edilmiş olup bu kapsamda davacının davalılar ile aralarında sözleşme ilişkisi kurulduğunu, apartmanın tadilatı için yapılan sözleşmenin tarafı olduğunu yazılı bir delil ile ispatlayamamış olduğu gerekçesiyle davacının davasının aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinafında; ...
İnşaat A.Ş 07.02.2018 tarihinde davacı şirket ile birleştiğini davacı şirket üye ve yetkilileri ile dava dışı karel inşaat yetkililerinin aynı kişi olduğunu, davalılar ile kareli inşaat arasında başka bir iş için sözleşme yapıldığını, yapı sahibinin davacı şirket olduğunu kendisini mimar olarak tanıtan ...'a ödemeler yapıldığını, davada taraf ehliyeti olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davacı iş sahibi şirket, aralarındaki sözlü akdi ilişki iddiasına dayanarak davalı yüklenicinin taahhüt ettiği işleri yarım bıraktığını belirterek, yapılan işe göre fazla ödediği bedelin iadesini istemiş, davalılar ise; akdi ilişkiye reddederek, sözleşmenin dava dışı Koreli şirketi ile yapıldığını, davacı ile herhangi bir sözleşmesel irtibatlarının bulunmadığını savunmuştur.
Mahkemece; davacı şirketin akdi ilişkiyi ispatlayamadığından bahisle davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince istinaf edilmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık akdi ilişkinin bulunup bulunmadığına yöneliktir.
6100 sayılı HMK 200. maddeye göre, bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri dikkate alınarak senetle ispat zorunluluğu belirlenmektedir. Yazılı sözleşme olmasa da sözleşmenin varlığını ortaya koyan, yazılı delil niteliğinde olmayan ancak kesin delil niteliğindeki ikrar, yemin delilleri ile de sözleşme ilişkisi ispatlanabilir.
Tüm bu delillerle de sözleşme ilişkisi ispatlanmış değilse HMK 200. maddedeki düzenleme hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati hâlinde tanık dinlenebilir. Açık muvafakat olmazsa tanıkla sözleşme ilişkisi ispatlanamaz. Bunun da istisnası olan HMK 202. maddeye göre senetle ispat zorunluluğu bulunan hallerde delil başlangıcı bulunursa tanık dinlenebilir.
Delil başlangıcı, iddia konusu hukuki işlemin tamamen ispatına yeterli olmamakla birlikte, söz konusu hukuki işlemi muhtemel gösteren ve kendisine karşı ileri sürülen kimse veya temsilcisi tarafından verilmiş veya gönderilmiş belgedir.Somut olayda, taraflar arasında bir kısım inşaat işlerinin yapılmasını konu alan akdi ilişkinin bulunduğu iddia edilmiştir.
Dava ve sözleşmenin değerine göre, davacı sözleşmesel ilişkiyi, öncelikle yazılı ve kesin delillerle ispatlaması gerekir.Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı gibi delil başlangıcı niteliğinde bir belgenin de olmadığı, tanık dinlenmesiyle ilgili davalının açık bir onayının da olmadığı anlaşılmaktadır.Buna göre, taraflar arasındaki akdi ilişkinin varlığı kesin delillerle ispatlanmadığı anlaşılmakla, mahkemece verilen karar usul yasa ve dosya kapsamına uygun olmuştur.
Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi, E. 2024/905, K. 2024/823, 11 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama