KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 27 Mart 2025
- Dosya no
- 2025/202
- Karar no
- 2025/302
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 27/09/2024
- Numarası
- 2019/190 Esas, 2024/726 Karar
- Davanın konusu
- Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)|Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
717 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Asıl dava, bakiye hakediş bedelinin tahsili; birleşen dava ise, asıl davaya ek olarak açılmış olup, bu davayla da asıl alacak ile işlenmiş faiz alacağının tahsili talep edilmiş, asıl dava 08.07.2020 tarihli dilekçe ile miktar yönünden ıslah edilmiştir.Mahkemece istinafa konu karar ile, taraflar arasındaki eser sözleşmesinin 07.02.2013 tarihinde feshedilmiş olduğu, davanın fesihten itibaren 5 yıl geçtikten sonra 09.07.2018 tarihinde açıldığı belirtilerek asıl davanın zamanaşımı nedeniyle reddine;
birleşen davanın arabulucuğa başvurulmadan açıldığı belirterek usulden reddine karar verilmiş, karara karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulmuştur.Asıl ve birleşen dosya davacısı vekili istinaf dilekçesinde özetle, asıl davada sözleşme dışı ilave işler bedelinin talep edildiğini, bu nedenle zamanaşımı süresinin 10 yıl olduğunu, arabulucuğa sonradan başvurduklarını bu nedenle dava şartını sonradan da olsa yerine getiriklerini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.Katılma yoluyla istinaf başvurusunda bulunan asıl ve birleşen dosya davalısı vekili istinaf dilekçesinde özetle;
asıl dava yönünden hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu, asıl davanın zamanaşımı nedeniyle reddi doğru ise de davanın belirtilen gerekçeler nedeniyle esastan da reddi gerektiğini ileri sürmüştür.Asıl ve buna ek olarak açılan birleşen dava Musabeyli Hamsu İsale Derinasyon Hattı ve Tünel inşaatı işlerinin yapılmasını konu alan eser sözleşmesi niteliğindeki taşeron sözleşmesine dayalı bakiye hakediş bedelinin ve işlemiş faiz alacağının tahsili istemine ilişkindir.Uyuşmazlık,
asıl davanın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı ve arabulucuğa başvurmadan açılan birleşen davadan sonradan arabulucuğa başvurmanın geçerli olup olmadığı noktasındadır.Asıl ve birleşen dosya davacısı alt yüklenici vekilinin istinafı bakımından; asıl ve birleşen dosya davacısı, asıl davada sözleşme dışı ilave işler bedelini talep ettiklerini belirterek zamanaşımı süresinin 10 yıl olduğunu, bu nedenle davanın süresinde açıldığını ileri sürmüş, mahkemece bu husus hiç değerlendirilmeden zamanaşımı süresini sözleşmenin feshinden itibaren başlatmıştır.
Oysa dava dilekçesinde sözleşme de işler bedelinin de talep edildiği açıkça belirtilmiştir.Sözleşme dışı ilave işler bedeliyle ilgili davalarrda zamanaşımı süresi vekaletsiz iş görme hükümlerine tabi olup 10 yıldır.
O halde mahkemece yapılması gereken iş, dava dilekçesi ve aşamadaki beyanlar ile sözleşme ve ekleri dikkate alınarak davacının talep ettiği işlerin sözleşme dışı ilave iş niteliğinde olup olmadığı bilirkişi aracılığı ile kesin olarak belirlenerek, sözleşme kapsamında talep edilen işler ile sözleşme dışı ilave işler bakımından ayrı ayrı değerlendirme yapılması gerekirken, tüm talepler bakımından 5 yıllık zamanaşımı süresinin esas alınmış olması doğru olmamıştır.Birleşen dava asıl davaya ek olarak açılmış olup, bu davayla asıl alacak ve işlenmiş faiz talep edilmiştir.
Taraflar tacir olup, davaya Ticaret Mahkemesince ticari dava olarak bakılmıştır.Ticari davayla alacak talep edilmeden önce arabulucuğa başvurulması zorunlu olup, iş bu dava şartı sonradan tamamlanamaz.Somut olayda birleşen dosyada dava açılırken arabulucuğa başvurmadığından mahkemece dava şartı yokluğundan birleşen davanın usulden reddine karar verilmiş olması usul, yasa ve dosya kapsamına uygun olmuştur.Asıl ve birleşen dosya davalısının vekalet ücretine yönelik istinaf talebi kararın kaldırılma gerekçesine göre incelenmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen dosya davalısının istinafı incelenmeksizin, asıl ve birleşen dosya davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi, E. 2025/202, K. 2025/302, 27 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama