İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 57. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 57. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIKARAR

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 57. Hukuk Dairesi E.2023/2897 K.2025/2775

Taraflar arasındaki davada; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulduğundan, dosyanın tevdi edildiği Dairemiz Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten…

Esas2023/2897Karar2025/2775Tarih29 Aralık 2025Okuma10 dk · 2.031 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 57. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
29 Aralık 2025
Dosya no
2023/2897
Karar no
2025/2775
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
10/01/2023
Numarası
2022/352 Esas, 2023/5 Karar
Davanın konusu
Alacak
Dava tarihi
03/01/2022
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.031 kelime·10 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki davada; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulduğundan, dosyanın tevdi edildiği Dairemiz Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, yapılan müzakerede de ön inceleme ve usule ilişkin eksikliğin bulunmadığının anlaşılması üzerine, işin esasına geçilmek suretiyle dosya üzerinden heyetçe yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıya 10.10.2019 tarihli 20.000 TL, 17.10.2019 tarihli 5.000 TL ,17.10.2019 tarihli 15.000 TL borç para verdiğini, verilen borcun müvekkiline ödenmediğinden alacağın tahsili için İstanbul Anadolu 8. İcra Müdürlüğünün... sayılı dosyası ile icra takibi açıldığını, davalı borçlu tarafından takibe itiraz edildiğinden icra takibinin durduğunu, davalının itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu,

davalının borcunu ödeme yerine icra takibine itiraz ettiğini belirterek 40.000,00 TL alacağının icra takip tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: her ne kadar dava asliye hukuk mahkemesinde açılmış olsa da taraflar tacir olduğundan görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğunu, müvekkili ile davalı ... arasında bir eser sözleşmesi akdedildiği,

bu sözleşmenin davacı ... tarafından gereği gibi ifa edilmemesi üzerine tarafınca İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2021/418 Esas sayılı davasının açıldığını, İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2021/418 Esas sayılı dava yargılamasında vergi dairelerine yazılan müzekkereler sonucunda taraflar tacir oldukları için ticaret mahkemesinin görevli mahkeme olarak davaya devam ettiğini, müvekkilinin kazancı esnaf için öngörülen sınırın üzerinde olup 1.sınıf tacir olduğunu, keza davacı ...'nun da tacir olduğunu, işbu davada davacının, davalı müvekkiline 40.000,00TL borç verdiğini iddia ederek,

bu borç ödenmediği için takibe itirazın iptalini talep ettiğini, sunulan dekontlara bakıldığında işbu dekontlardaki ödemelerin tarafınca İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2021/418 Esas sayılı davada konu edilerek mahsubu talep edilmiş ödemeler olduğunu, dava konusu olayda ...'nun, esasında müvekkili ile olan arasındaki sözleşmeden doğan ek maliyetleri ödemekteyken kötü niyetli olarak açıklama kısmına "borç veriyorum" şeklinde yazmışsa da derdestliğe ilişkin açıklamalarda detaylıca değinileceği üzere bu ödemeler taraflar arasındaki ticari işten kaynaklanmakta olduğundan,

tacirin borçlarının ve işlemlerinin de ticari olduğu karinesi ile beraber bu davanın da TTK 3 gereği asliye ticaret mahkemesinde açılması gerektiğini, bu nedenle mahkeme görevli olmadığından görevsizlik kararının verilmesi gerektiğini, dosya görevli mahkemeye gönderilse dahi derdestlik nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, taraflar arasında akdedilen eser sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlık için İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2021/418 Esas sayılı dosyası halen görülmekte olup, davacının talep ettiği 40 bin TL'nin de tarafınca dava konusu yapıldığını,

Asliye ticaret mahkemesindeki derdest davaya konu sözleşme akdedildikten sonra, ..., taraflar arasındaki sözleşmede belirlenenden ve ilk bloka yapılandan daha kaliteli olan malzemenin kullanılmasını müvekkilinden talep ettiğini, müvekkilinin de lüks malzemelerin ek maliyet gerektirdiğini davacıya ilettiği, davacının da bu durumu kabul ettiğini, davacının,

müvekkiline aralarındaki sözleşmeden kaynaklanan ek maliyet borcu dışında ayrıca kredi iade borcu da bulunmakta olup davacı tarafından bu borçlar ödenmediği için müvekkil mağdur olduğundan müvekkilinin ısrarları sonucunda davacının müvekkiline banka kanalıyla parça parça toplamda 80.500,00TL ödeme yaptığını, tarafınca asliye ticaret mahkemesinde açılan davada, davacının müvekkiline yapmış olduğu ve işbu davaya konu edilen ödemelerin dekontları da eklenmek suretiyle bu bedellerin müvekkilinin alacaklarından mahsup edilmesinin istendiğini, müvekkilinin dürüst çalışan bir iş erbabı olduğundan bizzat kendi açtığı davada,

davacının işbu davaya konu ettiği ödemelerin alacağından çıkarılmasını talep ettiğini, ancak davacının kötüniyetli olarak müvekkiline karşı İstanbul Anadolu 8. İcra Müdürlüğünün... esas sayılı icra takibini başlattığını, yapılan ödemelerin müvekkiline borç olarak değil davacının müvekkiline olan borcu nedeniyle gönderildiğini, her ne kadar derdestlik nedeniyle davanın doğrudan usulden reddi gerekmekteyse de esasa ilişkin olarak da şu hususu açıklamakta fayda olduğunu, davacı taraf işbu davaya konu ettiği ödemeleri bankadan "borç veriyorum" şeklinde göndermişse de bu durumun doğru olmadığını,

müvekkilince dekontlar kontrol edilmediğinden fark edilememişse de aslında davacı taraf kendi borcu nedeniyle müvekkiline yaptığı ödemeleri kötü niyetli bir şekilde müvekkiline borç veriyormuş gibi gösterdiğini, taraflar, 12.03.2019 tarihinde bir eser sözleşmesi akdediliğini, müvekkilinin sözleşmede yüklendiği edimleri eksiksiz şekilde yerine getirdiği ancak davacının müvekkiline ek maliyet masrafları, müvekkilin sözleşmeden doğan karşı edimi olan daire devir borcu ve konut kredisini devri borcunu yerine getirmediğini, dolayısıyla asıl davacının müvekkiline bu tarihlerde işbu davaya konu edilenden kat be kat fazla borcu olduğunu,

yapılan ödemelerin borç verme şeklide yapıldığı yönünde bir kabulün TMK m.2'ye ve hayatın olağan akışına aykırı olacağını, davacının davaya konu ettiği 3 farklı ödemenin 10.10.2019 ve 17.10.2019 tarihlerinde gerçekleştiğini, bunun yanında davacının müvekkiline 17.02.2020 tarihinde "186/20 iç kapı ve mufak dolabı" açıklamasıyla 10.000,00TL, 20.02.2020 tarihinde "186/20 parsel küpej ve işçilik bedili" açıklamasıyla 20.500,00TL para gönderdiğini, borç olarak verildiğini ileri sürdüğü paraları "bir aya borç" açıklamalarıyla gönderen davacının,

aradan 4 ay geçtikten sonra müvekkiline sözleşme ile ilgili borçlarını ödemesi de savunmalarının doğru olduğunun ispatı olduğunu, herkesin haklarını ve borçlarını kullanırken dürüst davranmakla yükümlü olduğunu, davacının haksız davasının reddi gerektiğini belirterek mahkemece re’sen dikkate alınacak hususlar karşısında görevsizlik ve derdestlik nedeniyle davanın reddine karar verilmesini, esasa girilmesi halinde de davanın esastan reddine karar verilmesini, davacı açıkça kötü niyetle hareket ettiğinden davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini,

yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmil edilmesini karar verilmesini talep etmiştir.Eldeki dosyanın önce İstanbul Anadolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/2 Esas sırasına tevzi edildiği, mahkemece verilen 29/03/2022 tarihli 2022/195 Karar sayılı görevsizlik kararı ile, İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğuna karar verildiği, kararın kesinleşmesini takiben mahkemenin yukarıdaki esas sırasına tevzi edildiği anlaşılmıştır.İlk derece mahkemesince; "...1-Davanın REDDİNE..." karar verilmiş olup, bu karara karşı davacı vekili süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; takibe konu dekont ve banka kayıtlarında görüldüğü üzere borçluya gönderilen 10.10.2019 tarihli 20.000 TL havalede BİR AYA BORÇ VERDİM, 17.10.2019 tarihli 5.000 TL havalede "BİR AYA KADAR BORÇ VERİYORUM", 17.10.2019 tarihli 15.000 TL havalede "BİR AYA BORÇ" ibareleri yer aldığını, müvekkilinin bu banka havalelerini borç olarak verdiğini, ödemenin niçin yapıldığı,

yani borç ödemesi olmayıp borç olarak gönderildiğinin tarafınca ispat edildiğini, banka havale dekontlarında havale sebebi belirtildiğinden aksini ispat külfeti karşı tarafta olmasına rağmen tarafına yemin teklifi içi süre verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, taraflar arasında görülmekte olan İstanbul Anadolu 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/418 esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda müvekkilinin dosya davalısından 171.500-TL alacaklı olduğunun görüldüğünü,

iş bu nedenlerden dolayı eksik inceleme ile usul ve yasaya aykırı olarak verilen ilk derece mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğunu belirterek istinaf başvurusunun duruşmalı olarak incelenmesine, tehir-i icra kararı verilmesine, İstanbul Anadolu 9.Asliye Ticaret Mahkemesinin 10.01.2023 tarih 2022/352 Esas, 2023/5 Karar sayılı kararının kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle.

Davacı tarafın hukuki dayanaktan yoksun ve soyut iddialarına ilişkin istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinin reddine, İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/352 E. , 2023/5 K. Karar sayılı ilamının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.Değerlendirme:Dava, ödünç sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince;

davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.6100 sayılı HMK'nın 341. maddesi gereğince istinaf kanun yolu açık olan ve istinaf incelemesi açısından yasal şartları taşıdığı anlaşılan eldeki davada istinaf incelemesi, HMK 355. maddesinin amir hükmü gereğince resen nazara alınması gereken ve kamu düzenine aykırılık teşkil eden haller de dikkate alınarak; taraflarca yargılama aşamasında ileri sürülen iddia ve savunma kapsamında kalan istinaf sebepleri ile sınırlı, takdiren duruşmasız olarak yapılmıştır.İstinaf isteminin değerlendirilmesi.

6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu m.386 "Tüketim ödüncü sözleşmesi, ödünç verenin, bir miktar parayı ya da tüketilebilen bir şeyi ödünç alana devretmeyi, ödünç alanın da aynı nitelik ve miktarda şeyi geri vermeyi üstlendiği sözleşmedir." şeklinde düzenlenmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanunu Karz akdi başlıklı 306. vd. maddesindeki yasal düzenlemeye göre "Karz, bir akittir ki onunla ödünç veren, bir miktar paranın yahut diğer bir misli şeyin mülkiyetini ödünç alan kimseye nakil ve bu kimse dahi buna karşı miktar ve vasıfta müsavi aynı neviden şeyleri geri vermekle mükellef olur." şeklindedir.

6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu 102. maddesinde de "Kanunen geçerli bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklık bulunmadığı durumda ödeme, muaccel bir borç için yapılmış sayılır" hükmü düzenlenmiştir. Dava konusu icra takibine dayanak banka dekontunda borç/ödünç olarak verildiğine ilişkin hiç bir açıklama ve şerh bulunmaması halinde banka havalesi ile gönderilen havalenin 6098 s.TBK.nun 102.m.si hükmü uyarınca bir borcun ödemesi olarak gönderildiği kanuni karinedir.

Sözlük tanımında havale, bir kimsenin kendi hesabına, başka birine para ya da değerli belge ya da başka misli şeyler vermeye bir üçüncü kişiyi yetkili kılmasından doğan sözleşmelerdir. (Türk Hukuk Lügatı, s. 475).6098 sayılı TBK'nun 555. ve ardından gelen maddelerinde düzenlenmiş olan havale, hukuksal nitelikçe (tıpkı onun özel biçimlerinden biri niteliğindeki çek gibi) bir ödeme vasıtasıdır.

Eş söyleyişle, havalenin, mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda yasal karine mevcuttur. Bu yasal karinenin tersini (havalenin borcun ödenmesinden başka bir amaçla yapıldığını) ileri süren havale eden, bu iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür.

(Yargıtay 3. Hukuk Daire Başkanlığının 2015/17841 Esas, 2016/11709 Karar sayılı ilamı)6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 187/1. maddesi;“İspatın konusunu tarafların üzerinde anlaşamadıkları ve uyuşmazlığın çözümüne etkili olabilecek çekişmeli vakıalar oluşturur ve bu vakıaların ispatı için delil gösterilir.” şeklinde düzenlenmiştir.Diğer taraftan hâkim, taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan vakıaların gerçekleşip gerçekleşmediğini, kural olarak kendiliğinden araştıramaz.

Bir olayın gerçekleşip gerçekleşmediğini taraflar ispat etmelidir. Bir davada ispat yükünün hangi tarafa ait olacağı hususu ise HMK’nın “İspat yükü” başlıklı 190. maddesinde yer almakta olup. “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır.

Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.” şeklinde hüküm altına alınmıştır.Davaya dayanak 10/10/2019 tarihli 20.000,00 TL bedelli havale dekontunda havale açıklamasının "bir aya borç verdim",17/10/2019 tarihli 5.000,00 TL bedelli havale dekontunda havale açıklamasının "bir aya kadar borç veriyorum",17/10/2019 tarihli 15.000,00 TL bedelli havale dekontunda ise havale açıklamasının "bir ayına borç" şeklinde olduğu görülmektedir.Somut olayda, davacı davalıya borç verdiği iddiasında bulunmakta olup, davalı ise kendisine gönderilen paraların, esasen bir borç ödemesi olduğu,

davacıya bir borcunun bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir. Bu hali ile davalı, karşı tarafın ileri sürdüğü maddi vakıanın varlığını (havale ile para gönderildiğini) kabul etmekle birlikte, onun hukuki niteliğinin (vasfının), ileri sürülenden başka olduğunu bildirmek suretiyle gerekçeli inkarda (vasıflı ikrar) bulunmuştur.

Öğreti ve uygulamada kabul edildiği üzere vasıflı ikrar (gerekçeli inkar), bölünemeyen ikrarlardan olduğundan bu durumda ispat yükü davacıdadır. Davacı delil olarak banka havale dekontuna dayanmıştır.

Davaya konu dekontlarda "bir aya borç verdim", aya kadar borç veriyorum", "bir ayına borç" açıklaması bulunmakta olup, kural olarak Yargıtayın ve Dairemizin yerleşik içtihatları uyarınca davacının havale işlemine ilişkin karinenin aksini, eş söyleyişle davaya konu paraları davalıya borç olarak gönderdiğini ispatladığının kabulü gerekir ise de; tarafların usulüne uygun tasdiki yapılmış ticari defter ve kayıtlarının yapılan incelemesinde, davalının ticari defterlerinde söz konusu havalelerin kayıtlı olmadığı,

davacının ticari defterlerinde ise ödeme olarak kayıtlı olduğu görülmekle, yazılı delille (senetle) ispatı gereken hususlar, istisnalar dışında takdiri delillerle ve bu kapsamdaki tanık delili ile ispatlanamaz ise de bu hususların senet dışındaki yemin, ikrar ve ticari defterler gibi diğer kesin delillerle kanıtlanması mümkün olduğundan ve eldeki somut davada da davalı hesabına yapılan dava konusu havalelerin ödeme niteliğinde olduğu kesin delil niteliğindeki ticari defterlerle ispatlandığından,

davacı tarafça ödünç iddiasının ispatlanamadığı anlaşılmakla ilk derece mahkemesince davanın reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından, davacı tarafın istinaf talebinin reddi gerekir.

Bu itibarla; dava konusu uyuşmazlığa ilişkin yasal düzenlemeler doğrultusunda; dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve 6100 sayılı HMK 355. maddedeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde yapılan incelemesi neticesinde; davacı vekilinin istinaf talebinin HMK/353.1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerektiği kanaatine varılmakla aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK m.353/1-b-1 gereğince esastan REDDİNE,

2-İstinaf incelemesinin duruşmasız yapılması nedeni ile AAÜT m. 2/2 hükmü uyarınca davalı lehine ücreti vekalet takdirine yer olmadığına,

3-Alınması gerekli 615,40 TL ilam harcından peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 435,50 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, gereğinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin HMK m. 360 yollamasıyla, m. 323 uyarınca istinafı talep eden üzerinde bırakılmasına,

5-Dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 29/12/2025 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 57. Hukuk Dairesi, E. 2023/2897, K. 2025/2775, 29 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 57. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2897
Karar No
2025/2775
Tarih
29 Aralık 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2023/4279 K.2025/2972
  • Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/1 K.2025/1435
  • İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi E.2024/2 K.2025/164
  • İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/4 K.2025/906
  • İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/7 K.2025/862
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi E.2024/7 K.2025/1274

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.