KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 8 Mart 2018
- Esas no
- 2018/74
- Karar no
- 2018/207
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 05/04/2017
- Numarası
- 2016/1111 Esas- 2017/257Karar
- Davanın konusu
- Çek İptali
Karar Metni
993 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Yerel mahkemece verilen karara karşı Hazine Müsteşarlığı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, dosya istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmiş olmakla yapılan inceleme sonucunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı, davalı ... Ticaret AŞ' ye 2016-2017 yılı eğitim öğretim yılı için 13.200,00 TL, 13.750,00 TL ve 18.000,00 TL bedelli çekleri verdiğini, davalı şirkete kayyım atandığını, davalıdan herhangi bir eğitim hizmeti alınamadığını belirterek çeklerin iptaline, tedbiren ödeme yasağı konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.Hazine Müşteşarlığı vekili, eğitim hizmeti veren okulun 667 sayılı KHK kapsamında sayılan okullardan olduğu,
29.10.2016 tarih 29872 sayılı resmi gazetede yayımlanan olağanüstü hal kapsamında bazı tedbirler alınması hakkında 675 sayılı KHK.nın dava ve takip usulü başlıklı 16. maddesi gereğince, dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiği, ayrıca davanın Hazine Müsteşarlığı ile hukuki ilgisi bulunmamakla birlikte Maliye Bakanlığı yönünden de davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davanın, çek nedeniyle temel ilişkiden kaynaklı olarak borçlu bulunulmadığının tespiti talebine ilişkin olup, çeklerin verildiği iddia edilen kurumun kapatılan okullardan olduğundan 667,670 ve 675 sayılı kararnameler gereğince adliye mahkemesinde dava açılması mümkün olmadığı gerekçesi ile.
Davanın 670 ve 675 sayılı KHK kapsamında dava şartı yokluğu nedeniyle reddine, gerekçeli kararın tebliğini müteakiben davacının idareye 30 gün içinde başvuru hakkı bulunduğunun davacıya bildirilmesine karar verilmiş, karar Hazine vekilince istinaf edilmiştir.Hazine vekili istinaf dilekçesinde, 675 sayılı KHK 16/4 maddesinde ancak 1 ve 2. fıkraları uyarınca verilen kararlarda idari makama başvuru şartlarını düzenlemekte olup huzurdaki davanın 17.08.2016 tarihinden sonra açılmakla hükmün idareye başvuru hakkı verilmesine ilişkin bölümünün yasal şartları bulunmadığını,
yerel mahkeme kararının davacıya idareye başvuru hakkı verilmesine ilişkin bölümünün kaldırılarak kararın düzeltilerek onanmasını talep etmiştir.Dava, kapatılan eğitim kurumuna eğitim ücreti olarak verildiği iddia olunan çeklerin iptali istemine ilişkindir.Davalı kurum, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler ile Bazı Kurum ve Kuruluşlara Dair Düzenleme Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 2.maddesi uyarınca kapatılmıştır.675 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin,
dava ve takip usulü başlıklı 16. maddesinde:“(1) 20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanalları ile bunların sahibi gerçek veya tüzel kişiler aleyhine 17/8/2016 tarihinden önce açılan davalar ile bu kapsamda Hazine ile Vakıflar Genel Müdürlüğüne husumet yöneltilen davalarda mahkemelerce,
15/8/2016 tarihli ve 670 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 5 inci maddesi uyarınca dava şartı yokluğu sebebiyle red kararı verilir. Bu kararlar duruşma günü beklenmeksizin dosya üzerinden kesin olarak verilir ve davacılara resen tebliğ edilir.
Tarafların yaptığı yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır.(2) 20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanalları ile bunların sahibi gerçek veya tüzel kişiler aleyhine 17/8/2016 tarihinden önce başlatılan icra ve iflas takipleri ile bu kapsamda Hazine ile Vakıflar Genel Müdürlüğüne husumet yöneltilen takipler hakkında icra müdürlüklerince,
670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5 inci maddesi uyarınca düşme kararı verilir. Bu kararlar dosya üzerinden kesin olarak verilir ve takip alacaklısına resen tebliğ edilir.
Tarafların yaptığı takip giderleri kendi üzerlerinde bırakılır.(3) 20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi,
yayınevi ve dağıtım kanalları ile bunların sahibi gerçek veya tüzel kişiler veya kapatılma ya da resen terkin üzerine Maliye Bakanlığı ile Vakıflar Genel Müdürlüğü aleyhine 17/8/2016 tarihi dahil bu tarihten sonra açılan davalar ile icra ve iflas takipleri hakkında 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5 inci maddesi gereğince dava veya takip şartının bulunmaması sebebiyle davanın reddine veya takibin düşmesine karar verilir.(4) Birinci ve ikinci fıkralar uyarınca verilen kararlarda davacı veya alacaklının 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5 inci maddesinde belirtilen usule uygun olarak ilgili idari makama,
tebliğ tarihinden itibaren otuz günlük hak düşürücü süre içinde başvurabileceği belirtilir. İdari başvuru üzerine idari merci tarafından verilecek karar aleyhine idari yargıda dava açılabilir.
İdari yargının verdiği karar kesin olup, uyuşmazlık adli yargıda hiçbir şekilde dava konusu yapılamaz.” hükümleri düzenlenmiştir.Yerel mahkemece, davalı eğitim kurumunun 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılan özel eğitim kurumu olması karşısında, 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 16. maddesi uyarınca dava şartı değerlendirilerek,
davalı şirketin 23/07/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 667 sayılı K.H.K ile kapatıldığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamakla birlikte 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 16/4 maddesinde sadece birinci ve ikinci fıkralar uyarınca verilen kararlarda davacı ve alacaklının 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5. Maddesinde belirtilen usule uygun olarak ilgili idari makama başvuru şartları düzenlenmekte olup eldeki davanın 17.08.2016 tarihinden sonra 07.11.2016 tarihinde açılmış olduğu dikkate alınmadan yanılgı ile davacının ilgili idareye
başvurabileceğine de hükmedilmesi doğru olmamıştır.Açıklanan nedenlerle, ilgili Hazine vekilinin istinaf talebinin kabulüyle istinaf edilen husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK.353/1.b.2 maddesi gereğince yerel mahkeme kararının istinaf incelemesine tabi olan hüküm bölümü yönünden kaldırılarak hüküm kısmının düzeltilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2018/74, K. 2018/207, 8 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama