KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 24 Ocak 2019
- Dosya no
- 2017/1481
- Karar no
- 2019/135
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 15/05/2017
- Numarası
- 2015/253 E.-2017/446 K.
- Dava türü
- Trafik Kazasından Kaynaklanan Tazminat
- İstinaf karar tarihi
- 24/01/2019
Karar Metni
823 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... nezdinde zorunlu trafik sigortalı bulunan ... plaka sayılı aracın tam kusurlu bir şekilde vekil edenine ait ... plaka sayılı araca, arkadan çarpması sonucunda 21/01/2015 tarihinde gerçekleşen trafik kazasında vekil edenine ait aracın hasarlanarak değer kaybına uğradığını ve uğranılan zararların İstanbul Anadolu 17.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/15 D.iş sayılı dosyası ile tespit edildiğini ileri sürerek, 24.000,00-TL'si hasar bedeli, 4.000,00-TL'si de değer kaybı zararı olmak üzere toplam 28.000,00-TL maddi tazminatın dava tarihinden işletilecek avans faizi ile birlikte davalı ... şirketinden tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili cevabında özetle; davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı gözetilerek, davalı ... nezdinde trafik sigortalı bulunan aracın davacıya ait araca çarpması sonucunda 21/01/2015 tarihinde meydana gelen trafik kazasının oluşumunda sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu, davacıya ait araç sürücüsünün ise herhangi bir kusurunun bulunmadığı benimsenmek suretiyle, hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile 24.000,00-TL hasar bedeli, 3.725,00-TL değer kaybı olmak üzere, 27.725,00-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... şirketinden alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili tarafından verilen 13/06/2017 günlü dilekçe ile istinaf yasa yoluna başvurulmuş ve daha sonra 28/06/2017 günlü ek istinaf dilekçesi sunulmuştur.
İstinaf nedenleri; talebin reddedilen kısmının sadece 275,00-TL olmasına rağmen, AAÜT'nin 13/2.maddesine aykırı biçimde davalı taraf yararına fazla vekalet ücreti takdir edilmesinin usulsüz olduğu, ve talep edildiği halde dava açılmadan önce yapılan tespit giderleriyle ilgili hüküm kurulmamasının hatalı olduğu husususuna yöneliktir.
İstinaf edenin sıfatına ve istinafın kapsam ve nedenleriyle sınırlı olmak kaydıyla yapılan inceleme ve değerlendirmeye göre; dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat isteğine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulü ile 27.725,00-TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş, talebin 275,00-TL'lik kısmı ise reddedilmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1 maddesinde ".....konusu para veya parayla değerlendirilebiliyor ise, avukatlık ücreti davanın görüldüğü mahkeme için tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerinin altında kalmamak kaydıyla ......tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir." denmiş ise de, aynı maddenin 2.fıkrasında "Ancak hükmedilen ücret kabul ve reddedilen miktarı geçemez." denilmektedir.
Somut olayda, reddedilen talep miktarı 275,00-TL olduğundan, mahkemece davalı taraf yararına bu madde hükümleri gözetilerek, sadece 275,00-TL vekalet ücretinin hükmedilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme sonucunda davalı taraf yararına fazla vekalet ücreti takdir edilmesi isabetsizdir.
Bundan ayrı, davacı tarafın, dava açmadan önce yaptığı tespit masraflarının yargılama giderleri kapsamında olduğu konusunda herhangi bir duraksama bulunmamaktadır. Dava dilekçesinde de açıkça,yargılama gideri kapsamında olan hasar tespiti masraflarının davalı tarafından tahsili isteğinde bulunulmuştur. Bu durumda mahkemece, dava açılmadan önce İstanbul 17.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/15 D.iş sayılı dosya nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin de yargılama giderleri kapsamında değerlendirilmesi ve bu konuda hüküm kurulması gerekirken, bu hususun gözardı edilmesi de hatalıdır.
Ancak bu yanılgıların giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK.m.353/1-b/2 hükmü uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması, düzeltilmek suretiyle yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki biçimde hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, E. 2017/1481, K. 2019/135, 24 Ocak 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama