KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 25 Ocak 2018
- Dosya no
- 2017/572
- Karar no
- 2018/44
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 25/10/2016
- Numarası
- 2014/655 E., 2016/693 K.
- Davanın konusu
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 25/01/2018
Karar Metni
1.887 kelime·9 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, davalılar vekilleri tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili, dava dilekçesi ile, davalı sigortaya ZMM ile sigortalı diğer davalı ...'ın işleteni olduğu ... plakalı aracın davalılardan ...'ün sevk ve idaresinde iken 22/12/2013 günü saat 02:30 sularında Taksim Gümüşsuyu Mah... üzerinde bulunan AKM binası önünde beklemekte olan davacıya çarpmak suretiyle ayağından ciddi şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiğini, meydana gelen yaralanma nedeniyle davacının tedavi gideri yapmak zorunda kaldığını, bir süre işe gidemediğini,
tedavi giderlerinin bir kısmının davacının özel sağlık sigortasından karşılanması nedeniyle sigorta poliçesinin hasarsızlık indiriminden faydalanamadığı için tekrar sağlık sigorta poliçesi yaptırırken prim farkı ödemek zorunda kaldığını, olay nedeniyle manevi anlamda zarar gördüğünü belirtirik, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500,00-TL maddi tazminatın tüm davalılardan 7.500,00-TL manevi tazminatın davalı sigorta şirketi haricindeki davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 05/04/2016 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 4.811,18-TL'ye yükseltmiştir.Davalı ...
Sigorta A. Ş. vekili cevap dilekçesi ile; dava konusu ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde sigortalı olduğunu, davacının müvekkilinin kusurunu kanıtlaması gerektiğini, tedavi ve bakım giderleri konusunda müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, faiz talebinin yerinde olmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ...'ın yargılama sırasında ölümü üzerine davaya dahil edilen mirasçıları davalılar F... ile davalı ...vekili cevap dilekçesi ile, olayın gerçekte oluş şeklinin dava dilekçesinde iddia edildiği gibi olmadığını, kazanın davacının yola aniden çıkması neticesinde gerkçekleştiğini, kusurun davacıya ait olduğunu, kusur tespiti yapılması gerektiğini, davacının talep ettiği tazminat miktarlarının yüksek olduğunu, ayrıca sağlık harcamalarının SGK kapsamında olduğunu, talep edilen bakıcı giderinin de hakkaniyetten uzak olduğunu, gerçek zararın tespitinin gerektiğini beyanla haksız ve mesnetsiz davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece,
meydana gelen kazada ... plakalı araç sürücüsü ...'ün % 100 oranında kusurlu olduğu kabul edierek, davacı tarafın tedavi gideri, işe başlayıncaya kadar yapmış olduğu ulaşım gideri, bakıcı gideri ve özel sağlık sigorta poliçesi sigorta prim farkından ibaret toplam 4.811,18-TL maddi tazminatın tüm davalılardan tahsiline, 7.500,00-TL manevi tazminatın davalı sigorta şirketi dışındaki davalılardan tahsiline karar verilmiş, karara karşı davalı ... Sigorta A.
Ş. vekili ile davalı ... ve dahili davalılar ...ve ... vekili tarafından süresi içinde istinaf yoluna başvurulmuştur. Davalı ... Sigorta A. Ş. vekilinin istinaf sebepleri; davacının özel sağlık sigorta poliçesi için ödemiş olduğu sigorta prim farkının ZMSS poliçesi kapsamında olmadığı, sigorta şirketinin tedavi giderlerinden sorumluluğunun bulunmadığı hususlarına ilişkindir.
Davalı ... ile dahili davalılar ... ve ... vekilinin istinaf sebepleri; kusur durumunun yanlış belirlendiği, tedavi giderlerinden SGK'nın sorumlu olması gerektiği, manevi tazminat talebinin kabul edilmesinin doğru olmadığı hususlarına ilişkindir. Dava trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin bulunmaktadır.
1) Gerek İstanbul 80. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/603 E. Sayılı dosyası kapsamında düzenlenen 08/09/2014 tarihli bilirkişi raporu gerekse Mahkemece temin edilen 11/01/2016 tarihli bilirkişi heyeti raporu ile meydana gelen kazada .. . plakalı araç sürücüsü ...ün % 100 oraınnda kusurlu olduğu, davacının kusursuz olduğu tespit edilmiş bulunmakta olup, olayın meydana geliş şekli, tanık beyanları dikkate alındığına düzenlenen raporların kusur durumunu net olarak ortaya koymuş olduğu anlaşılmakla, Mahkemece bu raporların esas alınarak hüküm kurulmuş olmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.
2) Dosya kapsamı ve ... Sigorta A. Ş.'nin 24/06/2016 tarihli cevabi yazısı ile, meydana gelen kazada yaralanan davacının sağlık sigorta poliçesi bulunduğu, tedavi gideri olarak 17.247,27-TL tedavi giderinin sigortacı ... Sigorta Şirketi tarafından karşılandığı, bu tedavi giderinin poliçeye tazminat olarak yansıması neticesinde bir sonraki dönem sigorta poliçesi ile 1.654,71-TL daha fazla sigorta priminin davacı tarafından ödenmiş olduğu sabittir. Davalı ...Sigorta A.
Ş., ... plakalı aracın ZMSS poliçesini düzenleyen sigorta şirketidir. Gerek poliçedeki teminat klozlarında gerekse ZMSS Genel şartlarında sigorta prim farkının zorunlu sigorta şirketi tarafından karşılanacağına ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu itibarla davalı sigorta şirketinin, sigorta prim farkından sorumlu olmamasına rağmen sorumluluğuna karar verilmesi hatalı olmuştur.
3) Davacı tarafça, 22/12/2013 tarihinde meydana gelen kaza sonrasında davacının, yaralanması nedeniyle görmüş olduğu tedavileri için harcanan tedavi giderlerinin tahsili talebinde bulunulmuştur.25/02/2011 tarihinde de 27857 Sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 6111 Sayılı Kanun'un 59. maddesi ile 2918 sayılı KTK.'nın 98. maddesi değiştirilmiş ve trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı hükmü getirilmiştir.
İlgili yasal düzenleme gereğince, 2918 Sayılı Kanun'un 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluk Sosyal Güvenlik Kurumu'na geçmiştir. Tedavi giderlerine ilişkin olarak açılacak davalarda yasal hasmın Sosyal Güvenlik Kurumu olması gerekmektedir.
Ancak somut olayda gerek kaza tarihinin gerekse dava tarihinin 2918 Sayılı Kanunun 98. maddesinde değişiklik yapan 6111 Sayılı Kanunun 59.maddesinin yürürlüğe girdiği tarihten sonra olması nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumu'nun görülmekte olan böyle bir davaya dahil edilmesi mümkün bulunmamaktadır.Sosyal Güvenlik Kurumu, 6111 Sayılı Yasa ile değiştirilen 2918 Sayılı Yasanın 98.maddesi kapsamında tüm tedavi giderlerinden değil, ancak söz konusu madde kapsamında kalan tedavi giderlerinden sorumludur.
Belgeye dayanmayan tedavi giderleri, 6111 Sayılı Yasa kapsamında değildir. Belgeli olmayan tedavi giderlerinden SGK sorumlu olmayıp davalılar sorumlu bulunmaktadır.Dosya kapsamına davacı vekili tarafından sunulan fatura ve makbuzlar incelendiğinde, bunların 484,47-TL'lik kısmının davacının tedavi gördüğü ... Kozyatağı ... Hastanesi, ... Sağlık Kabinine ait ait olduğu, talep edilen bu tedavi giderlerinin belgeli tedavi giderleri olduğu anlaşılmaktadır.
Belgeli tedavi gideri miktarı 484,47-TL olup 2918 Sayılı Kanunun 6111 Sayılı Kanunun 59.maddesi ile değişik 98.maddesi gereğince bu tedavi giderinden Sosyal Güvenlik Kurumu sorumlu olup, davalı ... Sigorta A.
Ş ve davalı ... ile dahili davalılar ... ve ... bakımından davacı talebinin bu kısmının husumetten reddine karar verilmesi gerekirken Mahkemece belgeli tedavi giderinin bu davalılardan tahsiline karar verilmesi hatalı bulunmaktadır.(Yargıtay 17.Hukuk Dairesi'nin 07/11/2016 tarih, 2014/10417 Esas, 2016/10177 Karar sayılı kararı).
4) 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56/1. maddesine göre, hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi tazminat adı ile hak sahibi yararına takdir edeceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir.
O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir.
Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden; hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Dava konusu olayda, kazanın meydana geldiği tarih, kusur durumu, davacının kaza nedeniyle ayağının kırılması, iyileşme süresinin bir buçuk ay olması, bu kırık nedeniyle herhangi bir maluliyetin oluştuğunun yargılama aşamasında davacı tarafça ileri sürülüp ispatlanamaması, tarafların, dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları ile yukarıda açıklanan ilkeler göz önünde tutulduğunda; davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarı fazla olup, davacı lehine 4.000,00-TL manevi tazmunata hükmedilmesi dosya kapsamına uygun bulunmaktadır.
Tüm bu nedenlerle, yukarıda (1) nolu bentlerde gösterilen nedenlerle davalı ... ve dahili davalılar .... ve ... vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmesi, yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle davalı ... Sigorta A. Ş. vekilinin istinaf talebinin kabulüne karar verilmesi, yukarıda (3) nolu bentte gösterilen nedenlerle davalı ... Sigorta A.
Ş. vekili ile davalı ... ve dahili davalılar ... vekilinin istinaf taleplerinin kabulüne karar verilmesi, yukarıda (4) nolu bentte gösterilen nedenlerle davalı ... ve dahili davalılar ... ve ... vekilinin istinaf taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. Ancak bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Mahkemece verilen kararın kaldırılarak aşağıdaki gibi yeniden hüküm kurulmuştur.(HMK 353/1-b(2) .
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, E. 2017/572, K. 2018/44, 25 Ocak 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama