KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 11 Haziran 2020
- Dosya no
- 2018/1194
- Karar no
- 2020/489
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 28/11/2017
- Numarası
- 2015/118 E., 2017/1130 K.
- Davanın konusu
- Tazminat (Rücuen Tazminat
- İstinaf karar tarihi
- 11/06/2020
Karar Metni
718 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirket nezdinde kasko sigortalı olan ve ... Gıda San. Ltd.
Şti. adına kayıtlı ... (sigortalıya ait) plakalı aracın 27/08/2014 tarihinde davalı şirkete ait işyerinde oto yıkama işlemi için teslim edildiğini, daha sonra sigortalıya ait aracın davalı şirkete ait otoparktan çalındığını ve bulunduğunda aracın hasarlanmış olduğunu, meydana gelen hasar neticesinde davacı tarafın sigortalısına 29/09/2014 tarihinde araç hasarına ilişkin olarak 13.905,00-TL tazminat ödendiğini, davacı şirketin, sigortalısına yaptığı ödeme ile TTK.
1301. maddesi uyarınca sigortalısının haklarına kanuni halef olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 13.905,00-TL'nin 29/09/2014 tarihinden itibaren işleyecek kısa vadeli kredilere uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; müvekkil şirketin, adına kayıtlı herhangi bir oto yıkama iş yeri işletmediğini, aynı zamanda da müvekkil şirkete ait böyle bir yer bulunmadığını, oto yıkama işlem ve işlerinin piyasada “değnekçi” diye adlandırılan kişiler tarafından yapıldığını, davacının sigortalısının düzenli olarak cadde üzerinde yer alan değnekçilere aracını bırakıp Beşiktaş’ta bulunan işyerine Üsküdar- Deniz motorlarına binip gittiğini, müvekkili şirketin işlettiği Restoran- Cafe’nin bulunduğu yerin Üsküdar’da işlek bir cadde üzeri olduğunu,
otopark ve vale hizmeti verilecek bir yeri bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, temin edilen bilirkişi raporu ve ek raporu, sigorta şirketinin sigortalısının aracı teslim ettiği belirtilen ... isimli şahsın beyanı dikkate alınarak.
"1- Davanın KABULÜ ile, 13.905,00 TL tazminat miktarının davalıdan alınarak davacıya ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte verilmesine," karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davalı vekilinin istinaf sebepleri; müvekkili şirket tarafından otopark hizmeti verilmediği, iş yeri etrafında oto yıkama işlerinin değnekçi olarak tabir edilen kişilerin yaptığı, ...'nın davalı şirket çalışanı olmadığı, müvekkili şirketin restoranının bulunduğu yerde müvekkili şirket tarafından oto yıkama hizmeti verilmediği, kusurun davacı sigortacı şirketinin sigortalısına ait olduğu hususlarına ilişkindir.
Dava, trafik kazası nedeniyle sigortalısına ödeme yapan davacı ... şirketince yapılan ödemenin olayın meydana gelmesinde kusuru bulunduğu belirtilen davalıdan tahsili talebine ilişkin bulunmaktadır.
İstinaf edenin sıfatına, istinafın kapsam ve nedenine, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına, hükme esas alınan 25/05/2016 tarihli bilirkişi heyeti raporu ile 12/06/2017 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunun olaya, oluşa ve Yargıtay uygulamalarına uygun denetlenebilir gerekçeler içermesine, bu raporların hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmamasına,
davacı ... tarafından sigortalanan ve kazaya uğrayan aracı teslim alan ...'nın beyanları, aracın davalı şirket tarafından teslim alındığına ilişkin olarak verilen otopark kartı, sigortalı aracı davalı iş yerine teslim eden ...'ın beyanları, ...'ın olayın meydana geldiği tarihte davalı iş yerinde yemek yemiş olduğuna ilişkin olarak dosyaya sunulan yemek fişi göz önünde bulundurulduğunda aracın davalı şirkete ait iş yerinin önünde vale hizmeti yürütmekte olan ...'ya teslim edildiğinin sabit olmasına,
davalı şirket tarafından vale hizmetinin verilmediği ileri sürülmekte ise de İstanbul genelinde tanınan ve bilinen iş yerinin önünde bu iş yerinin izni ve bilgisi dışında başka şahıslar tarafından vale hizmeti verilebilmesinin söz konusu olmamasına, davalı iş yerinin ismi kullanılarak kart bastırılıp vale hizmeti verildiği düşünülse dahi davalı şirketin böyle bir hizmet verilmesinin önlenmesine yönelik bir önleminin bulunmaması nedeniyle meydana gelen zarardan sorumlu bulunmasına, sigortalı araç sürücüsünün olay günü yemek yemek amacıyla iş yerine geldiği,
aracı, beyanlardan anlaşıldığı üzere daha öncesinden tanıdığı ... isimli kişiye teslim ettiğinin sabit olmasına, meydana gelen zarardan davalı şirketin sorumlu bulunmasına göre davalı vekilinin istinaf talebinin HMK.353/1-b/1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, E. 2018/1194, K. 2020/489, 11 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama