KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2020
- Dosya no
- 2018/1577
- Karar no
- 2020/3294
- İncelenen kararın mahkemesi
- KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 27/04/2017
- Numarası
- 2014/483 E. - 2017/279 K.
- Davanın konusu
- Tazminat
- İstinaf karar tarihi
- 17/09/2020
Karar Metni
1.356 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili dava dilekçesinde, müvekkillerinin motosikletle seyir halinde iken davalı ...'a ait diğer davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... sayılı aracın motosiklete çarpması neticesinde motosiklette bulunan her iki davacının da maluliyete sebep olacak şekilde yaralandıklarını belirterek davacı ... için 2.000,00, davacı ... için 1.000,00 TL maddi tazminatın davalı ... hesabından dava tarihi diğer davalılardan olay tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline ,
davacı ... için 20.000,00 TL ve davacı ... için 15.000,00 TL manevi tazminatın ise davalılar ... ve ...'dan olay tarihinden itibarin işleyecek yasal faiz ile birlikte alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacılar daha sonra maddi tazminat taleplerini ... için 199.202,99 TL , ... için 33.912,86 TL ye ıslah etmişlerdir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, yetki itirazında bulunuş, ayrıca davacılardan ...'a 8.739.- TL ödeme yapıldığını, davacının 12/10/2012 tarihinde ibraname imzalandığını, diğer davacı ...'in müvekkil kuruma herhangi bir başvuru yamadığını, maluliyet raporu alınmasını, müvekkili kurumun hukuki sorumluluğunun tarafların kusur oranı ve kaza tarihindeki teminat limiti ile sınırlı olduğu beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Diğer davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde, davalının sürücüsü olduğu minibüsün servis aracı olması nedeniyle olayın iş kazası olduğunu davanın Kocaeli İş Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini,
ceza mahkemelerindeki kusurun hukuk hakimini bağlayamayacağını, kazanın asıl nedeninin davacıların süratli olması olduğunu,davacı ...'ın %4 maluliyet oranını kabul etmediklerini, her iki davacının sakatlık oranlarının adli tıp kurumu tarafından tespit edilmesi gerektiğini ayrıca davacıların manevi tazminat taleplerinin de fahiş olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece alınan bilirkişi raporları doğrultusunda.
1-A-Davacı ... tarafından açılan maddi tazminat davasında 199.202,99 TL maddi tazminatın davalılar ... ve A. ...'dan olay tarihi olan 20/06/2011 tarihinden, davalı ... bakımından ise dava tarihi olan 26/12/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, B-Davacı ... tarafından açılan manevi tazminat davasında 20.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve A. ...'dan olay tarihi olan 20/06/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
2-A-Davacı ... tarafından açılan maddi tazminat davasında 33.918,86 TL maddi tazminatın davalılar ... ve A. ...'dan olay tarihi olan 20/06/2011 tarihinden, davalı ... bakımından ise dava tarihi olan 26/12/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, B-Davacı ... tarafından açılan manevi tazminat davasında 15.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve A. ...'dan olay tarihi olan 20/06/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Davalı araç sürücüsü tam kusurlu olduğundan davalı ...'ın takas mahsup talebinin reddine, karar verilmiştir.
Davalılar ..., ... ve ... tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; kusur incelemesinin yapılmadığını, davacı ... yönünden sigorta teminat limitinin aşıldığını, yapılan ödemenin tenzil edilmediğini, davacı ... yönünden geçici iş göremezlik tazminatını talebinin olmadığını, bu nedenle hükmedilen tazminatın hatalı olduğunu eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.
Davalılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde; davalı ...'a ödeme yapıldığının ve ibranın var olduğunu davacıların görevine devam ettiklerini motosiklet ihtiyacını karşıladıklarını belirtmişlerdir.
Bu davalılar ek istinaf dilekçesinde ise kazanın trafik iş kazası olduğunu, aracın bağlı olduğu kooperatif ve iş verenin katılma talebi konusunda hüküm kurulmadığını olay yerinde keşif yapılarak kusur raporu alınmadığını takas teklifi konusunda karar verilmediğini belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.
İstinaf edenin sıfatı ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemede; davacıların motosikletle seyir halinde iken davalı ...'a ait diğer davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... sayılı aracın motosiklete çarpması neticesinde motosiklette bulunan her iki davacının da yaralandığı, davacı ...'ın malul kaldığı anlaşılmıştır.
Davacıların meydana gelen trafik kazasında müteselsil sorumlu bulunanların bir kısmı veya tamamına dava açmakta serbest bulundukları, işverenin davalı gösterilmemesi nedeniyle davaya bakma görevinin Asliye Ticaret Mahkemesine ait olduğu, davacı ...'a yapılan ödeme ile belirlenen tazminat arasında fahiş fark bulunduğu bu nedenle ibranameye itibar edilemeyeceği, ibraname ile ödenen bedelin bilirkişi raporu ile belirlenen tazminat miktarından tenzil edildiği, davacıların dava dilekçesinde yaralanma ve sakat kalma nedeniyle tazminat talep ettikleri, bu nedenle taleplerinin geçici iş göremezlik tazminatını da kapsadığı,
mahkemece yargılama sırasında kusura ilişkin bilirkişi raporu alındığı, bu bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında usule aykırılık bulunmadığı, yine davalı sürücünün tam kusurlu olması nedeniyle takas mahsup talebinin reddine karar verilmesinin doğru olduğu göz önünde tutulduğunda tarafların bu yönlere ilişkin istinaf talepleri yerinde değildir.
Ancak, ...nın olayın meydana geldiği 2011 yılı için kişi başına sorumluluk sınırının 200.000-TL olduğu, yapılan önceli ödeme miktarı gözetildiğinde teminat limitinin anlaşıldığı, bu yönü ile kararın hatalı olduğu ancak bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediği anlaşılmıştır. Yukarıdaki açıklamalar ışığında davalılar ... ve ...'ın istinaf taleplerinin HMK 353/1-b/1 maddesi uyarınca esastan reddine, davalı ...
Hesabının istinaf talebinin ise kısmen kabulü ile kararın bu yönü ile kaldırılarak HMK 353/1/b-2 maddesi uyarınca esas hakkında yeniden hüküm kurulması gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, E. 2018/1577, K. 2020/3294, 17 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama