KÜNYE
T.C. Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 1 Kasım 2018
- Dosya no
- 2018/1761
- Karar no
- 2018/1213
- İncelenen kararın mahkemesi
- ... 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 06/03/2018
- Numarası
- 2016/731E,- 2018/152K
- Davanın konusu
- Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat.
- İstinaf karar tarihi
- 01/11/2018
Karar Metni
1.193 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; vekil edenlerinden ...'ın eşi ve diğer davacılarında babası olan ...'ın sigortasız ve tescilsiz motosikleti sevk ve idare ederken ...plaka sayılı kamyonla çarpışması sonucunda 18/09/2012 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazasında ... ile birlikte hayatını kaybettiği, ...'ın aynı zamanda davacı ...'ın oğlu olduğunu, destek ...ın sevk ve idaresindeki aracın sigortasız olması nedeniyle davanın ...na yöneltildiğini belirterek, fazlaya ilişen haklar saklı kalmak kaydıyla her bir davacı için ayrı ayrı 2.000,00-TL olmak üzere toplam 6.000,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ...
Hesabından olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiş, 23/10/2017 günlü ıslah dilekçesi ile de, ... için olan istek miktarını, destek ... nedeniyle 133.420,74-TL'ye, destek ...nedeniyle de 74.503,54-TL olmak üzere 207.924,28-TL'ye, davacı ... için olan istek miktarını 8.110,00-TL'ye ve davacı ... için olan istek miktarını da 18.145,04-TL'ye çıkarttıklarını açıklamış ve ıslahla istenilen tazminat miktarlarına dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasını istediklerini bildirmiştir.
Davalı ... vekili cevabında özetle; taleplerin zamanaşımına uğradığını, hatır taşıması olması nedeniyle söz konusu taleplerden vekil edeni kurumun sorumlu olmadığını, kazanın meydana gelmesinde destek sürücünün tam kusurlu olduğu ve alkollü bulunduğunun anlaşılması nedeniyle de vekil edeninden destek tazminatı istenemeyeceğini, ayrıca alacaklılık ve borçluluk durumunun birleştiğini ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı gözetilerek tescilsiz ve sigortasız motosikleti kullanan ...ın alkollü bir şekilde ... plaka sayılı araçla çarpışması sonucunda, 18/09/2012 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazasında motosiklette yolcu olarak bulunan ...ile birlikte hayatını kaybettiğini, olayın meydana gelmesinde sigortasız motosiklet sürücüsü desteğin tam kusurlu olmasına rağmen, kaza tarihi gözetildiğinde davacıların destekten yoksun kalan üçüncü kişiler olması nedeniyle tazminat talep etme hakları bulunduğu ancak,
motosiklet kullanırken kask takmama ve alkollü olma nedeniyle ...ın %30 oranında müterafik kusurlu bulunduğunu, alkollü olarak araç kullanan kişinin sevk ettiği araca gene kasksız olarak binen ...'ın da %20 oranında müterafik kusurlu olduğu, bu nedenle tazminatlardan indirim yapılması gerektiği görüşünden hareketle, hükme esas alınan hesap bilirkişisi raporu doğrultusunda davanın ıslah edilmiş haliyle kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı davacılar vekili ile davalı ... tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekilinin istinaf nedenleri; hükmedilen tazminatlara dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği halde, bu konuda karar verilmemiş olmasının hatalı olduğuna ve herbir davacı yararına ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken toplam tazminat miktarı üzerinden tek vekalet ücreti belirlenmesinin doğru olmadığına ilişkindir.
Davalı ... vekilinin istinaf nedenleri ise; kazanın meydana gelmesinde tam kusurun destek sürücüde olduğu belirlendiğinden, davacıların destek tazminatı talep etmelerinin Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/17-1315 esas-2017/1239 sayılı ilamı gereğince mümkün olmadığı, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabul edilmesinin isabetsiz olduğu hususuna yöneliktir.
İstinaf edenlerin sıfatına, istinafların kapsam ve nedenleri ile sınırlı olmak kaydıyla yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda;
Dava, 18.09.2012 tarihli trafik kazası sonucunda meydana gelen ölümlere dayanarak açılmış destekten yoksun kalma tazminatı isteğine ilişkindir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde herhangi bir usulsüzlük bulunmadığına; davalının itirazında dile getirdiği Hukuk Genel Kurulu Kararının kazada ölen araç sürücüsünün desteğinden yoksun kalanlarca araç işleteni kuruma karşı adam çalıştıranın sorumluluğuna dayanılarak açılmış bir dava olduğu gözetildiğinde o dava için öngörülen sorumluluk esaslarının görülmekte olan dava bakımından emsal teşkil etmeyeceğinin belirgin olmasına göre; davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.
2-Davacılar vekilinin istinaf itirazlarına gelince; davacılar vekili dava dilekçesinde fazlaya ilişen haklarını saklı tutarak olay tarihinden itibaren işleyecek faiz ile birlikte tazminat isteğinde bulunmuş, ıslah dilekçesinde de talep miktarlarını artırarak dava tarihinden itibaren yasal faiz isteğinde bulunduklarını açıklamıştır.
Bu nedenle, hükmedilen tazminatlara dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması gerekirken bunun yapılmamış olması isabetsiz olduğu gibi; görülmekte olan davada, davacılar ihtiyari dava arkadaşı konumunda bulunmaktadırlar.Bu durumda mahkemece,yargılamada vekille temsil edildiği anlaşılan ve talepleri kabul edilen her bir davacı yararınaayrı ayrı vekalet ücreti tayin edilmesi gerekirken toplam tazminat miktarı üzerinden tek bir vekalet ücreti takdir edilmiş olması da doğru bulunmamaktadır.Ancak bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,davacıların istinaf başvurusunun kabulü ile HMK.m.353/1-b/2 hükmü
uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ve istinaf konusu yapılmamış hususlar ile davalı tarafın istinaf isteğinin reddedilmiş olması da gözetilerek; düzeltilmek suretiyle esas hakkında yeniden karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki biçimde hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, E. 2018/1761, K. 2018/1213, 1 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama