KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2020
- Dosya no
- 2018/1923
- Karar no
- 2020/646
- İncelenen kararın mahkemesi
- KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 16/04/2018
- Numarası
- 2015/446 E. - 2018/235 K.
- Davanın konusu
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 25/06/2020
Karar Metni
1.403 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan ...'nin maliki olduğu ... plaka sayılı kamyonun, park halindeki davacıya ait ... plaka sayılı kamyona tam kusurlu bir şekilde çarpması neticesinde meydana gelen 09/09/2014 günlü trafik kazasında vekil edeni şirkete ait ... plaka sayılı kamyonun hasarlandığını, davalı ...Ş'nin kazaya neden olan karşı aracın ZMM sigortacısı, diğer davalı ...'nin de kasko sigortacısı bulunduğunu, söz konusu davalı ... şirketine yapılan başvurulardan sonuç alınamadığını ileri sürerek,
fazlaya ilişen haklar saklı kalmak kaydıyla, vekil edenine ait araçta meydana gelen araç hasarına karşılık olarak 30.476,00-TL, aracı kullanamamaktan kaynaklanan zarar bedeline ilişkin 20.000,00-TL'nin kaza tarihinden işletilecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.Davalı ...
Şirketi vekili cevabında özetle; talep konusu kazaya karıştığı ileri sürülen ... plaka sayılı aracın, vekil edeni şirket nezdinde İMM sigorta poliçesi ile sigortalı bulunduğunu, bu durumda sadece ZMM sigorta poliçesinden karşılanmayan miktar varsa, vekil edeni şirketin sorumluluğu yoluna gidilebileceğini belirterek davaya karşı koymuştur.Davalı .... vekili cevabında özetle;
kazaya karışan ... plaka sayılı aracın, vekil edeni şirket nezdinde ZMM sigortalı bulunduğunu, ne var ki davalı ... şirketinin sorumluluğu yoluna gidebilmesi için kazanın karayolu olan yerde meydana gelmesi gerektiğini, oysa söz konusu kazanın şantiye bölgesinde gerçekleştiğini,bu nedenle talebin teminat dışı bulunduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Davalı ... vekili cevabında özetle; davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; talep konusu kazanın oluşumunda, davalı tarafa ait ... plaka sayılı kamyon sürücüsü olan ... tam kusurlu olduğu,
davacıya ait ... plaka sayılı araç sürücüsünün ise herhangi bir kusurunun bulunmadığı, davacıya ait araçta meydana gelen hasar bedelinin 4.290,00-TL, araç mahrumiyet zararının da 2.000,00-TL olduğunun bilirkişi raporuyla belirlendiği görüşünden hareketle;"1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE.
6.290,00 TL maddi tazminatın davalı ... şirketlerinin sorumluluğu sigorta limiti ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,6.290,00 TL maddi tazminat yönünden davalı .... için 17/11/2014 tarihinden itibaren, davalı .... İçin dava tarihi olan 29/04/2015 tarihinden itibaren , diğer davalı ... Sanayi ve Tic. Ltd.
Şti. için kaza tarihi olan 09/09/2014 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına,2- Davacı tarafından yapılan posta masrafları 314,00 TL, keşif harcı 206,30 TL, bilirkişi ücretleri 1.000,00 TL olmak üzere toplam 1.520,30 TL yargılama gideri red ve kabul oranında paylaştırılmak suretiyle 189,44 TL lik kısmının davacı taraftan peşin olarak alınan 429,66 TL harç ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına," karar verilmiştir.Karara karşı, davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ....
Vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Davacı vekilinin istinaf nedenleri; hasarlı aracın kamyon olduğu, böyle bir kamyonun aylık kiralama bedelinin 8.000,00-TL + KDV olduğunun açık bulunduğu ve aracın halen tamir edilmemiş olduğu da gözetildiğinde 8 günde tamir edilebilir denilerek sadece 2.000,00-TL araç mahrumiyeti zararına hükmedilmiş bulunmasının haksız bir uygulama olduğu yönündedir.Davalı ... vekilinin istinaf nedenleri;
karayolu dışında meydana gelen kazalarda, ZMM sigortası kapsamında tazminat talep edilemeyeceği ve ayrıca araç mahrumiyet zararının da poliçe teminatı kapsamında bulunmadığı halde yazılı biçim ve şekilde karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu hususuna ilişkindir.Davalı ....
Vekilinin istinaf nedenleri ise; vekil edeni sigorta şirketinin kazaya karışan ... plaka sayılı aracın sadece İMM sigortacısı olması nedeniyle söz konusu aracın, ZMM sigortacısı tarafından karşılanmayan bir maddi zarar varsa sorumluluğu yoluna gidilebileceği, somut olayda aracın ZMM sigortacısı ... kaza tarihi itibariyle limitinin 26.800,00-TL olduğu gözetildiğinde 6.280,00-TL olduğu belirlenen toplam zarar miktarının ZMM sigortası limitleri dahilinde kaldığından,
vekil edeni şirketin sorumluluğu yoluna gidilemeyeceğinden aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü yoluna gidilmesinin isabetsiz olduğu hususuna yöneliktir.Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç hasar bedeli ve araç mahrumiyet zararının, davalılardan tahsili isteğine ilişkindir.İstinaf edenlerin sıfatına, istinafların kapsam ve nedenleriyle sınırlı olmak kaydıyla yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda;1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere,
mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde ve özellikle Prof Dr. Makine Yüksek Mühendisi ... tarafından düzenlenen 28/03/2017 günlü kök ve 23/09/2017 günlü ek rapordaki belirleme ve değerlendirmelerin dosyaya oluşa uygun denetlenebilir gerekçeler içermesi karşısında hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, kazanın karayolu ile bağlantılı bulunan şantiye alanında meydana gelmiş olması nedeniyle, trafik kazası niteliğinde bulunduğu,
dolayısıyla kazanın ZMM sigorta poliçesinin teminatı kapsamında olduğu ve araç mahrumiyeti zararının ZMM sigortasının teminatı kapsamında olacağı konularında duraksamamak gerektiğine, aracın makul tamir süresinin 8 gün olduğu belirlendiğinden, sadece bu süre bakımından araç mahrumiyeti zararı hesaplanmış olmasında da herhangi bir isabetsizlik tespit edilemediğine göre, davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin yerinde olmayan tüm istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.2-Davalı ....
Vekilinin istinaf itirazlarına gelince;Davalı ... Şirketi vekili ...plaka sayılı aracın İMM sigortacısıdır. Motorlu Kara Taşıt Araçları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının "Sigorta Teminatının Kapsamı" başlığını taşıyan 1.maddesinde sigortacı, aracın işletenine yükletilebilecek hukuki sorumluluğun poliçe teminatı kapsamında olmak şartıyla, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası haddi üstünde kalan kısmını poliçede yazılı azami miktara kadar temin eder denmektedir.
Bu durumda ... A.Ş.'nin sorumluluğunun diğer davalı olan ve sorumlu aracın ZMM sigortacısı bulunan ...
A.Ş. tarafından karşılanmayan ve limit üstünde kalan kısmından sorumlu olduğu açıktır.Somut olayda; davacı toplam 50.477,00-TL bedel üzerinden maddi tazminat isteğinde bulunduğu ve zararına neden olan aracın ZMM sigorta poliçesine göre limitin 26.800,00-TL olduğu gözetildiğinde, görülmekte olan davanın başlangıçta aracın İMM sigortacısına yöneltilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamakta ise de, yargılama sonucunda zarar miktarının toplam 6.290,00-TL olduğu kabul edildiğine ve bu miktar ZMM sigorta poliçesi limiti kapsamında kaldığına göre, davalı aracın İMM sigortacısı bulunan ...
Şirketine yönelik davanın reddine karar verilmesi gerekirken, aracın ZMM sigortacısı ile birlikte sorumluluğu yoluna gidilmesi isabetsizdir.Ne var ki açıklanan bu yanılgının giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı ... şirketi vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen kararın HMK.m.353/1-b/2 hükmü uyarınca kaldırılması, istinaf kanun yoluna başvuru konusu yapılmayan hususlar ile reddedilen istinaf itirazları nedeniyle oluşan usuli kazanılmış haklar gözetilerek,
yanılgılı hususun düzeltilmesi suretiyle yeniden esas hakkında hüküm kurulması gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki biçimde hüküm tesis edilmiştir.
25/06/2020
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, E. 2018/1923, K. 2020/646, 25 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama