KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2018/572
- Karar No
- 2018/259
- Karar tarihi
- 8 Mart 2018
- Dosya no
- 2018/571
- Karar no
- 2018/256
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 12/12/2017
- Numarası
- 2016/1125 2017/1156
- Davanın konusu
- Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 08/03/2018
Karar Metni
486 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı.. vekili dava dilekçesi ile, trafik kazasından kaynaklı tazminat talebinde bulunmuştur. Mahkemece, davacının aktif husumeti bulunmadığından davanın usûlden reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davacı vekilinin istinaf nedenleri, davacının aktif husumeti bulunmadığı yönünde verilen kararın hatalı olduğunu ileri sürmüştür. Dava, trafik kazasından kaynaklı tazminat davasıdır. Dava koşulu niteliğindeki görev sorunu, öncelikle irdelenmelidir. (HMK. m. 114/1-c; m. 115/1). Davada kaza tarihinin 14/09/2015 tarihi olduğu, dava tarihinin ise 30/12/2015 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.
07.11.2013 tarihinde kabul edilen, 28.11.2013 tarihli 28835 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve yayımı tarihinden altı ay sonra yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un "Amaç" başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra, "Kapsam" başlıklı 2.maddesinde: "Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik işlemleri kapsar" hükmüne yer verilmiş.
Yasa'nın 3.maddesinin (1.) bendinin (1) alt bendinde: "Tüketici işlemi, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi"; aynı maddenin (k) alt bendinde ise: "Tüketici, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi" ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Yine aynı maddenin (d) alt bendinde: "Hizmet, bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan ya da yapılması taahhüt edilen mal sağlama dışındaki her türlü tüketici işleminin konusunu ifade eder" düzenlemesine yer verilmiştir.
Bir hukuki işlemin, 6502 sayılı Yasa kapsamında kaldığının kabul edilebilmesi için; yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında, mal veya hizmet satışının: başka bir ifade ile bir tüketici işleminin olması gerekir.
6502 sayılı Yasanın 73/1'inci maddesinde; "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davaların, tüketici mahkemelerinde çözümleneceği" öngörülmüştür.
Somut olay değerlendirildiğinde, davacı ....l'ın kendi kasko sigortalısı olan davalı.... Sigorta Şirketine karşı dava açtığına göre, yasada tanımlanan şekilde davacının tüketici, davalının ise satıcı olduğu anlaşılmaktadır.Şu durumda, davaya bakmaya tüketici mahkemesi görevlidir.
Görev, kamu düzenine ilişkin olup; yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. (HMK. m.1). Diğer yandan, sıfat sorununun da görevli mahkemede değerlendirilmesi gerekir. Mahkemece, görevsizlik kararı verilmesi yerine yazılı biçimde hüküm kurulması yerinde görülmemiş ve aşağıdaki biçimde karar verilmek gerekmiştir. (HMK. m. 353/1-a/3).
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, E. 2018/572, K. 2018/259, 8 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama