KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 16 Aralık 2021
- Dosya no
- 2019/1669
- Karar no
- 2021/2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 21/11/2018
- Numarası
- 2017/47 E. - 2018/1194 K.
- Dava türü
- Trafik Kazasından Kaynaklanan Manevi Tazminat
- İstinaf karar tarihi
- 16/12/2021
Karar Metni
1.227 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 17/01/2013 tarihinde davalı ...'ın sürücüsü, ...
Ltd Şti'nin maliki olduğu ... plakalı aracın müvekkiline çarptığını, meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin çöp kamyonu ile çarpan araç arasında sıkışarak ağır bir şekilde yaralandığını, 25 gün yoğun bakımda kaldığını ancak, sağ bacağının işlevini yitirdiğini, Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından engelli sağlık raporu düzenlendiğini, davalı ...'ın Bakırköy 54. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/266 Esas sayılı dosyasından yapılan yargılamada davalının alkollü olduğu,
çöp aracına arkadan çarparak kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu belirlenerek cezalandırılmasına karar verildiğini ileri sürerek toplam 10.000,00- TL maddi, 50.000,00- TL manevi tazminatın olay tarihi 17.01.2013 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Ltd.
Şti vekili, müvekkilinin ... plakalı aracın sahibi olduğunu, müvekkilinin bilgisi dışında ve talimatlarına aykırı biçimde aracın çalışan ... tarafından alınarak kullanıldığını, müvekkilinin haksız fiilden dolayı sorumlu tutulamayacağını, illiyet bağının kesildiğini, talep edilen manevi tazminatın fazla olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ..., davaya cevap vermemiştir. Davacı vekili 04/04/2016 tarihli duruşmadaki beyanında; davalı ...
Sigorta ile sulh olduklarını, bu nedenle maddi tazminat taleplerinin konusuz kaldığını, manevi tazminat açısından taleplerine devam ettiklerini açıklamıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda;''... Olayda ...'ın %100 kusurlu olduğu, davacının olay sonrasında fonksiyon kaybına neden olan yaralanmanın organlardan birinin işlevini yitirilmesi niteliğinde olduğu tespit edilmiştir. Davalı ...
Ltd Şti aracın sürücüsü ...'ın çalışanı olduğunu, aracı güvenliğe teslim ettikten sonra izinsiz olarak teslim aldığını, bekçiyi kandırdığını iddia etmiş ise de, aracın mesai saati sonunda davalı ... Ltd Şti'ne teslim edildiği, sürücü ...'ın izinsiz olarak aracı aldığına ilişkin delil bulunmadığı anlaşıldığından, bu davalınında haksız fiilden dolayı sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır.
Bakırköy 54. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/266 Esas sayılı kesinleşmiş kararı Adli Tıp Kurumu ve bilirkişi raporları tarafların sosyal ve içtimai durumları, davalının kusur durumu ve kaza sırasında sürücü ...'ın alkollü olduğu, alkolün etkisiyle kazanın meydana geldiği göz önüne alınarak manevi tazminatın kısmen kabulüne, maddi tazminata ilişkin talep konusuz kaldığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına karar veriildiği'' gerekçesiyle, Maddi tazminat talebi konusuz kaldığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına, 30.000,00- manevi tazminatın davalılar ... ve ...
Ltd Şti'nden 17.01.2013 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili ve davalı ... Ltd. Şti vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinaf nedenleri: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükmedilen manevi tazminatın pek az olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. Davalı ... Ltd.
Şti vekili; hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, sürücünün alkollü olması, kazanın münhasarın alkolün etkisiyle meydana gelmesi, sürücünün mesai saatleri dışında görevi dışında aracı kullanarak kazaya sebebiyet vermesi nedeniyle illiyet bağının kesildiğini, müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, İstinaf edenin sıfatına, istinafın kapsam ve nedenleriyle sınırlı olmak kaydıyla yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir.1-Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde o aracı işleten, zarara uğrayan 3. kişilere karşı tehlike sorumluluğu esasına göre sorumlu olup, bir başka deyişle motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluk bir kusur sorumluluğu olmayıp,
sebep sorumluluğu olduğu(EREN Fikret, Borçlar Hukuku, 9. B, s. 631 vd.; ..., Borçlar Hukuku, 10. B., s. 264 vd.), somut olayda Karayolları Trafik Kanununun 86. maddesinde sayılan mücbir sebep, zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusuru hali de söz konusu olmayıp, aracın işletilme halinde olması, zarar verici fiil, zarar ve uygun illiyet bağı sorumluluk için aranan şartların mevcut olduğu, kaldı ki aracın mesai saatleri dışında kullanılması ve sürücünün alkollü olması,
kazanın münhasaran alkolün etkisi altında meydana gelmesi halleri de işletenin sorumluluğu ortadan kalkmayacağından davalı araç işleteninin zarardan sorumlu olduğunun anlaşılmasına, illiyet bağını kesen bir durumun söz konusu olmamasına göre. (Bknz. Yargıtay 17.HD'nin 2018/901 Esas, 2020/389 Karar; 2020/1654 Esas, 2021/2259 Karar sayılı ilamları) davalı ... Ltd. Şti vekilinin istinaf itirazlarının HMK 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
2-Kaza tarihi (17.01.2013), davalının %100 kusurlu olması, davacının yaralanmasının niteliği (sağ alt ekstremitede fonksiyon kaybının organlarından birinin işlevini yitirmesi niteliğinde olduğu),kazanın meydana geliş biçimi, somut olayın özellikleri ( davalının 2,05 promil alkollü olması) ve tarafların sosyal ve ekonomik durumları hep birlikte nazara alındığında; manevi tazminatın amacının, zarara uğrayan kişinin duyduğu manevi acıyı bir dereceye kadar yumuşatmak, bozulan manevi dengeyi onarıp düzeltmek, bir teselli, bir savunma ve ruhu tatmin etmek olduğu,
Hakimin manevi tazminat miktarını tarafların kusur oranlarına, sosyal ve ekonomik durumlarına ve adalete uygun olarak takdir etmesi gerektiği, takdir edilecek miktarın, manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da göz önünde tutularak,
mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olması gerektiği gibi davacılar lehine anılan ilkeler de dikkate alınarak manevi tazminatın takdir edilmesi gerekirken mahkemece somut olaya uygun düşmeyecek şekilde manevi tazminatın bir miktar az takdir edildiği ancak bu yanılgı yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK' nın 353/(1)-b.2 maddesi gereğince mahkemece verilen karar düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... Ltd. Şti vekilinin istinaf itirazlarının HMK 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan REDDİNE; yukarıda ... nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile hükmün HMK 353/1.b.2 maddesi gereğince kaldırılıp düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, E. 2019/1669, K. 2021/2025, 16 Aralık 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama