KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2021
- Dosya no
- 2019/2439
- Karar no
- 2021/1819
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 22/03/2019
- Numarası
- 2014/392 2019/309
- Dava türü
- İtirazın İptali
- İstinaf karar tarihi
- 25/11/2021
Karar Metni
1.047 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili 28/02/2013 harç tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket adına kayıtlı ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde ... poliçe numaralı sigorta poliçesi kapsamında kaskolu olduğunu, 26/09/2012 günü meydana gelen kaza neticesinde müvekkili şirkete ait aracın ağır hasara uğradığını, kazanın akabinde kasko sigortacısı sıfatıyla davalı sigorta şirketine hasar ihbarında bulunduklarını, davalı nezdinde ... nolu hasar dosyası açıldığını, 25/12/2012 tarihinde davalı sigorta şirketi tarafından hiçbir gerekçe beyan edilmeksizin ödeme yapılamayacağının bildirildiğini,
müvekkilinin hasarlı aracının yetkili servisteki tamir bedeli olan 21.541,14-TL'yi 24/12/2012 tarih ve ... nolu faturalar karşılığında bizzat nakden ödeyerek aracını teslim aldığını, davalı aleyhine İstanbul ...
İcra Müdürlüğünün 2013/2843 esas sayılı takip dosyası ile alacağının tahsili için takip başlattıklarını, ancak davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, davalı sigorta şirketinin hasar bedelini ödememekte haksız olduğunu belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili sigorta şirketi nezdinde ... sayılı poliçe ile ihtiyari mali sorumluluk sigortası bulunduğunu, söz konusu poliçe gereği müvekkili şirketin sorumluluğunun limitle sınırlı olduğunu ve manevi zararlardan ise sorumluluğunun olmadığını, müvekkili şirketin dava konusu kazayı araştırma ve tahkikat birimi tarafından yapılan incelemede kazanın tutanakta belirtilen yerde, belirtilen tarih ve saatte meydana gelmediğini, kazanın başka yer ve saatte başka bir aracın çarpması sonucu meydana geldiğini,
hasarların olay yeri ile uyumlu olmadığını ve olay yerinde araca ait parça ve izlerinin bulunmadığı tespit edildiğinden ilgili birim raporuna uyularak hasar ödemesinin red edildiğini, davacının da dava dilekçesinde kaza tarihini 26/09/2012 saat 23.00 olarak belirlediğini ve bu tarihin hasar dosyasında bulunan kaza tespit tutanağı ile örtüşmediğini, ilgili hasar dosyasında bulunan tespit tutanağında kaza tarihinin 27/09/2012 saat 23.00 olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunuda. 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile İstanbul ...
İcra Müdürlüğüne ait ... esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe yönelik itirazın kısmen iptali ile takibin 21.541,14-TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık 13,75 oranını geçmemek kaydıyla avans faizi uygulanmasına, 2-Alacağın likit olmayıp yargılamayı gerektirmesi nedeni ile icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE karar verilmiş, verilen karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı ...
Sigorta A.Ş vekilinin istinaf sebepleri; cevap dilekçesindeki iddialarını tekrarlayarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken eksiz ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak veriler kararın ve her durumda avans faizine hükmedilmesinin hatalı olduğu hususlarına ilişkindir. İstinaf edenin sıfatı ve istinaf sebepleri ile kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan incelemede.
Dava, trafik kazası nedeniyle hasar bedelinin aracın kasko sigortacısından tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı adına kayıtlı davalıya kasko sigortalı ... plakalı aracın 26/09/2012 günü meydana gelen kaza neticesinde ağır hasara uğradığı, davalı sigorta şirketine hasar ihbarında bulunulduğu, hasar dosyası açıldığı, 25/12/2012 tarihinde davalı sigorta şirketi tarafından ödeme yapılamayacağının bildirilmesi üzerine davacının hasarlı aracını yetkili serviste tamir ettirdiği ve tamir bedelini ödeyerek davalı aleyhine İstanbul ...
İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası ile alacağının tahsili için takip başlattığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, davacının itirazın iptali ve takibin devamı için bu davayı açtığı anlaşılmıştır.
TTK'nun 1282. maddesi (Yeni TTK 1409. maddesi) uyarınca, sigortacı, geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı yasanın 1281. maddesi hükmüne göre, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir.
Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de, sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5.maddesinde sayılan "teminat dışında kalan zararlardan" olması gerekmektedir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamasına, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi heyetlerinin birbirini teyit eden raporlarında belirtilen kusur oranının ve maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlükte bulunmamasına, somut olayda, ispat yükü kendisine düşen davalı sigorta şirketinin hasarın teminat dışı olduğunu dosya kapsamına göre ispat edememiş olmasına göre; davalı sigorta şirketinin bu yönlere ilişkin istinaf başvurusunun yerinde değildir.
Ancak kazaya karışan diğer aracın hususi araç olması nedeniyle yasal faize hükmedilmesi gerekirken avans faizine hükmedilmesinde usule aykırılık bulunduğundan buna ilişkin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kararın HMK.nun 353/1-b/2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden hüküm kurulmasına karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, E. 2019/2439, K. 2021/1819, 25 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama